Site Yönetimi

Deprem Anında Site Yönetiminin Sorumluluğu

Deprem anında site yönetimi ne yapmalı? Hukuki yükümlülükler, acil eylem planı, bina güvenliği ve kat maliklerinin hakları hakkında kapsamlı rehber.

Deprem Anında Site Yönetiminin Sorumluluğu

Deprem anında site yönetiminin sorumluluğu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde son derece kapsamlıdır: yönetici, hem sarsıntı öncesinde bina güvenliğini sağlamak, hem de kriz anında ve sonrasında sakinleri koruyacak tedbirleri almak zorundadır. Bu yükümlülükler ihmal edildiğinde hukuki ve cezai sorumluluk doğabilir.

Kat Mülkiyeti Kanunu Çerçevesinde Yöneticinin Temel Yükümlülükleri

Kat mülkiyeti kanunu ve site yönetimi hukuki yükümlülükleri illüstrasyonu

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, apartman ve site yöneticilerine ortak alanların bakım ve güvenliğini sağlama görevi yükler. Bu görev, yalnızca günlük işletme faaliyetlerini değil, olağanüstü durumlar olan deprem gibi doğal afetleri de kapsar. Kanun'un 35. maddesi, yöneticinin yetki ve görevlerini düzenlerken; 38. maddesi yöneticinin hesap verme ve raporlama sorumluluğuna işaret eder.

Söz konusu mevzuat çerçevesinde yönetici, binanın yapısal durumunu yakından takip etmek, periyodik denetimler yaptırmak ve tespit edilen eksiklikleri kat malikleri kuruluna bildirmekle yükümlüdür. Özellikle yüksek deprem riskine sahip bölgelerde faaliyet gösteren sitelerde bu yükümlülükler daha da ağır bir anlam taşır. Yöneticinin bilgisi dahilinde olan ancak önlem alınmayan bir yapısal sorun, deprem sonrası can ve mal kayıplarında doğrudan sorumluluk sebebi olabilir.

Ayrıca Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) yayımladığı rehberler ile yerel yönetmeliklerin öngördüğü standartlara uyum da yöneticinin sorumluluk alanındadır. Binanın depreme dayanıklılık raporunun güncel tutulması, acil toplanma noktalarının belirlenmesi ve sakinlerin bu noktalar hakkında bilgilendirilmesi kanuni zorunluluğun ötesinde ahlaki bir gerekliliktir.

Uygulamada pek çok yönetici bu yükümlülüklerden haberdar olmadığı için deprem sonrası ağır hukuki süreçlerle karşılaşmaktadır. Yönetici seçimi yapılırken kat maliklerinin de bu sorumlulukları göz önünde bulundurması, sitede yaşayan herkesin güvenliği açısından kritik öneme sahiptir. Apartman yönetim programı kullanmak, tüm denetim ve bakım kayıtlarını düzenli tutarak olası bir hukuki süreçte delil niteliği taşıyacak belgeleri hazır bulundurmanıza yardımcı olur.

Deprem Öncesi: Önleyici Tedbirler ve Risk Değerlendirmesi

Deprem öncesi bina risk değerlendirmesi ve site yönetimi önleyici tedbirler illüstrasyonu

Deprem anındaki sorumluluklar, aslında çok daha önce başlar. Bir site yöneticisinin en önemli görevlerinden biri, olası bir deprem öncesinde kapsamlı bir risk değerlendirmesi yaptırmak ve bu değerlendirmenin sonuçlarını hayata geçirmektir. Binanın yaşı, yapım tekniği, kullanılan malzeme kalitesi ve daha önce yaşanan onarım ya da müdahaleler bu değerlendirmenin temel unsurlarıdır.

Türkiye'de mevcut mevzuata göre belirli tarihlerde inşa edilen yapıların deprem yönetmeliklerine uygunluğu sorgulanabilir. 1999 Marmara Depremi'nin ardından oluşturulan teknik standartlar kapsamında pek çok eski yapı, ek güçlendirme gerektiren kategoriye girmektedir. Yönetici, bu konuda yetkili bir inşaat mühendisi ya da mimar aracılığıyla depreme dayanıklılık raporu hazırlatmalı ve raporun bulgularını kat malikleri kuruluna sunmalıdır.

Önleyici tedbirler yalnızca yapısal analizle sınırlı değildir. Binalardaki asansör, hidrofor, elektrik panosu, doğalgaz ve su tesisatlarının bağlantılarının depreme dayanıklı hale getirilmesi de yöneticinin takip etmesi gereken konular arasındadır. Özellikle zemin kata yerleştirilen ağır ekipmanların sabitlenmesi ve yangın merdiveni çıkışlarının daima açık ve erişilebilir tutulması unutulmamalıdır.

Bunların yanı sıra site genelinde afet eylem planı oluşturmak, bu planı tüm sakinlerle paylaşmak ve en az yılda bir kez tatbikat yapmak; yöneticinin deprem hazırlığı kapsamındaki sorumluluklarını bütünüyle yerine getirdiğinin göstergesidir. Pratik bir adım olarak, her daire kapısının önüne ya da kat koridorlarına basit bir acil durum kartı asılması bile farkındalığı önemli ölçüde artırır.

Deprem Anında Yöneticinin Yapması Gerekenler

Deprem anında site yönetimi acil durum koordinasyon merkezi illüstrasyonu

Sarsıntı başladığında yöneticiden beklenen ilk tepki, sakin kalmak ve var olan acil eylem planını devreye sokmaktır. Panik hem bireysel hem de toplu güvenliği tehdit eder; yöneticinin liderlik vasfı tam da bu anlarda kendini gösterir. Sarsıntı devam ederken yapıdan çıkılmamalı, taşıyıcı duvar dipleri ya da sağlam mobilyalar kullanılarak korunmalıdır.

Sarsıntı durduğunda yönetici, mümkün olan en kısa sürede önceden belirlenmiş toplanma noktasına ulaşmalı ve sakinlerin sayımını yapmalıdır. Daireler ve ortak alanlar görsel olarak denetlenmeli; görünür hasar, çatlak, çökme ya da gaz kokusu tespit edilirse bina derhal tahliye edilmelidir. Bu kararı almak tamamen yöneticinin inisiyatifine bırakılmıştır; gecikmek can kaybına yol açabilir.

Doğalgaz vanasının kapatılması, asansörlerin kullanım dışı bırakılması ve yangın riskine karşı elektrik sigortasının düşürülmesi; sarsıntı durur durmaz hayata geçirilmesi gereken teknik müdahalelerdir. Bu işlemler için kapıcı ya da teknik personelle önceden sorumluluk dağılımının yapılmış olması gerekir; aksi takdirde kaotik bir ortamda kimin ne yapacağı bilinmez hale gelir.

Yönetici ayrıca 112 Acil Çağrı Merkezi, AFAD ve belediyenin afet birimi ile koordineli hareket etmelidir. Durumu ilgili makamlara bildirmek ve site sakinlerine iletişim kanalları üzerinden anlık bilgi vermek de yöneticinin görevleri arasındadır. Bu süreçte tuttuğunuz notlar, ileriki hukuki süreçlerde önemli bir belge işlevi görebilir.

Deprem Sonrası Hasar Tespiti ve Bina Güvenliğinin Değerlendirilmesi

Deprem sonrası site yönetimi bina hasar tespiti ve güvenlik değerlendirmesi illüstrasyonu

Deprem sonrasında yöneticinin ilk ve en kritik görevi, binanın güvenli olup olmadığını yetkili uzmanlar aracılığıyla tespit ettirmektir. Görsel muayene yeterli değildir; yıkılma riski taşıyan bir binanın dışarıdan sağlam görünmesi mümkündür. Bu nedenle bir inşaat mühendisinin ya da AFAD'ın görevlendireceği yetkili uzmanların binaya girerek yapısal değerlendirme yapması zorunludur.

Hasar tespiti sonucunda bina üç kategoriden birine ayrılır: güvenli (yeşil etiket), sınırlı kullanım (sarı etiket) ya da yıkılacak (kırmızı etiket). Kırmızı etiket alan binaların sakinlere yeniden açılması kesinlikle yasaktır; yöneticinin bu karara aykırı hareket etmesi ağır hukuki ve cezai sorumluluk doğurur. Sarı etiketli binalarda ise hangi alanların kullanılabileceği uzman görüşüne göre belirlenir.

Hasar tespitini yaptırmakla kalmayıp yöneticinin belgeleme sürecini de titizlikle yürütmesi gerekir. Hasarlı alanların fotoğraflanması, uzman raporlarının saklanması ve sigorta şirketine zamanında bildirimde bulunulması hem kat maliklerinin tazminat haklarını hem de yöneticinin sorumluluktan arınmasını kolaylaştırır. DASK (Doğal Afet Sigortaları Kurumu) kapsamındaki poliçelerle ilgili başvuruların zamanında ve eksiksiz yapılması için bu belgeleme kritik önemdedir.

Yönetici ayrıca kat malikleri kurulunu olağanüstü toplantıya çağırarak hasar tespiti sonuçlarını, tahmini onarım maliyetlerini ve olası geçici barınma ihtiyacını paylaşmalıdır. Bu toplantıda alınan kararlar tutanağa bağlanmalı ve tüm malikler bilgilendirilmelidir. Site yönetim yazılımı bu toplantı süreçlerini ve belgeleme adımlarını büyük ölçüde kolaylaştırır.

Ortak Alan Hasarlarında Mali Sorumluluk ve Sigorta

Deprem sonrası site ortak alan hasar sigortası ve mali sorumluluk illüstrasyonu

Deprem sonrasında ortaya çıkan ortak alan hasarlarının giderilmesi, tüm kat maliklerini doğrudan etkileyen mali bir mesele haline gelir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde ortak alanların onarım giderleri kat maliklerine arsa payları oranında dağıtılır. Yöneticinin bu süreci şeffaf ve adil biçimde yönetmesi, ileriki anlaşmazlıkları önlemek açısından büyük önem taşır.

DASK sigortası, binanın ana taşıyıcı yapısal unsurlarındaki depremin doğrudan neden olduğu hasarları karşılar; ancak iç mekan, ortak alan donanımları ya da mütemmim cüzler çoğu zaman bu poliçenin kapsamı dışında kalır. Yöneticinin DASK poliçesi dışında ek bir konut veya site sigortası yaptırmış olması, olası büyük gider kalemlerini önemli ölçüde hafifletebilir. Bu sigorta olanaklarını kat malikleri kuruluna sunmak ve onay almak da yöneticinin temel sorumlulukları arasındadır.

Sigorta şirketine yapılacak hasar bildiriminde sürelere dikkat etmek gerekir; geç yapılan başvurular tazminatın reddine ya da kısıtlanmasına yol açabilir. Yönetici bu süreci takip etmeli, sigorta eksperi ile koordineli çalışmalı ve kat maliklerini her aşamada bilgilendirmelidir. Onarım ihaleleri ve harcama kalemleri de şeffaf biçimde belgelenerek kurula sunulmalıdır.

Mali konularda yaşanan en büyük sorunlardan biri, kat maliklerinin olağanüstü aidat ya da onarım payı ödemelerinde gecikme ya da itirazlarıdır. Bu tür anlaşmazlıklar, deprem sonrasının kaotik ortamında çok daha güç çözülür. Bu nedenle yöneticinin binanın bakım ve acil durum fonunu önceden yeterli düzeyde tutması; beklenmedik giderlere karşı bir tampon oluşturması akıllıca bir yönetim anlayışını yansıtır.

Kat Maliklerinin Hak ve Yükümlülükleri Deprem Sürecinde

Deprem sürecinde kat malikleri hak ve yükümlülükleri site yönetimi illüstrasyonu

Deprem gibi olağanüstü durumlarda kat maliklerinin de aktif roller üstlenmesi beklenir. Kat malikleri yalnızca yöneticiden bilgi bekleyen pasif bireyler olmamalı; toplanma noktalarına zamanında yönelmeli, yaralılara ilk yardım sağlamaya çalışmalı ve komşular hakkında yöneticiye bilgi vermelidir. Bu dayanışma ortamı hem psikolojik direncin hem de pratik güvenliğin temelidir.

Öte yandan kat malikleri, yöneticinin aldığı kararları — özellikle tahliye kararı gibi kritik olanları — sorgulamadan uygulamalıdır. Zamanında tahliyeye uymayan bir malikten kaynaklanacak can ya da mal kaybı, hukuki süreçlerde karmaşık sorumluluk paylaşımına yol açabilir. Kırmızı etiketli bir binaya izinsiz giriş, hem bireysel riski hem de yöneticinin üzerindeki baskıyı artırır.

Kat malikleri ayrıca onarım kararları için toplanacak olağanüstü genel kurullara katılım göstermeli ve oy haklarını kullanmalıdır. Deprem sonrası alınacak güçlendirme, yıkım ya da yeniden yapım kararları, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun öngördüğü yeterli çoğunluklarla alınmalıdır; bu nedenle malikler toplantıya vekaletle de olsa katılmalıdır.

Deprem sürecinde belge ve iletişim kaydı tutmak kat maliklerinin de yararınadır. Sigortacıyla yapılan yazışmalar, hasar fotoğrafları ve yöneticiyle yapılan görüşmelerin kaydedilmesi; olası tazminat taleplerinde ya da hukuki süreçlerde güçlü bir dayanak oluşturur. Bu süreçlerde bir avukattan hukuki danışmanlık almak da tavsiye edilmektedir.

Deprem Sonrası Yeniden Yapım ve Kentsel Dönüşüm Süreci

Deprem sonrası kentsel dönüşüm ve yeniden yapım site yönetimi illüstrasyonu

Ağır hasar gören ya da yıkım kararı alınan binaların ardından yeniden yapım ya da kentsel dönüşüm süreci başlar. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun (Kentsel Dönüşüm Kanunu), bu sürecin hukuki çerçevesini belirler. Söz konusu kanun kapsamında kat maliklerinin en az üçte ikisinin kararıyla yeniden yapım ya da güçlendirme yoluna gidilebilir.

Site yöneticisinin bu süreçteki rolü koordinasyon odaklıdır: kat maliklerini gerekli prosedürler hakkında bilgilendirmek, yetkili kuruluşlarla yazışmaları yürütmek, toplantıları organize etmek ve alınan kararları kayıt altına almak. Yönetici, malikler adına doğrudan anlaşma imzalama yetkisine sahip değildir; bu tür hukuki işlemler kat malikleri kurulunun bireysel onayını ya da özel vekaletle hareket etmeyi gerektirir.

Yeniden yapım sürecinde en sık karşılaşılan sorunlardan biri, azınlıkta kalan kat maliklerinin yeniden yapım kararına itiraz etmesidir. Kentsel Dönüşüm Kanunu bu durumu düzenleyen bir prosedür öngörmüş olsa da süreç zaman alabilir ve hukuki destek gerektirebilir. Yöneticinin bu ihtimali önceden göz önünde bulundurarak uzlaşmacı bir dil kullanması, olası gecikmeleri azaltır.

Geçici barınma ihtiyacı da deprem sonrası yeniden yapım döneminin önemli bir parçasıdır. Binanın kullanılamaz hale gelmesi durumunda sakinlerin devletin sunduğu geçici konut desteklerinden yararlanabilmesi için yöneticinin doğru ve eksiksiz belgeleri zamanında ilgili kurumlara iletmesi gerekir. Bu konuda AFAD ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın güncel kılavuzları takip edilmelidir.

Yöneticinin Hukuki ve Cezai Sorumluluğu

Site yöneticisi hukuki cezai sorumluluk deprem sonrası illüstrasyonu

Deprem sonrası ortaya çıkan can ve mal kayıplarında yöneticinin hukuki ve hatta cezai sorumluluğu gündeme gelebilir. Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki tazminat davalarında yöneticinin gerekli tedbirleri almadığı ispat edilirse, doğan zarardan sorumlu tutulması mümkündür. Özellikle binadaki yapısal sorunun önceden bilindiği durumlarda bu risk önemli ölçüde artar.

Cezai sorumluluk açısından bakıldığında, Türk Ceza Kanunu'nun taksirle öldürme ve taksirle yaralama hükümleri devreye girebilir. Eğer yönetici, binadaki tehlikeli bir durumu bilerek ya da bilmesi gerektiği halde gerekli önlemleri almamışsa; deprem sonrası meydana gelen ölüm ya da yaralanmada ihmal sebebiyle suçlanabilir. Bu tür davalar Türkiye'de giderek artmakta; özellikle 1999 ve 2023 depremleri sonrasında kat yöneticilerine yönelik hukuki süreçler dikkat çekici bir ivme kazanmıştır.

Yöneticinin sorumluluğunu azaltan ya da ortadan kaldıran unsurların başında, önceden yapılan risk tespitleri, kat malikleri kuruluna sunulan raporlar ve alınan kararların yazılı kayıtlarıdır. Bir başka deyişle yönetici, üzerine düşeni yapmasına rağmen kurulun önerilen önlemleri reddettiğini belgeleyebilirse sorumluluk o ölçüde kat maliklerine geçer. Bu durum, yöneticinin her adımı belgelemenin ne denli hayati olduğunu açıkça ortaya koyar.

Yöneticinin kendi bireysel hukuki koruması için sigorta yaptırma seçeneği de mevcuttur. "Yönetici sorumluluk sigortası" adıyla bilinen bu poliçeler, bazı sigorta şirketleri tarafından sunulmakta ve olası tazminat davalarında yöneticiyi maddi yük altında ezilmekten koruyabilmektedir. Bu konuda bir sigorta uzmanına ya da avukata danışılması önerilmektedir.

Önemli Uyarı: Bu makaledeki bilgiler genel hukuki çerçeveyi aktarmak amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Deprem sonrası yaşanan hukuki anlaşmazlıklarda, yönetici veya kat maliki sıfatıyla mutlaka uzman bir avukattan bireysel danışmanlık almanızı öneririz. Her binanın durumu ve her olayın koşulları birbirinden farklıdır.

Acil Eylem Planı: Depreme Hazırlık Kontrol Listesi

Site yönetimi depreme hazırlık acil eylem planı kontrol listesi illüstrasyonu

Sistematik bir acil eylem planı olmadan alınan önlemler çoğunlukla eksik ya da koordinasyonsuz kalır. Site yöneticisinin depreme hazırlık sürecini belgelenmiş bir plana dayandırması; hem sakinlerin güvenliğini artırır hem de olası hukuki süreçlerde yöneticinin gerekli özeni gösterdiğini kanıtlar.

Acil eylem planının temel unsurları şu başlıklar altında özetlenebilir:

  • Binanın depreme dayanıklılık raporunun yaptırılması ve güncel tutulması
  • Toplanma noktalarının belirlenmesi ve site genelinde ilan edilmesi
  • Doğalgaz, elektrik ve su kesme noktalarının haritalanması ve sorumlu personelin belirlenmesi
  • İlk yardım ekipmanlarının ortak alanlarda erişilebilir konumda bulundurulması
  • Yıllık deprem tatbikatı düzenlenmesi
  • Asansörlerin otomatik duraklama sistemlerinin kontrol edilmesi
  • Yangın merdiveni ve acil çıkış kapılarının periyodik denetimi
  • Sakinlerin iletişim bilgilerinin güncel listesinin tutulması
  • AFAD, belediye afet birimi ve 112 iletişim bilgilerinin ilan panosunda sergilenmesi
  • Bina sigortası (DASK ve ek poliçeler) kapsamının gözden geçirilmesi

Bu listedeki her bir adımın tamamlanma tarihinin ve sorumlusunun kaydedilmesi, hem takip kolaylığı sağlar hem de belge değeri taşır. Site yönetim yazılımı üzerinden bu görevleri dijital ortamda takip etmek ve hatırlatıcılar oluşturmak çok daha sistematik bir yönetim anlayışını destekler.

Özellikle yoğun sakin profili bulunan büyük sitelerde, her blok ya da kat için ayrı bir "kat sorumlusu" belirlenmesi önerilir. Bu kişiler, deprem anında yönetici ile sakinler arasında iletişim köprüsü işlevi görür ve tahliye sürecinin düzenli ilerlemesine katkıda bulunur. Bu uygulama yasal bir zorunluluk olmasa da iyi bir yönetim pratiği olarak kabul görmektedir.

Deprem Riskine Göre Bina Türleri ve Yönetim Farklılıkları

Deprem riski bina türleri karşılaştırması site yönetimi illüstrasyonu

Her bina aynı deprem riskiyle karşı karşıya değildir. Binanın yapım yılı, konumu, kat adedi ve taşıyıcı sistem türü gibi faktörler deprem hasarı riskini doğrudan etkiler. Yöneticinin bu farklılıkları anlayarak önlemlerini buna göre önceliklendirmesi gerekir.

Bina Kategorisi Risk Düzeyi Öncelikli Yönetim Adımı
1999 öncesi betonarme yapılar Yüksek Acil depreme dayanıklılık raporu ve güçlendirme değerlendirmesi
1999-2007 arası yapılar Orta-Yüksek Yapısal denetim ve DASK + ek sigorta gözden geçirme
2007-2018 arası yapılar Orta Periyodik bakım takibi ve acil eylem planı güncelleme
2018 sonrası yapılar Düşük-Orta Yönetmelik uyumluluğunun sürdürülmesi ve tatbikat
Yüksek katlı rezidans ve AVM'ler Özel değerlendirme Uzman mühendislik denetimi + özel acil yönetim protokolü

Deprem bölge haritasına göre I. ve II. derece deprem bölgelerinde bulunan siteler, daha sık ve kapsamlı yapısal denetimden geçmelidir. Türkiye'nin önemli bir bölümü yüksek depremsellik kuşağında yer aldığından, yöneticilerin bu gerçeği göz ardı etmesi kabul edilemez bir risk almak anlamına gelir.

Rezidans ya da büyük ölçekli konut komplekslerinde deprem yönetimi, standart apartmanlara kıyasla çok daha karmaşık bir koordinasyon gerektirir. Bu tür yapılar için profesyonel bir rezidans yönetim sistemi kullanmak; acil durum protokollerini, bakım takvimlerini ve sakin bildirimlerini tek bir platformda yönetmeyi kolaylaştırır.

Sık Sorulan Sorular

Deprem anında site yönetimi sık sorulan sorular illüstrasyonu
Yönetici depremden önce hangi belgeleri hazırlamalıdır?
Yöneticinin deprem öncesinde hazırlaması gereken başlıca belgeler şunlardır: binanın güncel depreme dayanıklılık raporu, acil eylem planı ve toplanma noktası krokisi, DASK ve varsa ek sigorta poliçeleri, sakinlerin güncel iletişim listesi, doğalgaz/elektrik/su kesme noktaları haritası ve periyodik bakım kayıtları. Bu belgelerin hem fiziksel hem de dijital kopyalarının güvenli biçimde saklanması önerilir. Herhangi bir mevzuat değişikliği ya da binadaki teknik gelişme bu belgelerin güncellenmesini gerektirebilir; bu nedenle yıllık gözden geçirme alışkanlık haline getirilmelidir.
Deprem sonrası hasar tespiti kim tarafından yapılır, yöneticinin rolü nedir?
Deprem sonrası hasar tespiti, AFAD koordinasyonunda veya yerel belediye tarafından görevlendirilen yetkili inşaat mühendisleri ya da mimar tarafından yapılır. Yönetici, bu uzmanların binaya erişimini kolaylaştırmak, ilgili yetkililere hasar bildiriminde bulunmak ve sakinleri süreç hakkında bilgilendirmekle görevlidir. Kendi başına bina güvenli diyerek sakinleri içeri almak hem hukuki açıdan risklidir hem de doğrudan tehlike yaratabilir. Hasar tespiti tamamlanana kadar bina girişlerini kapalı tutmak yöneticinin sorumluluğundadır.
Deprem sonrasında DASK sigortasına başvuru nasıl yapılır?
DASK (Doğal Afet Sigortaları Kurumu) poliçesi kapsamındaki hasar tespiti için depremden itibaren en kısa sürede sigorta şirketinize ya da DASK'a başvurmanız gerekir. Başvuruya ek olarak hasar fotoğrafları, adres ve poliçe bilgileri sunulmalıdır. DASK, konutun ana yapısal elemanlarındaki fiziksel hasarı karşılar; iç mekan eşyaları veya bireysel bölmelerdeki hasar genellikle kapsam dışındadır. Yönetici, ortak alanlara ilişkin DASK başvurularını kat malikleri adına yürütebilir; ancak bireysel daireler için malikin bizzat başvurması gerekebilir. Hak kayıplarını önlemek için başvuru sürelerine dikkat edilmesi kritik önem taşır.
Kat malikleri yeniden yapım kararını verirken ne kadar çoğunluk gerekir?
6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu kapsamında riskli yapı olarak tescil edilen binalarda yeniden yapım kararı, kat maliklerinin en az üçte ikisinin (2/3) olumlu oyu ile alınabilir. Bu oranın sağlanması durumunda karara katılmayan azınlıktaki malikler de kararla bağlıdır; ancak itiraz yolları kapalı değildir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki olağan onarım ve güçlendirme kararları farklı çoğunluk eşiklerine tabi olabilir. Bu nedenle her somut durum için mutlaka bir avukattan görüş alınması önerilmektedir; çünkü binanın hukuki statüsü ve hasarın niteliği uygulanacak mevzuatı belirler.

Sitenizin depreme hazırlığını ve tüm bakım-denetim süreçlerini tek platformdan yönetmek istiyorsanız, apartman yönetim programımızı inceleyebilirsiniz. Periyodik bakım takibi, kat malikleri bildirimleri ve belge arşivleme özellikleriyle acil durum hazırlığınızı güçlendirin; olası bir deprem sonrasında hem sakinlerinizi hem de kendinizi koruyun.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön
Bilgi Merkezi

Blog'dan öne çıkanlar

Tüm yazılar →