634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, Türkiye'deki tüm apartman ve site yönetimlerinin hukuki çerçevesini belirleyen temel mevzuattır. Site yöneticisi olarak bu kanunu bilmek yalnızca bir avantaj değil; hukuki açıdan da bir zorunluluktur. Kanun, yöneticinin nasıl seçileceğini, hangi işlemleri yapma yetkisine sahip olduğunu ve kat malikleriyle olan ilişkisini baştan sona düzenler.
634 Sayılı Kanun Nedir ve Neden Bu Kadar Önemlidir?

1965 yılında yürürlüğe giren 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, Türkiye'deki çok katlı yapılarda bağımsız bölüm sahipliğini, ortak alanların kullanımını ve yönetim düzenini hukuki bir zemine oturtmak amacıyla çıkarılmıştır. O tarihten bu yana çeşitli değişikliklere uğramış olsa da kanunun özü ve site yönetimine ilişkin temel ilkeleri varlığını korumaktadır.
Kanunun önemi şuradan gelir: Türkiye'de apartman veya site yönetimi, keyfi kurallara değil, bu kanun çerçevesinde şekillenen yönetim planına dayanmak zorundadır. Yönetim planı kanuna aykırı hükümler içeriyorsa, kanun hükümleri öncelik taşır. Dolayısıyla bir yönetici olarak kanunun belirlediği sınırları iyi bilmek; hem kendinizi hukuken korumak hem de sorumluluklarınızı doğru yerine getirmek açısından hayati önem taşır.
Kanun, kat maliklerinin haklarını tek tek koruma altına alırken, toplu yaşamın sürdürülebilir olması için bir dizi kolektif yükümlülük de getirmektedir. Ortak giderlere katılım, genel kurul kararlarına uymak, ortak alanlara zarar vermemek bunların başında gelir. Site yöneticisi ise bu denge içinde hem uygulayıcı hem de muhatap konumundadır.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun yöneticiye yüklediği sorumluluklar çok boyutludur: idari, mali, teknik ve hukuki başlıklar altında ele alınabilir. Bu rehberde her boyutu ayrı ayrı, somut örneklerle aktaracağız. Kanunun lafzını ezberlemeniz gerekmez; ancak temel ilkeleri kavramak, yöneticilik görevinizi çok daha sağlam bir zemin üzerinde yürütmenizi sağlar.
Yöneticinin Seçimi, Görev Süresi ve Azli

634 sayılı Kanun'a göre yönetici, kat malikleri kurulunca seçilir. Yönetici olmak için o sitede bağımsız bölüm sahibi olmak şart değildir; dışarıdan biri de yönetici olarak atanabilir. Ancak uygulamada çoğu sitede yönetici, kat malikleri arasından çıkmaktadır. Eğer sitede sekiz veya daha fazla bağımsız bölüm varsa yönetici seçimi zorunludur; bu sayının altında kalan yapılarda kat maliklerinden biri veya hepsi yönetim görevini üstlenebilir.
Yönetici, kat malikleri kurulunun her yıl yapacağı olağan genel kurul toplantısında seçilir ve görev süresi bir yıldır. Ancak aynı kişi, kat maliklerinin çoğunluğunun onayıyla yeniden seçilebilir. Kanun, yönetici için kesin bir azami görev süresi öngörmemiş olsa da yönetim planında böyle bir sınır yer alabilir; bu durumda plana uymak gerekir.
Yöneticinin görevden alınması da kat malikleri kurulunun yetkisindedir. Bunun için genel kurul toplantısı yapılması ve salt çoğunluğun aleyhte oy kullanması yeterlidir. Bununla birlikte, yöneticinin görevini ağır biçimde ihmal ettiği durumlarda kat maliklerinden her biri, sulh hukuk mahkemesine başvurarak yöneticinin azlini talep edebilir. Mahkeme kararı beklenmeksizin toplantı kararıyla da azil mümkündür.
Yönetici göreve başlarken kendisine bir yönetim defteri verilmesi kanun gereğidir. Bu defter noter tarafından onaylanmış olmalı ve tutanaklar, kararlar ile önemli yazışmalar düzenli biçimde kayıt altına alınmalıdır. Yönetim defterini düzenli tutmayan bir yönetici, hem hukuki hem de kat maliklerine karşı etik bir açmazın içine düşer.
Yöneticinin Temel Görev ve Yetkileri

