Site Yönetimi

Merkezi Isıtmada Yakıt Gideri Nasıl Paylaştırılır? %30 Alan %70 Tüketim

Merkezi ısıtma sistemlerinde yakıt gideri, kat maliklerinin %30 eşit pay ve %70 tüketim esasına göre bölüştürülür. Yasal dayanak, hesaplama adımları ve sık yapılan hatalar bu makalede.

Merkezi Isıtmada Yakıt Gideri Nasıl Paylaştırılır? %30 Alan %70 Tüketim

Merkezi ısıtmada yakıt giderini paylaştırmanın yasal yöntemi, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi kapsamında belirlenir: ısınma giderlerinin %30'u tüm bağımsız bölümlere eşit, %70'i ise fiilî tüketim oranında dağıtılır. Bu yazıda formülü, hesaplama adımlarını ve apartmanınızda nasıl uygulayacağınızı adım adım bulacaksınız.

Yasal Dayanak: Hangi Kanun, Hangi Madde?

Merkezi ısıtma yakıt gideri paylaşımını düzenleyen Kat Mülkiyeti Kanunu illüstrasyonu

Merkezi ısıtma giderlerinin nasıl bölüştürüleceği uzun yıllar boyunca apartman yönetimlerinde tartışma konusu oldu. Kimisi daireye düşen arsa payını esas aldı, kimisi her bağımsız bölüme eşit pay biçti. Bu belirsizliği sona erdiren düzenleme, 2009 yılında yayımlanan 5711 sayılı Kanun ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesine eklenen fıkradır.

Söz konusu fıkraya göre, ortak gider niteliği taşıyan merkezi ısıtma yakıt bedeli, iki bileşenli bir formülle hesaplanır. Birinci bileşen "sabit pay" olarak adlandırılır ve toplam yakıt bedelinin yüzde otuzunun her bağımsız bölüme eşit biçimde dağıtılmasını öngörür. İkinci bileşen "değişken pay" olarak adlandırılır ve kalan yüzde yetmişin, her bağımsız bölümün kayıt altına alınan fiilî tüketimiyle orantılı olarak paylaştırılmasını gerektirir.

Bu iki bileşenli sistem, hem binayı sıcak tutmak için zorunlu olan ortak altyapı masrafını (borular, kazan bakımı, pompa elektriği) tüm kat maliklerine eşit yükleyen, hem de radyatörünü daha çok açan ya da daha az kullanan kişiyi fiilî tüketimine göre sorumlu tutan dengeli bir yapı kurar. Kanun metni yürürlükte olduğundan, yönetim planında farklı bir hüküm bulunsa dahi bu oranların uygulanması zorunludur; aksine düzenleme geçersizdir.

Uygulamada sıkça sorulan soru şudur: "Biz yönetim planımızda arsa payına göre paylaşım yapıyoruz, bu geçerli mi?" Yanıt nettir — geçerli değildir. Kanunun emredici hükmü, yönetim planındaki her türlü çelişkili düzenlemenin önüne geçer. Dolayısıyla eğer apartmanınızda hâlâ arsa payı ya da salt eşit pay esası uygulanıyorsa, yasal düzleme geçmek hem hakkaniyet hem de hukuki güvenlik açısından zorunludur.

%30 Eşit Pay + %70 Tüketim Formülü Nasıl Çalışır?

%30 eşit pay ve %70 tüketim esasına dayalı merkezi ısıtma yakıt gideri formülü illüstrasyonu

Formülü somut bir örnekle açıklamak, soyut yüzdeleri anlamayı çok kolaylaştırır. Diyelim ki 10 daireli bir apartmanda Kasım ayı yakıt faturası 50.000 TL oldu. Bu rakamı önce iki parçaya ayırıyoruz:

  • Sabit pay havuzu: 50.000 × 0,30 = 15.000 TL — bu tutar 10 daireye eşit bölünür → daire başına 1.500 TL
  • Tüketim pay havuzu: 50.000 × 0,70 = 35.000 TL — bu tutar her dairenin ölçüm cihazından okunan değeriyle orantılı dağıtılır

Tüketim payı hesabı için her dairenin aylık tüketimini bilmemiz gerekir. Ölçüm cihazları (ısı pay ölçer ya da kalorimetre) bunu bina bazında değil, radyatör bazında ya da daire girişindeki sayaç bazında kayıt altına alır. Toplam tüketim içindeki dairenin payı hesaplanır, ardından 35.000 TL ile çarpılır.

Örnek: 3 numaralı daire 250 birim tüketmiş olsun; bina toplamı 2.500 birim olsun. Bu dairenin tüketim oranı = 250/2.500 = 0,10 yani %10. Tüketim payı = 35.000 × 0,10 = 3.500 TL. Sabit payıyla birlikte bu dairenin toplam fatura payı: 1.500 + 3.500 = 5.000 TL olur.

Aynı binada 8 numaralı daire radyatörünü minimum açıp 100 birim tüketmiş olsun; oranı = 100/2.500 = %4. Tüketim payı = 35.000 × 0,04 = 1.400 TL. Toplam: 1.500 + 1.400 = 2.900 TL. Gördüğünüz gibi 3. daire ile 8. daire arasında yaklaşık 2.100 TL fark oluştu; bu fark tamamen bireysel kullanım tercihinden kaynaklanıyor. Sistem tam olarak bu davranışsal farkı fiyatlandırmak için tasarlanmıştır.

Isı Pay Ölçer Zorunluluğu ve Ölçüm Sistemleri

Merkezi ısıtmada ısı pay ölçer cihazları ve veri toplama sistemi illüstrasyonu

Yüzde yetmiş tüketim payının hesaplanabilmesi için her bağımsız bölümün tüketiminin ayrı ayrı ölçülmesi şarttır. Aksi hâlde hangi dairenin ne kadar tükettiği bilinemez ve formül uygulanamaz. Bu nedenle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, merkezi ısıtma sistemleri için ısı pay ölçer montajını zorunlu kılmıştır. Mevcut düzenlemeye göre belirli kapasitedeki yapılarda ısı pay ölçer kullanılmadan merkezi ısıtma sistemi işletilemez.

Piyasada iki temel ölçüm teknolojisi kullanılmaktadır. Birincisi, her radyatörün üzerine montajlanan ısı pay ölçer (heat cost allocator) cihazlarıdır. Bu cihazlar radyatör yüzey sıcaklığıyla oda hava sıcaklığı arasındaki farka dayalı bir formülle ısı emisionunu hesaplar ve birimleri kaydeder. İkincisi, daire girişine ya da çıkışına kurulan kalorimetre cihazlarıdır; bu cihazlar devreye giren ve dönen su sıcaklıkları ile debi ölçümünden hareketle gerçek enerji tüketimini kilowatt-saat (kWh) cinsinden saptar. Kalorimetre daha hassas sonuç verirken ısı pay ölçer kurulum maliyeti açısından avantajlıdır.

Uzaktan okuma (remote reading) özellikli sistemlerde bina yöneticisi ya da yetkilendirilmiş servis firması, her dairenin tüketim verisini radyo frekansı üzerinden toplayabilir; bu sayede daire kapılarına tek tek uğramak gerekmez. Bu sistemler aynı zamanda okuma dönemini standartlaştırır ve olası hata kaynaklarını azaltır. Eğer apartmanınızda henüz ısı pay ölçer kurulu değilse ve merkezi ısıtma kullanıyorsanız, yönetim kurulu ya da apartman yöneticisi bu cihazların bir an önce tesis edilmesi için gerekli adımları atmalıdır.

Ölçüm cihazlarının yıllık kalibrasyonu da önemlidir. Yanlış kalibrasyon, fiilî tüketimi olduğundan fazla ya da az gösterir ve bu durum hem bireysel mağduriyete hem de toplu anlaşmazlıklara zemin hazırlar. Bu nedenle cihazların bakım ve kalibrasyon kayıtlarını yönetim dosyasında saklayın ve her sezon başında kontrol ettirin.

Paylaştırma Tablosu: Dört Daireli Örnek Hesap

Dört daireli apartmanda merkezi ısıtma yakıt gideri paylaştırma örneği tablosu illüstrasyonu

Aşağıdaki tablo, 4 daireli küçük bir apartmanda 20.000 TL'lik aylık yakıt faturasının nasıl paylaştırıldığını göstermektedir. Dairelerin birimleri toplamı 1.000 birimdir.

Daire Tüketim (birim) Tüketim Oranı Sabit Pay (TL) Tüketim Pay (TL) Toplam Pay (TL)
Daire 1 350 %35 1.500 4.900 6.400
Daire 2 300 %30 1.500 4.200 5.700
Daire 3 200 %20 1.500 2.800 4.300
Daire 4 150 %15 1.500 2.100 3.600
Toplam 1.000 %100 6.000 14.000 20.000

Tablodaki sabit pay havuzu: 20.000 × 0,30 = 6.000 TL; 4 daireye eşit bölününce her biri 1.500 TL öder. Tüketim pay havuzu: 20.000 × 0,70 = 14.000 TL; bu tutar tüketim oranlarıyla çarpılarak dağıtılır. En çok tüketen Daire 1 ile en az tüketen Daire 4 arasındaki fark 2.800 TL'dir. Eğer salt eşit pay yöntemi uygulansaydı herkes 5.000 TL öderdi; o zaman az kullanan Daire 4 haksız biçimde 1.400 TL fazla öderdi, çok kullanan Daire 1 ise 1.400 TL kurtarırdı. %30-%70 sistemi bu haksızlığı önler.

Bu hesabın doğru çalışması için her ay aynı okuma tarihine dikkat edilmesi gerekir. Okuma tarihleri farklı günlere denk gelirse tüketim verileri karşılaştırılamaz hale gelir ve paylaştırma hatalı çıkar. Yöneticinin bu noktada servis firmasıyla koordineli çalışması, güvenilir bir apartman muhasebe programı kullanarak hesaplamaları kayıt altına tutması işi büyük ölçüde kolaylaştırır.

Isıtma Sezonunu Kapatma ve Yıllık Uzlaşma

Merkezi ısıtmada ısıtma sezonu kapanışı ve yıllık uzlaşma hesabı illüstrasyonu

Çoğu apartman yönetimi, yakıt giderini aylık olarak tahsil etmek yerine sezon başında tahmini bir avans belirler ve sezon sonunda gerçek tüketimle karşılaştırarak uzlaşma (mahsuplaşma) yapar. Bu uygulamanın avantajı, aylık ödeme miktarını tahmin edilebilir kılmasıdır; dezavantajı ise sezon sonu uzlaşmasında bazı kat maliklerinden ek ödeme talep edilmesi, bazılarına ise iade yapılması gerekebilmesidir.

Uzlaşma süreci şu adımlardan oluşur: Önce sezon boyunca harcanan toplam yakıt bedeli toplanır. Ardından her dairenin sezon genelindeki birikimli tüketimi ölçüm sisteminden çekilir. %30-%70 formülü toplam tutar üzerine uygulanır ve her dairenin teorik borcu hesaplanır. Bu teorik borç, dairenin sezon boyunca ödediği avanslarla karşılaştırılır. Fark pozitifse (az ödeme) ek aidat faturası gönderilir; negatifse (fazla ödeme) sonraki döneme mahsup edilir veya iade yapılır.

Uzlaşma toplantısı genellikle nisan-mayıs aylarında, ısıtma sistemi kapandıktan sonra yapılır. Bu toplantıda yönetici, sezon hesabını tüm belgeleriyle (yakıt faturaları, ölçüm raporları, avans ödemeleri) kat maliklerine sunar. Herhangi bir daire sahibi hesabı itiraz hakkıyla inceleyebilir; varsa hataların düzeltilmesi talep edilebilir. Şeffaflık açısından hesap özetlerini yazılı olarak dağıtmak ya da dijital ortamda paylaşmak iyi bir uygulamadır.

Eğer bazı kat malikleri avanslarını düzenli ödememişse, sezon sonu birikmiş borç önemli bir tutara ulaşabilir. Bu noktada yönetici, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca aylık yüzde beş gecikme tazminatı uygulama hakkına sahiptir. Borcun ısrar etmesi durumunda aidat ödemeyenlere karşı yasal yollar devreye girilebilir.

Ortak Alan Isıtması: Hesaptan Ayrı Tutulur mu?

Apartman ortak alanlarının ısıtma gideri ve bireysel daire ısınma gideri ayrımı illüstrasyonu

Merkezi ısıtma sisteminin beslediği tek yer bireysel daireler değildir; giriş holü, merdiven koridoru, bodrum kat ve ortak toplanma alanları da sistemden ısı alabilir. Bu alanların ısıtma bedeli kimden, nasıl tahsil edilecektir? Bu soru birçok apartmanda kafa karışıklığına yol açmaktadır.

Ortak alan ısıtması, bireysel tüketim ölçümüne tabi değildir çünkü bu alanlarda ısı pay ölçer bulunmaz. Bu nedenle ortak alanların ısıtma gideri, "ortak gider" niteliği taşır ve 634 sayılı Kanun'un 20. maddesi kapsamındaki eşit pay bölüşümüne dahil edilebilir. Ancak uygulamada pek çok bina, ortak alan ısıtma bedelini tamamen yakıt faturaları üzerinden değil, ayrı bir kalem olarak ele alır.

En temiz çözüm, kalorifer dairesindeki ana sayacın yanı sıra ortak alanlara giden hatta da bir alt sayaç konumlandırmaktır. Bu sayede ortak alan tüketimi ayrıştırılır; tüm kat maliklerinden eşit pay olarak tahsil edilir. Kalan tüketim ise sadece bireysel dairelerin ölçüm verilerine atıfla %30-%70 formülüyle bölüştürülür. Bu uygulama hem kanun ruhuna uygundur hem de anlaşmazlıkları önler.

Eğer binanızda ortak alanlar merkezi ısıtmadan beslenmiyor, ya da bu alanlar toplam tüketimin ihmal edilebilir küçük bir bölümünü oluşturuyorsa, pratikte ortak alanların payını toplam tutara dahil edip tüm sistemi birden %30-%70 formülüne tabi tutmak da yaygın bir yöntemdir. Her iki yaklaşım da uygulanabilir; önemli olan seçilen yöntemin yönetim planında ya da kat malikleri kurulu kararında açıkça yazılı olmasıdır.

Yaygın Hatalar ve Anlaşmazlık Noktaları

Merkezi ısıtma yakıt gideri paylaştırmasında yapılan yaygın hatalar ve anlaşmazlık noktaları illüstrasyonu

Merkezi ısıtma paylaştırmasında en sık karşılaşılan yanlış, eski usul "arsa payına göre paylaştırma" uygulamasının sürdürülmesidir. Bazı binalar arsa payı oranlarını temel alarak yakıt bedelini dağıtmaya devam etmektedir; oysa bu yöntem 2009 sonrasında yasal geçerliliğini yitirmiştir. Kanunun emredici hükmüne rağmen eski yönteme devam eden bir yönetici, kat maliklerinden gelebilecek hukuki sorumluluğu üstleniyor demektir.

İkinci yaygın hata, ölçüm cihazlarının çalışmadığı ya da okunmadığı dönemlerde tahmini tüketim atamasıdır. Cihaz arızası ya da veri eksikliği durumunda bazı yöneticiler komşu dairenin tüketimini kopyalar ya da dairenin büyüklüğünü kıstas alır. Bu yöntemler hem hatalı hem de hukuken savunulamaz sonuçlar doğurur. Doğru yaklaşım: cihaz arızası varsa o dairenin tüketimini bina ortalamasıyla tamamlamak ve durumu karar defterine işlemektir.

Üçüncü bir anlaşmazlık konusu, radyatörünü hiç açmayan kat maliklerinin sabit pay ödemek istememesidir. Bu kişiler "ben kullanmıyorum, neden ödeyeyim?" diye itiraz eder. Hukuki gerçek şudur: Radyatörü kapalı olsa bile dairenin binadaki konumu gereği komşu dairelerden pasif ısı aldığı ve ortak tesisatın hazır bulunmasından yararlandığı kabul edilir. Bu nedenle kanun, %30 sabit payı zorunlu kılmıştır; itiraz hukuken geçersizdir.

Dördüncü hata, paylaştırma hesabının kapalı kapılar ardında yapılıp kat maliklerine yalnızca ödeme miktarının bildirilmesidir. Şeffaflık hem güven hem de yasal uyum açısından zorunludur. Her kat malikinin kendi tüketim verisiyle birlikte binanın toplam tüketimini ve hesaplama tablosunu görebilmesi gerekir. Yöneticinin bu belgeleri yılda en az bir kez kat malikleri genel kurulunda sunması veya yazılı olarak dağıtması tavsiye edilir.

Dikkat: Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi, ısıtma giderlerini arsa payına göre değil, %30 eşit pay + %70 tüketim esasına göre paylaştırmanızı emreden zorunlu (emredici) bir hükümdür. Yönetim planınızda farklı bir düzenleme olsa bile bu kanun maddesi öncelik taşır. Tüm hesaplarınızı bu esasa göre düzenleyin; aksi uygulama hem hukuken hatalı hem de kat malikleri arasında gereksiz anlaşmazlıklara zemin hazırlar.

Kiracılar ve Yakıt Gideri: Kim Öder?

Kiracı ve mülk sahibi arasında merkezi ısıtma yakıt gideri sorumluluğunun paylaşımı illüstrasyonu

Merkezi ısıtma yakıt giderinin kira ilişkisi bağlamındaki boyutu da çokça sorulan bir konudur. Hukuki çerçeve şöyle özetlenebilir: Kanun gereği apartmana yönelik ortak gider yükümlülüğü öncelikle kat malikine (mülk sahibine) aittir. Ancak kira sözleşmesinde açıkça kararlaştırılmış olmak koşuluyla, bu yük kiracıya yansıtılabilir.

Uygulamada en yaygın düzenleme, sözleşmede "ısınma giderleri kiracı tarafından karşılanır" ifadesine yer verilmesidir. Bu hâlde kiracı, dairesinin %30-%70 hesabına göre düşen payı öder. Sözleşmede bu ifade yoksa mülk sahibi kiracıdan ısıtma gideri talep edemez; ödemek zorunda olduğu tutarı apartman yönetimine kendisi aktarır ve kiracıdan rücuen (geriye dönük) tahsile çalışması oldukça güçleşir.

Kiracının dairesini terk edip anahtarı teslim ettiği ama ödeme gerçekleşmediği durumlarda ise borcun muhatabı yine hukuken mülk sahibidir; yönetim, kat malikinden tahsilat yapar. Dolayısıyla uzun dönemli kiralamalarda ısıtma giderlerinin nasıl karşılanacağını sözleşmede net biçimde yazmak hem kiraya veren hem kiracı açısından ileride oluşabilecek anlaşmazlıkları önlemenin en etkili yoludur.

Bir diğer husus, kiracının tüketim verisine erişim hakkıdır. Eğer yakıt gideri kiracıdan tahsil ediliyorsa, kiracının kendi dairesinin ölçüm verisini görmesini ve hesaplama tablosunu incelemesini talep etme hakkı vardır. Yöneticinin bu bilgileri paylaşması hem şeffaflık ilkesini destekler hem de olası itirazların önüne geçer.

Ödeme Yapmayan Kat Maliklerine Karşı Hukuki Yollar

Merkezi ısıtma giderini ödemeyen kat malikine karşı yasal haklar ve icra süreci illüstrasyonu

Tüm açıklamalara karşın yakıt giderini ödemeyi reddeden ya da sürekli geciktiren kat malikleri ile zaman zaman karşılaşılır. Bu durumda yöneticinin elinde hem caydırıcı hem de fiilen uygulanabilir hukuki araçlar mevcuttur. Yasal sürecin nasıl işlediğini bilmek, yöneticiye müzakere aşamasında da güçlü bir konum sağlar.

İlk adım, gecikme tazminatı uygulamasıdır. 634 sayılı Kanun'un 20. maddesi, ortak gider borcunda her geçen ay için aylık yüzde beş gecikme tazminatı işletilmesine olanak tanır. Bu oran oldukça yüksektir; üç-dört aylık gecikme borcun asıl tutarını önemli ölçüde artırır. Hesabı yazılı olarak tebliğ etmek, borcun varlığını ve miktarını belgelemenin en güvenli yoludur.

İkinci adım, noter aracılığıyla ihtarname göndermektir. İhtarname, borcun belirtilen sürede ödenmemesi hâlinde hukuki süreç başlatılacağını resmi olarak bildirir ve ileride açılacak davada delil niteliği taşır. Çoğu durumda ihtarname aşamasında ödeme gerçekleşir.

Üçüncü adım, icra takibidir. Yönetici, kesinleşmiş borç için ilamsız icra yoluna başvurabilir. Borçlu itiraz ederse itirazın iptali davası açılır. Dava sonucunda alacak kesinleşirse, kat malikinin bağımsız bölümü üzerine haciz uygulanabilir; bu aşamaya gelinmeden çoğu borçlunun ödeme yaptığı görülmektedir. Sürecin ayrıntıları için hukuki danışmanlık almanızı öneririz; bu yazı genel bilgi amaçlıdır.

Dijital Yönetimle Süreçleri Kolaylaştırma

Merkezi ısıtma yakıt gideri paylaşımını dijital apartman yönetim programıyla otomatik hesaplama illüstrasyonu

Merkezi ısıtma paylaştırması, elle yapıldığında hataya açık ve zaman alan bir süreçtir. Özellikle daire sayısı arttıkça; aylık okuma verilerini toplamak, formülü uygulamak, gecikme tazminatlarını hesaplamak ve her daireye bildirim göndermek yöneticiyi ciddi anlamda yorar. Dijital araçlar bu yükü büyük ölçüde azaltır.

Modern apartman yönetim programları, ısı pay ölçer verilerini manuel ya da API bağlantısı aracılığıyla sisteme aktarmanıza, ardından %30-%70 formülünü otomatik uygulamanıza imkân tanır. Program her dairenin borcunu hesaplar, ödeme durumunu takip eder ve gecikme tazminatını kendiliğinden işler. Ayrıca kat maliklerine e-posta ya da SMS bildirim gönderebilir; böylece her ay ayrı ayrı telefon açmak ya da el ilanı dağıtmak gibi yorucu adımlardan kurtulursunuz.

Hesap şeffaflığı açısından da dijital platformların ciddi avantajı vardır. Her kat maliki kendi panelinden aylık tüketimini, ödenen ve kalan tutarı görebilir. Bu şeffaflık, "ben bu kadar kullanmadım" ya da "hesap yanlış" türünden itirazları büyük ölçüde ortadan kaldırır. Belgeler dijital ortamda saklandığından sezon sonu uzlaşma toplantısı için ayrıca dosya hazırlamak gerekmez; tüm veriler birkaç tıklamayla raporlanabilir.

Yazılımı seçerken dikkat etmeniz gereken başlıca özellikler şunlardır: ısı pay ölçer entegrasyonu, özelleştirilebilir paylaştırma formülü (sabit/değişken oran ayarı), otomatik gecikme tazminatı hesabı ve kat maliki bildirimleri. Bunların yanı sıra programın yasal uyumluluk güncellemelerini takip etmesi de kritik önemdedir; kanun değiştiğinde formülün de güncellenmesi gerekebilir. Aidat takip programı üzerinden de ödeme süreçlerini entegre bir şekilde yönetmek mümkündür.

Sık Sorulan Sorular

Merkezi ısıtma yakıt gideri paylaştırmasına ilişkin sık sorulan sorular illüstrasyonu
Binamızda ısı pay ölçer yok; %30-%70 formülünü uygulamak zorunda mıyız?
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca merkezi ısıtma sistemlerinde %30 eşit pay + %70 tüketim esasının uygulanması zorunludur. Tüketimi ölçebilmek için ısı pay ölçer ya da kalorimetre kurulması da yasal bir gereklilik hâline gelmiştir. Ölçüm cihazınız yoksa öncelikle yetkilendirilmiş bir firma aracılığıyla montaj yaptırın; aksi hâlde tüketim bazlı paylaştırma yapılamaz ve kanuna aykırı eski yönteme devam etmek zorunda kalırsınız. Bu durum hem kat malikleri arasında anlaşmazlığa hem de yasal sorumluluğa yol açabilir.
Radyatörümü hiç açmadım; yine de sabit pay ödemek zorunda mıyım?
Evet, ödemek zorundasınız. Kanun, binada merkezi ısıtma sistemi bulunmasının bağımsız bölüm sahibine pasif ısı alma ve altyapıdan yararlanma imkânı sağladığını kabul eder. Bu nedenle radyatörü hiç açmasa dahi kat maliki %30 sabit payı ödemekle yükümlüdür. Tüketim (değişken) payında ise ölçüm cihazı sıfır birim kaydederse yalnızca sabit payı ödersiniz; tüketim payı sıfır olur. Bununla birlikte bazı kat malikleri ölçüm cihazı verilerini sahte göstermek ya da radyatör vanalını manipüle etmek yoluna gidebilir; bu durum ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
Yönetim planımızda arsa payına göre paylaştırma yazıyor; ne yapmalıyım?
2009 yılında 5711 sayılı Kanun ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi değiştirilmiş ve %30-%70 formülü zorunlu hâle getirilmiştir. Kanunun emredici hükümleri yönetim planındaki çelişkili düzenlemelerin önünde yer alır. Dolayısıyla yönetim planınızda arsa payı esası yazsa dahi bu hüküm artık uygulanamaz. Yapmanız gereken, kat malikleri kurulunu toplayarak yönetim planını kanunla uyumlu hâle getiren bir karar almak ve planı tapu müdürlüğüne tescil ettirmektir. Bu değişiklik için kat malikleri oybirliği aranmaz; kanunun amir hükmüne uyum niteliğindedir.
Aylık avans yerine sezon sonunda tek seferlik tahsilat yapabilir miyiz?
Evet, kat malikleri kurulu bu konuda serbesttir. Bazı binalar aylık avans tahsilatını tercih ederken bazıları sezon sonunda gerçek tüketime dayalı tek seferlik hesaplama yapar. Her iki yöntem de yasal olarak geçerlidir. Ancak sezon sonu tek tahsilatta risk şudur: Sezon boyunca hiç ödeme yapılmadığından büyük bir tutar birden talep edilir ve bazı kat malikleri güçlük çıkarabilir. Aylık avans, nakit akışını düzenli tutar ve olası borcun büyümesini önler. Hangi yöntemi seçerseniz seçin, tahsilat esasını kat malikleri kurulu kararıyla belgelemek en sağlıklı yaklaşımdır.

Merkezi ısıtmada yakıt gideri paylaştırmasını her ay doğru ve şeffaf biçimde yapmak, hem kat malikleri arasındaki güveni korumanın hem de yasal sorumluluklarınızı yerine getirmenin temelidir. Tüm bu hesaplamaları manuel yapmak yerine otomatikleştirmek istiyorsanız, SiteYönetim aidat takip programı ile tüketim verilerini sisteme girerek %30-%70 formülünü anında uygulayabilir, gecikme tazminatlarını otomatik hesaplatabilir ve kat maliklerine anlık bildirim gönderebilirsiniz. Daha fazla hesaplama seçeneği için aidat hesaplama aracımızı da inceleyebilirsiniz.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

SiteYönetim ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön