Site Yönetimi

Genel Kurul Kararları Katılmayanlara Nasıl Tebliğ Edilir?

Genel kurul kararlarının katılmayan kat maliklerine yasal süresi içinde ve doğru yöntemle tebliği, kararların bağlayıcılığı açısından kritik önem taşır. İşte bilmeniz gerekenler.

Genel Kurul Kararları Katılmayanlara Nasıl Tebliğ Edilir?

Genel kurul kararları, toplantıya katılmayan kat maliklerine 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 29. maddesi gereğince toplantı tarihinden itibaren 15 gün içinde noter aracılığıyla tebliğ edilmek zorundadır. Bu zorunluluk yerine getirilmediğinde kararlar, katılmayanlar açısından hukuken geçerliliğini yitirebilir ve itiraz kapısı sonuna kadar açık kalabilir.

Tebliğ Yükümlülüğünün Hukuki Temeli

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında genel kurul kararları tebliğ yükümlülüğünün hukuki dayanağı

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, apartman ve site yönetiminde genel kurul kararlarının bağlayıcılığını güvence altına almak için net bir tebliğ mekanizması öngörmektedir. Kanunun 29. maddesi, yönetim planında aksine bir hüküm bulunmadıkça toplantıya katılmayan kat maliklerine kararların tebliğini zorunlu kılmaktadır. Bu düzenlemenin arkasındaki temel gerekçe, her kat malikinin ortak yaşama ilişkin kararlardan haberdar olarak hak ve itiraz yollarını kullanabilmesini sağlamaktır.

Kat mülkiyeti hukukunda "çoğunluk kararı azınlığı bağlar" ilkesi geçerlidir; ancak bu ilkenin işlerlik kazanması için azınlıktaki ya da toplantıya katılmayan maliklerin karardan usulüne uygun biçimde haberdar edilmesi şarttır. Aksi hâlde toplantı nisabı sağlanmış ve karar tutanağı imzalanmış olsa bile söz konusu karar, bilgisiz kat malikleri bakımından uygulanamaz ya da itiraz konusu olabilir.

Yargıtay içtihatları da bu yönde istikrar kazanmıştır. Yüksek mahkemenin pek çok kararında, usulüne uygun tebliğ yapılmadan yönetim tarafından icra edilen genel kurul kararlarının iptale konu edilebileceği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla yönetici ya da yönetim kurulu, tebliğ yükümlülüğünü salt bir formalite olarak değil, hukuki sorumluluğun ayrılmaz parçası olarak görmek durumundadır.

Öte yandan yönetim planında farklı bir tebliğ usulü öngörülmüşse bu hüküm öncelikle uygulanır. Bazı sitelerin yönetim planları, noter tebliği yerine iadeli taahhütlü posta ya da imzalı tutanak gibi alternatif yöntemlere izin vermektedir. Hangi yöntem seçilirse seçilsin, tebliğin ispatlanabilir ve tarih kaydı açısından güvenilir olması temel koşuldur.

Kimler Tebliğ Almak Zorundadır?

Genel kurul kararlarından tebliğ alması gereken katılmayan kat malikleri ve bağımsız bölüm sahipleri

Tebliğ yükümlülüğü kapsamında öncelikle toplantıya hiç katılmayan kat malikleri yer almaktadır. Bunların yanı sıra toplantıya katılmış ancak görüşmelerin belirli bir aşamasında ayrılmak zorunda kalan ve oy kullanamayan malikler de bazı durumlarda tebliğ hakkından yararlanabilir; bu durumu yönetim planı ya da toplantı tutanağı belirler.

Toplantıya vekaleten katılan ancak vekâletin kapsamını aşan konularda oy kullanılamayan hâllerde, asıl malik karardan doğrudan etkilendiği için tebliğin bu kişilere de yapılması yerinde olur. Benzer şekilde, bağımsız bölümü birden fazla kişinin ortak mülkiyetinde bulunan durumlarda, vekil seçilmemiş olan paydaşların da karardan haberdar edilmesi gerekebilir.

Kiracılar doğrudan tebliğ hakkına sahip değildir; zira genel kurul kat malikleri kurulu olup kiracılar bu süreçte taraf sıfatı taşımaz. Ancak özellikle uzun vadeli kiracıların, kiraya veren malik aracılığıyla kararlardan haberdar olması ve hakları etkileyecek kararlar için mal sahibiyle koordinasyon sağlanması iyi yönetim pratiği açısından önerilir.

Bağımsız bölümünü devretmiş ancak tapu işlemi tamamlanmamış kişiler de dikkat gerektiren bir grup oluşturur. Tapu sicilinde malik olarak görünen kişi yasal tebliğin muhatabıdır. Alıcı ile satıcı arasındaki özel sözleşmeler, üçüncü kişileri ya da yönetimi bağlamaz.

15 Günlük Sürenin Başlangıcı ve Hesaplanması

Genel kurul kararlarının tebliği için 15 günlük yasal sürenin başlangıcı ve hesaplanması

Kanunun belirlediği 15 günlük süre, genel kurul toplantısının yapıldığı günden itibaren işlemeye başlar. Bu süre, takvim günü üzerinden hesaplanır; yani tatil günleri, resmî bayramlar ve hafta sonları süreye dahildir. Sürenin son günü tatile denk gelirse bir sonraki iş günü sürenin bitiş tarihi sayılır.

Örneğin 10 Mart'ta gerçekleştirilen bir genel kurulun kararları, en geç 25 Mart'a kadar tebliğe çıkarılmalıdır. Pratikte bu, noter huzurunda tebliğ evraklarının hazırlanması ve noterin tebligat yazısını ilgili kişilere göndermesi işlemlerinin tamamlanması anlamına gelir. Noterler yoğun dönemlerde 2-3 iş günü işlem süresi isteyebileceğinden, yönetim idealinde toplantıdan 3-4 gün içinde tebliğ sürecini başlatmalıdır.

Sürenin aşılması durumunda ne olur? Hukuki sonuç tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay bazı kararlarında geç tebliğin itiraz hakkını ortadan kaldırmadığını, hatta tebliğ hiç yapılmamış gibi değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Bu da yönetimi tüm karar süreciyle birlikte yeniden iptal davasıyla karşı karşıya bırakabilir. Dolayısıyla 15 günlük süre, olası bir yargı sürecinde yönetim lehine belge sağlamak açısından mutlaka uyulması gereken bir eşiktir.

Çok sayıda bağımsız bölümü bulunan büyük sitelerde tebliğ sürecinin koordinasyonu zorlaşabilir. Bu tür yapılarda genel kurul yönetim yazılımı kullanımı, katılım listesini otomatik olarak tebliğ listesine dönüştürerek süreci hem hızlandırır hem de belgeleme açısından güvence altına alır.

Geçerli Tebliğ Yöntemleri

Genel kurul kararları için geçerli tebliğ yöntemleri: noter, iadeli posta ve dijital bildirim seçenekleri

Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 29. maddesi, tebliğ yöntemi olarak öncelikle noter aracılığıyla tebliği öngörmektedir. Notere gidilerek hazırlanan tebligat belgesi, noter marifetiyle adrese gönderilir ve tebellüğ şerhi noterde saklanır. Bu yöntem, tarih ve içerik bakımından en güçlü ispat aracıdır; itiraz davalarında mahkeme önünde tartışılması neredeyse imkânsız bir belge sağlar.

Yönetim planında açıkça düzenlenmişse iadeli taahhütlü posta da geçerli bir yöntem olarak kullanılabilir. Bu durumda PTT'nin iade kartı, tebliğin gerçekleştiğinin belgesidir. Dikkat edilmesi gereken husus, zarfın içeriğinin de ispat edilebilir olmasıdır; bu nedenle içerik listesini noter onaylatmak ya da birden fazla örnek göndererek birini saklamak önerilir.

Bizzat imzalı teslim yöntemi de pratikte kullanılmaktadır. Yönetici ya da yönetim kurulu üyesi, karar tutanağının bir örneğini ilgili kat malikine elden teslim eder; malik imzalı bir alındı belgesi verir. Bu yöntem basit ve hızlıdır; ancak ilgili malikin bu imzayı sonradan inkar etmesi ihtimaline karşı iki tanık ya da güvenlik kamerası kaydı gibi destekleyici unsurların bulunması önerilir.

E-posta ve kısa mesaj gibi dijital kanallar, mevcut Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde tek başına yeterli ve bağlayıcı tebliğ yöntemi sayılmamaktadır. Yönetim planında özellikle düzenlenmemiş ve kat maliki tarafından yazılı onay verilmemişse, dijital bildirim ancak destekleyici bir iletişim aracı olarak kullanılabilir. Apartman yönetim programları üzerinden yapılan dijital bildirimler, geleneksel tebliğe ek olarak uygulandığında iletişimi güçlendirir.

Tebliğ Belgelerinde Bulunması Gereken Unsurlar

Genel kurul kararı tebliğ belgesinde bulunması gereken zorunlu unsurlar ve kontrol listesi

Tebliğ belgesi eksik ya da hatalı düzenlendiğinde ispat değeri ortadan kalkabilir. Bu nedenle her tebliğ belgesinde aşağıdaki unsurların eksiksiz yer alması gerekir:

  • Apartman veya sitenin tam adı ve adresi
  • Genel kurulun yapıldığı tarih, saat ve yer
  • Toplantının olağan mı yoksa olağanüstü mü olduğu
  • Gündem maddeleri ve her madde için alınan kararın özeti
  • Oy dağılımı (kabul/ret/çekimser sayıları)
  • Tebliğin muhatabı olan kat malikinin adı, soyadı ve bağımsız bölüm numarası
  • Tebliğ tarihi ve tebliğ eden makamın kaşesi/imzası
  • İtiraz hakkı ve süresi hakkında bilgilendirme ifadesi

Karar tutanağının tam bir sureti tebliğ belgesine eklenmesi, özellikle çok sayıda gündem maddesi içeren toplantılarda daha sağlıklı bir bilgilendirme sağlar. Özet aktarımlar, ileride "kararın tam içeriğinden haberdar değildim" itirazlarına zemin hazırlayabilir.

İtiraz hakkı konusunda net bir bilgilendirme yapılması hem hukuki zorunluluk hem de iyi niyet gereğidir. Kat malikleri, tebliğden itibaren 1 ay içinde genel kurul kararlarına karşı sulh hukuk mahkemesine iptal davası açabilir. Bu süreyi tebliğ belgesinde açıkça belirtmek, yönetimin şeffaflığını ortaya koyarken maliklerin haklarını kullanmalarına da zemin hazırlar.

Tebliğ belgesinin bir kopyasının yönetim dosyasında en az 5 yıl saklanması tavsiye edilir. Olası bir davada mahkemeye sunulacak bu belge, yönetimin yasal yükümlülüğünü yerine getirdiğinin temel kanıtı olacaktır.

Tebliğe İtiraz ve İptal Davası Süreci

Genel kurul kararlarına itiraz ve iptal davası süreci, sulh hukuk mahkemesi başvurusu

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 33. maddesi, kat maliklerine genel kurul kararlarına karşı itiraz hakkı tanımaktadır. Bu hak, usulsüz tebliğ yapıldığı ya da hiç tebliğ yapılmadığı hâllerde özellikle güçlü bir zemine oturmaktadır; zira tebliğ eksikliği hem şekil hem de esastan bozucu bir unsur olarak mahkemece değerlendirilebilir.

İtiraz davası, sulh hukuk mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesidir. Dava dilekçesinde hem usulsüz tebliğ iddiası hem de varsa kararın esasına ilişkin itiraz gerekçeleri ayrı ayrı ortaya konmalıdır. Mahkeme, önce tebliğin usulüne uygunluğunu inceler; usulsüzlük saptanırsa davanın süresinde açılıp açılmadığı meselesini tebliğ tarihine göre değil, malikin karardan fiilen haberdar olduğu tarihe göre çözümleyebilir.

Pratikte karşılaşılan tipik bir senaryo şudur: Yönetim, toplantıya katılmayan 3 kat malikine 15 günlük sürede tebliğ yapmamıştır. Bu maliklerden biri, 2 ay sonra ortak alanı kullanan komşusundan toplantıda alınan aidatı artırma kararından haberdar olur ve dava açar. Mahkeme, tebliğ eksikliği nedeniyle davanın zamanaşımı itirazını reddedebilir; yönetim ise hem davayı kaybetme hem de usulsüzlükten doğan tazminat riskiyle yüz yüze gelebilir.

Bu senaryonun önüne geçmenin en etkin yolu, tebliğ sürecini sistematik ve belgelenebilir biçimde yürütmektir. Bunun için dijital genel kurul yönetim yazılımı büyük kolaylık sağlar; katılım listesi otomatik olarak tebliğ gereken kişiler listesine dönüşür, gönderim tarihleri kaydedilir ve belgeler merkezi arşivde saklanır.

Yöneticinin Hukuki Sorumluluğu

Apartman yöneticisinin genel kurul kararları tebliğindeki hukuki sorumluluğu ve yükümlülükleri

Tebliğ yükümlülüğünü yerine getirmeyen yönetici, kişisel hukuki sorumluluğu ile karşı karşıya kalabilir. 634 sayılı Kanun'un 38. maddesi, yöneticinin kat maliklerine karşı bir vekil gibi sorumlu olduğunu açıkça düzenlemektedir. Bu vekâlet ilişkisi; özenli davranma, hesap verme ve yetkiler çerçevesinde hareket etme yükümlülüklerini kapsar; tebliğ de bu yükümlülükler arasında açıkça sayılabilir.

Bir kat malikinin tebliğ yapılmaması nedeniyle uğradığı zararı ispat etmesi hâlinde yöneticiden tazminat talep edebileceği gündeme gelebilir. Örneğin genel kurulda alınan bir tadilat kararı nedeniyle bağımsız bölümüne zarar gelen, ancak bu karardan hiç haberdar edilmediği için itiraz hakkını kullanamayan bir malik, hem kararın iptalini hem de oluşan zararın tazminini yöneticiden talep edebilir.

Yönetim kurulu biçiminde faaliyet gösteren yapılarda sorumluluk, kurulun tüm üyelerine yayılabilir. Özellikle tebliğ kararının kurulca alındığı ya da kurulun bu görevi bir üyeye devrettiği durumlarda, gereği yapılmamışsa tüm üyeler sorumlu tutulabilir. Bu nedenle kurul toplantısı tutanaklarında tebliğ görevinin kime verildiği ve hangi tarihte yerine getirileceğinin ayrıca belirtilmesi önerilir.

Yöneticinin sorumluluktan kurtulmasının en sağlam yolu, tebliğin gerçekleştiğini kanıtlayan belgeleri eksiksiz saklamaktır. "Yaptım ama belgeleyemedim" savunması mahkemede kabul görmez; ispat yükü yönetici üzerindedir.

Tebliğ Süreci Adım Adım: Pratik Bir Rehber

Genel kurul kararlarının katılmayanlara tebliği için adım adım pratik süreç rehberi

Tebliğ sürecini doğru ve eksiksiz yürütmek için aşağıdaki tabloyu rehber olarak kullanabilirsiniz:

Aşama Yapılacak İşlem Süre / Tarih Sorumlu
1 Katılım listesini kontrol et; toplantıya katılmayanları belirle Toplantı günü (akşamı) Yönetici / Katip
2 Toplantı tutanağının imzalı suretini hazırla Toplantıdan 1-2 gün içinde Yönetici
3 Her katılmayan malik için tebliğ belgesi düzenle Toplantıdan 3 gün içinde Yönetici / Avukat
4 Notere git; tebliğat yazılarını onaylat ve gönder En geç 5. gün Yönetici
5 Tebellüğ şerhlerini noter üzerinden takip et Gönderimden 7-10 gün sonra Yönetici
6 Tüm belgeler dosyalanır ve yönetim arşivine kaldırılır Tebliğ tamamlanır tamamlanmaz Yönetici
7 İtiraz süresi (1 ay) sonunda itiraz gelmediyse karar kesinleşir Tebliğden 30 gün sonra Takip: Yönetici

Bu tabloyu kağıt ya da dijital kontrol listesi olarak her toplantı sonrası kullanan yöneticiler, sürecin hiçbir aşamasını atlama riskini minimuma indirmektedir. Özellikle yönetici devri dönemlerinde bu tablo, eski yöneticiden yeniye aktarılması gereken kritik bir belge niteliği taşır.

Büyük sitelerde tebliğ listesi on kişiyi aşabilir; bu durumda noter ücreti ciddi bir kalem oluşturabilir. Yönetim planında iadeli taahhütlü posta ya da imzalı teslim yöntemine açıkça yer verilmişse bu maliyetten kaçınmak mümkün olabilir; ancak böyle bir değişiklik için yönetim planının güncellenmesi ve genel kurulun onayı gerekir.

Sık Yapılan Hatalar ve Nasıl Önlenir?

Genel kurul kararları tebliğ sürecinde sık yapılan hatalar ve önleme yöntemleri

Yöneticilerin tebliğ sürecinde en sık düştüğü hatalar incelendiğinde belirgin örüntüler ortaya çıkmaktadır. Bu hataların büyük çoğunluğu sistematik bir süreç eksikliğinden kaynaklanmakta; basit bir kontrol listesi ya da yazılım desteğiyle önlenebilmektedir.

Hata 1: Süreyi kaçırmak. "Fırsatım olmadı" ya da "unutuluverdi" biçiminde özetlenebilecek bu hata, özellikle yöneticinin aynı zamanda başka işleri olan gönüllü bir kat maliki olduğu durumlarda yaygındır. Çözüm: Toplantı günü takvime "15 gün sonra tebliğ son gün" şeklinde bir hatırlatma eklemek, süreci unutmayı imkânsız kılar.

Hata 2: Sadece WhatsApp ya da e-posta ile bildirim yapmak. Dijital kanallar pratik ve hızlıdır; ancak hukuki geçerlilik açısından yetersizdir. Yöneticinin "mesajı attım, gördü" savunması, yargı önünde hiçbir değer taşımaz. Bu yöntem destekleyici olarak kullanılabilir; ancak yasal tebliğin yerini alamaz.

Hata 3: Tebliğ belgesini arşivlememek. Tebliğ yapıldığı hâlde belgenin kaybolması ya da eski yöneticinin arşivi devretmemesi durumunda, yönetim ispat edemediği için dava riskiyle karşı karşıya kalır. Her tebliğ belgesinin dijital kopyasının bulutta ya da yönetim yazılımında saklanması önerilir.

Hata 4: Gündem dışı alınan kararlar için tebliği atlamak. Genel kurulda gündem dışına çıkılarak karar alınmışsa, bu kararların bağlayıcılığı zaten tartışmalıdır; ancak tebliğ yapılmaması riski daha da artırır. En temiz yaklaşım, gündem dışı kararları ayrı bir tutanakla belgelemek ve aynı tebliğ süreci içinde iletmektir.

Önemli Uyarı: Bu makalede verilen bilgiler genel hukuki rehberlik niteliğinde olup her somut olayın kendine özgü koşulları bulunabilir. Tebliğ usulü, itiraz süreci veya yönetici sorumluluğuna ilişkin spesifik durumlarınız için mutlaka bir kat mülkiyeti hukuku avukatına danışmanız önerilir. Hukuki durum ve Yargıtay içtihatları zaman içinde değişebilir.

Dijital Araçlarla Tebliğ Sürecini Kolaylaştırma

Dijital apartman yönetim yazılımıyla genel kurul kararları tebliğ takip sistemi

Teknolojinin kat mülkiyeti yönetimine entegrasyonu, tebliğ sürecini hem hızlandırmakta hem de belgeleme kalitesini artırmaktadır. Modern site yönetim yazılımları, genel kurul modülleri aracılığıyla katılım takibinden tebliğ listesi oluşturmaya kadar pek çok işlemi otomatikleştirmektedir.

Bu sistemlerin tipik bir tebliğ iş akışında sağladığı katkılar şöyle özetlenebilir: Toplantı katılım listesi sisteme girilir; yazılım, katılmayanları otomatik olarak tebliğ listesine alır. Her malik için kişiselleştirilmiş tebliğ belgesi şablonu doldurulur ve PDF formatında çıktı alınır. Belge gönderildiğinde sistem tarih ve yöntem kaydı oluşturur; tebellüğ onayı geldiğinde bu bilgi de arşive işlenir. Süre takip modülü, 15 günlük yasal süre dolmadan önce yöneticiye hatırlatma gönderir.