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, yöneticiye hem temsil hem de yürütme yetkisi tanımaktadır. Yönetici, kat maliklerini üçüncü kişilere karşı temsil eder; bina adına sözleşme imzalayabilir, taahhüt altına girebilir ve zorunlu durumlarda dava açabilir. Bu temsil yetkisi, belirli sınırlar içinde kullanılmak zorundadır; yönetim planında aksine bir hüküm yoksa büyük harcamalar için genel kurulun onayı alınmalıdır.
Yöneticinin temel görevleri şu başlıklar altında sıralanabilir:
- Genel kurul kararlarını uygulamak ve uygulattırmak
- Ortak giderleri toplamak (aidat tahsilatı) ve kayıt altına almak
- Ortak yerlerin bakım, onarım ve temizliğini sağlamak
- Binanın sigorta yaptırılmasını koordine etmek (zorunlu deprem sigortası dahil)
- Defter ve belgeleri düzenli tutmak, hesapları şeffaf sunmak
- Yıllık bütçeyi hazırlamak ve genel kurula onaylatmak
- Acil durumlarda ivedi karar almak ve kat maliklerini bilgilendirmek
- Kanun, yönetim planı ve genel kurul kararlarına aykırı davranan kat maliklerine karşı gerekli önlemleri almak
Özellikle acil durum yetkisi dikkat çekicidir. Kanuna göre yönetici; su borusu patlaması, yangın çıkması ya da binanın güvenliğini tehdit eden acil durumlar karşısında genel kurulu toplamadan karar alabilir ve harcama yapabilir. Bu harcamanın daha sonra kat maliklerine bildirilmesi ve onaylanması gerekir.
Yöneticinin yetki aşımı da kanunda düzenlenmiştir. Yönetim planında belirtilen limit üzerinde harcama yapılması, genel kurulun yetkisinde olan kararların yönetici tarafından alınmaya çalışılması gibi durumlar, hem kat maliklerinin itirazına hem de hukuki sorumluluğa yol açabilir. Bu nedenle yetki sınırlarını iyi bilmek, yöneticinin kendisini koruma altına almasının en sağlıklı yoludur.
Ortak Giderler ve Aidat Yükümlülüğü

634 sayılı Kanun'un yöneticilerin gündelik işleyişinde en sık başvurduğu bölümü, hiç şüphesiz ortak giderler ve aidat meselesidir. Kanuna göre her kat maliki, arsa payına bakılmaksızın eşit oranda ortak giderlere katılmak zorundadır; yönetim planında farklı bir düzenleme yapılmamışsa bu kural geçerlidir. Bazı yönetim planları metrekareye ya da fiili kullanıma göre farklı dağılım öngörebilir.
Aidat borcunu zamanında ödemeyen kat maliki için kanun, açık bir yaptırım mekanizması öngörür. Geciken aidatlara, gecikme tarihinden itibaren aylık yüzde beş (%5) oranında gecikme tazminatı uygulanır. Bu oran, kanun tarafından belirlenmiş olup sözleşmeyle düşürülemez; ancak yönetim planı daha yüksek bir oran belirlememişse bu oran geçerlidir.
Aidat borcunu ödemeyen kat malikine karşı yöneticinin başvurabileceği hukuki yollar sırasıyla şunlardır: önce yazılı ihtar göndermek, ardından icra takibi başlatmak ve gerekirse sulh hukuk mahkemesinde dava açmak. Kanun, bu süreçte yöneticiye oldukça kapsamlı bir hareket alanı tanımaktadır. Aidat takip programı kullanmak, borçlu maliklerin sistemli şekilde takibini kolaylaştırır ve ihtarname süreçlerini kayıt altına alır.
Yöneticinin bu süreçte dikkat etmesi gereken bir husus, borç miktarını ve gecikme hesabını hatasız tutmaktır. Mahkemeye taşınan bir uyuşmazlıkta, aidat miktarını, ödeme tarihlerini ve gecikme tazminatı hesabını gösteren belgeler belirleyici olacaktır. Bu belgelerin düzensiz tutulması, hukuki sürecin aleyhine sonuçlanmasına yol açabilir.
Dikkat: Aylık %5 gecikme tazminatı yasal bir haktır ve ayrıca bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın uygulanabilir. Ancak yönetim planında farklı bir oran belirlenmişse, planın ilgili hükmünün geçerliliğini bir hukuk danışmanıyla teyit etmenizi öneririz. Bu içerik genel bilgi niteliğindedir; somut hukuki durumlarda mutlaka bir avukattan destek alın.
Genel Kurul: Toplanma, Karar ve Yöneticinin Rolü

Kat malikleri kurulu, başka bir deyişle genel kurul, sitenin en üst karar organıdır. 634 sayılı Kanun, genel kurulun yılda en az bir kez toplanmasını zorunlu kılmakta; bu toplantı için Ocak ayını esas almaktadır. Yönetim planında farklı bir dönem belirlenmişse o tarihe uyulur. Olağanüstü toplantı ise gerektiğinde yönetici ya da kat maliklerinin beşte birinin talebiyle yapılabilir.
Genel kurulu toplantıya çağırmak yöneticinin görevidir. Yönetici bu çağrıyı usulüne uygun yapmak zorundadır: toplantı tarihinden en az on beş gün önce tüm kat maliklerine yazılı bildirim yapılmalı, gündem belirtilmelidir. Bildirimin yapılmaması ya da usulsüz yapılması, alınan kararların iptali için hukuki zemin oluşturabilir.
Genel kurulda karar alınabilmesi için yeterli çoğunluğun sağlanması gerekir. Kanun, farklı konular için farklı çoğunluk eşikleri belirlemiştir. Olağan kararlar için kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından yarısından fazlasının oyu yeterlidir. Ancak bazı kararlar — örneğin yapının bir bütün olarak satışa çıkarılması ya da ana yapıda esaslı değişiklik yapılması — daha yüksek bir çoğunluk gerektirir.
Yönetici, genel kurulda hem sunucu hem de uygulayıcı konumundadır. Toplantıda yıllık hesapları sunmak, gelecek dönem bütçesini açıklamak ve kat maliklerinin sorularını yanıtlamak yöneticinin sorumluluğundadır. Toplantı sonrasında alınan kararlar, yönetim defterine işlenmeli ve kat maliklerine tebliğ edilmelidir. Genel kurul yazılımı kullanmak, çağrı süreçlerini, katılım takibini ve karar tutanaklarını dijital ortamda yönetmeyi kolaylaştırır.
Ortak Yerlerin Yönetimi ve Bakım Yükümlülüğü

634 sayılı Kanun, ortak yerlerin neler olduğunu açıkça tanımlar: bina dışı duvarlar, çatı, merdiven, asansör, bodrum, sığınak, otopark, havuz, spor alanı gibi tüm kat maliklerinin ortak kullandığı alanlar bu kapsamdadır. Yönetici, bu alanların sürekli kullanılabilir, bakımlı ve güvenli tutulmasından birinci derecede sorumludur.
Bakım yükümlülüğü; rutin temizlikten periyodik teknik kontrole kadar geniş bir yelpazede ele alınmalıdır. Asansör, kazan, jeneratör gibi ekipmanların bakım sözleşmelerini yönetici takip etmek, belgelerini saklamak ve herhangi bir arıza durumunda hızla müdahale etmekle yükümlüdür. Bu konuda yaşanan bir ihmalin hem maddi hem de hukuki sonuçları ağır olabilir.
Kanun aynı zamanda kat maliklerinin ortak alanları bozmamasını, kirletmemesini ve diğer maliklerin kullanımını engellememesini de hükme bağlamıştır. Yönetici, bu kurallara aykırı davranan bir kat malikini önce yazılı olarak uyarmalı, ardından gerekirse hukuki yola başvurmalıdır. Bu süreçte tutanakların ve yazışmaların kayıt altında tutulması kritik önem taşır.
Ortak alanların onarım ve yenilenmesine ilişkin kararlar belirli bir eşiğin altında kalıyorsa yönetici bunları kendi yetkisiyle alabilir. Ancak büyük çaplı yatırımlar — çatı yenileme, asansör değişimi, dış cephe onarımı gibi — genel kurulun onayına sunulmalıdır. Yönetim planında bu sınırın nasıl belirlendiğini bilmek, yöneticinin yetkisini doğru kullanmasını sağlar.
Denetim ve Hesap Verme Yükümlülüğü

Yönetici, görev süresince yönettiği kaynakların tamamı için kat maliklerine karşı hesap vermek zorundadır. Bu yükümlülük, kanunun yöneticiye yüklediği en önemli sorumlulukların başında gelir. Her kat maliki, yöneticiden hesap sorma ve defterleri inceleme hakkına sahiptir; yönetici bu talebi reddedemez.
Denetim işlevi, kat malikleri kurulunca seçilen denetçi veya denetim kurulu tarafından yürütülür. Kanun, denetçi seçimini zorunlu tutmasa da büyük sitelerde ve yönetim planının öngördüğü durumlarda bu görev resmi olarak atanmış kişilere verilir. Denetçi, yöneticinin hesaplarını, gelir-gider dengelerini ve harcama belgelerini inceleme yetkisine sahiptir.
Yöneticinin hesap dönemi sonunda sunması gereken belgeler şunlardır: gelir-gider tablosu, aidat tahsilat listesi, harcama faturaları ve sözleşmeler. Bu belgeler eksiksiz ve düzenli olmalıdır. Belge eksikliği veya tutarsızlığı, kat maliklerinin yöneticiye karşı tazminat davası açmasına neden olabilir. Apartman muhasebe programı kullanmak, tüm bu belgelerin dijital ve izlenebilir bir şekilde tutulmasını sağlar.
Yönetici, aynı zamanda toplanan aidatları kendi şahsi hesabından ayrı bir hesapta tutmakla yükümlüdür. Kat malikleri adına toplanan paraların kişisel amaçlarla kullanılması, kanunun açık ihlali olup hukuki ve cezai yaptırımlara yol açabilir. Bu nedenle sitenin kendi banka hesabını açtırmak, iyi yönetim pratiğinin temel gerekliliklerinden biridir.
Yönetim Planı: Kanunun Yanındaki Rehber Belge

Yönetim planı, 634 sayılı Kanun'un kat maliklerine tanıdığı, kendi aralarındaki ilişkileri ayrıntılı olarak düzenleme özgürlüğünden doğan bir belgedir. Kanun genel çerçeveyi çizerken, yönetim planı sitenin kendine has kurallarını içerir. Kiralama kısıtlamaları, evcil hayvan politikası, ortak alan kullanım saatleri, aidat miktarının belirlenmesi gibi birçok konu yönetim planında yer alabilir.
Yönetim planı, kat mülkiyetinin kurulması sırasında tapu siciline tescil ettirilerek tüm kat malikleri için bağlayıcı hale gelir. Sonradan yapılacak değişiklikler ise kat maliklerinin dörtte üçünün onayını gerektirir. Bu yüksek eşik, yönetim planının kolay değiştirilemeyeceği anlamına gelir; dolayısıyla içeriğinin baştan doğru hazırlanması büyük önem taşır.
Yönetici, yönetim planını kanun kadar iyi bilmek zorundadır. Zira olağan günlük işlemlerde — bir karar alırken, harcama yaparken ya da bir uyuşmazlığa taraf olurken — hangi kuralın geçerli olduğu sorusu gündeme gelecektir. Kanunla çelişen planın ilgili maddesi geçersiz sayılır; ancak bu belirlemeyi her zaman yetkili bir hukuk danışmanı yapmalıdır.
Yönetim planı yoksa ya da ulaşılamıyorsa 634 sayılı Kanun'un hükümleri doğrudan uygulanır. Tapu müdürlüklerinden yönetim planının örneği temin edilebilir. Yönetici göreve başlarken bu belgeyi mutlaka temin etmeli, güncel bir kopyasını saklamalı ve gerektiğinde kat maliklerine sunabilecek durumda olmalıdır.
Hukuki Uyuşmazlıklar ve Yaptırımlar

Site yönetiminde uyuşmazlıklar kaçınılmazdır. Aidat borçları, ortak alan kullanımı, ses ve gürültü, pet politikası gibi konular çoğu zaman gerginliğe yol açar. 634 sayılı Kanun, bu uyuşmazlıkların çözümü için belirli mekanizmalar öngörmüştür. Yönetici, bu mekanizmaları doğru kullanabilmek için temel hukuki süreçleri bilmek zorundadır.
Uyuşmazlık çözümünde izlenmesi gereken sıraya bakıldığında süreç genel olarak şu aşamalardan geçer:
| Aşama | Araç | Tahmini Süre | Açıklama |
|---|---|---|---|
| 1. Uyarı | Yazılı ihtar (noter veya taahhütlü posta) | 1–2 hafta | Borcun veya ihlalinin belgelenmesi ve süre tanınması |
| 2. İcra Takibi | İcra dairesi başvurusu | 2–6 hafta | Aidat borçları için ilamlı icra takibi başlatılabilir |
| 3. Dava | Sulh hukuk mahkemesi | 3–18 ay | Uyuşmazlığın yargısal yolla çözülmesi |
| 4. Bağımsız Bölümün Devri | Mahkeme kararıyla zorunlu satış | Dava sonrası | Kanunun öngördüğü en ağır yaptırım; tekrarlayan ağır ihlallerde uygulanır |
Uyuşmazlık süreçlerinde yöneticinin en büyük kozu, tutarlı ve eksiksiz belgedir. İhtar yazıları, toplantı tutanakları, banka dekontları, teknik raporlar ve yazışma kayıtları; mahkemede delil niteliği taşır. Bu nedenle her işlemin belgelenmiş olması, uzun vadede sitenin hukuki dayanağını güçlendirir.
Bir kat malikinin diğer malikleri rahatsız eden davranışlarını sürdürmesi durumunda yönetici, genel kurulun onayını alarak bu malik aleyhine dava açabilir. Kanunun öngördüğü en ağır yaptırım olan "bağımsız bölümün devri davası", ancak mahkeme kararıyla ve belirli koşulların varlığı halinde uygulanabilir. Bu, son çare niteliğinde bir yaptırım olup sık başvurulan bir yol değildir.
Zorunlu Deprem Sigortası ve Diğer Teknik Yükümlülükler

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, yöneticiye idari ve mali sorumluluklarının yanı sıra teknik yükümlülükler de yüklemektedir. Bunların başında, her bağımsız bölüm için yaptırılması zorunlu olan DASK (Doğal Afet Sigortaları Kurumu) kapsamındaki zorunlu deprem sigortası gelir. Her ne kadar bu sigorta teknik olarak her kat malikinin kendi yükümlülüğünde olsa da yönetici, sitenin genelinde bu sigortaların yaptırılıp yaptırılmadığını takip etmek ve eksik olanları kat maliklerine hatırlatmak durumundadır.
Asansör, kazan dairesi, jeneratör gibi ekipmanların periyodik bakım ve denetimlerinin yapılması yasal zorunluluktur. Asansörler için yıllık zorunlu bakım sözleşmesi ve periyodik muayene; kazan daireleri için gaz ve baca kontrolü yapılması gerekmektedir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, teknik denetimler sırasında idari yaptırımla sonuçlanabileceği gibi, olası bir kaza durumunda yöneticinin hukuki sorumluluğunu doğrudan tetikler.
Bina bilgi sistemi ve e-devlet entegrasyonları da giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bazı belediyelerin yapı denetim süreçleri ve enerji kimlik belgesi yükümlülükleri, yöneticinin takip etmesi gereken idari görevler arasına girmiştir. Yönetici, belediyenin ve ilgili bakanlıkların yayımladığı güncel mevzuatı izlemeli; bu mevzuatın siteyi etkileyip etkilemediğini değerlendirmelidir.
Teknik konularda yöneticinin tüm yükü tek başına taşıması gerekmez. Uzman firma ve danışmanlardan hizmet almak, hem kaliteyi artırır hem de yöneticinin bireysel hukuki riskini azaltır. Önemli olan, bu süreçlerin organize ve belgelenmiş şekilde yürütülmesidir. Apartman yönetim programı kullanmak, bakım takvimleri, sözleşme süreleri ve belge arşivini tek bir platformda toparlayarak yöneticiye önemli bir zaman ve güvenlik avantajı sağlar.
Sık Sorulan Sorular

Yönetici kat maliki olmak zorunda mı?
Aidat ödemeyene kaç ay sonra icra başlatılabilir?
Yönetim planı değiştirilebilir mi, nasıl?
Yönetici, genel kurulun kararını uygulamak zorunda mı?
Sitenizin aidat tahsilatını, muhasebe kayıtlarını ve genel kurul süreçlerini dijital ortamda yönetmek istiyorsanız apartman yönetim programımızı inceleyebilirsiniz. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun gerektirdiği hesap şeffaflığını ve belge düzenini tek platformda sağlamak, yöneticilik görevinizi hem kolaylaştırır hem de hukuki riskleri azaltır.