Site Yönetimi

Mağaza Kapanışında AVM'ye "Çıkış Bedeli" Ödemek Yasal mı?

Kira sözleşmesinde yer almayan "çıkış bedeli" talepleri çoğunlukla hukuki dayanak yoksundur; ancak sözleşme serbestisi kapsamında yazılı olarak kararlaştırılmış bedeller bağlayıcı olabilir.

Mağaza Kapanışında AVM'ye "Çıkış Bedeli" Ödemek Yasal mı?

AVM veya plaza yönetimi tarafından talep edilen "çıkış bedeli", kira sözleşmenizde açıkça düzenlenmişse hukuki bağlayıcılık taşır; sözleşmede hiç yer almıyorsa ya da belirsiz bir maddeye dayandırılıyorsa esnaf ve marka olarak bu bedeli reddetme hakkınız çoğunlukla mevcuttur. Türk Borçlar Kanunu, kira ilişkisinde tarafların yazılı sözleşme ile özgürce belirleyebileceği koşulları güvence altına alırken; sözleşmenin dışına çıkarak sonradan dayatılan bedellere karşı da kiracıyı korur. Dolayısıyla yanıt net biçimde iki parçalıdır: sözleşmede varsa inceleyin, yoksa itiraz edin.

"Çıkış Bedeli" Nedir, Neden Ortaya Çıkar?

AVM mağaza kapanışı ve çıkış süreci

Alışveriş merkezi ve plaza kiracılarının sıklıkla karşılaştığı "çıkış bedeli", kira sözleşmesinin erken feshi ya da normal süresi sonunda taşınma sırasında yönetim tarafından talep edilen bir bedeldir. Bu bedelin adı belgeden belgeye değişir: "erken çıkış tazminatı", "boşaltma katkı payı", "ortak alan restore bedeli" veya kimi zaman basitçe "çıkış ücreti" olarak karşınıza çıkabilir. Kavramın farklı biçimlerde sunulması, kiracının hakkını aramasını güçleştirir; zira her başlık ayrı bir hukuki değerlendirmeyi zorunlu kılar.

AVM yönetimleri bu talebin gerekçesi olarak genellikle birkaç neden öne sürer: mağaza alanının bir sonraki kiracıya hazırlanması için yapılan düzenleme masrafları, erken çıkış nedeniyle uğranılan gelir kaybı ve ortak gider dengesi. Ancak bu gerekçelerin her biri, sözleşme zemininde ayrı ayrı sorgulanmalıdır. Meşru bir talep bile miktarın doğrulanabilir olmasını gerektirir; sözlü veya sonradan iletilen yazılı talepler yasal güvenceden yoksundur.

Esnaf ve marka sahipleri çoğu zaman sözleşmeyi imzalarken "standart belge" diye hızlıca geçtikleri hükümlerin kapatma aşamasında aleyhlerine işlediğini fark eder. Bu nedenle mağaza açılış sürecinden çok önce, hatta kira müzakeresi sırasında sözleşmedeki çıkış maddelerini dikkatle okumak ve anlaşılmayan ifadeleri netleştirmek kritik önem taşır. Ne yazık ki pek çok kiracı bu aşamayı atlar ve yıllar sonra beklenmedik bir talep faturasıyla karşılaşır.

Piyasada aynı alışveriş merkezinin farklı kiracılarına farklı çıkış koşulları uygulandığı da bilinmektedir. Büyük marka zincirleri hukuk departmanlarıyla müzakere ederek bu maddeleri sildirebilirken, küçük esnaf "herkese aynı sözleşme" söylemiyle standart formata tabi tutulabilir. Bu eşitsizlik pratik gerçeklik olsa da hiçbir koşul altında hukuka aykırı talebi meşrulaştırmaz.

Hukuki Çerçeve: Türk Borçlar Kanunu ve Kira İlişkisi

Türk Borçlar Kanunu kira hükümleri ve ticari kira sözleşmesi

Türk Borçlar Kanunu, işyeri kirası dahil tüm kira ilişkisinin temel yasal zeminini oluşturur. Kanun, kira sözleşmesinin yazılı veya sözlü kurulabileceğini öngörmekle birlikte, tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyen hükümlerin geçerliliği için sözleşme özgürlüğünü esas alır. Bu ilke, hem kiracı hem kiraya veren açısından serbestçe kararlaştırılan edimlerin bağlayıcı olduğu anlamına gelir; ancak aynı ilke, sözleşme dışı dayatmaların hiçbir hukuki dayanak taşımadığı sonucunu da doğurur.

Ticari kiralarda, özellikle AVM kira ilişkisinde, kiraya verenin sözleşme serbestisi kapsamında kiracıya çıkış koşulları dayatması mümkündür; ancak bu koşulların sözleşmede açıkça yazılı olması zorunludur. Sonradan düzenlenen ek protokoller veya sözlü talimatlar, kiracı tarafından yazılı biçimde kabul edilmediği sürece bağlayıcı hale gelmez. Özellikle imzasız veya tek taraflı düzenlenen ek protokollere karşı itiraz hakkı her zaman mevcuttur.

Kanunun işyeri kiralarına ilişkin hükümleri, konut kiralarına kıyasla taraflara daha geniş sözleşme özgürlüğü tanır. Bu durum, AVM yönetimlerinin çeşitli yükümlülükler öngören maddeler ekleyebileceği anlamına gelir; ancak bu maddeler de makul olma, öngörülebilirlik ve şeffaflık ilkeleriyle sınırlıdır. Kiracının imzalamadığı ya da sürpriz biçimde uygulamaya sokulan koşullar, hâkim önünde tartışmaya açık olmaya devam eder.

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir durum şudur: Sözleşmede "kiraya verenin yazılı onayı olmadan erken çıkış halinde X aylık kira bedeli ödenir" gibi bir madde yer alır; ancak yönetim, bu maddeyi normal süre sonundaki taşınmalar için de yorumlamaya çalışır. Oysa erken çıkış tazminatı yalnızca sözleşme süresi dolmadan yapılan fesih durumlarına uygulanabilir; normal süre sonunu kapsamaz. Bu ayrımı doğru yapmak, gereksiz ödemeden kaçınmanızı sağlar.

Sözleşmenizde "Çıkış Bedeli" Maddesi Varsa Ne Yapmalısınız?

Kira sözleşmesinde çıkış maddesi inceleme süreci

Sözleşmenizde bir çıkış bedeli maddesi bulunuyorsa yapmanız gereken ilk şey, maddeyi tam ve eksiksiz okumaktır. Bedelin sabit mi yoksa değişken mi belirlendiğini, hangi koşullarda devreye girdiğini (erken fesih mi, normal bitiş mi, kira uzatılmadığında mı) ve nasıl hesaplandığını netleştirin. Pek çok sözleşmede bu madde kasıtlı olarak muğlak tutulur; belirsizlik her zaman kiracı aleyhine yorumlanamaz.

Madde net bir tutar içermiyorsa, hesaplama formülü yoksa ya da hangi durumlarda uygulanacağı tanımlanmamışsa, bu belirsizlik sizin lehinize bir argüman oluşturur. Belirsiz sözleşme hükümleri Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzeni bozucu ya da geçersiz sayılabilir; özellikle bu hükümlerin standart formda sunulan tip sözleşmelerde yer aldığı durumlarda tüketici ve ticari hukuk ilkeleri devreye girebilir.

Sözleşme maddesi net görünse bile talep edilen bedelin gerçek masraflarla orantılı olup olmadığını sorgulamaya hakkınız vardır. Örneğin "restore masrafları" başlığıyla talep edilen bedelin karşılığında yönetimin fiilen hangi harcamaları yaptığını belgeli olarak talep edebilirsiniz. Fatura ve teklife dayanmayan restore masraf talepleri, müzakere sürecinde önemli ölçüde düşürülebilir ya da tamamen reddedilebilir.

Bu süreçte yapmanız gereken pratik adımlar şunlardır: Tüm yazışmaları e-posta ya da taahhütlü yazışma yoluyla yürütün; sözlü görüşmelerin tutanağını tutun; yönetimin talep ettiği bedel için belgeli gerekçe isteyin; ve bu aşamada bir ticaret hukuku avukatından görüş alın. Avukatlık ücreti, haksız bir ödemeyi önleyeceği için genellikle kendini çıkarır.

Sözleşmede Hiç Bahsedilmiyorsa: İtiraz Hakkınız Güçlüdür

Sözleşmede yer almayan çıkış bedeline itiraz hakkı

Kira sözleşmenizde çıkış bedeline ilişkin herhangi bir hüküm bulunmuyorsa ve yönetim yine de talepte bulunuyorsa, bu talep hukuki zeminden yoksundur. Kira sözleşmesi taraflar arasındaki edimlerin kaynağıdır; sözleşme dışı talepler için kiracının rızası olmaksızın yükümlülük doğurulamaz. Bu durumda talebi yazılı olarak reddedebilir ve gerekirse yargıya taşıyabilirsiniz.

Uygulamada bazı AVM yönetimleri, sözleşmede olmayan talepleri "genel yönetim yönetmeliği" ya da "ortak kullanım talimatnamesi" gibi belgelerle meşrulaştırmaya çalışır. Bu belgeler, kira sözleşmesine açıkça atıfta bulunmuyorsa ve kiracı tarafından imzalanmamışsa bağlayıcı değildir. İç yönetmelikler kiracı lehine yorumlanmak zorundadır; kiraya verenin tek taraflı iç düzenlemeleri kiracıya mali yük getiremez.

Yönetimin "herkes öder" ya da "sözlü anlaştık" gibi gerekçeler öne sürmesi de hukuken yeterli değildir. Sözlü anlaşmalar ispatlanması güç olmakla birlikte, sözleşme bedeli gibi mali nitelikteki edimlerde yazılı belge olmaksızın ispat neredeyse imkânsızdır. Dolayısıyla sözlü baskıya karşı yazılı itiraz yeterli korumayı sağlar.

İtiraz etmek istediğinizde kullanabileceğiniz basit bir örnek yazı kalıbı aşağıdaki gibi olabilir:

Sayın Yönetim,
[Tarih] tarihli [Mağaza No] numaralı kiracılık sözleşmemde "çıkış bedeli" adı altında herhangi bir ödeme yükümlülüğü öngörülmemiştir. Bu nedenle tarafınızdan [tarih] tarihinde iletilen [tutar] tutarındaki çıkış bedeli talebini, hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddediyorum. Sözleşme dışı ödeme yapma yükümlülüğüm bulunmadığını bildirir, yazılı gerekçenizi beklerim.
Saygılarımla,
[Ad Soyad]

Bu tür bir yazı, gelecekteki olası bir yargı sürecinde lehte delil oluşturur ve yönetimi daha dikkatli davranmaya zorlar.

Erken Çıkış ile Normal Süre Sonunu Ayırt Edin

Erken çıkış ve sözleşme süresi sona erme ayrımı

Hukuki açıdan en kritik ayrımlardan biri, erken çıkış ile normal sözleşme süresi sonundaki çıkış arasındadır. Erken çıkışta — yani kira süresinin henüz dolmadığı durumlarda — sözleşmede öngörülen tazminat hükmü uygulanabilir; zira kiraya veren gerçek anlamda bir gelir kaybına uğramaktadır. Bu nedenle erken çıkış kararını almadan önce sözleşmenizin ilgili maddelerini avukatınıza okutmanızı şiddetle öneririz.

Normal süre sonunda ise kiracının yükümlülüğü esas olarak mülkü teslim aldığı haliyle (ya da sözleşmede kararlaştırılan durumda) iade etmektir. Olağan yıpranma ve kullanım izleri, kiracı sorumluluğunda değildir; kiracı yalnızca kendi kusuru veya ihmali sonucu oluşan hasardan sorumludur. Bu ayrım, "restore masrafları" başlığıyla gelen faturaların içeriğini sorgulamanız için temel argümanı oluşturur.

Sözleşmede "çıkış bildirim süresi" düzenlenmiş olabilir; örneğin, sözleşme yenilenmeyecekse 3 ay önceden yazılı bildirim şartı gibi. Bu şartı yerine getirmediyseniz bazı ek ücret talepleriyle karşılaşabilirsiniz; ancak bu ücretlerin de sözleşmede öngörülmüş olması gerekir. Bildirim süresini kaçırdıysanız müzakere yoluyla ek süre talep edebilir veya makul bir uzlaşı tutarında anlaşabilirsiniz.

Kiracıların bir diğer sık gözden kaçırdığı nokta, sözleşmenin otomatik uzama hükümleridir. Bazı sözleşmelerde belirli tarihte yazılı bildirim gönderilmezse kira ilişkisi otomatik uzar ve erken çıkış hükümleri devreye girebilir. Bu tür kilitleyici maddeleri sözleşme imza aşamasında tespit etmek, ilerideki sürpriz çıkış bedellerinden korunmanın en etkili yoludur.

AVM Yönetimi ile Müzakere Stratejisi

AVM yönetimi ile kira müzakeresi stratejisi

Hukuki zemin ne olursa olsun, AVM yönetimiyle ilişkinizi tamamen koparmak pek çok açıdan dezavantajlı olabilir; özellikle aynı merkezde şube açmayı düşünüyorsanız ya da referans mektuplarına ihtiyaç duyuyorsanız. Bu nedenle itiraz sürecini yüzleşme olarak değil, müzakere olarak çerçevelemek çoğunlukla daha akıllıca bir yaklaşımdır.

Müzakerede güçlü bir başlangıç pozisyonu oluşturmak için sözleşmeyi madde madde inceleyin ve hangi bedelin sözleşmesel dayanağı olmadığını saptayın. Bu tespit, "talep edilen bedelin yüzde kaçını haklı buluyorum" sorusunu da yanıtlamanızı sağlar. Haksız bulunan kısımlar için kesin ret, haklı bulunan kısımlar için makul bir indirim teklifi içeren bir karşı teklifle masaya oturun.

Özellikle büyük mağaza zincirlerinin kira kapanış süreçlerini incelediğinizde, erken çıkış tazminatlarının sıklıkla yüzde 20-50 oranında indirildiği görülmektedir. Bu durum, yönetimin talep ettiği ilk tutarın müzakereye açık olduğunu gösterir. Mağazanızı düzenli olarak zamanında kira ödeyen ve alanda hasara yol açmadan bırakan bir kiracı olarak güçlü bir müzakere pozisyonunuz mevcuttur.

Eğer yönetim talebi dayatmaya devam ediyorsa ve siz de hukuki ihtilaftan kaçınmak istiyorsanız, arabuluculuk yolunu değerlendirin. Ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk uygulaması kiracılara yargı sürecinin masrafından ve uzunluğundan bağımsız hızlı bir çözüm imkânı sunar. Anlaşmanın yazılı ve imzalı biçimde kayıt altına alınması şartıyla uzlaşı sağlandığında her iki taraf da daha az yıpranmış ayrılır.

Başvurabileceğiniz Kurumlar ve Yasal Yollar

Ticari kira uyuşmazlıklarında başvurulacak kurumlar

Çıkış bedeli uyuşmazlığında başvurabileceğiniz ilk resmi yol, arabuluculuktur. Ticari uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuğa gidilmesi zorunlu hale getirilmiş olup bu süreç genellikle birkaç hafta ile birkaç ay arasında tamamlanır. Arabulucu, tarafları anlaşmaya zorlamaz; yalnızca müzakereyi kolaylaştırır. Ancak uygulamada pek çok ticari kira uyuşmazlığı arabuluculuk aşamasında çözüme kavuşur.

Arabuluculuktan sonuç alınamazsa Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açılabilir. AVM kirası gibi ticari nitelikte bir ilişkiden doğan uyuşmazlıklar, ticaret mahkemelerinin görev alanındadır. Dava sürecinde sözleşmenin tüm ekleri, yazışma kayıtları, ödeme belgeleri ve talep edilen bedelin dayanaksızlığını ortaya koyacak her türlü belge delil olarak sunulabilir.

Ticaret odaları da bu süreçte yol gösterici bir rol üstlenebilir. Kayıtlı olduğunuz odanın hukuki danışmanlık biriminden veya esnaf ve sanatkârlar odasından ücretsiz ya da düşük maliyetli ilk görüşme hizmeti alabilirsiniz. Bu görüşmeler hem durumu değerlendirmenize hem de bir avukata danışmaya karar vermeden önce ön bilgi edinmenize yardımcı olur.

Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, dava açmadan önce zamanaşımı süresine uymaktır. Ticari kira uyuşmazlıklarında hak arama süresi sınırlıdır; bu nedenle yazılı itirazınızı ilettikten sonra yönetimden makul süre içinde yanıt gelmezse hukuki süreç başlatmayı geciktirmemenizi öneririz.

Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Nasıl Kaçınırsınız?

Mağaza kapanışında yapılan yaygın hatalar

Kiracıların çıkış sürecinde yaptığı en büyük hata, talep edilen bedeli sorgulamadan ödemektir. "Herkes ödüyor", "aksi halde sözleşme ihlali sayılır" ya da "anahtarı almayız" gibi baskı ifadeleri karşısında pek çok esnaf sözleşmede olmayan bir ödemeyi yapar. Oysa anahtarı teslim etmemek kiraya verenin hakkı değildir; siz taşınma kararını bildirip mülkü iade ettiğinizde kira ilişkisi sonlanır. Yönetimin talebi yerine getirene kadar anahtarı teslim almayacağını beyan etmesi, müzakere baskısı kurmaya yönelik bir tutum olup hukuki dayanak taşımaz.

Bir diğer yaygın hata, müzakere sürecinde yazılı kayıt tutmamaktır. "Toplantıda anlaştık" veya "yönetici öyle dedi" ifadeleri mahkemede ispat değeri taşımaz. Her görüşmeyi e-posta ile teyitleyin; belgelenmeyen hiçbir uzlaşıya güvenmeyin. Yazışma geçmişiniz, olası bir yargı sürecinde en güçlü deliliniz olacaktır.

Mülkü teslim etmeden önce detaylı fotoğraf ve video kaydı almayı da ihmal etmeyin. Restore masrafı talepleri çoğunlukla hasar iddiasına dayanır; kiracı mülkü teslim aldığı durumda veya olağan yıpranmayla iade ediyorsa, fotoğraf kaydı bu iddiaları çürütmek için vazgeçilmezdir. Kaydın tarih ve saat bilgisini taşıdığından emin olun; mümkünse yönetim yetkilisinin de hazır bulunduğu bir protokol tutanağı düzenleyin.

Son olarak, demirbaş ve büyük onarım bedellerinin kiracı sorumluluğu konusunu net biçimde kavramak, restore masraf taleplerini değerlendirmenizde size sağlam bir referans çerçevesi sunar. Kiracının sorumlu olmadığı harcamalar için düzenlenen fatura, itiraz gerekçenizi güçlendirir.

Site Yönetimi Platformu: Yapı Yönetimini Şeffaflaştırır

Site Yönetimi platformu kiracı şeffaflık özellikleri

AVM veya plaza kiracısı olarak yaşadığınız çıkış bedeli sorunlarının özünde çoğunlukla şeffaflık eksikliği yatar. Ortak gider dağıtımının nasıl yapıldığı, hangi masrafın sözleşmeden kaynaklandığı, arıza ve tadilat kayıtlarının nasıl tutulduğu — tüm bu bilgiler kiraya veren ile kiracı arasında asimetrik dağılmaktadır. İşte bu asimetri, tartışmalı ek ücret taleplerinin zeminini oluşturur.

Site Yönetimi platformu, apartman, rezidans ve AVM gibi çok kiracılı yapılarda yönetim-kiracı ilişkisini dijitalleştirerek bu şeffaflık açığını kapatır. Kiracılar, ortak gider dökümleri üzerinde gerçek zamanlı görünürlük kazanır; her kalem harcama tarih damgalı ve belgelenmiş biçimde sisteme yüklenir. Bu sayede "ortak alan restore masrafı" gibi bir talep geldiğinde, geçmiş kayıtlar üzerinden karşılaştırma yapmak mümkün hale gelir.

Arıza ve bakım talepleri de platform üzerinden kayıt altına alınır. Her talebin açılış tarihi, atandığı ekip, tamamlanma durumu ve varsa ilgili maliyet kalemi ayrı ayrı görünür. Bu sayede yönetim, genel bir "onarım masrafı" etiketi yerine somut, tarihlendirilmiş ve onaylı harcama kayıtları sunmak zorunda kalır. Kiracı açısından ise itiraz sürecinde kullanabileceği hazır bir belge arşivi oluşur.

Duyuru ve dönemsel raporlar da platform üzerinden yönetildiğinde, yönetim kararları kiracıya ulaşmadan önce kaybolmuyor, "söyledik ama siz duymadınız" tartışmaları ortadan kalkıyor. Pratik kira yönetimi söz konusu olduğunda aidat ve ortak gider uyuşmazlıklarının nasıl ilerlediğini kavramak, çok kiracılı bir yapıda haklarınızı korumanın ilk adımıdır.

Sık Sorulan Sorular

Sözleşmemde çıkış bedeli maddesi var ama tutar yazılmamış. Ne yapmalıyım?

Tutar veya hesaplama formülü belirtilmemiş bir madde, yönetimin keyfi biçimde belirlediği bir rakamı dayatmasına zemin oluşturmaz. Bu durumda yönetimden yazılı gerekçe ve belgelenmiş maliyet dökümü talep edin. Belirsiz hükümler hâkim tarafından borçlu aleyhine yani kiracı aleyhine yorumlanamaz; aksine aydınlatma yükümlülüğü kiraya verene aittir. Bir ticaret hukuku avukatına danışarak tutarın makul sınırı konusunda müzakere edebilirsiniz.

Yönetim, "anahtarı almayız" diyerek baskı yapıyor. Bu yasal mı?

Hayır. Kira sözleşmesini hukuka uygun biçimde sona erdirdiğinizde ve mülkü iade etmek istediğinizde kiraya verenin bunu reddetmesi hukuki açıdan sorun yaratır. Teslimi yazılı olarak bildirin; teslim etmek istediğinizi belgeleyin. Kiracı teslim etmek, kiraya veren almak istemiyorsa noter aracılığıyla ihtar çekerek teslim iradesi resmi kayıt altına alınabilir. Bu süreçten sonraki kira bedeli yükümlülüğünüz sona erer.

Erken çıkış tazminatı olarak kaç aylık kira ödenmesi makul kabul edilir?

Kanun bu konuda sabit bir sınır öngörmemektedir; makul oran tamamen sözleşmeye ve somut koşullara bağlıdır. Uygulamada 1-3 aylık kira bedeli aralığı sıkça görülmekle birlikte, erken çıkış nedeniyle kiraya verenin uğradığı gerçek zararın (yeni kiracı bulma süresine denk gelen kira kaybı) aşılmaması gerektiği genel ilkesi hâkimdir. Tazminat talebinin gerçek zararla orantılı olmasını savunma hakkınız bulunmaktadır.

AVM sözleşmesi imzalarken nelere dikkat etmeliyim?

Sözleşmenin erken fesih, bitiş bildirimi, restore yükümlülükleri ve olası ceza maddeleri mutlaka bir avukattan geçirilmelidir. Özellikle "kiraya verenin tek taraflı değişiklik hakkı" gibi ifadeler kiracı aleyhine işleyebilir. Standart formdan sapma talep etmekten çekinmeyin; büyük markalar bunu rutin olarak yapar ve çoğu yönetim pazarlık için açıktır. Sözleşme müzakeresi aşamasında harcanan zaman ve avukatlık ücreti, ileride çok daha büyük kayıpları önleyebilir.

Ödemeyi reddetsem ve yönetime dava açsam, bu beni ne kadar süre etkiler?

Ticari kira davalarında arabuluculuk zorunlu ön adımdır ve genellikle 1-3 ay içinde sonuçlanır. Arabuluculuktan sonuç alınamazsa mahkeme süreci, uyuşmazlığın karmaşıklığına ve yoğunluğuna bağlı olarak birkaç aydan birkaç yıla uzayabilir. Bu uzun süreç kiracıyı yıldırmak için kullanılan bir baskı aracına dönüşebilir; bu nedenle arabuluculuk aşamasında uzlaşmak, özellikle iş ilişkisi devam edecekse genellikle daha avantajlıdır. Talep sizin açınızdan tamamen dayanaksız görünüyorsa ve tutar önemliyse yargı yolundan kaçınmamak gerekebilir.

Plaza veya ofis binasında da aynı kurallar geçerli mi?

Evet. AVM'ye özgü uygulamalar her zaman ticari kira hukukunun genel çerçevesi içinde kalmak zorundadır; plaza veya ofis binasındaki kiracılar da aynı yasal korumadan yararlanır. Sözleşmede yazılı olmayan bir çıkış bedeli talep ediliyorsa, bu talep ister AVM isterse ofis binasında olsun eşit ölçüde sorgulanabilir. Uygulamada plaza sözleşmeleri bazen daha az ayrıntılı olduğundan, kiracı lehine müzakere zemini daha geniş olabilir.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön