Site Yönetimi

AVM Yönetimiyle Yaşanan Sorunlar Önce Nereye Şikayet Edilir?

AVM yönetimiyle anlaşmazlık yaşayan mağaza sahibi veya kiracı firma için doğru şikayet yolu: önce yazılı itiraz, sonra ilgili resmi merciler ve gerektiğinde hukuki yollar.

AVM Yönetimiyle Yaşanan Sorunlar Önce Nereye Şikayet Edilir?

AVM yönetimiyle yaşadığınız sorunu ilk önce yönetimin kendisine yazılı olarak bildirmeniz gerekir; bu hem hukuki bir zorunluluk hem de ileride delil oluşturmak açısından kritiktir. Yazılı başvuruya yanıt gelmez veya yanıt tatmin edici olmazsa sırasıyla Tüketici Hakem Heyeti ya da Tüketici Mahkemesi, Ticaret Bakanlığı denetim birimleri ve gerektiğinde sulh hukuk mahkemesi devreye girer. Sürecin hangi aşamasında hangi adımı atacağınızı bilmek, hem zaman hem de para kaybını önler.

Sorunun Türünü Doğru Tanımlamak Neden Bu Kadar Önemli?

Kira sözleşmesi ve belge inceleme süreci illüstrasyonu

AVM ile yaşanan uyuşmazlıklar tek tip değildir. Bir mağaza sahibi olarak karşılaştığınız sorun, kira bedelinin sözleşme dışı artırılması olabilir; ortak gider faturasının açıklanamaz biçimde şişirilmesi olabilir ya da sözleşmede garanti edilen müşteri trafiği koşullarının yerine getirilmemesi olabilir. Plazada ofis kiralayan firma yetkilisi içinse sorun çoğunlukla ortak alan kullanım kısıtlamaları, güvenlik protokollerindeki tutarsızlıklar veya teknik servis gecikmelerinden kaynaklanır. Bu ayrımı net yapmak, başvuracağınız mercii ve öne süreceğiniz hukuki dayanağı doğrudan belirler.

Sözleşmeden doğan bir ihlal söz konusuysa uyuşmazlığın özü özel hukuka girer ve taraflar arasındaki kira sözleşmesi temel belge haline gelir. Buna karşın AVM'nin iç yönetmeliğini keyfi biçimde uygulaması, ortak gider kalemlerini şeffaf açıklamaması veya yönetim kurulunun bir katılımcıya ayrımcı muamele yapması gibi durumlarda idari şikayet yolları da açılır. Hangi yola ne zaman başvurulacağını karıştırmak, hem zaman hem de avukatlık maliyeti anlamına gelir.

Pratikte en sık karşılaşılan sorun kategorileri şöyle sıralanabilir: ortak gider (aidat/işletme payı) itirazları, reklam ve pazarlama katkı payı anlaşmazlıkları, kira revizyon bildirim süreleri, tahliye tehditleri, güvenlik veya altyapı hizmetinin aksaması ve diğer kiracılara tanınan ayrıcalıklar nedeniyle rekabetin bozulması. Her bir kategori için şikayet yolu ve ispat yükü farklılaşır; bu yüzden önce neyle uğraştığınızı kesin biçimde tanımlamanız gerekir.

Sorunun tanımlanması aynı zamanda belge toplamanın da başlangıç noktasıdır. Kira sözleşmesi, ekler, yönetim yönetmeliği, fatura ve dekontlar, e-posta ve yazışma geçmişi ile varsa toplantı tutanakları — bunların tamamını bir araya getirmeden herhangi bir şikayet sürecine girmek, elinizi zayıf tutmaktan başka bir işe yaramaz.

İlk Adım: Yönetimle Yazılı İletişim

AVM yönetimine resmi yazılı başvuru yapılması illüstrasyonu

Herhangi bir dış merciye başvurmadan önce sorununuzu AVM yönetimine yazılı olarak bildirmeniz hem hukuki açıdan zorunlu hem de pratik açıdan akıllıca bir adımdır. Sözlü şikayetler kayıt altına alınamaz, inkar edilebilir ve mahkemede hiçbir delil değeri taşımaz. E-posta, noter tebligatı veya iadeli taahhütlü posta bu aşamada tercih edilecek kanallar arasındadır; bunların üçü de gönderim tarihini ve alındığını belgeler.

Yazılı başvuruda sorunu açık, nesnel ve mümkün olduğunca tarih-rakam odaklı anlatın. "Ortak gider faturası çok yüksek" yerine "Mayıs 2026 tarihli 42.000 TL tutarındaki ortak gider faturasında kalem bazında döküm talep ediyorum" ifadesini tercih edin. Talep ettiğiniz somut eylemi — belge ibrazı, fazla tahsilatın iadesi, bakım sorununun giderilmesi gibi — açıkça yazın ve yanıt için makul bir süre belirtin. Yedi ila on dört iş günü genel olarak kabul gören bir süredir.

Yönetim yanıt vermez ya da yanıtı tatmin edici olmayacak biçimde kısır ve genel kalırsa bu yazışmayı saklayın. Dış mercilere başvurduğunuzda "önce yönetimle görüşmeye çalıştım, sonuç alamadım" argümanı hem güvenilirliğinizi artırır hem de bazı resmi şikayet mekanizmalarının ön koşulunu yerine getirir. Nota verdikten sonra yanıt beklemek sabır işidir, ancak belirli bir eşiği aşmak zorunda olduğunuz için bu aşamayı atlamak hiçbir şey kazandırmaz.

Örnek yazılı başvuru şablonu (e-posta/dilekçe):
Sayın AVM Yönetimi,
[Mağaza/Ofis adı ve blok/kat/no], [tarihli] kira sözleşmem kapsamında [sorunu kısaca tanımlayın]. [Dayandığınız sözleşme maddesi veya fatura tarihi]. Bu konuda [talebiniz: döküm/iade/onarım] için [tarih] itibarıyla yazılı yanıt bekliyorum. Yanıt alınamaması halinde yasal yollara başvurmak zorunda kalacağımı bildiririm.
Saygılarımla,
[Ad Soyad / Firma Unvanı / İletişim]

Ortak Gider ve Aidat İtirazları: Hangi Kalemler Sorgulanabilir?

AVM ortak gider faturası kalem incelemesi illüstrasyonu

AVM kiracılarının en çok şikayet ettiği alan, tartışmasız biçimde ortak gider ve işletme payı faturalarıdır. Bu faturalar; merkezi ısıtma-soğutma giderleri, güvenlik ve temizlik hizmetleri, genel aydınlatma, asansör bakımı, otopark işletmesi ve yönetim giderleri gibi kalemleri içerir. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri ve kira sözleşmenizin eki olan yönetim yönetmeliği bu giderlerin nasıl hesaplanacağını ve kiracılara nasıl yansıtılacağını belirler.

Sorgulayabileceğiniz başlıca durumlar şunlardır: sözleşmede veya yönetmelikte tanımlanmayan kalemlerin faturaya eklenmesi, hesaplama yönteminin değiştirilmesi (örneğin brüt alandan net alana geçiş veya tam tersi), pazarlama ve etkinlik bütçelerinin kiracı onayı alınmadan artırılması ve fiilen tüketilenden çok daha yüksek olan enerji tahakkuklarıdır. Bu durumların her birinde talepte bulunmanız için kira sözleşmesi ve yönetim yönetmeliğine dayanan yazılı bir gerekçe sunmanız yeterlidir.

Yönetim kalem dökümü sunmaktan kaçınıyorsa bu başlı başına bir ihlal işaretidir. Ortak gider hesabında şeffaflık, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun yöneticinin hesap verme yükümlülüğüne ilişkin hükümlerinden ve kira sözleşmenizin bilgi edinme maddelerinden kaynaklanır. Döküm talep etmek yasal bir hak olduğundan ret ya da sessizlik durumunda sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz.

Fazla tahsilat yapıldığını düşünüyorsanız iade talebinizi de yazılı olarak iletin ve geçmiş faturalar ile ödeme makbuzlarını saklayın. Mahkeme sürecine girilmeden önce arabuluculuk yolunu denemeniz hem zaman hem de maliyet açısından avantajlı olabilir; ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunlu ön şart haline getirilmiştir.

Kira Sözleşmesi İhlalleri ve Tahliye Tehdidi Karşısında Yapılacaklar

Kira sözleşmesi ihlali ve hukuki denge illüstrasyonu

Kira bedelinin sözleşmede öngörülen orandan fazla artırılması, süre dolmadan tahliye talebinde bulunulması veya sözleşme hükümlerine aykırı biçimde ek yükümlülük getirilmesi durumlarında öncelikle yapılması gereken, ihlal iddiasını dayandırabileceğiniz sözleşme maddesini tespit etmektir. Sonrasında yazılı itirazınızı yönetime iletmeniz ve makul süre içinde yanıt beklemeniz sürecin birinci halkasını oluşturur.

Tahliye tehdidi ciddi bir durumdur ve aceleyle davranmamak gerekir. AVM yönetiminin sizi tahliye edebilmesi için sözleşmede açıkça belirlenmiş fesih gerekçelerinin gerçekleşmesi ve hukuka uygun bir bildirim sürecinin tamamlanması zorunludur. Hukuki bir dayanağı olmayan tahliye tehditleri karşısında Türk Borçlar Kanunu'nun kiracıyı koruyan hükümleri devreye girebilir. Bu tür durumlarda bir avukattan hızla görüş almanız, hak kaybına uğramamak için kritik önem taşır.

Sözleşme yenileme görüşmeleri sırasında yönetim sizi dezavantajlı koşulları kabul etmeye zorluyorsa ya da mevcut kira sözleşmesinde açıkça yer alan haklarınızı tanımıyorsa bu yazışmaların tamamını kayıt altına alın. Mahkeme sürecinde "müzakere baskısı" ve "kötüniyetli fesih" argümanlarını destekleyecek her belge değerlidir. Yazışmaların e-posta yoluyla yürütülmesi bu nedenle sözlü görüşmelere kıyasla her zaman tercih edilir.

Ticari kiracılar için sulh hukuk mahkemesi ve ticaret mahkemesi uyuşmazlık türüne göre yetkili merciler arasında yer alır. Ön koşul olarak arabuluculuk süreci de göz önünde bulundurulmalıdır. Hukuki süreç başlatmadan önce somut delillerinizi — sözleşme, yazışmalar, faturalar, varsa tanık ifadeleri — derli toplu hazırlamanız, hem avukatınızın işini kolaylaştırır hem de süreyi kısaltır.

Resmi Şikayet Mercileri: Hangi Kurum Neyi İnceler?

Resmi şikayet mercileri ve kurumlar illüstrasyonu

AVM yönetimiyle yaşanan sorunlarda birden fazla resmi merci devreye girebilir. Bu mercilerin görev sınırları birbirinden farklıdır; dolayısıyla doğru kuruma başvurmak hem sürecinizi hızlandırır hem de gereksiz bürokratik döngülerden sizi kurtarır.

Tüketici Hakem Heyeti ve Tüketici Mahkemeleri: Bu yol, esas itibarıyla tüketici sıfatındaki bireyler için tasarlanmıştır. Mağazasını veya ofisini ticari amaçla kiralayan bir esnaf ya da firma yetkilisi, Tüketici Kanunu kapsamında tüketici sayılmaz. Dolayısıyla bu mecra çoğu AVM-kiracı uyuşmazlığında işlevsizdir; ancak bireysel nitelikte belirli alışveriş/hizmet şikayetleri için hâlâ geçerlidir.

Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü: Haksız ticari uygulamalar, sözleşme şeffaflığı eksikliği ve tüketici haklarının ihlali gibi konularda Ticaret Bakanlığı denetim mekanizması devreye girebilir. e-Devlet üzerinden veya Bakanlığın ALO 175 hattı aracılığıyla başvuru yapılabilir. Şikayetinizin bu kanal için uygun olup olmadığını, başvurmadan önce Bakanlığın web sitesinden doğrulamanız önerilir.

Rekabet Kurumu: AVM yönetiminin belirli markalara ayrıcalıklı koşullar tanıyarak rekabeti bozduğuna dair somut ve belgelenebilir bir iddianız varsa Rekabet Kurumu'na şikayet başvurusu yapılabilir. Bu yol, bireysel kira uyuşmazlıklarından ziyade sektörel veya sistematik rekabet ihlallerinde etkili olur.

Sulh Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri: Uyuşmazlığın özü bir sözleşme veya alacak meselesiyse ve diğer yollar sonuçsuz kaldıysa mahkeme süreci kaçınılmaz olur. Ticari uyuşmazlıklarda dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecini tamamlamak yasal bir gerekliliktir; bu adım atlanmamalıdır.

Belge Hazırlığı: Şikayetin Gücünü Belgeler Belirler

Şikayet için belge hazırlığı ve dosyalama illüstrasyonu

Hangi merciye başvurursa başvursun, şikayetçinin elindeki belge kalitesi sürecin seyrini doğrudan etkiler. Hukuki ve idari süreçlerde "söz söze karşı" denklemi genellikle hak kaybıyla sonuçlanır; bu yüzden belgesel delil oluşturmak önleyici ve koruyucu bir eylemdir. AVM kiracısı olarak aşağıdaki belgeleri düzenli biçimde saklamak, bir sorun anında elinizi güçlü kılar.

Temel belgeler şöyle sıralanabilir:

  • Kira sözleşmesi ve tüm ekler (yönetim yönetmeliği, mağaza tefriş şartnamesi, ortak gider hesaplama esasları)
  • Tüm fatura ve ödeme dekontları (tarih sırasıyla)
  • AVM yönetimiyle yapılan yazışmaların eksiksiz arşivi (e-postalar, WhatsApp mesajları dahil)
  • Varsa yönetim tarafından düzenlenen toplantı tutanakları veya yazılı duyurular
  • Soruna ilişkin fotoğraf veya video kayıtları (fiziksel hasar, altyapı arızası gibi durumlarda)

Belge saklamanın dijital bir kopyasını da oluşturmanız önerilir. Fiziksel belgeler yıpranabilir, kaybolabilir ya da erişilemez hale gelebilir. Bulut depolama veya kurumsal e-posta arşivleri, ihtiyaç duyulduğunda belgelerin hızla ulaşılabilir olmasını sağlar. Uzun süreli kiracılar için bu alışkanlık, ilerleyen yıllarda çok daha büyük anlaşmazlıklarda can kurtarıcı olabilir.

Yazışma tarihleri, teslim alındı bildirimleri ve yanıt süreleri de belgelemenin ayrılmaz parçasıdır. Yönetimin somut bir talebe kaç günde yanıt verdiği veya hiç yanıt vermediği, hukuki süreçlerde "iyi niyet" değerlendirmesinde belirleyici rol oynar. Bu nedenle her resmi bildirimi iadeli taahhütlü posta ya da e-posta ile iletmeniz ve yanıt geldiğinde veya gelmediğinde bunu kayıt altına almanız büyük önem taşır.

AVM Yöneticisi ile İlişkiyi Sürdürürken Nelere Dikkat Edilmeli?

AVM yönetimi ile müzakere süreci illüstrasyonu

Yasal haklarınızı kullanmak ile ticari ilişkiyi sürdürülebilir kılmak arasındaki dengeyi korumak, özellikle uzun vadeli kiracılar için stratejik bir meseledir. Şikayetinizi iletmek, çatışma başlatmak değil, sorunu çözme iradesi ortaya koymaktır. Bu tutumu e-postalarınızda ve yazışmalarınızda korumanız, hem profesyonel algıyı güçlendirir hem de ilerleyen aşamalarda "makul davrandım" argümanınızı destekler.

Yönetimle müzakere aşamasında kiracı dernekleri veya sektör birlikleri de önemli bir baskı aracı olabilir. Aynı AVM'de birden fazla kiracının benzer sorunları yaşadığını fark ederseniz kolektif bir başvuru, bireysel şikayete kıyasla çok daha hızlı sonuç verir. Yönetim, tek bir kiracının itirazını görmezden gelebilir; ancak on kiracının ortak şikayeti hem idari açıdan hem de itibar açısından farklı bir ağırlık taşır.

Yönetimle iletişim kurarken kişisel ton yerine kurumsal tonu tercih edin. Sorunun kişisel bir çatışma olarak değil, tarafların sözleşmeden doğan hakları ve yükümlülükleri meselesi olarak çerçevelenmesi, müzakerenin verimli ilerlemesini kolaylaştırır. Duygusal bir dil kullanmak, haklı tarafın bile tutumunu zayıflatabilir.

Yönetimle yapılan tüm yüz yüze görüşmelerin hemen ardından kısa bir e-posta ile "konuşmanın özeti" yazılması da çok etkili bir pratiktir. "Bugünkü görüşmemizde şu konuları ele aldık, şu kararları aldık" şeklinde bir e-posta, karşı tarafın görüşmede söylenenleri farklı yorumlamasının ya da inkar etmesinin önünü kapatır.

Site Yönetimi ile Yönetim Süreçlerini Şeffaf Hale Getirmek

Dijital yönetim platformu üzerinde şeffaf gider ve talep takibi illüstrasyonu

Yukarıda ele alınan sorunların büyük bölümü — ortak gider itirazları, arıza takibi, duyuru karmaşası — yapının dijital bir platform üzerinden yönetilmesiyle önemli ölçüde azaltılabilir. Kiracıların şeffaflık beklentisi haklıdır; ancak bu şeffaflığı mümkün kılan altyapı her AVM'de aynı düzeyde değildir.

Site Yönetimi platformu, AVM dahil tüm çok kiracılı yapılar için geliştirilmiş bir yönetim çözümüdür. Kiracılar, ortak gider dökümünü kalem kalem görebilir; her faturalandırma dönemine ait harcama detayları sisteme işlendiğinde anında erişilebilir olur. Sözlü açıklamayı beklemek yerine rakamları yerinde görmek, hem zaman kazandırır hem de gereksiz anlaşmazlıkların önüne geçer.

Arıza ve bakım talepleri platform üzerinden tarih damgasıyla açılır; ilerleme durumu takip edilebilir, yanıt süreleri kayıt altına alınır. Bir sonraki dönemde "bu sorunu zaten bildirmiştim" tartışması yaşandığında sistem üzerindeki kayıt, sizi ispat yüküyle karşı karşıya bırakmaz. Duyurular ve raporlar tek bir merkezi kanaldan iletilir; "bilmiyordum" veya "haberi olmadım" argümanları ortadan kalkar.

Yöneticiler açısından da platform, manuel takip yükünü azaltır; kiracı iletişimini standartlaştırır ve denetim ya da hukuki süreçlerde eksiksiz kayıt sağlar. Bağımsız denetçiler veya mahkeme süreçlerinde "yönetim şeffaf değildi" argümanının önlenmesi, yönetim şirketi için de kritik bir değerdir. AVM'lerin dijital dönüşüm sürecinde platformun bu boyutunu daha ayrıntılı incelemek isteyenler için AVM yönetimini yazılımla dijitalleştirmek başlıklı içerik iyi bir başlangıç noktasıdır.

Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Kaçınma Yolları

Şikayet sürecinde sık yapılan hatalar ve önlemler illüstrasyonu

AVM kiracılarının şikayet süreçlerinde en çok düştüğü hata, sorunu çok geç yazılı hale getirmektir. Sözlü görüşmeler aylar boyunca sürer, e-posta gönderilmez, itiraz kayıt altına alınmaz; ta ki hukuki süreç kaçınılmaz hale gelene kadar. O noktada ise elinizdeki tek delil kendi anlatınızdır. Oysa her anlaşmazlık başladığında yapılacak kısa bir e-posta, ilerleyen aşamalarda çok güçlü bir delil zinciri oluşturur.

İkinci sık hata, sözleşmeyi yeterince okumadan imzalamak ve sonradan sözleşmenin ne dediğini bilmemektir. AVM kira sözleşmeleri karmaşık belgelerdir; ortak gider hesaplama yöntemi, pazarlama katkısı, sözleşme yenileme koşulları ve tahliye hükümleri genellikle eklerde ya da iç yönetmelikte gizlenmiş olur. Sözleşmeyi imzalamadan önce bir avukat veya deneyimli bir danışmana inceletmek, sonradan çıkacak sorunların büyük bölümünü baştan engeller.

Üçüncü hata, yanlış merciye başvurmaktır. Ticari kiracı olduğunuz halde Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurmanız ya da sözleşme ihlali iddiasıyla idari denetim birimine gitmeniz, zaman ve kaynak israfına yol açar. Doğru merciyi tespit etmek için bir hukukçudan kısa bir danışmanlık almak, çoğu zaman uzun bir bürokratik sürecin önüne geçer.

Dördüncü ve belki de en yaygın hata, sorun büyüdüğünde bile yönetimle ilişkiyi bozmamak adına suskun kalmaktır. Haklarınızı kullanmak, ilişkiyi bitirmek anlamına gelmez; aksine, tarafların birbirine saygı duyduğu sağlıklı bir ticari ilişkinin temelini atar. Tutumlu, belgeli ve ölçülü bir şikayet, çoğu durumda sorunu diyalog yoluyla çözer.

Sık Sorulan Sorular

AVM yönetimine şikayet bildirdikten sonra ne kadar sürede yanıt almam gerekir?

Yasal olarak belirlenmiş evrensel bir yanıt süresi yoktur; ancak yazılı başvurularda 7-14 iş günü makul bir süre olarak kabul edilir. Başvurunuzda yanıt beklediğiniz tarihi açıkça belirtmeniz ve bu tarihi geçmesi halinde dış mercilere başvuracağınızı bildirmeniz, yönetimin yanıt verme motivasyonunu artırır. Yanıt verilmemesi de bir anlamda delildir ve hukuki süreçlerde lehinize yorumlanabilir.

Ortak gider faturasına itiraz etmek kira sözleşmemi tehlikeye atar mı?

Hayır, yasal bir hakkı kullanmak kira sözleşmesini tek başına tehlikeye atmaz. Sözleşmenizde açıkça tanımlanmış bir hakkı kullanmak — örneğin hesap dökümü talep etmek — ve bunu belgeli biçimde yapmak, hem sizi hukuken korur hem de yönetimin olası bir keyfi fesih girişimine karşı elinizi güçlendirir. Profesyonel ve ölçülü bir dille yapılan itiraz, çoğu durumda ilişkiyi bozmak yerine olgunlaştırır.

AVM yönetimi iç yönetmeliği sözleşmeden sonra değiştirirse ne olur?

Kira sözleşmesi imzalanırken geçerli olan yönetim yönetmeliği sözleşmenin bir parçası sayılır. Sonradan yapılan değişikliklerin kiracıya otomatik olarak bağlayıcı olup olmadığı, sözleşmenizin bu konuda ne dediğine bağlıdır. Sözleşmenizde "yönetmelik değişiklikleri kiracıyı bağlar" gibi bir hüküm yoksa yeni düzenleme size rağmen uygulanamaz. Bu tür değişikliklerin tarafınıza yazılı olarak bildirilmesi ve makul bir süre öncesinde iletilmesi de asgari iyi niyet koşuludur.

Birden fazla kiracı aynı sorunu yaşıyorsa kolektif başvuru yapılabilir mi?

Evet, kolektif başvuru hem daha etkili hem de genellikle daha hızlı sonuç verir. Aynı AVM'de benzer sorunları yaşayan kiracılar bir araya gelerek ortak bir dilekçeyle yönetime, ilgili bakanlığa veya sektör birliklerine başvurabilir. Kolektif başvurular bireysel şikayetlerden farklı bir ağırlık taşır; yönetimin süreci görmezden gelme olasılığını düşürür ve medya dikkatini çekme potansiyeli taşır. Kiracılar derneği veya platform kurulması da uzun vadede bu tür anlaşmazlıklarda koruyucu işlev görür.

Arabuluculuk zorunlu mu, yoksa isteğe bağlı mı?

Ticari uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuk başvurusu yasal zorunluluktur. Bu adımı atlarsanız dava usulden reddedilir. Arabuluculuk her zaman sonuçlanmak zorunda değildir; taraflardan biri anlaşmak istemiyorsa süreç tıkanır ve arabulucu "anlaşmaya varılamadı" tutanağı düzenler. Bu tutanak elinizde olduğunda dava açma hakkınız doğar. Zorunlu arabuluculuk süreci çoğu durumda birkaç hafta içinde tamamlanır ve görece düşük maliyetlidir.

AVM'nin konut sitelerinden hukuki farkı nedir, bu şikayet sürecini etkiler mi?

Evet, önemli ölçüde etkiler. Konut sitelerinde kat malikleri kurulu ve yönetim planı ön plana çıkarken, AVM'lerde kira sözleşmesi ve ticari yönetim sözleşmesi belirleyicidir. AVM kiracıları kat maliki sıfatı taşımaz; dolayısıyla kat maliklerine tanınan bazı haklardan yararlanamaz. Buna karşın Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ortak gider ve yönetim hesabına ilişkin bazı hükümleri AVM yapıları için de uygulanabilir. Bu iki yapı arasındaki hukuki farkları daha ayrıntılı anlamak isteyenler için AVM yönetimi konut sitesinden neden farklıdır başlıklı içerik kapsamlı bir karşılaştırma sunmaktadır.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön