AVM yönetiminin çalışma saatlerine uymayan bir mağazaya ceza kesip kesemeyeceği, öncelikle kira sözleşmesinde bu yönde açık bir hükmün bulunup bulunmadığına bağlıdır. Sözleşmede ceza şartı varsa yönetim bu hakkı kullanabilir; yoksa doğrudan parasal yaptırım uygulamak hukuken oldukça güçtür. Bununla birlikte yönetimin sözleşmeye aykırılığı gerekçe göstererek ihtarname çekeceği, tekrar edilmesi hâlinde kira sözleşmesini feshetmeye gidebileceği unutulmamalıdır. Dolayısıyla "ceza kesilir mi?" sorusunun kısa yanıtı şudur: kesilip kesilemeyeceği sözleşmeniz; kesilmese bile başka yaptırımlar uygulanabileceği gerçeği de işletmenizin geleceği açısından önemlidir.
Kira Sözleşmesinin Bu Konudaki Belirleyici Rolü

AVM'lerde kiracı-yönetim ilişkisinin temel çerçevesini kira sözleşmesi çizer. Bu sözleşmeler genellikle standart bir AVM yönetmeliğine veya iç işletim kurallarına atıfta bulunur ve mağazanın hangi saatler arasında açık olması gerektiğini açıkça düzenler. Çalışma saatleri yalnızca AVM'nin genel işletim programını değil, ziyaretçi trafiğinin yönetimini ve ortak gider dağılımını da doğrudan etkiler; bu nedenle yönetimler bu kurala özel önem verir.
Sözleşmede yer alan "ceza şartı" ya da "cezai şart" maddesi, tarafların önceden belirlenmiş bir tazminat tutarını veya hesaplama yöntemini kabul ettiği anlamına gelir. Bu madde sayesinde yönetim, saate uyulmadığını tespit ettiğinde ihtarname + ceza yazısı göndererek ödeme talep edebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde sözleşmeyle kararlaştırılan cezai şart, tarafları bağlayan bir yükümlülük yaratır ve mahkemede de ileri sürülebilir.
Öte yandan sözleşmede ceza şartı açıkça yazılmıyorsa yönetim, tek taraflı olarak keyfi bir para cezası uygulayamaz. Bu durum yönetimin elini boş bırakmaz; ancak yaptırım yolları farklılaşır: ihtarname, sözleşme ihlali gerekçesiyle fesih talebi veya oluşan zararın tazminat davası yoluyla talep edilmesi gibi seçenekler devreye girer. Dolayısıyla bir AVM kiracısı olarak imzalamadan önce sözleşmenizin ceza şartı hükmünü ve buna bağlı işleyişi dikkatle incelemeniz kritik önem taşır.
Uygulamada büyük AVM zincirlerinin hazırladığı kira sözleşmeleri oldukça kapsamlı ceza maddeleri içerir. Küçük veya bireysel mülk sahiplerinin işlettiği çarşı ya da plaza türü yapılarda ise bu madde ya yoktur ya da çok genel tutulmuştur. Her iki durumda da sözleşmenizin bir avukata inceletilmesi, ilerleyen dönemde karşılaşabileceğiniz anlaşmazlıkları önemli ölçüde azaltır.
AVM Yönetiminin Elindeki Yaptırım Araçları

AVM yönetiminin çalışma saatlerine uymayan kiracıya karşı kullanabileceği araçlar, yalnızca "para cezası" ile sınırlı değildir. Hukuki açıdan bakıldığında yönetimin elinde birden fazla seçenek bulunur ve bunlar genellikle sıralı biçimde uygulanır: önce uyarı, ardından ihtarname, sonrasında ceza (eğer sözleşmede varsa) ve en uçta sözleşme feshi.
İhtarname, yönetimin en sık başvurduğu ilk adımdır. Noterden çekilen bir ihtarname, hem hukuki süreç açısından kayıt altına alır hem de kiracıya resmi bir uyarı niteliği taşır. İhtarnamenin içeriği önemlidir: hangi tarihlerde hangi süre kadar sözleşmeye aykırılık yaşandığı, bunun hangi sözleşme maddesini ihlal ettiği ve kiracıdan beklenen davranışın ne olduğu açıkça belirtilmelidir. Bu belge, ileride açılabilecek bir davada ya da kira sözleşmesinin feshinde kritik kanıt işlevi görür.
Sözleşmede "tekrarlanan aykırılık hâlinde fesih" hükmü yer alıyorsa yönetim, belirli sayıda ihtarname gönderdikten sonra kira sözleşmesini feshedebilir. Bu süreç, Türk Borçlar Kanunu'ndaki kira sözleşmesine özgü hükümler çerçevesinde işler ve kiracının itiraz hakkı saklıdır. Fesih yoluna gidilmesi her iki taraf için de ciddi sonuçlar doğurduğundan yönetimler bu seçeneği genellikle son çare olarak kullanır.
Bunların yanı sıra bazı AVM'ler iç yönetmeliğe dayanarak mağazanın ortak alanlara erişimini kısıtlama, reklam panosuna yer vermeme veya promosyon etkinliklerine katılım hakkından mahrum bırakma gibi operasyonel yaptırımlar da uygulayabilir. Bu tür idari önlemler kira bedelini doğrudan etkilemese de işletmenin satış performansı üzerinde dolaylı olumsuz etkiler yaratabilir.
Kiracının Hakları: İtiraz Edebilir misiniz?

Sözleşmeye aykırılık iddiasıyla karşılaşan kiracının itiraz hakkı her zaman mevcuttur. Bu hak, sözleşmenin yorumuna, ihlal iddiasının doğruluğuna veya uygulanan cezanın orantılılığına ilişkin farklı zeminlerde kullanılabilir. Öncelikle yapılması gereken, yönetimin dayandığı sözleşme maddesini ve buna bağlı iç yönetmelik hükmünü dikkatle incelemektir.
İtirazın en sık dayandığı gerekçelerden biri, "çalışma saatine uyulmadığı" iddiasının kanıtlanmamış olmasıdır. AVM güvenlik kamerası kayıtları, kasa açılış-kapanış logları veya personel giriş-çıkış kayıtları bu konuda belirleyici olabilir. Eğer kiracı sözleşmede yazan saate gerçekten uymuşsa ya da geç kapanmanın mücbir sebep (beklenmedik durum, alışveriş sezonu yoğunluğu, teknik arıza) kaynaklı olduğunu ispatlayabiliyorsa, cezanın iptali veya indirilmesi talep edilebilir.
Bir diğer itiraz zemini, cezanın sözleşme metninde açıkça düzenlenmemiş olmasıdır. Yönetimin yalnızca iç yönetmeliğe dayanarak ve önceden bildirim yapmaksızın ceza uygulaması, kiracı tarafından hukuken itiraz edilebilir bir uygulamadır. Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri kapsamında aşırı cezai şartın hâkim tarafından indirilmesini talep etme hakkı da kiracıya tanınmış bir güvencedir.
İtiraz sürecinde atılması gereken pratik adımlar şunlardır: yönetimle önce yazılı iletişime geçmek, itiraz gerekçelerini belgelemek, gerekirse noterden itiraz bildirimi göndermek ve uzlaşı sağlanamıyorsa hukuki yola başvurmak. Sürecin başından itibaren tüm yazışmaları saklamak, ileride açılabilecek bir davada kiracı için hayati önem taşır.
Çalışma Saatlerinin Sözleşmede Nasıl Düzenlendiği

AVM kira sözleşmelerinde çalışma saatleri genellikle iki ayrı katmanda düzenlenir: sözleşmenin kendisinde ve AVM iç yönetmeliğinde. Sözleşme metninde genellikle "kiracı, AVM yönetiminin belirlediği açılış-kapanış saatlerine uymakla yükümlüdür" gibi bir genel hüküm yer alır. Bu hüküm, asıl ayrıntıları içeren iç yönetmeliğe yapılan bir atıf niteliği taşır.
AVM iç yönetmelikleri ise mevsimsel düzenlemeler (kış/yaz saatleri), ulusal ve dini bayram günleri, özel satış dönemleri (Yılbaşı gecesi, Black Friday) ve olağanüstü durumlar (doğal afet, salgın) gibi istisnai koşulları da kapsar. Kiracının bu düzenlemelerin tamamını bilmesi ve güncel halini takip etmesi beklenir; değişiklikler genellikle yazılı bildirimle veya AVM intranet sistemi aracılığıyla duyurulur.
Bazı sözleşmelerde "çekirdek saatler" ile "opsiyonel saatler" ayrımı yapılır. Çekirdek saatlerde mağazanın açık olması zorunluyken opsiyonel saatlerde kiracı kendi tercihine göre hareket edebilir. Bu ayrımın sözleşmede net biçimde tanımlanmamış olması, ileride yoruma açık anlaşmazlıklara zemin hazırlar. Dolayısıyla sözleşme müzakeresi aşamasında bu ayrımın yazılı olarak netleştirilmesi hem kiracıyı hem de yönetimi korur.
Sözleşme hükümleri ne kadar ayrıntılı olursa olsun, uygulamada en çok sorun yaratan durumlar şunlardır: promosyon dönemlerinde uzatılan saatlere ilişkin bildirim eksikliği, tatil günü programlarının geç duyurulması ve yönetim değişikliği sonrası eski sözleşme hükümlerinin nasıl yorumlanacağına dair belirsizlik. Bu nedenle kiracıların sözleşmelerini yılda en az bir kez gözden geçirmesi ve değişen hükümleri yasal danışmanlarıyla değerlendirmesi önerilir.
Mücbir Sebep ve Geç Kapanma: Savunma Zemini Var mı?

Çalışma saatine uyulamamasının her zaman kiracının kusurundan kaynaklanmadığı durumlarda mücbir sebep savunması gündeme gelebilir. Türk hukukunda mücbir sebep; tarafların kontrolü dışında gelişen, önceden öngörülemeyen ve sonuçlarının önüne geçilemeyen olayları kapsar. Deprem, yangın, ani elektrik kesintisi veya sel gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
Ancak uygulamada "geç kapandım çünkü müşteri çoktu" ya da "personelim gelmedi" gibi gerekçeler mücbir sebep sayılmaz. Bu tür açıklamalar kiracı açısından iyi niyetin göstergesi olabilir, ancak hukuki bir savunma zemini oluşturmaz. Dolayısıyla gerçekten mücbir sebep niteliğinde bir durum yaşandıysa bunu belgelemek (fotoğraf, tutanak, belediye kaydı, kamera görüntüsü) ve yönetime derhal yazılı bildirim göndermek şarttır.
AVM yönetimleri de bu konuda farklı tutumlar sergileyebilir. Bazı yönetimler özellikle teknik arızalarda ya da toplu etkileme yaratan durumlarda (tüm AVM'yi etkileyen elektrik kesintisi gibi) ceza uygulamaktan vazgeçer. Kiracı açısından en sağlıklı yaklaşım, olayın hemen ardından yönetime ulaşmak, yaşananı belgelemek ve yazılı bir bildirim kaydı oluşturmaktır. Bu adım, olası bir uyuşmazlıkta kiracının iyi niyetle hareket ettiğini ispat eden önemli bir delil işlevi görür.
Bir diğer önemli nokta, geç kapanmanın yönetimin talebiyle gerçekleştiği durumlardır. Özel etkinlik geceleri, kampanya uzatmaları veya AVM'nin organize ettiği ek açılış süreleri zaman zaman kiracılara bildirim yapılmadan uygulamaya konulabilir. Bu tür zorunlu uzatmalar nedeniyle kiracının kendi personeli fazla mesai yaptıysa hem ek maliyet hem de iş hukuku yükümlülükleri doğabilir. Sözleşmenizde bu tür durumlara dair düzenleme olup olmadığını kontrol etmek, sizi gereksiz yaptırımlardan ve ek maliyetlerden korur.
Ortak Gider Dengesi ve Çalışma Saatinin Ekonomik Boyutu

Çalışma saatlerinin kira sözleşmesinde bu denli önem taşımasının ekonomik nedenleri de göz ardı edilemez. AVM'de ortak giderler (güvenlik, temizlik, ısıtma-soğutma, otopark işletimi, ortak alan aydınlatması vb.) tüm kiracılara belirli oranlar dahilinde paylaştırılır. Bu paylaşım genellikle kiralanmış alan büyüklüğüne, kira bedeline veya her ikisinin kombinasyonuna göre yapılır.
Bir mağaza saatinden önce kapandığında veya erken açılmayı reddedip geç açıldığında, o mağazanın hizmet aldığı ortak gider kalemleri aslında diğer kiracılar tarafından karşılanmış olur. Bu durum, aynı maliyeti taşıyan ancak daha uzun süre açık kalan mağazalar açısından ciddi bir haksız rekabet ortamı yaratır. AVM yönetimlerinin çalışma saatlerine bu kadar hassas yaklaşmasının temel nedeni tam olarak budur: kural ihlali yalnızca yönetmelik sorunu değil, kiracılar arası ekonomik denge sorunudur da.
Bazı AVM'lerde ortak gider ödemesi ile çalışma saati uyumu arasında doğrudan bir bağlantı kurulmuştur. Sözleşmede "açık olmadığı günlere ait ortak gider ödeme yükümlülüğünün devam ettiği" belirtilmişse kiracı hem kapalı olduğu için kural ihlali işlemiş hem de o dönemin maliyetini ödemek zorunda kalmış olur. Bu çift yük, özellikle uzun süreli kapanışlarda ya da mevsimsel kapatma kararlarında ciddi finansal baskı yaratabilir.
Kiracı olarak bu ekonomik ilişkiyi anlamak, yönetimle diyaloğu daha sağlıklı kurmanızı sağlar. Sadece "kural bu" anlayışıyla değil, "bu kuralın arkasında yatan ekonomik mantık" perspektifiyle değerlendirdiğinizde hem itiraz süreçleriniz daha güçlü zeminde ilerler hem de yönetimle daha yapıcı bir müzakere zemini kurabilirsiniz.
Site Yönetimi Platformunun Bu Süreci Kolaylaştırması

AVM ve büyük ticari yapılarda kiracı-yönetim ilişkisini şeffaf ve izlenebilir kılmak, anlaşmazlıkların büyük çoğunluğunu ortadan kaldırır. Site Yönetimi platformu, tam da bu ihtiyaca yanıt vermek üzere tasarlanmıştır. Ortak gider dökümleri, ödeme geçmişi ve duyurular tek bir merkezde toplandığında hem kiracı hem yönetim aynı bilgiye eşit erişimle ulaşabilir; "bana bildirilmedi" veya "ne kadar ödeceğimi bilmiyordum" gibi şikâyetler neredeyse tamamen ortadan kalkar.
Arıza ve talep kayıtlarının tarih damgalı ve izlenebilir biçimde açılması, özellikle "geç kapandım çünkü teknik sorun vardı" türündeki mücbir sebep savunmalarına somut dayanak sağlar. Kiracının arızayı sisteme kaydettiği an, yönetimin bunu teyit ettiği zaman ve çözüm süreci tüm tarafların görebileceği şekilde kayıt altına alınır. Bu şeffaflık, yönetimin "haberimiz yoktu" demesinin önüne geçerken kiracının da "kayıt açtım, yönetim geciktirdi" demesine olanak tanır.
Duyurular ve çalışma saati değişikliklerine ilişkin bildirimler de platform üzerinden iletildiğinde, "bana ulaşmadı" savunmasının önü kapanır. Kiracı, bildirim geçmişine istediği zaman erişebilir; yönetim ise hangi kiracıya ne zaman ne bildirildiğini raporlayabilir. Bu kayıt altyapısı, anlaşmazlık çıktığında her iki taraf için de güçlü bir belge deposu işlevi görür. Büyük ticari yapılarda yönetim süreçlerini bu düzeyde şeffaflaştırmak isteyen ekipler için platformun nasıl çalıştığını incelemek iyi bir başlangıç noktasıdır.
Bunlara ek olarak platform, bordro ve personel takibinden bağımsız olarak yönetim raporlamasını basitleştirir. Yöneticiler hangi kiracının ne sıklıkla talep açtığını, ortak gider ödemelerinin hangi aşamada olduğunu ve duyuru teslim oranlarını anlık olarak görebilir. Kiracı ise kendi hesabına giriş yaparak borcunu, dekont geçmişini ve açık talep durumunu takip edebilir. Bu karşılıklı şeffaflık, "biz biliyorduk ama onlar bilmiyordu" asimetrisini ortadan kaldırır ve ilişkiyi daha sağlıklı bir zemine taşır.
Sık Yapılan Hatalar ve Nasıl Önlenir?

AVM kiracılarının çalışma saati konusunda en sık düştüğü ilk hata, sözleşme imzalanırken iç yönetmeliği okumamaktır. Kira sözleşmesi imzalanıyor, ancak ek belgeler dışarıda bırakılıyor; oysa sözleşmede atıfta bulunulan iç yönetmelik, çalışma saatlerini, ceza prosedürlerini ve itiraz yollarını içerebilir. Bu belgeyi de imza sürecinde talep edin, inceleyin ve bir kopyasını saklayın.
İkinci yaygın hata, sözlü uyarıyı yeterli sanmaktır. AVM yöneticisi sizi telefonla ya da yüz yüze uyardıysa bu iyi bir iletişim işaretidir, ancak hukuki bir yaptırımın başlangıcı olarak kabul edilmez. Asıl süreç, yazılı ihtarname ya da yazılı uyarı ile başlar. Dolayısıyla sözlü uyarı aldığınızda "tamam" demek yetmez; yazılı bir kabul veya itiraz belgesi oluşturmak daha sağlıklıdır.
Üçüncü hata, ceza yazısını görmezden gelmektir. Kira sözleşmesinin ceza şartına dayanan bir ödeme talebi geldiğinde bunu yanıtsız bırakmak hem maddi sorumluluğu büyütür hem de yönetimin fesih sürecini başlatmasına zemin hazırlar. Yazılı bir itiraz bildirimi göndermek, süreci durdurmaz ama tarafları diyaloğa yönlendiren resmi bir adımdır.
Dördüncü yaygın hata, mevsimsel saatlerin otomatik değiştiğini varsaymaktır. Bazı kiracılar, önceki yıldan hatırladıkları kış ya da yaz saatine göre hareket eder ve güncel yönetmeliği kontrol etmez. AVM'ler mevsimsel programlarını her yıl güncelleyebilir; bu güncellemeler yazılı bildirimle yapılsa da kiracının teslim aldığını kabul etmesi beklenir. Bu nedenle her sezon başında yönetimden güncel çalışma saati programını yazılı olarak talep etmek alışkanlık hâline getirilmelidir.
- Sözleşme imzalarken iç yönetmeliği mutlaka isteyin ve saklayın.
- Sözlü uyarıları bir e-posta ya da yazılı mesajla teyit edin.
- Ceza yazısına en geç 5-7 iş günü içinde yazılı yanıt verin.
- Her sezon başında güncel çalışma saati programını yazılı isteyin.
- Olağanüstü durumlarda yönetime derhal ve yazılı bildirim yapın.
Komşu Mağaza ve AVM Ortamında Çalışma Saati Uyumu

Çalışma saatine uyum yalnızca yönetim-kiracı meselesi değildir; komşu mağazalar arasındaki ilişkiyi de doğrudan etkiler. Bir mağazanın erken kapanması, özellikle trafik yoğun bir noktada yer alıyorsa, çevresindeki mağazaların müşteri akışını olumsuz etkileyebilir. Bu etki zaman içinde komşu kiracıların yönetimden şikâyet yoluna gitmesiyle de sonuçlanabilir.
AVM ortamında kiracılar birbirini gözetlemekle yükümlü değildir; ancak "komşu erken kapandı" şikâyeti, yönetim tarafından değerlendirmeye alınan en yaygın başvurulardan biridir. Yönetim bu tür şikâyetler üzerine yerinde inceleme yapabilir, güvenlik kamerası kayıtlarını kontrol edebilir ve kapanış saatini kayıt altına alabilir. Bu sürecin başladığına dair bir uyarı almadan önce müdahale şansınızı kaybedebilirsiniz.
Öte yandan siz de komşu mağazanın ya da AVM'deki başka bir unsurun çalışma saatlerinizi doğrudan etkilediğini düşünüyorsanız bunu belgeleyerek yönetime iletebilirsiniz. Örneğin, koridorun uzak ucundaki bir mağazanın erken kapanması nedeniyle müşteri trafiği azalıyorsa bu durumu yazılı olarak kayıt altına almak, ileride karşılaşabileceğiniz bir ortak gider itirazında ya da kira müzakeresinde elinizi güçlendirebilir. Çalışma ortamı sorunlarının belgelenmesi için de komşu tadilat süreçlerinde iş birliği ve tutanak gibi araçlar kullanılabilir; benzer bir deneyim için komşu tadilat gürültüsü ve izinli çalışma saatleri yazısından yararlanabilirsiniz.
AVM ortamında ortak çalışma düzenini korumak, tüm kiracıların ortak çıkarınadır. Bu bilinçle hareket eden kiracılar, yönetimle çok daha yapıcı bir ilişki kurar ve uzun vadeli kira yenilemelerinde müzakere güçlerini artırır. Çalışma saatlerine uyum, yalnızca bir yükümlülük değil; ticari itibarınızın da bir parçasıdır.
Plazalar ve Ofis Yapılarında Durum Farklı mı?

AVM'lerle benzer soruların ofis plazaları ve karma kullanımlı yapılarda da gündeme geldiği görülmektedir. Ancak plaza kiracılarının durumu, AVM kiracılarından önemli ölçüde farklılaşır. Plaza yönetimleri genellikle çalışma saatlerini zorunlu kılmak yerine erişim kontrolü ve güvenlik sistemleri aracılığıyla düzenler; yani "mağazanız açık olmalı" değil "binaya giriş-çıkış bu saatlerde mümkün" prensibi geçerlidir.
Buna karşın bazı karma kullanımlı yapılarda zemin katta perakende, üst katlarda ofis düzenlemesi bulunabilir. Bu tür yapılarda zemin kat kiracıları için AVM'ye benzer çalışma saati yükümlülükleri getirilebilirken üst katlardaki ofis kiracıları için daha esnek koşullar söz konusu olabilir. Her iki durumda da belirleyici olan yine kira sözleşmesinin içeriğidir.
Plaza kiracısı olarak personelin ve ziyaretçilerin binaya erişimi, resepsiyon hizmetinin aktif olduğu saatler ve ortak alan kullanım kuralları gibi konular sözleşmenizde yer alıyor olabilir. Bu hükümlere aykırılık, AVM'deki çalışma saati ihlalinden farklı değerlendirilebilir; ancak sonuçları benzer olabilir: ihtarname, sözleşme ihlali, cezai şart veya fesih. Yönetici ünvanlı kullanıcılar için ayrı bir çerçeve çizen kapıcının görev tanımı ve çalışma saatleri içeriği de plaza yapılarındaki personel yönetimi açısından yararlı bir başvuru kaynağı sunuyor.
Sonuç olarak ister AVM ister plaza, ister karma yapı olsun, kiracının atacağı en sağlıklı ilk adım sözleşme metnini hukuki bir gözle yeniden okumak ve çalışma saatlerine ilişkin tüm hükümleri net biçimde anlamaktır. Bu adım atılmadan "bize ceza kesilebilir mi?" sorusunun kesin yanıtı verilmez.
İhtarname yanıt şablonu (örnek):
"[Tarih] tarihli uyarı yazınıza ilişkin olarak tarafımızca yapılan inceleme neticesinde, söz konusu tarihte [açıklama: teknik arıza/mücbir sebep/yönetim talebi] nedeniyle işyerimiz [saat X]'e kadar açık kalmıştır. Yaşanan durum [belgeler] ile kayıt altına alınmıştır. Sözleşmemizin [ilgili madde] kapsamında bu durumun [ceza dışında değerlendirilmesini/itiraz hakkımızın saklı tutulmasını] talep ederiz."
Sık Sorulan Sorular
AVM, çalışma saatlerine uymayan mağazanın kirasını iptal edebilir mi?
Doğrudan tek bir ihlal nedeniyle kira feshedilmesi hukuken güçtür. Ancak sözleşmede tekrarlanan ihlallerin fesih hakkı doğurduğuna dair açık bir hüküm varsa ve kiracıya bu konuda yazılı ihtarname gönderildiyse, yönetim Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde sözleşme feshini talep edebilir. Tek bir ihlalin fesih gerekçesi sayılması için genellikle çok ağır ya da kasıtlı bir aykırılık koşulu aranır.
Sözleşmemde ceza şartı yok; AVM yine de para cezası yazabilir mi?
Kira sözleşmesinde açık bir ceza şartı bulunmadan yönetimin tek taraflı olarak keyfi bir para cezası uygulaması hukuken dayanaksızdır. Bu durumda yönetimin yolu ihtarname, oluşan zararın tazminat davası yoluyla talep edilmesi veya tekrar eden ihlalin fesih sürecine taşınmasıdır. Ceza şartı olmaksızın kesilen bir ödeme talebine yazılı itiraz hakkınız her zaman mevcuttur.
AVM'nin belirlediği çalışma saatleri yasal sınırı aşabilir mi?
AVM yönetiminin çalışma saatini belirlemesi, iş hukukundaki çalışma süresi düzenlemelerinden bağımsız bir konudur. Yönetim mağazanın açık olmasını isteyebilir; ancak bu durum otomatik olarak mağaza personelinin o saatlerde çalışacağı anlamına gelmez. İş hukuku kapsamındaki fazla mesai, haftalık çalışma süresi üst sınırı ve yıllık izin hakları işveren (kiracı) ile çalışan arasındaki ilişkiyi düzenler ve kira sözleşmesinin üzerinde durur. Kiracı, hem AVM yönetimine hem de çalışanlarına karşı farklı yükümlülükler taşır.
Çalışma saati ihlali nedeniyle yönetimden ihtarname aldım; ne yapmalıyım?
İhtarnameyi aldığınız andan itibaren içeriğini dikkatle okuyun, hangi tarihlere atıfta bulunulduğunu belgelerle karşılaştırın ve sözleşmenizdeki ilgili hükmü inceleyin. Eğer ihlal gerçekleşmediyse veya mücbir sebep kaynaklı ise bunu belgeleyen yazılı bir yanıt hazırlayıp yönetime gönderin. Yanıtınızı noter aracılığıyla iletmeniz hukuken daha güçlü bir iz bırakır. Tekrar eden ihtarnamelerin sözleşme feshini tetikleyebileceğini göz önünde bulundurarak süreci bir avukatla takip etmeyi değerlendirin.
AVM'de ortak gider öderken mağazam kapalıyken de ödüyor muyum?
Bu durum tamamen sözleşmenizin ortak gider hükmüne bağlıdır. Pek çok AVM kira sözleşmesi, kiracının fiilen açık olup olmadığından bağımsız olarak kiraladığı dönem boyunca ortak gider payını ödemeye devam etmesini şart koşar. Bu hüküm yasal açıdan geçerlidir; taraflar bunu sözleşmeyle kararlaştırmış ve kiracı imza koymuştur. Dolayısıyla mağazanız kapalı olsa bile ortak gider ödeme yükümlülüğünüzün devam edip etmediğini sözleşmenizden teyit edin.
Bayram günlerinde AVM açıkken mağazamı kapatabilir miyim?
Dini ve ulusal bayramlarda çalışma saatlerine uyum yükümlülüğü genellikle kira sözleşmesi veya iç yönetmelik tarafından düzenlenir. Bazı AVM'ler ulusal bayramlarda da çekirdek saatlerde açık olunmasını şart koşarken bazıları kiracıya bu konuda esneklik tanır. Sözleşmenizde özel düzenleme yoksa yönetimden her bayram döneminde önceden yazılı teyit alarak hareket etmeniz önerilir. Keyfi karar almak ve sonradan "bilmiyordum" demek, ihtarname sürecini başlatabilir.