AVM yönetimi, kira sözleşmenizde veya iç yönetmelikte açıkça düzenlenmiş yaptırımlar çerçevesinde mağazanıza para cezası ya da kesinti uygulayabilir; ancak bu yetkinin sınırsız olmadığını bilmek gerekir. Sözleşmede yer almayan ya da makul olmayan miktarda belirlenen cezaların yasal geçerliliği tartışmalıdır ve Türk Borçlar Kanunu ile Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri kiracıyı belirli ölçüde korur. Ceza alıp almadığınızı, bu cezanın hangi dayanağa sahip olduğunu ve nasıl itiraz edeceğinizi anlamak için önce elinizde hangi belgelerin bulunduğunu gözden geçirmeniz gerekiyor.
AVM'de "Ceza" Denilen Şey Tam Olarak Nedir?

AVM kiracıları zaman zaman aylık kira faturasında ya da ortak gider hesabında beklenmedik bir "ceza" kalemi görür. Bu kalemin ne anlama geldiğini anlamak, ona nasıl yaklaşmanız gerektiğini doğrudan etkiler. AVM yöneticisinin "ceza" olarak tanımladığı her kesinti aslında aynı hukuki kategoride değildir; bazıları cezai şart niteliği taşırken, bazıları gecikme faizi ya da ortak gider alacağı olarak sınıflandırılır.
Cezai şart, Türk Borçlar Kanunu kapsamında sözleşmenin ihlali durumunda ödenmesi önceden kararlaştırılan bir bedel olarak tanımlanır. Kira sözleşmenizdeki "çalışma saatlerine uymama durumunda aylık X TL ceza ödenir" gibi hükümler bu kategoriye girer. Gecikme faizi ise kira veya ortak gider ödemesinin zamanında yapılmaması halinde işleyen ve sözleşmede ya da yasal oranlarda belirlenen faiz gideridir. Ortak gider farkı ise AVM'nin yıl sonunda gerçekleşen giderlerini kiracılara yansıtması sırasında ortaya çıkan avans ve fiili gider arasındaki pozitif farktır.
Bu üç kategorinin birbirinden ayrılması önemlidir çünkü itiraz yolunuz ve hukuki konumunuz her biri için farklı şekillenir. Cezai şarta itiraz, sözleşmedeki ilgili maddeyi tartışmayı gerektirir. Gecikme faiziyle itiraz, ödeme tarihlerini ve yasal faiz hesabını kapsar. Ortak gider farkı içinse hesap tablosunun kalemler bazında doğrulanması gerekir. AVM yönetiminin size gönderdiği yazıda bu üç kavramı birbirine karıştırdığını görürseniz, itiraz mektubunuzda önce doğru tanımlamayı yapmanız güçlü bir başlangıç noktası oluşturur.
Pratik bir not: Ceza yazısını aldığınız günden itibaren tarih damgalı bir kopya saklayın. İlerleyen süreçte arabuluculuk veya dava aşamasına gelirseniz tebliğ tarihi büyük önem taşıyacaktır.
Yasal Dayanak: Kira Sözleşmesi ve İç Yönetmelik Ne Kadar Bağlayıcı?

AVM yönetiminin ceza uygulama yetkisi iki temel kaynaktan beslenir: kira sözleşmesi ve iç yönetmelik. Her ikisi de sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde tarafları bağlar; ancak bu bağlayıcılığın sınırı Türk hukukundaki emredici hükümleri, genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemeleri ve hakkaniyeti aşamaz.
Kira sözleşmesi imzalanırken AVM yönetimleri çoğunlukla uzun ve teknik bir metin sunar. Bu metinde çalışma saatleri, mağaza görünümü standartları, sessiz saatler, mal kabul kuralları, kampanya bildirimi zorunlulukları ve bunların ihlali halinde uygulanacak yaptırımlar yer alır. Sözleşmenin eki niteliğindeki iç yönetmelik ise gündelik operasyonel kuralları düzenler. Hem sözleşme hem ek yönetmeliği imzalamış olmanız, bu belgelerde öngörülen yaptırımları prensipte kabul ettiğiniz anlamına gelir.