Dijital altyapının yargısal süreçlerdeki katkısı da göz ardı edilmemelidir. Sistem üzerinden tutulan zaman damgalı kayıtlar, fiziksel arşivin kaybolması ya da tahrip olması durumunda alternatif ispat aracı işlevi görebilir. Ancak dijital kayıtların noter tebliğinin yerini tutmadığını, onun yanında ek bir güvence sağladığını unutmamak gerekir.

Küçük apartmanlar için bile basit bir dijital çözüm benimsemek, yöneticinin iş yükünü önemli ölçüde azaltır. Bulut tabanlı sistemler, yönetici değişikliği durumunda da arşivin eksiksiz devredilmesini sağlar; bu, büyük sitelerde olduğu kadar 10-15 dairelik küçük apartmanlarda da kritik bir avantajdır.

Sık Sorulan Sorular

Genel kurul kararlarının katılmayanlara tebliği hakkında sık sorulan sorular
Tebliğ yapılmazsa genel kurul kararı geçersiz mi sayılır?
Tebliğ yapılmaması kararı otomatik olarak geçersiz kılmaz; ancak katılmayan kat maliklerinin itiraz hakkını fiilen öğrendikleri tarihten itibaren kullanabilmelerinin önünü açar. Mahkemeler, usulsüz ya da hiç yapılmamış tebliğ karşısında iptal davasının süresinde açılıp açılmadığını tebliğ tarihine değil, malikin karardan haberdar olduğu gerçek tarihe göre değerlendirebilir. Bu durum, tebliğ yapılmamış kararları uzun süre itiraz riski altında bırakır.
Katılmayan kat maliki tebliği almaktan kaçınırsa ne olur?
Tebliği almaktan kaçınan ya da kapıyı açmayan kat maliki için noter aracılığıyla yapılan tebligat, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri çerçevesinde tamamlanmış sayılabilir. Adrese iki kez gidilip teslim edilemeyen evrak, kapıya bildirim bırakılması ve posta ilanı aşamalarından geçerek yasal tebliğ gerçekleşmiş kabul edilir. Bu nedenle noter tebliği, muhatap iş birliği yapmasa bile hukuki sonuç doğurması bakımından en güvenli yöntemdir.
Tebliğ sonrası itiraz süresi ne kadardır?
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca, genel kurul kararlarına karşı iptal davası tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde sulh hukuk mahkemesinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup uzatılması ya da askıya alınması kural olarak mümkün değildir. Ancak tebliğin usulsüz yapıldığı ya da hiç yapılmadığı durumlarda süre hesabı değişebileceğinden, hukuki danışmanlık alınması önerilir.
Yönetim planında tebliğ yöntemi düzenlenmemişse ne yapılmalı?
Yönetim planında aksine bir hüküm bulunmuyorsa 634 sayılı Kanun'un 29. maddesi doğrudan uygulanır ve noter aracılığıyla tebliğ zorunlu hâle gelir. Yönetim planına iadeli taahhütlü posta ya da imzalı teslim gibi alternatif yöntemleri dahil etmek istiyorsanız, bu değişikliğin önce genel kurulda oy çokluğuyla kabul edilmesi ve noter onaylı yönetim planı tadili olarak tapu siciline işlenmesi gerekir. Bu adım atılmadan alternatif yöntemlerin hukuki bağlayıcılığı tartışmalı kalır.

Genel kurul süreçlerinizi — davet, katılım takibi, oy sayımı ve kararların tebliği dahil — tek bir platformdan yönetmek istiyorsanız, SiteYönetim Genel Kurul Yazılımı'nı inceleyin. 15 günlük tebliğ süresini otomatik olarak takip eden sistem, her kat maliki için kişiselleştirilmiş tebliğ belgesini hazırlar ve tüm süreci arşivleyerek olası bir davada kullanılabilecek eksiksiz belgeler üretir.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

SiteYönetim ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön