Komşu ofis mesai sonrası etkinlik ya da parti düzenliyorsa, bu durum doğrudan plaza yönetim planını, yönetim kurulu kararlarını ve Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ortak alanlar ile komşuluk ilişkilerine dair hükümlerini ilgilendiriyor. Kısaca: kiracı ya da kat maliki sıfatıyla hem itiraz hakkınız hem de somut başvuru yolunuz var. Gürültü, kalabalık, servis asansörünün meşgul edilmesi veya ortak alanların kirletilmesi gibi sorunlarda önce yöneticiye yazılı bildirim, ardından gerekirse sulh hukuk mahkemesine başvuru seçeneği mevcut. Bu makalede adım adım ne yapmanız gerektiğini, plaza iç kurallarının nasıl çalıştığını ve kendinizi nasıl koruyacağınızı bulacaksınız.
Plazada "Etkinlik" ile "Günlük Ofis Kullanımı" Arasındaki Fark Neden Önemli?

Ticari bir binanın yönetim planı genellikle bağımsız bölümlerin "mesleğin olağan icrası" kapsamında kullanılacağını öngörür. Bir ofis kiracısı mesleki faaliyetini yürütmek için o alanı tutar; sosyal etkinlik düzenlemek ise bu tanımın dışına çıkabilir. Bu ayrım kağıt üzerinde ince görünse de yönetici açısından kritik bir fark yaratır: olağan kullanım sınırları içindeyse yönetimin müdahale alanı dardır, ancak sınır aşılıyorsa yönetim planı ve kanun devreye girer.
Mesai sonrası etkinlikler genellikle şu üç başlıkta sorun üretir: gürültü ve ses yayılımı, ortak alanların (giriş holü, asansör, tuvalet koridoru) aşırı kullanımı ve geç saatlerde bina sistemlerinin meşgul edilmesi. Bunların her biri ayrı bir hukuki ve yönetimsel zemine oturuyor. Sorunun kaynağını doğru tespit etmek, doğru kanalı seçmek için şarttır. Örneğin salt gürültü sorunuysa çevre mevzuatı da devreye girebilirken, ortak alan kullanımı yönetim planının ihlali olarak değerlendirilebilir.
Öte yandan her etkinlik kural ihlali değildir. Bazı plazalarda yönetim, önceden onay alınması koşuluyla bağımsız bölümlerde sosyal etkinliğe izin verir. Bu nedenle ilk adımınız şu soruya net yanıt aramak olmalı: Yönetim planı ve iç yönetmelik etkinlik konusunda ne diyor? Elinizde bu belgeler yoksa yöneticiden kopyasını talep etme hakkınız var.
Sıklıkla karşılaşılan bir yanlış algı da şudur: "Komşu ofis kendi alanında yapıyor, beni ilgilendirmez." Kat mülkiyeti hukukunda bağımsız bölüm hakkı mutlak değildir; diğer kat maliklerini ve kiracılarını rahatsız eden ya da ortak alanları aşırı tüketen kullanımlar sınırlanabilir. Bu temel ilkeyi kavramak, süreçte doğru beklenti kurmanızı sağlar.
Yönetim Planı ve İç Yönetmelik: Etkinliklere Dair Ne Yazar?

Yönetim planı, bir apartman ya da ticari yapıda tüm bağımsız bölüm sahiplerini ve kullanıcılarını bağlayan temel belgedir. Tapu siciline şerh edildiği için sonradan kiracı olarak gelseniz de planın hükümlerine uyma yükümlülüğünüz doğar. Yönetim planında tipik olarak şu konular düzenlenir: bağımsız bölümlerin tahsis amacı, çalışma saatleri, ses seviyesi, ziyaretçi kabul koşulları ve ortak alanlarda kalabalık oluşturma kuralları.
Buna ek olarak bazı ticari yapılar bir de iç yönetmelik hazırlar. Bu yönetmelik yönetim kurulu kararıyla yürürlüğe girer ve yönetim planına aykırı olamaz, ancak planın çerçevesini somutlaştırabilir. Örneğin yönetim planı "ortak alanlar saygıyla kullanılır" diyorsa, iç yönetmelik bunu "etkinlik düzenlenmeden 72 saat önce yöneticiye yazılı bildirim şarttır" biçiminde somutlaştırabilir. İç yönetmeliğin varlığından haberdar değilseniz yöneticiden talep edin.
Yönetim planını okurken özellikle şu maddeleri arayın: "amaç dışı kullanım" ile ilgili hükümler, ses ve gürültüye dair kısıtlamalar, ortak alan kullanımına getirilen süre ya da kapasite sınırlamaları ve etkinlik bildirimi gerektiren koşullar. Bu maddeler olmasa bile Kat Mülkiyeti Kanunu'nun genel hükümleri zaten bir asgari standart çiziyor; plan bu standardın altına inemez.
Önemli bir pratik not: Yönetim planı tapu müdürlüğünden de temin edilebilir. Özellikle mülk sahibiniz ya da yöneticiniz belgeyi paylaşmak konusunda isteksizse tapu sicil müdürlüğüne başvurabilirsiniz. Bu hakkı bilmek, süreci kendi lehinize yönetmenizi kolaylaştırır.
Gürültü Şikâyeti: Hangi Eşikte Haklısınız, Nereye Başvurursunuz?

Gürültü, mesai sonrası etkinlik şikâyetlerinin büyük çoğunluğunda temel sorun olarak öne çıkıyor. Hukuki açıdan değerlendirildiğinde gürültü iki farklı mevzuat çerçevesine girebilir: yapı yönetim planı/Kat Mülkiyeti Kanunu ve çevre mevzuatı. Bu iki başlık birbirinden bağımsız işler; birinin şartları sağlanmadan diğerine başvurmak mümkündür.
Çevre ve Şehircilik mevzuatı kapsamında işyerlerinden kaynaklanan gürültüye ilişkin sınırlar belirlenmiştir; geceleri bu eşikler daha düşük tutulur. Ölçümü belediyenin çevre denetim birimi yapabilir. Şikâyetinizi buraya ilettiğinizde tutanak tutulur ve gerekirse idari yaptırım uygulanır. Ancak idari süreç zaman alabilir; acil durumda kolluğa (polis) başvurarak anında müdahale talep etmek de bir seçenektir.
Plaza yönetimi kanalında ise süreç farklı işler. Gürültüyü bizzat ölçme imkânınız olmasa bile yaşadığınız somut rahatsızlığı (toplantı yapamama, müşteri görüşmesinin sekteye uğraması, telefon görüşmesinde konuşamama) ayrıntılı biçimde belgelemeniz yeterlidir. Tarih, saat ve süre bilgisini içeren bir kayıt tutun. Bu kayıt hem yöneticiye yapacağınız başvuruya hem de olası yargı sürecine dayanak oluşturur.
Şikâyetinizi yöneticiye ilettiğinizde yöneticinin yapması gereken şey komşu ofisin kullanımını yönetim planı çerçevesinde değerlendirmek ve gerekirse uyarı göndermektir. Yönetici hareketsiz kalırsa ya da yetersiz yanıt verirse, kat malikleri kuruluna başvurabilir veya sulh hukuk mahkemesine doğrudan dava açabilirsiniz. Kiracı olduğunuzda kat maliki sıfatı taşımamanız bazı yolları kapatabilir; bu durumda kiralayan mülk sahibinizin sürece dahil edilmesini talep etmeniz gerekebilir.
Ortak Alanların Aşırı Kullanımı: Asansör, Hol ve Tuvaletler

Mesai sonrası etkinliklerin ikinci büyük şikâyet kaynağı ortak alanlardır. Katerin malzemeleri, etkinlik ekipmanları veya kalabalık ziyaretçi grubu; asansörleri meşgul edebilir, hol ve koridorları tıkayabilir ve tuvaletlerin kapasitesini zorlayabilir. Bu kullanımın sıradan ofis faaliyetinden farklı olduğunu ve yönetim planındaki ortak alan kullanım kurallarını ihlal edebileceğini hatırlatmak önemli.
Asansör meselesi özellikle kritik. Servis asansörünün uzun süreli meşgul tutulması veya yük taşıyan büyük ekipmanların bina saatlerinin uzun süreli meşgul tutulması veya yük taşıyan büyük ekipmanların asansörde taşınması; diğer kiracıların erişim hakkını doğrudan kısıtlar. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri, bağımsız bölüm sahiplerinin ve kullanıcılarının ortak yerleri amacına uygun ve diğerlerini rahatsız etmeyecek biçimde kullanmakla yükümlü olduğunu açıkça belirtir. Asansör erişiminin fiilen engellenmesi bu yükümlülüğün ihlali anlamına gelebilir.
Holün geçici depo ya da bekleme alanı olarak kullanılması da benzer biçimde değerlendirilebilir. Özellikle yangın güvenliği açısından acil kaçış yollarının ve yangın merdivenlerine erişimin tıkanmaması zorunluluktur. Bu tıkanma somut bir emniyet riski oluşturuyorsa şikâyetinizi hem yapı yönetimine hem de ilgili belediyenin itfaiye birimine iletebilirsiniz. İtfaiye denetimi sonucunda yapı hakkında idari işlem başlatılabilir; bu yol zaman zaman yönetim planı şikâyetinden daha hızlı sonuç verir.
Tuvalet kapasitesi konusunda ise ortak gider ve aşınma paylaşımı meselesi gündeme gelebilir. Etkinlik sırasında olağanın çok üzerinde kullanılan ortak alanlar daha fazla temizlik ve bakım masrafı doğuruyorsa bu masrafların kim tarafından karşılanacağı tartışmalı bir alan. Yönetim planı "ek yük yaratan kullanıma" dair bir düzenleme içeriyorsa etkinlik düzenleyen kiracı ek masrafı üstlenebilir; plan sessizse konu yönetim kurulunun takdir yetkisine girer. Bu ayrıntıyı yöneticinizle açıkça konuşun.
Adım Adım İtiraz Süreci: Yöneticiye Yazılı Bildirimin Önemi

Şikâyet sürecinin en kritik adımı yazılı bildirimidir. Sözlü şikâyetler iz bırakmaz; bir anlaşmazlık yargıya taşındığında "söyledim" iddiasının kanıtlanması güçtür. Yazılı bildirim hem yöneticiyi harekete geçirmek hem de kendi pozisyonunuzu güvence altına almak açısından temel adımdır. E-posta da yeterlidir, ancak gönderim kanıtını (iletim makbuzu) saklayın.
Bildiriminizde şu bilgilerin yer alması gerekir: şikâyete konu etkinliğin tarihi ve saati, etkinliğin hangi bağımsız bölümde düzenlendiği, rahatsızlığın somut niteliği (gürültü/ortak alan kullanımı/diğer), varsa tanık bilgileri ve talep ettiğiniz düzeltici önlem. Talep bölümünü açık tutun: "bir daha bu saatte etkinlik düzenlenmemesini" ya da "etkinliklerin önceden yöneticiye bildirilerek onay alınmasını talep ediyorum" gibi net bir cümle ekleyin.
Aşağıda örnek bir bildirim şablonu verilmiştir:
Konu: Komşu Bağımsız Bölüm Kullanımına İlişkin Şikâyet ve Talep
Sayın Yönetici,
[Tarih] tarihinde [saat] ile [saat] arasında [kat/bölüm bilgisi] numaralı bağımsız bölümde düzenlenen etkinlik nedeniyle ofisimizde [gürültü/ortak alan meşguliyeti/diğer] kaynaklı ciddi rahatsızlık yaşandı. Bu kullanımın yönetim planı ve Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında değerlendirilmesini ve gerekli uyarının yapılmasını talep ediyorum. Yapılacak işlem hakkında bilgilendirilmemi rica ederim.
[Ad Soyad, Bağımsız Bölüm/Ofis No, Tarih]
Yönetici bildirimi aldıktan sonra makul bir süre içinde (genellikle birkaç gün) geri dönmeli, ilgili kiracıyı ya da kat malikini uyarmalı ve varsa yönetim planı ihlalini tutanağa bağlamalıdır. Bu adım atılmazsa ya da yetersiz kalırsa kat malikleri kuruluna başvurabilir; kurul kararıyla yöneticiye talimat verilebilir veya sorunlu kiracı/malik aleyhine hukuki süreç başlatılabilir.
Kiracı mı, Kat Maliki mi? Başvuru Haklarınızdaki Fark

Plazada kiracı olarak bulunuyorsanız kat maliki sıfatı taşımıyorsunuz demektir. Bu fark, başvurabileceğiniz kanalları doğrudan etkiler. Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında kat malikleri kuruluna katılım hakkı ve kural ihlali için yönetici aleyhine dava açma hakkı esas olarak kat maliklerine tanınmıştır. Kiracı olarak yöneticiye ve ilgili makamlara şikâyette bulunabilir; ancak kat malikleri kuruluna katılıp oy kullanamazsınız.
Bu sınırlamanın pratik çözümü, mülk sahibinizi sürece dahil etmektir. Şikâyetinizi mülk sahibinize ileterek onu kat malikleri kurulunda inisiyatif almaya davet edebilirsiniz. Kira sözleşmenizde "sessiz kullanım hakkı" (quiet enjoyment) güvencesi varsa — ki Borçlar Kanunu kapsamında bu hak kiracıya tanınmıştır — mal sahibi sizi bu kullanım hakkından mahrum bırakan üçüncü taraflara karşı da gerekli adımları atmakla yükümlü sayılabilir. Bu noktayı mülk sahibinizle açıkça konuşun.
Öte yandan kiracı olmanız, gürültü mevzuatı kapsamındaki başvuru hakkınızı kısıtlamaz. Çevre mevzuatı, konut veya işyerinde yaşayan/çalışan her kişiye şikâyet hakkı tanır; kiracı veya malik ayrımı gözetmez. Belediye çevre birimlerine, kaymakamlık çevre denetim birimine veya doğrudan kolluğa yapacağınız başvurularda kiracı sıfatınız engel oluşturmaz.
Kira sözleşmenizi inceleyin: bazı ticari kira sözleşmeleri, kiracıya yapı yönetimiyle doğrudan yazışma ve talep hakkı tanıyan maddeler içerebilir ya da tamamen sessiz kalabilir. Sözleşmenizde bu konuda netlik yoksa mülk sahibinizin onayını alarak yöneticiyle yazışmak en sağlıklı yol olacaktır.
Kira Sözleşmenizdeki Koruyucu Maddeler Neler Olmalı?

Sorun yaşamadan önce veya yeni bir plaza sözleşmesi imzalarken, sözleşmenize eklemeniz gereken ya da var olup olmadığını kontrol etmeniz gereken bazı maddeler bulunuyor. Bu maddeler ileride benzer bir sorunla karşılaştığınızda hem hukuki konumunuzu güçlendirir hem de çözüm sürecini hızlandırır.
İlk olarak "yönetim planına uyum" maddesini kontrol edin. Sözleşmede "kiracı, yapı yönetim planı ve iç yönetmeliğin tüm hükümlerine uyacaktır" ifadesi yer almalı. Bu madde tek başına yeterli olmayabilir ancak sizi diğer kiracıların ihlalinden etkilendiğinizde bir referans noktası oluşturur. Benzer biçimde kiralayanın (mülk sahibinin) sizi rahatsız eden kullanımları gidermekle yükümlü olduğunu açıkça belirten "sessiz kullanım güvencesi" maddesi kritik önem taşır.
İkinci olarak çalışma saati ve saat dışı faaliyet bildirimini sorun. Plaza yönetiminin belirlediği çalışma saatleri dışında binanın nasıl erişilebildiğini, kimin onay verdiğini ve hangi faaliyetlere izin verildiğini sözleşmede netleştirin. Bu konu sözleşmede yer almıyorsa yönetim planından ya da iç yönetmelikten aynen referans alınmasını talep edin.
Üçüncü olarak "ortak gider hakkaniyeti" maddesini ekletin. Etkinlikler gibi olağandışı kullanımların yol açtığı ek temizlik, güvenlik veya teknik bakım masraflarının nasıl paylaşılacağını düzenleyen bir hüküm, ileride çıkacak anlaşmazlıkları önler. Son olarak sözleşme süresi içinde yönetim planının değişmesi halinde size bildirim yapılacağına dair maddeyi de müzakere edebilirsiniz; bu bilgilendirme hakkı özellikle uzun dönemli kiralarda önem kazanır.
Mevcut sözleşmenizde bu maddeler yoksa endişelenmeyin; Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri kiracıya "sessiz kullanım" hakkı zaten tanıyor. Ancak bu hakkı sözleşmeye açıkça yazdırmak, ispat yükünü önemli ölçüde hafifletir.
Yapı Yönetiminin Hukuki Yaptırım Araçları

Yönetici, şikâyetinizi alınca hangi araçlara sahip? Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde yönetici; aykırı kullanımı tespit etmek, ilgili bağımsız bölüm sahibini yazılı olarak uyarmak ve aykırılık sürmesi durumunda sulh hukuk mahkemesine başvurmak yetkisine sahiptir. Yönetimin aktif biçimde kullandığı pratik araçlar ise yönetim planı ihlali tutanağı, kat malikleri kuruluna bildirim ve gerekirse ihtarname göndermektir.
İhtarname, kiracıya doğrudan gönderilemez; kat mülkiyeti hukukunda yükümlülük esas olarak kat malikinde doğar ve malik kiracısını yükümlülüklere uymaya zorlamakla yükümlüdür. Yönetici ihtarı malike gönderir; malik de kiracısına kira sözleşmesi kapsamında gerekli uyarıyı yapar. Bu zinciri anlamak, beklentilerinizi gerçekçi tutmanızı sağlar.
Sulh hukuk mahkemesi yolu, ihtar sonuç vermediğinde devreye girer. Mahkeme; aykırı kullanımın durdurulmasına, tekrarlanması halinde belirli yaptırımların uygulanmasına ve varsa oluşan zararın tazminine hükmedebilir. Yargı süreci zaman aldığından bu yol genellikle son çare olarak değerlendirilir; ancak ciddi ve süregelen ihlallerde tek gerçek çözüm de olabilir. Bu süreçte bir avukattan destek almak hem hız hem de başarı oranı açısından anlamlı fark yaratır.
Bir de idari yaptırım kanalı var. Yangın güvenliği ihlali (kaçış yolunun tıkanması), gürültü mevzuatı ihlali veya ruhsat dışı kullanım tespiti durumunda belediye ya da ilgili kamu kurumu doğrudan yaptırım uygulayabilir. Bu yaptırımlar yönetim kanalından bağımsız işler; dolayısıyla yönetim hareketsiz kalsa bile paralel idari başvuru yolunu açık tutun.
Site Yönetimi Platformuyla Sürecinizi Şeffaf Tutun

Plazanızda komşu ofisle yaşadığınız bu tür uyuşmazlıkların çözümü büyük ölçüde belge izine bağlıdır. Yapının dijital bir yönetim altyapısıyla yönetilmesi, her iki taraf için de süreci çok daha şeffaf ve izlenebilir hale getirir.
Site Yönetimi platformu bu tam da bu boşluğu dolduruyor. Kiracı olarak ortak gider dökümünüzü şeffaf biçimde görebilir, etkinlik kaynaklı ek masrafların nasıl tahakkuk ettiğini takip edebilirsiniz. Arıza ve talep kaydı tarih damgalıdır; "ne zaman bildirdim" sorusunun yanıtı sistem üzerinde kayıtlıdır. Yöneticinin gönderdiği duyurular, yönetim kurulu kararları ve raporlar tek yerden izlenir; bilgilendirme eksikliği gerekçesiyle uyuşmazlık çıkma ihtimali azalır. Yönetim planı ihlali şikâyetlerinizi platform üzerinden kayıt altına alabilir, sürecin hangi aşamada olduğunu anlık görebilirsiniz. Bu şeffaflık hem kiracıya hem yöneticiye hem de mülk sahibine eşit ölçüde fayda sağlar; sürtüşme yerine belgeye dayalı çözüm kültürü oluşturur.
Özellikle büyük plazalarda onlarca bağımsız bölümün bulunması, yöneticinin şikâyetleri elle takip etmesini güçleştirir. Dijital platform bu yükü azaltır ve önceliklendirmeyi kolaylaştırır. Eğer binanızın yöneticisi henüz böyle bir altyapı kullanmıyorsa, bunu önermek hem kendi çıkarınıza hem de yapının genel yönetim kalitesine katkı sağlar.
Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınmanız Gerekenler

Komşu ofisle yönetim planı kaynaklı bir uyuşmazlıkta yapılan en yaygın hata, belge tutmadan sözlü şikâyet döngüsünde kalmaktır. "Yöneticiye söyledim, yönetici de komşuya söyledi, ama değişmedi" senaryosu oldukça sık yaşanır ve doğrulanabilir iz bırakmadığı için yargı aşamasında işlevsiz kalır. Her şikâyeti yazılı yapın, yanıtı yazılı isteyin.
İkinci yaygın hata, mülk sahibini devre dışı bırakmaktır. Kiracı olarak yöneticiye doğrudan başvururken mülk sahibini bilgilendirmeyi atlamak, ileride "haberdar değildim" savunmasıyla karşılaşmanıza yol açabilir. Mülk sahibini döngüye dahil etmek hem hukuki korumayı güçlendirir hem de mal sahibinin baskı aracını devreye sokmanızı mümkün kılar.
Üçüncü hata ise aceleyle hukuki yola başvurmaktır. Yönetici kanalı tükenmeden sulh hukuk mahkemesine gitmek hem zaman hem maliyet açısından verimsizdir. Mahkemeler genellikle yönetim kanalının kullanıldığına dair kanıt arar; bu adımı atlamak davanızı zayıflatabilir. Önce iç yolları tüketin, ardından yargıya gidin.
Son olarak, karşı tarafla çatışmacı bir üslupla doğrudan temas kurmaktan kaçının. Komşu ofisin yetkililerine sosyal medyada ya da e-posta yoluyla tehditkâr mesajlar göndermek, hukuki süreçte sizin aleyhinize kullanılabilecek bir iz bırakır. Şikâyetlerinizi her zaman yönetici kanalı üzerinden iletin; doğrudan temas kaçınılmazsa sakin ve olgusal bir dil kullanın.
Sık Sorulan Sorular
Komşu ofis etkinliği hakkında yöneticiye şikâyet ettim ama yanıt alamıyorum, ne yapmalıyım?
Yazılı şikâyetinize makul süre içinde (genellikle birkaç iş günü) yanıt gelmiyorsa, aynı şikâyeti kat malikleri kuruluna iletme hakkınız doğabilir. Kiracıysanız mülk sahibinizi bilgilendirerek onu kat malikleri kuruluna başvurmaya yönlendirin. Yöneticinin hareketsizliği sürerse sulh hukuk mahkemesine yönetim planının uygulanması için başvuru yapılabilir. Tüm bu süreçte yazılı iz bırakmak kritik önem taşır.
Komşu ofisteki etkinlik ruhsatlı mı olmak zorunda?
İşyeri etkinliklerinde genel kural, faaliyetin işyeri ruhsatı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine göre şekillenir. Halka açık değil, davetli konuklara yönelik şirket içi etkinlikler çoğunlukla ayrı bir ruhsat gerektirmez; ancak ticari eğlence mekanı statüsüne giren organizasyonlar belediye ruhsatı gerektirebilir. Sürekli ve büyük ölçekli etkinlikler için belediye işyeri ruhsatı birimini kontrol etmek yerinde olur.
Etkinlik gürültüsü için gece polisi arayabilir miyim?
Evet. Çevre mevzuatı kapsamında rahatsız edici gürültü oluşturan işyeri, gece saatlerinde kolluğun müdahale alanına girer. Polisi aramak suçlama değil, anında müdahale talep etmektir. Polis tutanağı, ileride yönetim ya da yargı sürecine taşıyacağınız şikâyette güçlü bir belge oluşturur. Aramadan önce tarih, saat ve somut rahatsızlık içeriğini not edin.
Kiracı olarak yönetim planını kimden talep edebilirim?
Yapının yöneticisinden yazılı olarak talep edebilirsiniz; yönetici vermekten kaçınırsa tapu sicil müdürlüğüne başvurabilirsiniz. Yönetim planı tapu kütüğüne şerh edilmiş resmi bir belgedir; tapu sicilinden alınmak hak sahipliği gerektirmez ve çoğu tapu müdürlüğü onaylı suret verebilmektedir. Ayrıca mülk sahibinizden temin etmeniz de pratik bir alternatiftir.
Komşu ofisteki etkinlik kira sözleşmemi feshetmeme gerekçe olabilir mi?
Tek bir etkinlik fesih gerekçesi oluşturmaz; ancak süregelen ve belgeli rahatsızlıklar Borçlar Kanunu kapsamında "sessiz kullanım hakkının" ihlali olarak değerlendirilebilir. Bu değerlendirme, kiracıya kira sözleşmesini belirli koşullar altında sona erdirme hakkı tanıyabilir. Böyle bir yola gitmeden önce hukuki danışmanlık almanız; belgelerin eksiksiz olmasına ve yönetim kanalının tüketildiğine dikkat etmeniz gerekir.
Yönetim planında etkinlikle ilgili özel bir madde yoksa ne olur?
Yönetim planında etkinliğe dair özel bir düzenleme olmasa bile Kat Mülkiyeti Kanunu'nun genel hükümleri uygulanır. Bağımsız bölüm kullanıcılarının diğer kat maliklerini ve kiracıları rahatsız eden kullanımlardan kaçınması zorunluluğu, yasal bir yükümlülüktür. Plan sessizse yönetici bu genel hükümlere dayanarak yine de müdahale etme yetkisine sahiptir. Plana özel hüküm eklenmesi ise kat malikleri kurulunun kararı ve gerekli oy çoğunluğuyla mümkündür.