Ancak burada kritik bir sınır devreye girer: Türk Borçlar Kanunu, genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşme maddelerini belirli şartlara tabi tutar. Diğer tarafın müzakere edemediği, standart biçimde sunulan ve içeriği bakımından karşı tarafı ağır biçimde zarara uğratan hükümler, dürüstlük kuralına aykırı olduğu ölçüde geçersiz sayılabilir. Bu, AVM'nin sözleşmeye yazdığı her ceza maddesinin otomatik olarak uygulanabilir olmadığı anlamına gelir; tutarın veya koşulun makul olup olmadığı yargı tarafından değerlendirilebilir.
Kat Mülkiyeti Kanunu, AVM'nin bağımsız bölümlerden oluşan bir yapı olduğu durumlarda devreye girer. Ortak alanların yönetimi, ortak gider dağıtımı ve kat malikleri kurulu kararları bu kanun çerçevesinde yapılır. Yönetim şirketi ayrı bir tüzel kişilikse ve siz bir kat malikinden kiralıyorsanız, hem kat mülkiyeti hukuku hem kira hukuku aynı anda geçerlidir. Bu çift katmanlı yapı, hangi kuralın hangi merciden kaynaklandığını takip etmenizi daha önemli kılar.
En Sık Uygulanan Ceza Türleri ve Her Birinde Haklarınız

AVM esnafının en sık karşılaştığı ceza türlerinin başında çalışma saati ihlali gelmektedir. AVM genel çalışma saatlerinin dışında kapı indirmek veya geç açmak, kira sözleşmesindeki ilgili maddeye göre cezai şarta yol açabilir. Bu durum, özellikle düşük trafik gören sektörlerde çalışan esnafı olumsuz etkiler. Haklarınız açısından: cezanın sözleşmede yazılı olup olmadığını, tutarın önceden belirlenip belirlenmediğini ve ihlali kanıtlayan belgenin tarafınıza iletilip iletilmediğini kontrol edin. Keyfi ya da sonradan belirlenen bir tutar, sözleşme maddesi olmadığı sürece hukuki geçerlilik taşımaz.
Görsel kimlik ve vitrin standartları cezası, AVM'lerin kiracıya sıklıkla uyguladığı ikinci önemli kalemdir. Bazı AVM'ler vitrin tasarımı, renk paleti veya aydınlatma standartlarını sözleşmeyle zorunlu kılar ve bu standartlara uymayan mağazalara bildirim-düzeltme-ceza üçlü sürecini işletir. Bu sürecin doğru yürütülmesi önemlidir: önce yazılı uyarı, ardından makul bir düzeltme süresi tanınması, son olarak ceza uygulanması gerekir. Bu sırayı atlamış bir yaptırım, sözleşmede açıkça düzenlenmiş olsa bile usul hatası içerebilir.
Mal kabul saatleri dışında teslimat yapılması da ceza konusu olabilen tipik bir ihlaldir. AVM'lerin kendi lojistik akışlarını korumak amacıyla mal kabulünü belirli saatlere ve rotalara kısıtlaması meşrudur; ancak bu kural sizden talep ettiğiniz tedarikçi düzenlemesiyle çelişiyorsa, yani koşullar sizi ihlale zorlar nitelikteyse, bu durumu yazılı olarak yönetime bildirmeniz hem koruyucu hem belgeleyici bir adım olur.
Ortak gider fark cezaları ise en çok itiraz edilen kalemler arasındadır. Yıl başında tahmin edilen ısıtma, güvenlik, temizlik, elektrik gibi giderlerin yıl sonunda fiili maliyetle karşılaştırılması ve aradaki farkın kiracılara dağıtılması sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır; ancak bu dağıtım metrakare, ciroya göre pay ya da sabit katsayı yöntemlerinden hangisiyle yapıldığını bilmek ve hesabı denetleyebilmek hakkınızdır. Hesap tablosunu talep etmek, bu kalemde en temel savunma aracınızdır.
Sözleşmede Yazılı Olmayan Bir Ceza Geçerli Olabilir mi?

Bu sorunun kısa cevabı: çoğu durumda hayır. Türk sözleşme hukukunda bir yaptırımın geçerli olabilmesi için ya açık bir sözleşme hükmüne ya da kanun hükmüne dayanması gerekir. AVM yönetiminin yönetmelik değişikliğiyle ya da duyuruyla sonradan getirdiği ve sizin imzalamadığınız bir kurala aykırılık gerekçesiyle ceza kesmesi, hukuki dayanaktan yoksun olabilir.
