Site Yönetimi

Komşu Şikayetinde Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır, Nelere Dikkat Edilmeli?

Komşuyla yaşanan anlaşmazlıklarda dava açmadan önce dilekçenin doğru hazırlanması hem süreci hızlandırır hem de hak kaybını önler. Bu rehberde adım adım ne yapmanız gerektiğini bulacaksınız.

Komşu Şikayetinde Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır, Nelere Dikkat Edilmeli?

Komşunuzla yaşanan anlaşmazlıkta dava yoluna başvurmaya karar verdiyseniz, hazırlayacağınız dilekçenin hem biçim hem içerik bakımından eksiksiz olması kritik önem taşır. Dava dilekçesi; talep ettiğiniz hakkı net biçimde ortaya koyar, delillerinizi sunar ve mahkemenin size hangi zeminde bakacağını belirler. Yanlış ya da eksik bir dilekçe davayı en başından zorlaştırabilir, hatta usul hatası nedeniyle redde uğrayabilir. Bu rehberde, komşu şikayetine dayalı bir davada dilekçeyi nasıl hazırlayacağınızı, hangi aşamalardan geçmeniz gerektiğini ve sıkça yapılan hatalardan nasıl kaçınacağınızı bulacaksınız.

Dava Açmadan Önce: Hangi Yolu Seçmelisiniz?

Dava açmadan önce arabuluculuk ve mahkeme yolu arasında karar verme süreci

Komşunuzla yaşadığınız sorun ne kadar ciddi olursa olsun, dava açmak her zaman ilk adım değildir. Türk hukuku, özellikle apartman ve site yaşamına ilişkin anlaşmazlıklarda önce iç çözüm yollarını tüketmenizi bekler. Bu durum hem hukuki bir gereklilik olabilir hem de pratik açıdan size zaman ve para kazandırır.

İlk adım olarak yöneticiye veya yönetim kuruluna yazılı şikayette bulunun. Yazdığınız şikayetin tarihi ve içeriği kayıt altına girsin; bu belge ileride delil niteliği taşıyabilir. Yönetici sorunla ilgilenmiyorsa ya da taraf tutuyorsa, kat malikleri kurulunu toplantıya çağırma talep edebilirsiniz. Kurulun aldığı ya da almadığı karar da dilekçenizde önemli bir dayanak oluşturur.

Bazı uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunlu ön koşuldur. Özellikle parasal talep içeren davalarda (örneğin aidat alacağı veya tazminat) mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya gitmeniz yasal zorunluluk olabilir. Arabuluculuktan sonuç çıkmazsa mahkeme yoluna devam edebilirsiniz; bu süreç dilekçenize "arabuluculukta anlaşma sağlanamadığına dair belge" eklemenizi de zorunlu kılar.

Eğer komşunuzun davranışı suç niteliği taşıyorsa (tehdit, hakaret, mülke zarar verme gibi) savcılığa suç duyurusunda bulunmak da bir seçenektir. Bu yol, hukuk mahkemesindeki davayla eş zamanlı yürüyebilir. Hangi yolu seçeceğinizi belirlemeden önce bir avukattan kısa bir danışmanlık almanız, sizi gereksiz masraf ve zaman kaybından koruyacaktır.

Dilekçe Hazırlamadan Önce: Delil Toplamanın Önemi

Komşu şikayeti için delil toplama süreci: tutanak, kayıtlar ve belgeler

Dilekçenizin gücü büyük ölçüde elinizdeki delillerin kalitesine bağlıdır. Mahkeme, soyut iddiaları değil, somut kanıtlarla desteklenmiş talepleri ciddiye alır. Bu nedenle dilekçeyi yazmadan önce elinizde ne olduğunu gözden geçirin ve eksikleri tamamlamaya çalışın.

Gürültü şikayeti söz konusuysa belirli tarihlerde ve saatlerde tutulan günlük notlar, komşu tanıklıkları ve varsa ses kayıtları işe yarar. Fiziksel hasar varsa (duvarınıza yapılan müdahale, ortak alanın tahrip edilmesi vb.) fotoğraf ve video belgeleyin; tarih-saat bilgisinin kayıt üzerinde görünür olmasına dikkat edin. Yazışmalar da kritik bir delil kaynağıdır; mesaj ekranı görüntüleri, e-postalar, kapıcıya ya da yöneticiye ilettiğiniz şikayet formları dosyalanmalıdır.

Apartman yönetimine ya da yöneticiye yaptığınız yazılı başvuruları ve bunlara verilen yanıtları mutlaka saklayın. Başvurunuza yanıt verilmediyse bu suskunluk da delil değeri taşır; zira yöneticinin makul sürede harekete geçmemesi, Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde sorumluluğun yöneticiye de yüklenebileceğini gösterir. Tüm bu belgeleri kronolojik sırayla bir dosyada bir araya getirin ve her belgeyi dilekçenizde ayrı ayrı numaralandırılmış ek olarak gösterin.

Tanık desteği de göz ardı edilmemelidir. Aynı sorunu yaşayan ya da olayları bizzat gözlemleyen komşular, ileride duruşmada tanıklık yapmayı kabul edebilir. Tanık listesini hazırlayın ve adlarını dilekçenizde belirtin. Tanıkların ifadelerini önceden yazılı olarak almak zorunlu değildir, ancak dava sürecinde işinize yarayacaktır. Komşuluk ilişkisinde güven kaybı yaşandığı durumlarda bile bağımsız gözlemci olarak tanıklık etmeyi kabul eden sakinler bulabilirsiniz; bu kişilerin varlığı davanızın seyrini olumlu etkiler.

Dava Dilekçesinin Temel Unsurları

Dava dilekçesinin zorunlu bölümleri: taraflar, talep, deliller ve imza

Bir dava dilekçesinin hukuki geçerliliği için içermesi gereken zorunlu unsurlar vardır. Bu unsurlar Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenmiştir ve eksikliği halinde hakim dilekçenizi iade edebilir ya da kesin süre vererek tamamlatabilir. Temel unsurları doğru bilmek, gereksiz gecikmeleri önler.

Dilekçenin başında mahkemenin adı ile hangi mahkemede dava açtığınızı belirtmelisiniz. Komşu şikayetlerinde genellikle görevli mahkeme, anlaşmazlığın niteliğine göre Sulh Hukuk Mahkemesi ya da Asliye Hukuk Mahkemesi olur. Davacı (siz) ve davalı (komşunuz) bilgilerini eksiksiz yazın: ad-soyad, TC kimlik numarası, adres ve varsa iletişim bilgileri. Davalıyı yanlış ya da eksik tanımlamak, tebligat sorunlarına yol açar ve süreci uzatır.

Talep kısmında ne istediğinizi açık ve spesifik biçimde ifade edin. "Rahatsız edilmekten kurtulmak istiyorum" gibi muğlak ifadeler yerine "davalının gece 22:00-07:00 saatleri arasında yüksek sesle müzik çalmasının durdurulmasını talep ediyorum" ya da "ortak kullanım alanına izinsiz yapılan tadilat nedeniyle uğradığım zararın tazmin edilmesini talep ediyorum" gibi somut ifadeler kullanın. Maddi tazminat talep ediyorsanız miktar ve hesaplama yöntemini de belirtin; tahmini bir rakam verilemiyorsa bu durum dilekçede belirtilir.

Dava değeri belirsizse "dava değerinin yargılama sırasında belirlenmesini saklı tutuyorum" gibi bir ibare ekleyebilirsiniz. Dilekçenin sonunda imzanız ve tarihin bulunması zorunludur. Avukatla çalışıyorsanız avukat imzası ve baro sicil numarası da eklenir. Son olarak ekler listesini dilekçenin sonuna ekleyin ve her eki kendi içinde numaralandırın; hâkimin belgeler arasında geçiş yapması böylece kolaylaşır.

Hangi Mahkemede Dava Açılır?

Komşu şikayeti davasında görevli mahkeme seçimi: sulh hukuk ve asliye hukuk

Hangi mahkemede dava açacağınızı belirlemek, dilekçeyi doğru yere iletmek için zorunludur. Yanlış mahkemeye açılan dava görevsizlik kararıyla reddedilir ve yeniden açmak hem zaman hem masraf gerektirir. Komşu uyuşmazlıklarında görevli mahkeme, davanın türüne göre değişir.

Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar — apartman sakinleri arasındaki gürültü, ortak alan kullanımı, bağımsız bölüme müdahale gibi konular — kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Eğer talep ettiğiniz tazminat miktarı parasal bir değer içeriyorsa ve bu değer belirli eşiklerin üzerindeyse Asliye Hukuk Mahkemesi de görevli olabilir. Yetkili mahkeme ise genel olarak taşınmazın bulunduğu yerdeki mahkemedir; bu kural özellikle taşınmaza bağlı uyuşmazlıklarda belirleyicidir.

Ceza hukuku boyutu olan şikayetler için ise Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurulur; bu bir dilekçe değil, suç duyurusu formudur. Öte yandan bazı şikayetler — örneğin binalarda teknik mevzuata aykırı tadilat ya da imar ihlaline ilişkin durumlar — belediyeye de bildirilebilir. Tüm bu kurumlar arasında doğru seçimi yapabilmek için davanızın hukuki niteliğini en başından netleştirmeniz gerekir.

Yetki itirazı da dilekçede önemli bir noktadır. Karşı taraf, mahkemenin yetkili olmadığına itiraz ederse dava başka bir yere devredilir ya da reddedilir. Taşınmazın tam adresi ve tapu bilgileri dilekçede doğru şekilde yer aldığında yetki itirazının önüne büyük ölçüde geçilir. Ayrıca dava açmadan önce adliyenin bilgi birimine ya da baro danışmanlık merkezine başvurarak görevli mahkemeyi teyit etmek, ileride uğrayabileceğiniz usul engellerini peşinen ortadan kaldırır.

Dilekçede Hukuki Dayanak: Kanun Maddelerine Dikkat

Komşu davası dilekçesinde hukuki dayanak: Kat Mülkiyeti Kanunu ve Medeni Kanun

Dilekçenizde hukuki dayanak göstermek, talebinizin hangi kanun çerçevesinde ele alınmasını istediğinizi mahkemeye anlatır. Ancak bu noktada dikkatli olmak gerekir: emin olmadığınız madde numaralarını dilekçeye yazmak, hakim nezdinde güvenilirliğinizi zedeleyebilir ve karşı tarafın itirazlarına zemin hazırlayabilir.

Apartman yaşamına özgü uyuşmazlıklarda temel dayanak Kat Mülkiyeti Kanunu'dur. Bu kanun, kat maliklerinin ve kiracıların birbirlerine ve ortak alanlara karşı hak ve yükümlülüklerini düzenler. Gürültü, ortak alan ihlali, bağımsız bölüme müdahale ve aidat borçlanmasına ilişkin hükümler bu kanunda yer alır. Ancak hangi maddenin tam olarak uygulandığından emin değilseniz genel bir atıfla yetinin: "Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca" gibi bir ifade, madde numarası hatasından daha güvenlidir ve dilekçenizin hukuki gücünü azaltmaz.

Türk Medeni Kanunu da komşuluk hukukuna ilişkin temel normları içerir; özellikle taşınmaz maliklerinin ve kullanıcıların komşularına zarar vermeme, rahatsız etmeme yükümlülükleri bu kanundan doğar. Tazminat talebi içeren davalarda Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri de gündeme gelebilir. Bir avukat yardımı olmaksızın dava açıyorsanız bu genel çerçeveyi kullanmak, somut madde numarası riskinden daha sağlıklıdır.

Ayrıca yönetim planı da önemli bir dayanak kaynağıdır. Sitenizin ya da apartmanınızın yönetim planı bir iç sözleşme niteliği taşır ve kat maliklerini bağlar. Yönetim planında yasak olan bir davranışı komşunuz yapıyorsa dilekçenizde yönetim planının ilgili maddesine atıf yapmak ikna edici bir argüman oluşturur. Yönetim planını edinmek için tapu müdürlüğüne ya da apartman yöneticisine başvurabilirsiniz; bu belge genellikle tapu sicilinde kayıtlıdır.

Örnek Dilekçe Yapısı: Ne Yazacaksınız?

Komşu şikayeti dava dilekçesi örnek yapısı ve temel bölümleri

Dilekçeyi sıfırdan yazmak zorunda kalmamak için genel bir iskelet oluşturmak işinizi kolaylaştırır. Aşağıda, mahkemeye sunulabilecek temel bir dilekçe yapısı şablon olarak verilmiştir. Bu şablon yalnızca yönlendirme amaçlıdır; her dava kendi koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir ve avukat desteği alınması her zaman önerilir.

... SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE

DAVACI: [Ad Soyad] – [Adres] – [TC Kimlik No]
DAVALI: [Ad Soyad] – [Adres] – [TC Kimlik No]
KONU: Komşuluk hukuku kapsamında rahatsızlık verici davranışın durdurulması ve tazminat talebi
AÇIKLAMALAR:
1. Davacı olarak [adres]'te ikamet etmekte olup davalı komşum [adres]'te oturmaktadır.
2. Davalı, [tarihten itibaren / belirli tarihlerde], [somut eylem: gece geç saatlerde yüksek sesle müzik çalma / ortak alana eşya bırakma / vb.] eylemini gerçekleştirerek yaşam kalitemizi ciddi biçimde bozmaktadır.
3. Konuya ilişkin [tarih]'te apartman yöneticisine yazılı başvuru yapılmış, ancak sonuç alınamamıştır. (EK-1)
4. [Varsa arabuluculuk belgesi] Arabuluculuk süreci de sonuçsuz kalmıştır. (EK-2)
HUKUKİ DAYANAK: Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri, Türk Medeni Kanunu'nun komşuluk hukukuna ilişkin hükümleri.
DELİLLER: EK-1 Yönetici başvurusu, EK-2 Arabuluculuk belgesi, EK-3 Tanık listesi, EK-4 Fotoğraflar
SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının rahatsız edici eyleminin durdurulmasına ve [varsa tazminat miktarı] tazminata hükmedilmesine karar verilmesini saygıyla arz ederim.
[Tarih] – [İmza]

Bu şablon üzerinde kendi bilgilerinizi, somut olayları ve eklerinizi belirterek dilekçenizi oluşturabilirsiniz. Dava değeri bağlamında harç hesaplamasını da unutmayın; harç ödenmeden dava işleme konulmaz. Mahkeme kaleminden güncel harç tarifesini öğrenebilirsiniz. Dilekçenizi teslim ederken birden fazla kopya getirmeniz; mahkeme kaleminin mühürlü sureti size vermesi ve davanın esas numarasını almanız için önemlidir.

Özel Durumlar: Kiracıysanız, Yönetici Dahilse, Birden Fazla Komşu Varsa

Kiracı, mal sahibi ve yönetici arasındaki komşu şikayeti ilişkilerini gösteren apartman dairesi bağlantıları

Dava süreçleri, tarafların hukuki statüsüne göre farklılaşır. Eğer kiracıysanız, bağımsız bölümü kullanan kişi olarak komşuluk hukukundan doğan talepleri doğrudan kendiniz ileri sürebilirsiniz; ancak bazı davalarda mal sahibinin de davaya dahil edilmesi gerekebilir. Kiracılar Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki kısıtlamalara tabidir; bu nedenle mal sahibinizin sizi bilgilendirmesini ya da destek vermesini talep etmek akıllıca olabilir.

Eğer sorun yöneticinin görevini kötüye kullanmasıyla ilgiliyse ya da yönetici tarafları birbirine karşı kayırmaktaysa, hem komşunuza hem de yöneticiye karşı dava açmayı değerlendirebilirsiniz. Kat Mülkiyeti Kanunu, yöneticinin görevlerini ve sorumluluklarını ayrıca düzenler; yöneticinin hareketsizliğinin belgelenmesi bu davalar için önemlidir. Yöneticiyi değiştirmek için kat malikleri kurulunu toplantıya çağırma da mümkündür; bu konuya ilişkin detaylı bilgiyi yönetici devir-teslim sürecinde nelere dikkat edilmeli başlıklı yazımızda bulabilirsiniz.

Birden fazla komşunuz aynı sorunu yaratıyorsa ya da aynı anda birden fazla kişi size karşı birlikteyse, ayrı ayrı dava açmak yerine bir avukatla birlikte topluca dava stratejisi oluşturmanız daha etkili olabilir. Öte yandan siz de birden fazla komşuyla ortak hareket ederek aynı davayı birlikte açabilirsiniz; bu tür davalarda yargılama birleştirilir ve deliller ortak değerlendirilir. Ortak açılan davalarda delil yükü paylaşılır ve davacı sayısı arttıkça mahkeme nezdinde iddianın ağırlığı da artar.

Apartman veya sitenizin yönetim planında komşuluk kurallarına ilişkin özel hükümler varsa bu kuralların ihlali, hem yönetim planına dayalı cezai yaptırımlara hem de dava sürecinde ek bir hukuki gerekçeye zemin hazırlar. Yönetim planınızı inceleyin; özellikle ses yalıtımı, ortak alan kullanımı ve tadilat iznine ilişkin maddeler komşu uyuşmazlıklarında sıkça gündeme gelir.

Site Yönetimi Platformu Şikayetlerinizi Nasıl Destekler?

Apartmanınız ya da siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa şikayet süreciniz çok daha belgelenebilir ve izlenebilir bir hal alır. Platformun sakin modülü üzerinden bir şikayet ya da talep oluşturduğunuzda sistem otomatik olarak tarih ve saat damgası atar; bu kayıt silinip değiştirilemez. Yöneticinin bu şikayete verdiği yanıt ya da yanıt vermemesi de platform üzerinde kayıt altına girer; dolayısıyla "ben bildirdim ama cevap verilmedi" argümanı için somut dijital kanıt elinizde olur.

Aidat ya da borç uyuşmazlıklarında ise platform üzerindeki hesap dökümü, tarihleri, ödeme geçmişini ve varsa gecikme kayıtlarını şeffaf biçimde gösterir. Bu belgenin ekran görüntüsü ya da PDF çıktısı, aidat alacağına ilişkin bir davada güçlü bir delil niteliği taşır. Yöneticinin platform dışında sözlü açıklamalar yaparak durumu farklı göstermeye çalışması, sistem kayıtlarıyla karşılaştırıldığında güçleşir. Aidat ödemelerinizin sisteme eksiksiz işlenmesi hem sizin hem karşı tarafın haklarını güvence altına alır.

Ayrıca ortak alan kullanımına ilişkin şikayetlerde, platformda geçmişe dönük başvuru geçmişinizin bulunması, mahkemeye sunduğunuz "yöneticiye bildirdim, önlem alınmadı" iddiasını somutlaştırır. Profesyonel bir yönetim şirketinin bu tür platformları kullanıp kullanmadığını değerlendirirken profesyonel site yönetim şirketi seçerken nelere dikkat edilmeli başlıklı içeriğimize göz atabilirsiniz. Sistematik kayıt tutulması, her iki tarafın da "ben ne demiştim" tartışmasından uzak kalmasını sağlar ve enerjiyi çözüme yönlendirir.

Sık Yapılan Hatalar ve Nasıl Kaçınılır?

Komşu şikayeti davasında sık yapılan hatalar ve kaçınma yolları kontrol listesi

Komşu şikayetine dayalı davalarda en sık yapılan hata, duygusal bir dille yazılmış dilekçelerdir. "Komşum beni mahvetti", "yıllardır eziyet çekiyorum" gibi ifadeler dilekçeyi hukuki olmaktan çıkarır; mahkemeler somut olay, tarih, kanıt ve talep bekler. Duygusal boyutu mümkün olduğunca dışarıda bırakın; nesnel ve olgusal bir anlatım dili kullanın. Kişisel yargılar yerine "01.05.2025 tarihinde saat 23:30'da davalının konutundan gelen yüksek müzik sesi beni uyandırdı" gibi kronolojik ve olgusal cümleler tercih edin.

Bir diğer yaygın hata, talep bölümünü belirsiz bırakmaktır. Mahkeme, sizi "mağduriyet"ten kurtaracak genel bir karar veremez; somut bir eylem ya da tazminat talep etmeniz gerekir. Aynı şekilde ekleri dilekçede ayrıca numaralandırmadan sıralamak, hakimin incelemesini güçleştirir. Her ekin ilgili olduğu paragrafta "EK-3'te görüldüğü üzere" şeklinde atıf yapın. Bu basit düzenleme, dilekçenizin okunabilirliğini ve ikna gücünü önemli ölçüde artırır.

Arabuluculuk şartını atlamak da kritik bir hata olabilir. Parasal talepler içeren davalarda arabuluculuk zorunlu ön koşulsa ve bu adım atlanmışsa mahkeme davayı usul yönünden reddeder. Dilekçeyi vermeden önce avukatınızla ya da adliye danışmanlık birimlerinden biriyle arabuluculuk şartının uygulanıp uygulanmayacağını teyit edin.

  • Uydurma kanun maddesi yazmak: Emin olmadığınız madde numarasını dilekçeye koymayın; genel atıf yapmak daha güvenlidir.
  • Davalının adresini yanlış yazmak: Tebligat yapılamazsa dava süreci durur; adresi tapu kayıtları veya nüfus müdürlüğü üzerinden doğrulayın.
  • Harç yatırmayı unutmak: Harç ödenmeden dava açılmaz; mahkeme kalemine başvurarak güncel harç miktarını öğrenin.

Son olarak, dava açtıktan sonra komşunuzla iletişimi tamamen kesmek zorunda değilsiniz; ancak yazışmalarınıza dikkat edin. Dava sürecinde komşunuza göndereceğiniz mesajlar, sosyal medya paylaşımları ya da tarafınızdan yapılan ve provokatif içerik taşıyan eylemler karşı tarafın lehine kullanılabilir. Süreç boyunca hukuki danışmanınızın yönlendirmesine göre hareket edin ve dava öncesi ile dava süresince tüm iletişim kanallarındaki tutumunuzun tutarlı ve saygılı olmasına özen gösterin.

Sık Sorulan Sorular

Avukat tutmadan dava açabilir miyim?

Evet, Türk hukuku kişilerin kendi davalarını bizzat takip etmelerine olanak tanır. Ancak dava dilekçesinin usule uygun hazırlanması, doğru mahkemenin seçilmesi, harç hesaplanması ve delillerin düzgün sunulması gibi teknik konularda hata yapma riski yüksektir. Özellikle maddi talep içeren ya da karmaşık uyuşmazlıklarda bir avukattan en azından danışmanlık almanız hak kaybı riskinizi önemli ölçüde düşürür. Barolar ücretsiz veya ücretli hukuki danışmanlık hizmetleri sunmaktadır; adliyede de danışma birimleri mevcuttur.

Komşu şikayetinde dava ne kadar sürer?

Süre, mahkemenin yoğunluğuna, tarafların tutumuna ve delil sürecine göre değişir. Basit gürültü ya da ortak alan uyuşmazlıklarında Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava 6 ay ile 1,5 yıl arasında sonuçlanabilir. Tarafların uzlaşmak istemesi ya da arabuluculukta anlaşmaya varılması süreci önemli ölçüde kısaltır. Bilirkişi incelemesi gerektiren davalarda bu süre uzayabilir. Hazırlık aşamasında delillerin eksiksiz toplanması ve dilekçenin usule uygun hazırlanması ise gereksiz ara karar ve iade süreçlerini ortadan kaldırarak davayı hızlandırır.

Gürültü şikayeti için dilekçede hangi deliller olmalı?

Gürültü şikayetine dayalı bir dilekçede tarih ve saatlerin belirtildiği olay günlüğü, varsa ses kayıtları veya video, komşu tanıklıkları, apartman yöneticisine yapılan yazılı başvurular ve bu başvurulara verilen (ya da verilmeyen) yanıtlar temel delil paketi oluşturur. Periyodik ya da uzun süre devam eden gürültülerde olay günlüğü çok önemlidir; tek bir tarihten bahsederek açılan davalar ikna edici değildir. Belirtilen delillerin asıl veya onaylı kopyaları dilekçeye ek olarak sunulmalıdır.

Kiracıyken komşuya dava açabilir miyim?

Evet. Kiracı olarak bağımsız bölümün kullanıcısı sıfatıyla komşuluk hukukundan doğan talepleri bizzat ileri sürebilirsiniz. Ancak Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bazı taleplerde mal sahibinin de davaya dahil edilmesi ya da en azından bilgilendirilmesi gerekebilir. Kiracı sıfatıyla dava açarken kira sözleşmenizi ve mülkiyeti kanıtlayan belgeleri de dosyanıza ekleyin. Mal sahibinizle iletişimde olmanız ve gerektiğinde destek almanız süreci kolaylaştırır.

Apartman yöneticisi şikayetimi dikkate almıyorsa ne yapabilirim?

Yöneticinin hareketsizliği karşısında birkaç yol izleyebilirsiniz. İlk olarak kat malikleri kurulunu olağanüstü toplantıya çağırma talep edebilirsiniz; bu talebi yazılı yapın ve içeriğini belgeleyin. İkinci olarak, yöneticinin görevini yapmadığını gösteren belgelerle birlikte doğrudan komşunuza karşı dava açabilir ve yöneticiye de bildirim yapabilirsiniz. Üçüncü bir seçenek ise yöneticiye karşı da ayrıca hukuki yola başvurmaktır; Kat Mülkiyeti Kanunu, yöneticilerin sorumluluklarını açıkça düzenler.

Dava açmadan önce arabuluculuğa gitmek zorunda mıyım?

Parasal talep içeren davalarda arabuluculuk zorunlu ön koşul olabilir. Komşudan tazminat istiyorsanız ya da aidat alacağına ilişkin bir uyuşmazlık söz konusuysa arabuluculuk şartı uygulanıp uygulanmayacağını dava açmadan önce teyit etmeniz gerekir. Yalnızca bir davranışın durdurulmasını ya da bir müdahalenin önlenmesini talep eden davalarda arabuluculuk zorunlu olmayabilir; ancak bu değerlendirme davanın tam kapsamına göre yapılmalıdır. Adliye danışmanlık birimleri bu konuda bilgi verebilir.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön