AVM'deki mağazanızın girişinde veya hemen önündeki ortak alanda kaygan zemin kaplaması bulunuyorsa, bu sorunu AVM yönetimine bildirerek değiştirilmesini ya da güvenli hale getirilmesini talep etme hakkınız mevcuttur. Kayganlık, mağazanın girişinde yaşansa dahi mülkiyet ve yönetim ilişkisine göre sorumluluk çoğunlukla AVM yönetimine aittir; ancak kira sözleşmenizin özel düzenlemeleri ve olayın tam olarak gerçekleştiği yer bu değerlendirmeyi etkiler. Kırk yılı aşkın yöneticilik pratiğimde en sık karşılaştığım durumlardan biri budur: kiracı "benim değil" der, yönetim "ortak alan sizin" der, ortada işlenmeyen bir sorun kalır — ta ki kaza gerçekleşene dek.
Sorun Neden Sadece "Estetik" Değil: Risk ve Sorumluluk Tablosu

Kaygan zemin meselesi salt konfor sorunu değil; hukuki, mali ve itibar boyutu olan bir risktir. Bir müşteri mağaza girişinde ya da tam önünde kayıp düşerse, öncelikle olay yerinin tam koordinatı önem kazanır: kaza mağazanın kiraladığı münhasır kullanım alanında mı yoksa AVM'nin ortak geçiş alanında mı gerçekleşti? Bu ayrım, Borçlar Kanunu'nda düzenlenen tazminat sorumluluğunun kime yükleneceğini doğrudan belirler.
Uygulamada çoğu AVM'de mağaza önü koridor, teknik olarak ortak kullanım alanıdır ve yönetim sözleşmesi kapsamındadır. Ne var ki birçok kira sözleşmesi, kiracıya mağaza önü belirli bir mesafeye kadar temizlik, bakım veya güvenlik tedbiri yükümlülüğü yükler. Bu hüküm oradaysa kiracı da sorumluluk zincirinin içindedir. Sözleşmenizi okumadan "benim işim değil" diye geçiştirmek ciddi bir hata olur.
İşin bir de operasyonel boyutu var: kaygan zemin, sigortacı gözünde "bilinen ve ihmal edilen risk" kategorisine girer. Bir kaza olduğunda sigorta şirketi, sorunu önceden bildirip bildirmediğinizi sorar. Yazılı bildirim yoksa tazminat talebinizde ya da savunmanızda dezavantajlı konuma düşersiniz. Bu nedenle zemin sorununu tespit ettiğiniz anda belgelemeniz ve yönetime yazılı iletmeniz, hem kendi korumanız hem de sorumluluğun doğru yere yüklenmesi açısından zorunludur.
İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatı da bu tabloyu tamamlar. İSG mevzuatı uyarınca işverenler, çalışanlar için güvenli zemin koşulları sağlamak zorundadır. Mağazanızda çalışan personel kayıp düşerse, zemin sorununun bilinmesine rağmen yönetime bildirilmemesi işveren sıfatıyla size yükümlülük doğurabilir. Yani konu, "bunu yönetime söylesem mi söylemesem mi" hesabının çok ötesindedir.
Ortak Alan mı, Münhasır Alan mı: Sorumluluk Sınırını Doğru Çizmek

Kat Mülkiyeti Kanunu ve AVM yönetim sözleşmeleri birlikte değerlendirildiğinde, zemin kaplaması sorumluluğunun hangi tarafa ait olduğunu belirleyen üç temel kriter öne çıkar: kaplamanın fiziksel konumu, kira sözleşmesindeki özel düzenlemeler ve AVM yönetim planı. Bu üç belgeyi elinizin altında bulundurmadan "sorumluluk kimin?" sorusuna kesin yanıt vermek mümkün değildir.
Mağaza içi zemin (eşiğin içerisi) kural olarak kiracının sorumluluğundadır. Kiracı bu alanı kendi kullanımına almış, bakımını üstlenmiştir. Mağaza kapısının önündeki koridor şeridi ise çoğu durumda ortak alan kapsamına girer; buranın kaplamasını seçmek, döşemek ve değiştirmek AVM yönetiminin yetkisindedir. Ancak bazı AVM'ler, mağaza önü "showcase" şeritlerini kiracıya devretmiş olabilir; bu durumda sözleşmede açık hüküm aranır.
Kırk yılı aşkın pratiğimde gördüğüm klasik anlaşmazlık şudur: yönetim, "siz o alana aksesuar koydunuz, genişlettiniz, artık sizin" der; kiracı, "kaplama bizim seçimimiz değil, AVM standarttı" der. Mahkemeye taşınan davalarda hâkimler genellikle AVM projesindeki orijinal mimari çizim ve yönetim planına bakar. Zemin kaplaması AVM'nin standart koleksiyonundan ise yönetim sorumluluğu güçlü kalır.
Pratik tavsiyem şudur: kira sözleşmenizin "kiralanan alanın tanımı", "ortak giderler" ve "bakım-onarım yükümlülükleri" bölümlerini dikkatle okuyun. Mağaza önünden söz eden özel bir madde varsa not alın. Yoksa AVM yönetim planı ve ana yönetim sözleşmesi talep edin; bunlar Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca tüm kat maliklerine ve yasal kiracılara ibraz edilmek zorundadır.
İlk Adım: Durumu Belgeleme ve İç Bildirim Süreci

Sorunu fark ettiğiniz anda yapılacak ilk iş belgelemektir. Fotoğraf ve kısa video çekin; tarihi ve saati not edin; varsa meslektaşlarınızı tanık gösterin. Bu belgeler hem yöneticiye yapacağınız başvurunun somut dayanağı hem de ileride ortaya çıkabilecek bir kaza davasında elinizde tutacağınız güvencedir. "Gördüm ama kaydetmedim" demek, hukuki süreçte sizi zayıf bir pozisyona sokar.
Belgeleme tamamlandıktan sonra AVM yönetimine yazılı bildirim yapılmalıdır. Sözlü şikâyet yeterli değildir; e-posta, kira ofisi resepsiyonuna elden teslim edilen dilekçe ya da noter kanalıyla yapılan bildirim tercih edilmelidir. Bildirim tarihinin kayıtlı olması kritiktir çünkü yönetim bu tarihten itibaren "makul sürede" tedbir almak zorundadır. Makul süre, soruna göre değişir: acil tehlike niteliğindeki kaygan zeminde birkaç gün yeterince uzun bile sayılabilir.
Bildiriminizde şu unsurlar mutlaka yer almalıdır: kayganlığın tam konumu (kat, koridor adı/numarası, mağaza önü), sorunun niteliği (yüzeyin cinsine bağlı kayganlık, ıslak zemin göstergesi olmaksızın şiddetli kayma), daha önce herhangi bir düşme ya da kaza yaşanıp yaşanmadığı, ve talebiniz (kaplamanın kaymaz malzemeyle değiştirilmesi veya geçici kaymaz örtü uygulanması). Bunları net, tarihli ve imzalı bir dilekçeyle iletmek, resmi başvurunuzu güçlendirir.
Örnek bildirim metni:
"Sayın AVM Yönetimi, [tarih] itibarıyla [AVM adı] [kat/koridor] bölümünde, mağazamızın [mağaza no] önündeki ortak zemin kaplamasının aşırı kayganlık yarattığını müşahede etmiş bulunmaktayım. Söz konusu durum hem müşterilerimiz hem de personelimiz açısından ciddi düşme riski oluşturmaktadır. Fotoğraf belgelerini ekte sunuyorum. Kaplamanın kaymaz özellikli malzemeyle değiştirilmesini ya da geçici kaymaz uygulama yapılmasını, makul süre içinde gerçekleştirilmek üzere bilgilerinize arz ederim."
Yönetim Harekete Geçmezse: Yasal Başvuru Yolları

Makul süre geçmesine rağmen yönetim harekete geçmezse, kiracının eline birkaç yasal araç geçer. Bunların ilki, noter ihtarnamesidir. İhtarname, hem tarihi kesin olarak tespit eder hem de yönetime hukuki sonuç doğurabilecek resmi bir çağrıda bulunur. Yönetim ihtarnameye rağmen eylemsiz kalırsa, bu durum ileride açılabilecek bir tazminat davasında ihmalin belgesi olarak mahkemeye sunulabilir.
İkinci yol, AVM'nin bağlı olduğu kat malikleri kuruluna ya da site yönetimine şikâyet yolunu denemektir. AVM, kat mülkiyeti rejimine tabi bir yapıysa kat malikleri kurulu periyodik olarak toplanır ve ortak alanların bakımını denetler. Kiracı doğrudan oy kullanamaz; ancak kendi kiralayanı (mülk sahibi) aracılığıyla gündem oluşturulmasını talep edebilir. Bu yolu kullanmak, özellikle küçük AVM'lerde ve yönetimle diyaloğun tıkandığı durumlarda işe yarar.
Üçüncü yol, Belediye Zabıtası kanalıdır. AVM'deki güvenlik eksikliğini belediye zabıtasına bildirmek, yönetim üzerinde idari baskı oluşturabilir. Zabıta, işyeri güvenlik denetimi kapsamında mekânı inceleme yetkisine sahiptir. Sonuç vermezse asliye hukuk mahkemesi yoluna gidilebilir; ancak bu adım, daha uzun ve maliyetli bir sürecin başlangıcıdır.
Pratikte en etkili yol şudur: yazılı bildirim → noter ihtarnamesi → kat malikleri kurulu baskısı. Bu üçlü baskı, büyük çoğunlukla yönetimi harekete geçirir. Dava yoluna gitmek son çaredir; ancak bir kaza gerçekleştikten sonra değil, daha önce başlatılmış sürecin kanıtı olarak mahkemede güçlü yer tutar.
Kira Sözleşmesinde Zemin Kaplaması Hükümleri Nasıl Okunmalı?

AVM kira sözleşmeleri standart konut kirası sözleşmelerinden çok daha karmaşık ve ayrıntılıdır. Genellikle "shell and core" ya da "tam donanımlı" teslim seçeneklerinden birini içerir ve zemin kaplaması konusunda farklı yükümlülük dağılımları öngörür. Shell and core teslimde mağazayı alan kiracı, zemin dahil iç kaplamaların tamamını kendi yapar; bu durumda iç zemin sorumluluğu tartışmasız kiracıya aittir. Tam donanımlı teslimde ise zemin AVM standartlarıyla gelir; kiracı değiştiremez, bakımı da kural olarak yönetim üstlenir.
Sözleşmenizde aranacak kritik maddeler şunlardır: "kiralanan alanın tanımı ve sınırları", "ortak alanların kullanımı ve bakımı", "kiracının bakım-onarım yükümlülükleri" ve "mağaza önü sergileme ya da görünüm kuralları". Bu maddelerden birinde "mağaza önündeki belirli metrelik şerit kiracının bakım sorumluluğundadır" gibi ifade varsa, ortak alan gibi görünen bu şerit fiilen size aittir.
Bir diğer kritik alan, sözleşmenin ekleridir. AVM yönetim rehberleri, kiracı el kitapları ve teknik şartnameler çoğunlukla sözleşmenin ayrılmaz parçasıdır ve zemin kaplaması standartları orada ayrıntılandırılır. Kırk yıllık pratiğimde birçok kiracı bu ekleri imzaladığını bilmeden mükellefiyetler yüklenmiştir. Sözleşmenizi imzaladığınız tarihe ait tüm ekleri talep edin ve gözden geçirin.
Son olarak, sözleşmede "kiracı şikâyet ve ihbar yükümlülüğü" maddesi olabilir. Bu madde, bilinen ya da fark edilen güvenlik açıklarını kiracının yönetime bildirmesini zorunlu kılar. Bildirmeyen kiracı, olası bir kazada "bilmesine rağmen sessiz kaldı" gerekçesiyle sorumlu tutulabilir. Bu maddenin varlığı veya yokluğu, sizin için hem koruyucu hem de bağlayıcı olabilir.
Geçici Güvenlik Tedbirleri: Yönetim Harekete Geçene Kadar Ne Yapabilirsiniz?

Yönetimden değişiklik kararı beklerken sizi ve müşterilerinizi korumak için alabileceğiniz geçici tedbirler mevcuttur. Bunların başında kaymaz zemin bantları gelir. Piyasada çeşitli ebatlarda, şeffaf veya sarı uyarı renklerinde mevcut olan bu bantlar standart zemin yüzeylerine kolayca yapışır ve kayma direncini önemli ölçüde artırır. Pahalı değildir, uygulaması basittir ve geçici bir önlem olduğundan kalıcı tadilat kapsamına girmez.
İkinci seçenek, zemin uyarı tabelaları ve "dikkat, kaygan zemin" işaretleridir. Bu tabelalar hem uyarı fonksiyonu görür hem de mağaza olarak "bilinen bir riski ihmal etmediğinizi" belgeleyen görsel kanıt niteliği taşır. Kaza anında güvenlik kamerası görüntüsünde uyarı tabelasının mevcut olduğu görünürse, hukuki sorumluluk değerlendirmesinde lehte bir unsur oluşturur.
Bu geçici tedbirleri alırken dikkat etmeniz gereken nokta şudur: ortak alanda (kira sınırı dışında) kendiniz müdahale etmek, bazı AVM yönetim sözleşmelerinde yasaktır. Ortak alana herhangi bir fiziksel müdahalede bulunmadan önce yönetimden yazılı onay alın ya da geçici tedbiri yönetim adına değil, kendi mağaza girişinizin eşiğine sınırlı tutun. Aksi hâlde tadilatı izinsiz yapma gerekçesiyle ihtarla karşılaşabilirsiniz.
Geçici tedbirleri de kayıt altına alın: hangi tarihte ne yaptığınızı, hangi malzemeleri kullandığınızı ve neden yaptığınızı (yönetim bildiriminin ardından harekete geçilmediği için) kısa bir not olarak dosyanıza ekleyin. Bu kayıt, "zemin sorununun farkında değildiniz" iddiasını çürütür ve ihtiyatlı bir kiracı profilini destekler.
Bir Kaza Gerçekleşirse: Olayda Sorumluluk Nasıl Paylaşılır?

Kaza gerçekleşmişse, yapılacak ilk iş derhal yardım çağırıp kazazedenin güvenliğini sağlamak, ardından olayı hem AVM güvenlik birimine hem de AVM yönetimine bildirmektir. Kaza olay yeri tutanağının tutulmasını talep edin; bu tutanak hem güvenlik birimleri hem de sigorta süreci açısından zorunlu bir belgedir. Kamera kayıtlarının korunmasını da aynı anda isteyin — dijital kayıtlar kısa sürede üzerine yazılabilir.
Sorumluluk tespitinde mahkemeler genellikle üç soruyu yanıtlar: olayın gerçekleştiği alanın hukuki statüsü nedir (ortak alan mı, münhasır kullanım mı?), sorumlu taraf bu riski önceden biliyor muydu ya da bilmesi gerekiyor muydu, ve risk öğrenildiğinde makul sürede tedbir alındı mı? Yazılı bildiriminiz bu üç sorudan ikincisi ve üçüncüsüne doğrudan yanıt verir. Bildirimi belgeleyen kiracı, "ben uyardım, yönetim harekete geçmedi" savunmasını rahatlıkla yapabilir.
Kusur paylaşımı meselesinde Türk mahkemeleri hakkaniyete uygun bir dağılım arar. Ortak alan ise yönetim ağır kusur taşır; ancak kiracının bilgi sahibi olduğu hâlde sessiz kaldığı ya da geçici tedbir almadığı durumlarda kiracıya da belirli oranda kusur atfedilebilir. Sözleşmeden doğan ihbar yükümlülüğü ihlali bu kusur yüzdesini artırır.
Sigorta boyutunda şunu bilin: büyük AVM'lerin genel sorumluluk sigortası mevcuttur ve ortak alanlardaki kazaları kapsar. Kaza anında sigorta şirketine ihbarda bulunmak AVM yönetiminin görevi olsa da siz de kendi işyeri sorumluluk sigortanızı devreye almanızı ve avukatınızdan yardım almanızı vakit kaybetmeden yapmalısınız.
AVM Yönetimiyle Müzakere: Değişikliği Kabul Ettirme Stratejisi

Yasal haklarınızı bilmek ile yönetimi nazikçe ikna etmek çoğu zaman ayrı taktikler gerektirir. Büyük AVM'lerde yönetim, binlerce kiracının günlük taleplerini karşılamaya çalışır; şikâyetinizin ciddiye alınması için doğru dili ve kanalı seçmek önemlidir. İlk adımda hukuki tehditlerle başlamak yerine risk yönetimi çerçevesinde konuyu ele almak daha hızlı sonuç verir: "Bu konu hem AVM'nin sigorta riski hem de ortak marka değerimizle ilgili" tonu, karşı tarafın savunmaya geçmesini önler.
Somut bir çözüm önerisiyle gitmek de müzakereyi hızlandırır. Kaplamanın tamamının değiştirilmesi büyük bir maliyet ve operasyonel zorluk gerektirirken, kaymaz kaplama uygulaması (mevcut yüzeye uygulanan kimyasal işlem ya da bant) çok daha hızlı ve ucuz bir alternatiftir. Bu seçeneği önermeniz, yönetimin "imkânımız yok" itirazını zayıflatır.
Birden fazla kiracının aynı sorunu yaşadığı durumlarda ortak dilekçe son derece etkilidir. Komşu mağazaları bilgilendirin ve birlikte imzalı, tarihli bir dilekçeyle yönetime başvurun. Tek kiracının bireysel şikâyeti kolayca ertelenebilir; beş veya on kiracının ortak talebi yönetim açısından çok daha ağır bir sinyaldir. Bu yol hem daha hızlı sonuç verir hem de olası bir mahkeme sürecinde "tek taraflı şikâyet değil, yaygın sorun" gerçeğini ispat eder.
Son olarak, müzakere sürecinin yazılı izini tutun. E-postayı tercih edin; toplantı yapıldıysa ardından "görüşmemizi özetliyorum" e-postası atın. Bu belgeler hem yönetimi söz verdiğinde somut taahhüde bağlar hem de söz verilip yerine getirilmediği konusundaki anlaşmazlıkları ortadan kaldırır.
Site Yönetimi Platformuyla Bu Süreci Nasıl Yönetebilirsiniz?

Zemin kaplaması gibi ortak alan sorunlarının yönetimi, doğru araçlarla çok daha sistematik ve belgelenmiş biçimde yürütülebilir. AVM ya da rezidans kompleksiniz Site Yönetimi platformuyla yönetiliyorsa, kiracı olarak arıza ve güvenlik taleplerini dijital ortamda tarih damgalı biçimde açabilir; yönetimin bu talebi ne zaman gördüğü ve ne zaman yanıtladığı sistem üzerinde otomatik olarak kaydedilir.
Bu kayıt mekanizması, "yönetim bilmiyordu" ya da "kiracı bildirmedi" savunmalarını her iki taraf için de ortadan kaldırır. Talep durumu güncellendikçe kiracıya anlık bildirim gider; "hâlâ bekliyorum" belirsizliği yaşanmaz. Ortak gider dökümü ve bakım harcamaları şeffaf biçimde görüntülendiğinden, zemin değişimi gibi işlemlerin maliyeti ve planlaması kiracıya raporlanabilir hâle gelir.
Platformun duyuru ve rapor modülü sayesinde yönetim, zemin kaplaması değişimi gibi planlanmış bir çalışmayı tüm kiracılara önceden bildirebilir; kiracılar da bu bildirimleri uygulama üzerinden alır. Böylece hem operasyonel koordinasyon kolaylaşır hem de "kimse bize söylemedi" türündeki şikâyetler azalır. Tamir-bakım süreçlerini bu düzeyde şeffaf yönetmek, AVM-kiracı ilişkisinde güveni pekiştirir ve anlaşmazlık sayısını önemli ölçüde düşürür.
Sık Yapılan Hatalar: Kiracıların Zemin Sorununda Zayıf Düştüğü Anlar

Kırk yılı aşkın pratiğimde kiracıların zemin sorunu nedeniyle hukuki ve mali sıkıntıya düştüğü durumları yakından izledim. En yaygın hata, sorunu fark etmesine rağmen "zaten yönetim görür, halleder" beklentisiyle beklemeye geçmektir. AVM yönetimleri çoğunlukla binlerce noktalı bir operasyonu yürütür; küçük ama önemli bir nokta kolayca gözden kaçabilir. Pasif kalmak kiracıyı hem güvensiz ortamda bırakır hem de ileride sorumlu konuma düşürür.
İkinci hata, sözlü şikâyetle yetinmektir. "Ben söyledim" demek hukuki süreçte hiçbir anlam taşımaz. Uygulamada yöneticilerin tutanağa geçirmediği sayısız sözlü şikâyet gördüm; tanık da yoksa o konuşma hiç yapılmamış gibidir. Yazılı bildirim zorunludur.
Üçüncü hata, geçici tedbir almadan "değişim kararını" beklemeye devam etmektir. Yönetim haftalar içinde karar veremezken siz müşterileri kaygan zeminde karşılamaya devam edersiniz. Bu süreçte bir kaza yaşanırsa, geçici tedbir almayan kiracı "makul ihtiyatı göstermedi" gerekçesiyle kısmen sorumlu tutulabilir. Kaymaz bant koyma gibi basit adım bile sizi bu suçlamadan korur.
Dördüncü ve belki en ağır hata, kaza sonrasında "biz de mağduruz" pozisyonuna geçmeye çalışmaktır. Kaza öncesi belgeleriniz yoksa bu pozisyon inandırıcı gelmez. Sorun fark edildiği anda harekete geçmek, kaza olmadan önce sürecin başlatılmış olduğunu kanıtlar ve sizi farklı bir hukuki konuma yerleştirir.
Sık Sorulan Sorular
Mağaza önündeki ortak zemin kaygan olduğunda ben mi sorumlu tutulabilirim?
Kayganlık ortak kullanım alanında gerçekleşiyorsa birincil sorumluluk kural olarak AVM yönetimine aittir. Ancak kira sözleşmenizde mağaza önü belirli bir şeridi sizin bakım alanınıza dahil eden özel bir hüküm varsa ya da sözleşme bilinen riskleri bildirme yükümlülüğü getiriyorsa, bildirmemeniz durumunda kısmi sorumluluğa maruz kalabilirsiniz. Sözleşmenizi mutlaka kontrol edin ve sorunu yazılı olarak yönetime bildirin.
Yönetim zemin kaplamasını değiştirmek istemezse ne yapabilirim?
Önce noter ihtarnamesi gönderin; bu hem sorumluluğu resmi olarak yönetime yüklemenizi sağlar hem de süreyi başlatır. Ardından kat malikleri kuruluna şikâyet, belediye zabıtasına bildirim ve nihayetinde hukuki yola gitme seçenekleriniz mevcuttur. Uygulamada noter ihtarnamesi çoğunlukla yönetimi harekete geçirmeye yetmektedir.
Kaygan zemin yüzünden müşteri düştü ve şimdi benden tazminat istiyor, ne yapmalıyım?
Derhal avukatınıza danışın ve işyeri sorumluluk sigortanızı devreye sokun. Olayın gerçekleştiği yerin hukuki statüsünü (ortak alan mı, münhasır alanınız mı?) ve önceki yazılı bildirimlerinizi hazırlayın. Ortak alanda gerçekleşen kaza için sorumluluk büyük ölçüde yönetime ait olabilir; önceden yazılı bildirim yapıp yapmadığınız ise kendi payınızı belirleyecek en kritik faktördür.
Geçici kaymaz bant koyabilir miyim ortak alana?
Ortak alana herhangi bir fiziksel müdahalede bulunmak, AVM yönetim sözleşmelerinde çoğunlukla yönetim onayına bağlıdır. Kendi mağazanızın içine (eşiğe kadar) bant koymak kendi tasarrufunuzdadır. Ortak alan şeridine yapmak istiyorsanız yönetimden yazılı onay alın; aksi hâlde izinsiz tadilat ihtarıyla karşılaşabilirsiniz.
Kayganlık şikâyetimi nasıl belgelemem gerekiyor?
Tarihli fotoğraf ve kısa video çekin, varsa çalışanlarınızı tanık gösterin. Şikâyetinizi e-posta ya da elden imzalı dilekçeyle yönetime iletin; teslim tarihini kayıt altına alın. Yönetim yanıt verdiyse onu da saklayın, yanıt vermediyse bu da belge niteliği taşır. Tüm bu belgeler, hem olası bir kazada hem de yönetimle yaşanacak anlaşmazlıkta temel dayanağınız olacaktır.
AVM yönetimi zemin değişimini bütçe yok diyerek reddetti, bu yeterli bir gerekçe midir?
Hukuki açıdan hayır. Güvenlik yükümlülükleri bütçe yetersizliğiyle bertaraf edilemez. AVM yönetimi ortak alanlarda güvenli koşulları sağlamak zorundadır; bu Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ve genel haksız fiil hukukunun gereğidir. Bütçe yok yanıtı alırsanız bunu yazılı talep edin ve noter ihtarnamesi sürecini başlatın. Yönetimin bu gerekçeyle mahkemede başarılı olması son derece güçtür.