Pratikte bu tablo şöyle gelişir: Yönetim, mevcut sözleşmeye ek bir yönetmelik değişikliği bildirir ve bunu sizi bağlayıcı şekilde uygulamaya başlar. Eğer bu değişikliği yazılı olarak kabul etmediyseniz veya yeni bir ek sözleşme imzalamadıysanız, söz konusu kural sizi hukuken bağlamaz. Ancak sessiz kalmak, yani değişikliği protesto etmeksizin uzun süre uygulamayı kabul etmek, zımni kabul olarak yorumlanabilir; bu nedenle yönetmelik değişikliklerine zamanında yazılı itiraz etmek önem taşır.
Öte yandan AVM yönetiminin sözleşmeye dayanmaksızın da talep edebileceği bazı kalemler mevcuttur: önceden bildirilmiş ve hesaplanabilir ortak gider farkları ile yasal oranlarda gecikme faizi bunların başında gelir. Bu kalemler için sözleşmede madde aramak zorunda değilsiniz; kanunen doğrudan doğabilirler. Ancak bu kalemlerin de doğru hesaplanmış ve belgelenmiş olması gerekir.
Uygulamada en sağlıklı yol şudur: Herhangi bir ceza bildirimi aldığınızda, bildirimin hangi sözleşme maddesine dayandığını yazılı olarak sorun. "Hangi madde, hangi tarihli sözleşme, hangi yönetmelik?" sorusunun yanıtını almadan ödeme yapmayın; ödeme yaparsanız itiraz hakkınızı kullandığınızı ayrıca yazılı belgelendirin.
Cezaya İtiraz Süreci: Adım Adım Ne Yapmalısınız?

Cezaya itiraz etmek hem hakkınız hem de menfaatinizdir. Susup ödemek, bir sonraki dönem için emsal oluşturabilir ve yönetimin aynı uygulamayı sürdürmesine zemin hazırlar. İtiraz sürecini adım adım yönetmek ise hem ödeyeceğiniz miktarı azaltabilir hem de ilerleyen dönemde hukuki yola başvurmanız gerekirse sizi güçlü kılar.
İlk adımda belgeleri toplayın: ceza bildiriminin aslını, ilgili sözleşme sayfalarını, varsa geçmiş yazışmaları ve ödeme dekontlarınızı bir araya getirin. İkinci adımda dayanak sorun: yönetime kısa, resmi bir yazı gönderin ve cezanın hangi sözleşme maddesine ya da yönetmelik hükmüne dayandığını öğrenmek istediğinizi belirtin. Bu yazının iadeli taahhütlü posta veya kayıt altına alınmış e-posta yoluyla gitmesi önemlidir.
Yönetimin yanıtından sonra tutarı veya gerekçeyi hâlâ kabul etmiyorsanız, itiraz mektubu gönderin. İtiraz mektubunda şu unsurlar yer almalıdır: hangi kalemin neden hukuka veya sözleşmeye aykırı olduğunun somut açıklaması, varsa rakam bazında düzeltme talebiniz ve belirli bir süre içinde yanıt vermelerini talep etmeniz. Makul süre genellikle 7-15 iş günüdür.
Örnek itiraz paragrafı:
"[Tarih] tarihli yazınızda tarafıma [tutar] TL ceza uygulandığı bildirilmiştir. Kira sözleşmemizin ilgili eklerini incelediğimde söz konusu yaptırımın sözleşmede açıkça düzenlenmediğini tespit ettim. Bu nedenle kesintinin dayanağını gösteren sözleşme maddesini ve hesaplama yöntemini yazılı olarak tarafıma iletmenizi, aksi takdirde ilgili tutarı kabul etmediğimi kayıt altına almanızı talep ederim."
Yazılı iletişim sonuç vermezse, ticari kiralara ilişkin Türk hukukundaki arabuluculuk zorunluluğu devreye girer. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak, belirli uyuşmazlık kategorilerinde zorunluluk hâline gelmiştir. Arabuluculuk süreci hem daha hızlı hem de daha az maliyetli çözüm sunabilir. Arabuluculuktan da sonuç alınamazsa, alacak miktarına göre sulh hukuk mahkemesi veya asliye ticaret mahkemesi yetkili olabilir; bu aşamada bir avukattan destek almanız güçlü biçimde önerilir.
AVM Yönetimi Ceza Keserse Kira Ödememe Hakkınız Var mı?

Kira ödememenin tehlikeli bir strateji olduğunu hemen belirtmek gerekir. Cezaya itiraz etmekte tamamen haklı olsanız bile kira yükümlülüğünüzü askıya almak, tahliye sürecini başlatabilir. Türk kira hukuku, kiracının sözleşmedeki borçlarına ilişkin ihtilafı gerekçe göstererek kirayı alıkoymasına genel olarak izin vermez.
Doğru yaklaşım şöyle olabilir: Ceza tutarının, kiranızdan mahsup edilmesini sözleşmenizin izin verip vermediğini inceleyin. Bazı AVM sözleşmeleri, itiraz aşamasındaki kalemlerin muhasebe hesabında tutulmasını (escrow benzeri bir mekanizma) öngörebilir. Bu tür bir hüküm yoksa, tartışmalı tutarı öderken ayrı bir yazıyla "ihtirazi kayıt" koymanız, ödemenin kabul anlamına gelmediğini kayıt altına alır. İhtirazi kayıt, daha sonra iade davası açma hakkınızı saklı tutar.
Ortak gider farkı veya ceza kalemlerini hiç ödemezseniz AVM yönetimi bu alacak için icra takibi başlatabilir ya da kira borcunuza ekleyerek tahliye yoluna gidebilir. Bu riski göze almaktansa ihtirazi kayıt koyarak ödemek ve ardından hukuki yollarla iade istemek pratikte daha güvenli bir pozisyondur. Avukatınız, içinde bulunduğunuz somut sözleşmeye göre size özel bir strateji önerebilir.
Kira uyuşmazlıklarında önemli bir zaman baskısı da şuradan kaynaklanır: tahliye ihbarının tebliğinden itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir; bu süreler hak düşürücü nitelik taşıyabilir. Bu nedenle alacak ihbarı veya tahliye tehdidi içeren her yazıyı teslim aldığınızda derhal bir avukata danışmanız, süreleri kaçırmamanız açısından hayati önem taşır.
Plazada Ofis Kiralayan Firmalara Özel Notlar

Bir alışveriş merkezinde mağaza değil, plazada ofis kiralayan firmalar da benzer ceza mekanizmasıyla karşılaşabilir; ancak bu segmentin bazı özgün dinamikleri vardır. Plaza yönetimi genellikle ortak alan giderleri, güvenlik, resepsiyon ve teknik servis kalemlerini kiracılara dağıtır. Bu giderlerin hesaplama yöntemi ticari kira sözleşmesinde ya da plaza işletme yönetmeliğinde tanımlanmış olmalıdır.
Plazalarda yönetimle ilişki, alışveriş merkezine göre genellikle daha az kalabalık bir kiracı topluluğu içinde geçer. Bu durum hem avantaj hem dezavantaj taşır: itirazlarınız daha doğrudan muhataba ulaşabilir, ancak yönetimle ilişkinizi bozmak istememe kaygısı zaman zaman sessiz kalmaya iter. Oysa yazılı itiraz, ilişkiyi bitirmez; aksine profesyonel bir çerçeve oluşturur.
Plaza ortamında sıkça karşılaşılan kalemler arasında fazla enerji tüketimi farkı (ölçüm sistemi yoksa veya hatalıysa itiraz konusu olabilir), ortak alan temizliği veya güvenlik servisinin kalitesine orantısız ücret talep edilmesi ve teknik arıza müdahale maliyetlerinin kiracıya yansıtılması sayılabilir. Her durumda belgeli hizmetin belgeli bedelle eşleşip eşleşmediğini sormak temel savunma aracınızdır.
Hem AVM esnafı hem plaza kiracısı için ortak bir kural geçerlidir: Bina yönetimiyle her yazışmanızı kayıt altına alın, sözlü taahhütlere güvenmeyin ve her dönem faturanızı alındığında kalem kalem inceleme alışkanlığı edinin. Bir kalemin yıl boyunca fark edilmeden akması, hem birikmiş borç hem de itiraz süresinin geçmesi riskini birlikte taşır.
Site Yönetimi Platformu ile Bina Yönetimini Şeffaf Takip Edin

Bir yönetim platformu kullanmayan binalarda ortak gider hesabı büyük ölçüde "yöneticinin söylediği" üzerine kurulur; ayrıntılı döküm talep edilmesi bile zaman alır, kağıt üzerinde iletişim gecikir. Bu belirsizlik hem kiracı hem yönetici tarafında gereksiz sürtüşme doğurur. Site Yönetimi platformu bu noktada devreye girer.
Platform üzerinde yönetilen yapılarda kiracılar, her dönem ortak gider kalemlerini ve aidat dökümünü dijital olarak görüntüleyebilir. Bu şeffaflık, "neden bu kadar?" sorusunu sorulmadan önce yanıtlar ve itiraz ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırır. Her arıza veya bakım talebi tarih damgalı şekilde sisteme işlenir; bu kayıtlar hem kiracının hem yönetimin referans noktası hâline gelir.
Duyurular, yönetmelik değişiklikleri ve önemli bilgilendirmeler tek bir kanaldan iletilir; "duyurmadım" veya "bilmiyordum" çelişkilerinin önüne geçilir. Ödeme geçmişi ve iletişim kayıtları sistematik biçimde arşivlendiği için olası bir uyuşmazlıkta her iki taraf da sağlıklı dokümana anında ulaşabilir. Yönetim şirketleri için bu yapı, hesap verme yükünü azaltırken güvenilirliği artırır; kiracılar içinse beklediği hizmetin gerçekten verilip verilmediğini takip etmenin pratik bir yolu hâline gelir.
Yapınızın Site Yönetimi üzerinde yönetilip yönetilmediğini veya bu geçiş için yönetiminize nasıl öneride bulunabileceğinizi öğrenmek için siteyonetimi.org adresini ziyaret edebilirsiniz. Abonelik modeli ve özellikler hakkında detaylı bilgi de aynı adreste yer almaktadır.
Ceza Sürecinde Yapılan Yaygın Hatalar

Ceza alındığında yapılan ilk ve en yaygın hata, itiraz etmeksizin sessizce ödemektir. Sözleşmeye aykırı ya da hatalı hesaplanmış bir tutarı itiraz etmeden ödediğinizde hem bu ödemeyi geri isteme hakkınız güçten düşer hem de yönetim aynı uygulamayı sürdürme konusunda cesaretlenmiş olabilir. Üstelik ilerleyen dönemde bu tutarların birikmesi fark edilmeden yüklü bir rakama ulaşabilir.
İkinci sık yapılan hata, itirazı yalnızca sözlü yapmaktır. Yöneticisiyle kapıda konuşan, telefonda görüşen ancak yazılı iz bırakmayan kiracı, ilerde "böyle bir şey konuşulmadı" yanıtıyla karşılabilir. Her itiraz, her talep, her taahhüt yazılı kanaldan yapılmalı ve yanıtlar da yazılı olarak alınmalıdır.
Üçüncü hata, sözleşmeyi okumadan cezanın haksız olduğunu varsaymaktır. Bazen ceza gerçekten sözleşmenin bir yansımasıdır ve tutarın üzerinde pazarlık yapmak, itiraz etmek yerine daha verimli bir çözüm yolu olabilir. Sözleşmeyi eline alıp ilgili bölümleri not düşerek okumak, hem hak arayışını netleştirir hem de gereksiz enerjiden tasarruf sağlar.
- Ceza bildirimini aldıktan sonra yanıt vermeden uzun süre beklemek (bazı sürelerin hak düşürücü niteliği olabilir)
- Yönetimle anlaşmazlık yaşarken kira ödemesini durdurmak (tahliye riskini artırır)
- Ortak gider hesabını hiç talep etmemek ve sonraki yıl da aynı hatalı hesabın tekrarlanmasına izin vermek
Bu hataların ortak paydasında bir şey yatar: pasif kalmak. AVM veya plaza ortamında kiracı hakkı kullanımı, ilişkiyi bozmaktan değil; bilgili, belgeli ve zamanında hareket etmekten geçer. Yönetim şirketleri de iyi belgelenmiş bir itirazı almayı, sessiz birikip patlayan bir anlaşmazlığı almaktan genellikle tercih eder.
Sık Sorulan Sorular
AVM yönetimi yazılı bildirim yapmadan ceza kesebilir mi?
Hayır, genel olarak kesemez. Cezai şartın geçerli biçimde uygulanabilmesi için önce kira sözleşmesinde ya da bağlayıcı iç yönetmelikte açıkça düzenlenmiş olması, ardından ihlal bildiriminin kiracıya yazılı olarak yapılmış olması gerekir. Bildirim yapılmaksızın veya makul bir düzeltme süresi tanınmaksızın uygulanan ceza, usul bakımından hatalıdır ve itiraz gerekçesi oluşturur.
Sözleşmede yer almayan bir ceza maddesine sonradan itiraz edebilir miyim?
Evet, edebilirsiniz. Türk Borçlar Kanunu kapsamında imzaladığınız sözleşmede açıkça düzenlenmeyen ya da sonradan değiştirilen ve sizin yazılı olarak kabul etmediğiniz bir yaptırım sizi hukuken bağlamayabilir. İtiraz mektubunuzda cezanın dayandığı sözleşme maddesini sormanız ve bu soruya net yanıt alamamanız, hukuki konumunuzu güçlendirir. Uzun süre itiraz etmeksizin aynı uygulamayı kabul etmiş olmanız ise zımni kabul riski taşıyabileceğinden, fark ettiğiniz andan itibaren derhal yazılı itiraz yapmanız önemlidir.
Ortak gider farkını ödemek zorunda mıyım, hesabı görmeden ödeyebilir miyim?
Ortak gider farkını talep etmeden ödemek hakkınızı zayıflatabilir. Sözleşmede ortak gider avansı ve yılsonu fark düzenlemesi yer alıyorsa, farkı ödeme yükümlülüğünüz prensipte doğar; ancak bu yükümlülük hesabın doğru yapılmış olmasını şart koşar. Harcama döküm tablosunu, fiili gider belgelerini ve dağıtım yöntemini yazılı olarak talep etme hakkınız vardır. Belgeleri görüntüledikten sonra itiraz noktalarınız varsa, tutarı öderken ihtirazi kayıt koyarak iade talebi hakkınızı saklı tutabilirsiniz.
Cezayı ödeyip sonra geri isteyebilir miyim?
Evet, ihtirazi kayıt koymak şartıyla. Ödeme yaparken aynı anda gönderdiğiniz yazılı bir beyanla "bu ödemenin haksız cezayı kabul anlamına gelmediğini" ve "ilgili tutarın iadesi hakkını saklı tuttuğunuzu" belirtirseniz, daha sonra hukuki yollarla iade talep edebilirsiniz. İhtirazi kayıt koymadan yapılan ödemeler, ilerleyen dönemde iade davasında ciddi bir engel oluşturabilir; bu nedenle ödeme ile itiraz beyanının eş zamanlı yapılması kritik önem taşır.
AVM yönetimi kaç güne kadar yanıt vermek zorunda?
Türk hukukunda AVM yönetimi için ceza itirazlarına özel bir yanıt süresi belirlenmemiştir; yanıt süreleri kira sözleşmesinde düzenlenmişse sözleşme hükmü esas alınır, düzenlenmemişse dürüstlük kuralı ve makul süre ölçütleri uygulanır. Pratikte 7-15 iş günü makul bir süre olarak kabul edilir. Bu süre içinde yanıt gelmezse, arabuluculuğa ya da hukuki yola başvurma iradenizi gösteren ikinci bir yazı göndermeniz uygun olur. Her yazışmanın tebliğ tarihini kayıt altına almanız, süre hesabı açısından sonraki aşamalarda önem taşıyacaktır.
Hem AVM hem de ayrı bir kat maliki ile muhatap olmam gerekiyor; hangisi yetkili?
Bu durum AVM'nin mülkiyet yapısına bağlıdır. Bağımsız bölümlerin ayrı kat malikleri olduğu yapılarda hem kat mülkiyeti hukuku hem kira hukuku aynı anda uygulanır. Kira sözleşmeniz doğrudan kat malikiyle yapılmışsa, sizi yönlendirici asıl muhatap kat malikidir; ancak ortak gider yönetimi ve yaptırımlar AVM yönetim şirketi üzerinden işliyorsa her iki tarafla da yazışmanız gerekebilir. Hangi yaptırımın hangi taraftan kaynaklandığını sözleşme belgelerinizden takip edin; belirsizlik durumunda bir ticaret hukuku avukatına danışarak sorumlu tarafı netleştirmeniz önerilir. Ayrıca AVM kat planı ve mağaza yönetimi konusunda daha fazla bilgi edinmek yararlı olabilir.