Site Yönetimi

Devremülk ile Kat Mülkiyeti Yönetimi Farkları

Devremülk ve kat mülkiyeti, 634 sayılı Kanun çerçevesinde farklı yönetim yapıları gerektirir. İki sistemin aidat, genel kurul, oy hakkı ve yönetici atama kurallarını karşılaştırdık.

Devremülk ile Kat Mülkiyeti Yönetimi Farkları

Devremülk ile kat mülkiyeti yönetimi arasındaki fark, mülkiyet hakkının kullanım süresinde başlayıp yönetim kurullarının yapısına, aidat hesaplama biçimine ve genel kurul oy oranlarına kadar uzanır. Kısaca: devremülkte birden fazla kişi aynı taşınmazı belirli dönemlerde dönüşümlü kullanır ve bu durum yönetimi karmaşıklaştırır; kat mülkiyetinde ise her bağımsız bölümün tek bir maliki vardır ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun standart çerçevesi uygulanır.

Mülkiyet Hakkının Temel Yapısı

Devremülk mülkiyet hakkının dönemsel paylaşım yapısı

Devremülk, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 57 ila 65. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanun bu sistemi "devre mülk hakkı" olarak tanımlar ve bir taşınmazdaki bağımsız bölüm üzerinde, birden fazla kişinin yılın belirli dönemlerinde dönüşümlü biçimde kullanma ve yararlanma hakkına sahip olduğu bir mülkiyet modelidir. Bu yapıda her hak sahibi, tapu kütüğüne tescil edilmiş bir dönem hakkına sahiptir ve bu hak, kat mülkiyetindeki tam mülkiyetten hem hukuken hem de pratikte ayrışır.

Kat mülkiyetinde ise tablonun tam tersini görürüz. Bağımsız bir daire, dükkan veya ofis yalnızca bir kişiye ya da bir tüzel kişiliğe ait olabilir. Malik, taşınmazı yıl boyunca dilediği gibi kullanır; kiraya verebilir, ipotek koyabilir ya da devredebilir. Devremülkteki gibi "hangi ay, kaç gün" kısıtlaması söz konusu değildir. Bu temel fark, iki sistem için uygulanacak yönetim modellerini de doğrudan şekillendirir.

Uygulamada en çok tatil köyleri, dağ evleri ve kıyı rezidanslarında karşılaşılan devremülk modelinde, aynı bağımsız bölümün bazen 10, bazen 20, hatta 52 farklı hak sahibi olduğunu görürüz. Bu rakam, yönetim açısından ciddi bir koordinasyon yükü demektir. Kat mülkiyetinde ise yapıdaki bağımsız bölüm sayısı kadar malik vardır; sayı çok daha az ve iletişim çok daha doğrudandır.

Sonuç olarak, devremülk yönetimini kat mülkiyeti yönetiminden ayıran temel etken, kullanıcı sayısının ve dönem takibinin yarattığı karmaşıklıktır. Bu karmaşıklık; aidat hesaplamasından, genel kurul davetine, oy hakkından yönetici seçimine kadar her adımda kendini gösterir. Aşağıda bu farkları tek tek ele alacağız.

Yönetim Planı ve Sözleşmesel Altyapı

Devremülk ve kat mülkiyeti yönetim planı ve sözleşme altyapısı karşılaştırması

Kat mülkiyetinde yönetim planı, kat irtifakının kurulması aşamasında tapu müdürlüğüne sunulmak zorundadır. Yönetim planı; gider paylaşım oranlarını, yönetici yetkilerini, ortak alan kullanım kurallarını ve olağanüstü toplantı çağrı usullerini belirler. Bu belge, tüm malikler için bağlayıcıdır ve değiştirilmesi için beşte dört çoğunluk oyuna ihtiyaç vardır. Günlük yönetim, 634 sayılı Kanun'un 32 ila 50. maddelerinde düzenlenen standart çerçeveye dayanır.

Devremülkte ise yönetim planının yanı sıra bir de "devre mülk sözleşmesi" vardır. Bu sözleşme; her hak sahibinin hangi dönemde, kaç gün kullanım hakkına sahip olduğunu, ortak giderlere nasıl katılacağını ve dönem devri yapılıp yapılamayacağını düzenler. Tapu tescilinden önce imzalanması ve tüm maliklere tebliğ edilmesi gerekir. Uygulamada bu sözleşmenin eksik veya muğlak olması, ileride ciddi anlaşmazlıklara zemin hazırlar.

Pratikte çok sayıda devremülk tesisinin yönetim planlarını güncellemeyi ihmal ettiği görülmektedir. Özellikle kuruluş yıllarında yapılan planlar, bağımsız bölüm sayılarının artması ya da tesisin genişlemesiyle birlikte yetersiz kalmaktadır. Kat mülkiyetinde de benzer sorunlar yaşanmakla birlikte, daha az sayıda malik olduğundan revizyon süreci görece daha kolay yönetilir.

Yönetim planının yokluğu ya da eksikliği durumunda her iki sistem de 634 sayılı Kanun'un genel hükümlerine tabi olur. Ancak devremülkte "genel hükümlere dönme" çok daha sorunludur; çünkü kanunun genel hükümleri, aynı bağımsız bölümde onlarca hak sahibinin varlığını öngörerek yazılmamıştır. Bu nedenle devremülk yönetim planlarının ayrıntılı ve güncel tutulması bir tercih değil, zorunluluktur.

Genel Kurul Yapısı ve Oy Hakkı

Devremülk ve kat mülkiyeti genel kurul oy hakkı karşılaştırması

Kat mülkiyetinde genel kurul, yılda en az bir kez yapılır; her bağımsız bölüm maliki bir oy hakkına sahiptir. 634 sayılı Kanun'un 29. maddesi uyarınca olağan genel kurul, yönetim yılının ilk üç ayı içinde toplanmak zorundadır. Gündem; yönetici ve denetçi seçimi, geçmiş yıl hesaplarının ibrazı ile yeni yıl bütçesinin onaylanmasından oluşur. Çoğunluk sağlanamadığında ikinci toplantı, ilk toplantıdan en az bir hafta sonra yapılır.

Devremülkte ise oy hakkı, dönem sayısına göre belirlenir. Örneğin aynı bağımsız bölümde 52 haftalık devir varsa ve bir kişi iki haftalık hakka sahipse bu kişinin oy ağırlığı 52 üzerinden 2/52 olarak hesaplanır. Birden fazla hak sahibi aynı anda salonda bulunduğunda, oylarının toplanması ve temsil yetkilerinin doğru yönetilmesi büyük özen gerektirir. Bu durum, toplantı yöneticisi için salt sayım açısından dahi ciddi bir yük oluşturur.

Vekâlet meselesi de iki sistem arasında belirgin biçimde farklılaşır. Kat mülkiyetinde bir malik, diğer bir malike vekâlet verebilir; ancak bir kişi beşten fazla bağımsız bölüm için vekil olamaz. Devremülkte ise çok sayıda hak sahibi olduğundan vekâleten temsil hem daha yaygındır hem de daha kolay suistimale açık olabilir. Özellikle büyük tatil köylerinde bu durumun yönetimi, profesyonel bir site yönetim yazılımı desteği olmadan oldukça güçleşmektedir.

Gündem maddelerinde oy çoğunluğu gereksinimleri de farklıdır. Kat mülkiyetinde olağan kararlar için salt çoğunluk yeterken, yönetim planı değişikliği ve ana yapıyı etkileyen büyük onarımlar için beşte dört çoğunluk aranır. Devremülkte ise tüm hak sahiplerinin katılımının sağlanması zaten başlı başına bir sorun olduğundan, çoğunluk eşiğine ulaşmak daha güçtür ve toplantılar sıklıkla nisap eksikliğiyle karşılaşır.

Aidat Hesaplama ve Tahsilat Süreci

Devremülk ve kat mülkiyetinde aidat hesaplama ve tahsilat süreci

Kat mülkiyetinde her bağımsız bölüm maliki, ortak giderlere arsa payı oranında katılır. 634 sayılı Kanun'un 20. maddesi bu yükümlülüğü açıkça düzenler. Yönetim planında farklı bir oran belirlenmemişse arsa payı, aidatın hesaplanmasında temel ölçüt olarak kullanılır. Örneğin 1000 m² arsa üzerinde kurulu bir sitede 100 m² arsa payına sahip malike düşen gider payı %10'dur.

Devremülkte aidat hesabı daha karmaşık bir yapı sergiler. Birincisi, her bağımsız bölümün yıl içindeki toplam dönem sayısına göre bir pay hesaplanır. İkincisi, ortak tesislerin kullanımı döneme göre değil sabit olarak paylaştırılır; çünkü havuz, bahçe ve güvenlik hizmetleri yıl boyunca aktiftir. Bu nedenle devremülk aidatları genellikle iki bileşenden oluşur: kullanım dönemiyle orantılı "değişken pay" ve tüm hak sahiplerince eşit ya da arsa payı oranında üstlenilen "sabit gider payı."

Tahsilat sürecinde ise en ciddi fark gecikme halinde ortaya çıkar. Kat mülkiyetinde ödeme yapmayan maliklere, 634 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca aylık %5 gecikme tazminatı uygulanır. Ayrıca alacağın tahsili için icra yoluna başvurulabilir ve yönetici, icra takibini bizzat açma yetkisine sahiptir. Devremülkte aynı hükümler uygulanmakla birlikte, muhatap sayısının çok fazla olması tahsilat sürecini fiilen yavaşlatır.

Aidat takibini kolaylaştırmak için doğru bir aidat takip programı kullanmak, özellikle çok sayıda hak sahibinin bulunduğu devremülk tesislerinde kritik önem taşır. Manuel takiple yönetilmeye çalışılan devremülk aidat süreçleri, gecikmelerin artmasına ve hukuki ihtilafların çoğalmasına doğrudan katkıda bulunur.

Yönetici Atama ve Görev Sınırları

Devremülk ve kat mülkiyetinde yönetici atama ve görev sınırları

634 sayılı Kanun'un 34. maddesi, kat mülkiyetinde yönetici seçimini düzenler. Sekiz ya da daha fazla bağımsız bölüm bulunan binalarda yönetici seçimi zorunludur; daha küçük yapılarda ise malikler aralarında anlaşarak bu görevi dönüşümlü yürütebilir. Yönetici, maliklerin salt çoğunluğuyla seçilir ve görev süresi en çok iki yıldır; ancak genel kurul kararıyla yeniden seçilebilir.

Devremülk tesislerinde ise yönetici atama pratikte çok daha merkezi bir yapıya sahiptir. Büyük tatil köylerinin büyük çoğunluğunda, tesisin kurucu şirketi veya onun görevlendirdiği profesyonel yönetim firması bu görevi üstlenir. Hak sahiplerinin genel kurulda yönetici değiştirme yetkisi teorik olarak mevcut olmakla birlikte, oy çoğunluğunu sağlamanın güçlüğü nedeniyle pratikte bu yola nadiren başvurulur.

Görev sınırları açısından değerlendirildiğinde, kat mülkiyeti yöneticisinin yetki alanı kanunda açıkça çizilmiştir: ortak giderleri toplamak, zorunlu onarımları yaptırmak, sigortayı yenilemek ve muhasebe kayıtlarını tutmak. Harcama eşiğinin aşılması durumunda genel kurulun onayına başvurmak zorunludur. Devremülk yöneticisi için de benzer kısıtlamalar geçerliyken, tesisteki hak sahibi sayısının fazlalığı nedeniyle yöneticinin fiili hareket alanı çok daha genişler; bu durum zaman zaman şeffaflık sorunlarına yol açar.

Her iki modelde de denetim kurulu önemli bir denge mekanizması olarak öne çıkar. Kat mülkiyetinde en az üç malikten oluşan denetim kurulu, yöneticinin hesaplarını periyodik olarak inceler. Devremülkte ise denetim kuruluna ulaşmak, hak sahiplerinin coğrafi dağınıklığı göz önüne alındığında oldukça güçtür. Bu nedenle devremülk tesislerinin bağımsız denetim şirketleriyle çalışması, uzun vadede çok daha sağlıklı bir yönetim yapısı oluşturur.

Ortak Alan Kullanımı ve Bakım Sorumluluğu

Devremülk ve kat mülkiyetinde ortak alan kullanımı ve bakım sorumluluğu

Kat mülkiyetinde ortak alanlar (asansör, merdiven, çatı, bodrum, bahçe) tüm maliklerin müşterek mülkiyetindedir. Bakım ve onarım giderleri arsa payı oranında paylaşılır. Yönetici, yılda en az bir kez olağan genel kurulda geçmiş yıla ait ortak alan giderlerini ibraz etmek zorundadır. Bağımsız bölüm içindeki hasarlar ise maliklerin kendi sorumluluğundadır; ama komşu bölümlere zarar vermesi halinde sorumluluk genişler.

Devremülkte ortak alan yönetimi, hangi hak sahibinin hangi dönemde kullandığına bakılmaksızın tüm malikler arasında paylaştırılır. Örneğin bir tatil köyündeki havuz, bahçe ve resepsiyon birimi yıl boyunca çalışır; bu giderlere her hak sahibi yıllık sabit katkı payıyla katılır. Ancak kendi kullanım dönemi dışında bile gider ödemesi yapma zorunluluğu, hak sahipleri arasında zaman zaman itirazlara neden olur.

Bağımsız bölüm içindeki onarım sorumlulukları da iki sistemde farklı işler. Kat mülkiyetinde malik, dairesinin bakımından tamamen kendisi sorumludur ve komşularını etkileyecek büyük onarımlar için yöneticiye önceden bildirim yapması beklenir. Devremülkte ise bağımsız bölümün iç kısmı, aynı bölümü kullanan tüm hak sahiplerini ilgilendirdiğinden ortak bir denetim mekanizması kurulması zorunludur. Dönem bitiminde bölümün kontrol edilmesi ve tespit edilen hasarın o dönemin hak sahibinden tahsil edilmesi, iyi yönetilen her devremülk tesisinin temel prosedürlerinden biridir.

Büyük onarım projelerinde (çatı yenileme, asansör modernizasyonu, ısı yalıtımı) her iki sistemde de genel kurul kararı ve avans ödemesi zorunlu olabilir. Kat mülkiyetinde bu avans, hak sahiplerinden arsa payı oranında alınır; devremülkte ise çok sayıda malik nedeniyle avans toplama süreci zorlaşır ve projenin hayata geçirilmesi daha uzun süre alabilir.

Hukuki Anlaşmazlık ve Çözüm Yolları

Devremülk ve kat mülkiyetinde hukuki anlaşmazlık ve çözüm yolları

Kat mülkiyetinde en yaygın anlaşmazlık türleri şunlardır: aidat ödememezlik, ortak alanlara yapılan izinsiz müdahaleler, bağımsız bölümlerin amaç dışı kullanımı ve yöneticinin hesap ibrazından kaçınması. 634 sayılı Kanun bu durumların hepsini açıkça düzenlemiş olup başvurulacak yol genellikle sulh hukuk mahkemesidir. Yönetim planına ve kanun hükümlerine aykırı davranan malikler aleyhine dava açılabileceği gibi, icra yoluyla alacak takibi de mümkündür.

Devremülk anlaşmazlıklarında tablo daha karmaşıktır. Hak sahipleri arasındaki kullanım dönemi ihlalleri, bölümde meydana gelen hasarın kimin dönemine ait olduğuna ilişkin ihtilaflar ve tahsilat sorunları öne çıkan başlıca uyuşmazlık türleridir. Devremülk sözleşmelerinden doğan davalarda tüketici mahkemeleri de yetkili olabilmekte; bu durum yargı yolu seçiminde karışıklığa yol açmaktadır. Hak sahibi sayısının fazla olması, toplu dava ve uzlaşma süreçlerini de son derece güçleştirir.

Gecikmiş aidat alacaklarında her iki modelde de aylık %5 gecikme tazminatı uygulanır. Ancak kat mülkiyetinde yöneticinin icra takibini başlatması görece basitken, devremülkte yüzlerce hak sahibine ayrı ayrı icra takibi açmak hem maliyetli hem de zaman alıcıdır. Bu nedenle devremülk tesislerinde aidat ödememe sorunuyla başa çıkmak için önleyici tedbirlerin (otomatik hatırlatmalar, erken uyarı sistemleri) devreye alınması büyük önem taşır.

Önemli uyarı: Bu makale genel bilgi amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Devremülk ya da kat mülkiyetine ilişkin her türlü hukuki uyuşmazlıkta alanında uzman bir avukattan destek almanızı öneririz. Mevzuat değişikliklerini ve mahkeme içtihatlarını takip eden bir avukat, size somut durumunuza özel en doğru yönlendirmeyi yapacaktır.

İki Sistem Arasında Karşılaştırmalı Genel Bakış

Devremülk ve kat mülkiyeti yönetimi genel karşılaştırma tablosu

İki sistemin temel özelliklerini yan yana görmek, hangi modelde nasıl davranılması gerektiğini anlamayı kolaylaştırır. Aşağıdaki tablo, en sık sorulan konulardaki farkları özetlemektedir.

Konu Kat Mülkiyeti Devremülk
Malik sayısı (bağımsız bölüm başına) 1 (tam malik) Birden fazla (dönem hak sahibi)
Hukuki dayanak 634 s. KMK md. 1-56 634 s. KMK md. 57-65
Aidat hesabı Arsa payı oranında Dönem payı + sabit gider payı
Oy hakkı Bağımsız bölüm başına 1 oy Dönem sayısıyla orantılı
Yönetici seçimi Salt çoğunlukla, 2 yıl Genellikle profesyonel firma
Genel kurul nisabı Arsa payının salt çoğunluğu Dönem paylarının çoğunluğu
Gecikme tazminatı Aylık %5 Aylık %5
Ortak alan sorumluluğu Arsa payı oranında Yıllık sabit pay
Anlaşmazlık mahkemesi Sulh hukuk mahkemesi Sulh hukuk veya tüketici mahkemesi

Bu tablonun ortaya koyduğu en kritik fark, devremülkte yönetim yükünün katlanarak arttığıdır. Kat mülkiyetinde 20 daireli bir sitede 20 malik vardır; devremülkte ise 20 daire her birinde 26 haftalık paylarla satılmışsa toplam hak sahibi sayısı 520'ye ulaşabilir. Bu durumu el ile yönetmeye çalışmak hem hataya açıktır hem de zamanın büyük bölümünü yönetimsel detaylara ayırmanızı gerektirir.

Yönetim yükünü kontrol altına almanın en pratik yolu, her iki sistem için de uyarlanabilir bir apartman yönetim programı kullanmaktır. Böyle bir program; dönemsel aidat takibini, hak sahibi listelerini, genel kurul çağrılarını ve muhasebe kayıtlarını tek bir merkezden yönetmenize olanak tanır.

Devremülk Yönetiminde Dikkat Edilmesi Gereken Başlıca Noktalar

Devremülk yönetiminde dikkat edilmesi gereken kritik noktalar

Devremülk yönetiminde yapılan hatalar, kısa sürede büyük mali ve hukuki sorunlara dönüşebilir. Yıllar içinde çok sayıda tesiste tekrarlanan sorunları derleyerek aşağıda listeledik. Bu noktaların her birini yönetim planınıza veya iç yönetmeliğinize açık biçimde yansıtmanızı öneririz.

  • Dönem defteri tutulmaması: Her dönem başı ve sonunda bağımsız bölümün durumunu kayıt altına almayan tesisler, hasar sorumluluğu anlaşmazlıklarında savunmasız kalır.
  • Vekâlet kontrolünün ihmal edilmesi: Genel kurullarda, aynı kişinin sınırsız sayıda vekâlet taşımasına izin vermek oy dengesini bozar ve kararların meşruiyetini zedeler.
  • Sabit gider payının dönem aidatına dahil edilmemesi: Tatil sezonu dışında tesisi hiç kullanmadığı halde ortak gider payı ödemediğini düşünen hak sahipleri, tahsilat aşamasında ciddi dirençle karşılaşır.
  • Yönetim planının güncellenmemesi: Yıllar önce hazırlanmış ve değişen koşulları yansıtmayan yönetim planları, hem hukuki hem de pratik açıdan ciddi boşluklar yaratır.
  • İhtar ve icra süreçlerinin gecikmesi: Aidat gecikmeleri ilk ay ihmal edilirse sonraki aylarda biriken borç katlanır. Zamanında gönderilen noter ihtarı, alacağın hızlı tahsilini önemli ölçüde kolaylaştırır.
  • Dönem devri bildiriminin alınmaması: Hak sahiplerinin devrini yasal süre içinde yöneticiye bildirmemesi, aidat takibinde hak sahibi tespitini imkânsız kılar.
  • Denetim kurulunun pasif bırakılması: Denetim kurulu yalnızca isim olarak var olup fiilen toplantı yapmıyorsa, yönetici hesaplarındaki hatalar ya da usulsüzlükler yıllarca fark edilemez.

Bu sorunların büyük çoğunluğu, belge düzenine ve düzenli iletişime verilen önemin artırılmasıyla önlenebilir. Devremülk tesisi yöneticilerinin mali ve hukuki konularda periyodik eğitim almalarını da şiddetle tavsiye ederiz.

Kat Mülkiyetinde Doğru Yönetim için Pratik İpuçları

Kat mülkiyetinde etkin ve düzenli yönetim için pratik ipuçları

Kat mülkiyeti, devremülke kıyasla daha sade bir yönetim yapısı sunsa da ihmal edildiğinde bu model de ciddi sorunlara kapı aralar. Özellikle 20 dairenin üzerindeki sitelerde ya da karma kullanımlı yapılarda yönetim, beklenenden çok daha fazla zaman ve uzmanlık gerektirebilir. Aşağıda kat mülkiyeti yöneticilerinin hayatını kolaylaştıracak pratik adımları derledik.

Öncelikle, muhasebe kayıtlarının aylık olarak güncellenmesi ve her çeyrek sonu maliklerle paylaşılması şeffaflığı artırır ve yılsonu genel kurulunda hesap ibrazını son derece kolaylaştırır. Maliklerin yönetim hesaplarına itirazlarını daha genel kurulda dile getirmek yerine yıl içinde çözüme kavuşturması da mümkün olur. Dijital muhasebe programları bu süreci hem hızlandırır hem de hata riskini minimize eder.

İkinci olarak, ortak alan bakım takviminin yazılı hale getirilmesi ve tüm maliklerle paylaşılması, "kim ne zaman ne yaptırdı" tartışmalarını ortadan kaldırır. Asansör periyodik bakımı, çatı kontrolü ve bahçe düzenlemesi gibi tekrar eden işlerin takvime bağlanması, hem bütçe planlamasını kolaylaştırır hem de erken müdahaleyle büyük onarım maliyetlerinin önüne geçer.

Üçüncü olarak, aidat ödeme takibinin otomatik hatırlatma sistemiyle desteklenmesi gecikmeleri azaltır. Araştırmalar, ödeme tarihinden 3-5 gün önce gelen SMS ya da e-posta hatırlatmasının aidat gecikme oranını önemli ölçüde düşürdüğünü göstermektedir. Yönetici bu hatırlatmaları manuel gönderiyorsa hem zaman kaybeder hem de düzensizlik riskiyle karşılaşır.

Dördüncü olarak, genel kurul toplantılarının kayıt altına alınması — ses kaydı ya da detaylı tutanak — ileride çıkabilecek anlaşmazlıklarda belirleyici bir kanıt niteliği taşır. 634 sayılı Kanun tutanak tutulmasını zorunlu kılmakla birlikte, tutanağın içeriğinin yeterli ayrıntıyı barındırması da en az tutulması kadar önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Devremülk ve kat mülkiyeti yönetimi hakkında sık sorulan sorular
Devremülk hak sahibi, kat mülkiyeti malikinin sahip olduğu tüm haklara sahip midir?
Hayır, devremülk hak sahibi mülkiyet hakkına değil, belirli bir dönemde kullanma ve yararlanma hakkına sahiptir. Tapu kütüğüne tescil edilen bu hak, belirli sınırlar içinde devredilebilir ve miras yoluyla intikal edebilir; ancak tam mülkiyet hakkının sunduğu serbestliğe sahip değildir. Örneğin bağımsız bölümü kendi dönemine ait olmayan bir süre için kiraya veremez ya da üzerinde bağımsız ipotek tesis edemez.
Devremülkte aidat ödemesem ne olur?
Ödenmemiş devremülk aidatlarına 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca aylık %5 gecikme tazminatı uygulanır. Yönetici, ödeme yapmayan hak sahibine noter aracılığıyla ihtar gönderdikten sonra icra takibi başlatabilir. Birden fazla hak sahibinin aynı anda aidat ödemediği durumlarda yönetici her biri için ayrı takip açmak zorunda kalır; bu da süreci uzatabilir. Borcun uzun süre ödenmemesi halinde mahkeme yoluyla hak sahibinin devre mülk hakkının devrine de karar verilebilir.
Kat mülkiyeti yöneticisi ne kadar süre için seçilir ve görevden alınabilir mi?
634 sayılı Kanun'un 34. maddesi uyarınca yönetici en çok iki yıl için seçilir; ancak genel kurulun kararıyla yeniden seçilebilir. Yöneticinin görevden alınması için malikler tarafından olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması ve salt çoğunlukla karar alınması gerekir. Yöneticinin hesaplarını ibraz etmemesi, keyfi harcamalar yapması veya görevini ihmal etmesi halinde sulh hukuk mahkemesine başvurularak görevden alınması da talep edilebilir. Bu işlemler, genel bilgi niteliğindedir; somut durumunuz için bir avukattan destek almanızı öneririz.
Devremülk ile kat mülkiyeti arasında geçiş mümkün müdür?
Teorik olarak mümkündür; ancak pratikte son derece karmaşık bir hukuki süreç gerektirir. Devremülk sisteminden kat mülkiyetine geçiş için tüm dönem hak sahiplerinin paylarının tek elde toplanması ya da hak sahiplerinin tamamının noterde resmi sözleşmeyle anlaşarak tapu devri yapması gerekir. Ters yönde, yani kat mülkiyetinden devremülke geçiş de maliklerden birinin ya da tüm maliklerin tapu müdürlüğüne başvurmasıyla mümkündür; ancak yönetim planının da buna göre yeniden düzenlenmesi şarttır. Her iki yönde de uzman bir gayrimenkul avukatıyla çalışmak zorunludur.

Devremülk ya da kat mülkiyeti fark etmeksizin, yönetim süreçlerinizi dijitalleştirerek zaman ve maliyet tasarrufu sağlayabilirsiniz. Apartman yönetim programımız, aidat takibinden genel kurul yönetimine, muhasebe kayıtlarından hak sahibi bildirimlerine kadar her adımı tek bir platformda kolaylaştırır. Ücretsiz deneme sürümünü başlatın ve farkı ilk ayda kendiniz görün.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

SiteYönetim ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön