Site Yönetimi

Ofis sahibi kiracıyı “kendim kullanacağım” diyerek çıkarabilir mi?

Ofis sahibi, kiracıyı “kendim kullanacağım” diyerek tek taraflı olarak çıkaramaz. Çıkarma süreci, sözleşme, kanun ve yargı kararları çerçevesinde titizlikle yürütülmelidir.

Ofis sahibi kiracıyı “kendim kullanacağım” diyerek çıkarabilir mi?

Hayır, ofis sahibi kiracıyı sadece “kendim kullanacağım” diyerek tek taraflı bir kararla çıkaramaz. Çıkarma için sözleşme şartları, kanuni prosedürler ve gerektiğinde mahkeme kararı gerekir. Aksi takdirde yapılan eylem haksız tahliye ve tazminat riskini doğurur.

Kısa Cevap ve Karar Çerçevesi

Sözleşme üzerindeki fesih maddesinin yakın planı

Ofis sahibi, kiracıyı “kendim kullanacağım” gibi genel bir gerekçeyle tahliye edemez. Kiracılık sözleşmesi, tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyen bir belgedir; tek taraflı fesih ancak sözleşmede açıkça tanımlanmış durumlarda geçerlidir. Türkiye’de kiracılık ilişkileri, Kat Mülkiyeti Kanunu, Borçlar Kanunu ve ilgili yargı kararlarıyla düzenlenir. Bu çerçevede, kiracının sözleşmeyi ihlal etmesi, kira ödememesi gibi somut bir sebep olmadıkça, “kendi ihtiyacım” gerekçesi mahkemede kabul görmez.

Örneğin, İstanbul’daki bir AVM sitesinde ofis sahibi, bir mağaza birimini kendi mağazasına eklemek amacıyla kiracıyı tahliye etmeye çalıştı. Mahkeme, sözleşmede böyle bir hak tanımlanmadığı sürece tahliye talebini reddetti ve kiracının kira sözleşmesinin devam etmesi gerektiğine karar verdi. Bu örnek, “kendim kullanacağım” gerekçesinin tek başına yeterli olmadığını net bir şekilde gösterir.

Dolayısıyla, ofis sahibi çıkarmak istediğinde aşağıdaki adımları izlemeli, gerekli belgeleri toplamalı ve yasal prosedürleri eksiksiz yerine getirmelidir. Aksi takdirde, tahliye girişimi hukuki yaptırımlara ve maddi tazminatlara yol açabilir.

Kiracının Hakları ve Sözleşme İncelemesi

Kira sözleşmesinin fesih maddesinin büyütülmüş görüntüsü

Kiracının haklarını tam olarak kavramak, ofis sahibiyle yaşanabilecek anlaşmazlıklarda ilk savunma hattıdır. Kiracılık sözleşmesi, genellikle aşağıdaki temel unsurları içerir:

  • Kira bedeli ve ödeme takvimi
  • Kullanım amacı ve alan tanımı
  • Sözleşmenin süresi ve yenileme şartları
  • Fesih koşulları ve ihbar süreleri
  • Ortak alanların kullanım hakları

Kiracının sözleşmede “kendi ihtiyacım” gibi belirsiz bir fesih hakkının bulunmadığını tespit etmesi, çıkarmaya karşı güçlü bir savunma oluşturur. Sözleşmede fesih hakkı yalnızca “kira ödememesine”, “sözleşme şartlarının ciddi ihlaline” veya “kira süresinin bitimine” bağlanıyorsa, ofis sahibi bu koşulları somut bir şekilde kanıtlamak zorundadır.

Kiracı ayrıca, aidat ve ortak gider takibini düzenli olarak talep edebilir. Bu, kiracının ortak alan kullanımına ilişkin haklarını korumasına yardımcı olur ve ofis sahibinin “kendi kullanımım” gerekçesini zayıflatır.

Bu aşamada, kiracının bir avukattan hukuki danışmanlık alması, sözleşmenin yorumlanması ve olası ihlallerin tespiti açısından kritiktir.

“Kendim Kullanacağım” Gerekçesinin Hukuki Değerlendirmesi

Ofis biriminin sahibi kullanım işaretiyle gösterildiği kesit

“Kendim kullanacağım” gerekçesi, genellikle iki ana hukuki sorunu gündeme getirir: (1) sözleşme ihlali olup olmadığı ve (2) tahliye prosedürünün kanuni olup olmadığı. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun ilgili hükümleri, ortak alanların ve bireysel birimlerin kullanım haklarını net bir şekilde tanımlar. Bu kanun, bir malik (ofis sahibi) tarafından tek taraflı olarak bir birimin kullanım amacının değiştirilmesini sınırlayan hükümler içerir.

İhlal Olmadığı Sürece Fesih İmkânsızdır

Eğer kiracı kira bedelini düzenli ödeyip, kullanım koşullarına uyuyorsa, “kendi ihtiyacım” gibi bir gerekçe sözleşmede yer almadığı sürece geçerli bir fesih nedeni oluşturmaz. Mahkemeler, bu tür bir gerekçeyi “keyfi” ve “haksız” olarak değerlendirme eğilimindedir.

Mahkeme Kararları ve Yargı İçtihatları

Yargıtay ve bölge mahkemelerinin benzer davalarda verdiği kararlar, kiracının korunması yönünde bir çizgi çizer. Özellikle “kiracının kullanım hakkının keyfi olarak sonlandırılamayacağı” ilkesine sıkça vurgu yapılır. Bu kararlar, kiracının tahliye sürecinde savunma haklarını güçlendirir.

Dolayısıyla, ofis sahibi “kendi kullanımım” gerekçesiyle tahliye talebinde bulunmadan önce, sözleşmede açık bir fesih hakkı bulunup bulunmadığını, kiracının sözleşmeye aykırı bir davranışı olup olmadığını ve ilgili yargı kararlarını incelemelidir.

Çıkarma Süreci: Adım Adım Nasıl İlerlenir?

Tahliye sürecinin adım adım akış şeması

Kiracıyı yasal bir zeminde çıkarmak, belirli prosedürleri takip etmeyi gerektirir. Aşağıdaki adımlar, ofis sahibinin izlemeleri gereken temel yolu gösterir.

  1. İhtar ve Bildirim. Kiracıya, sözleşmede belirtilen fesih gerekçesiyle ilgili resmi bir ihbar gönderilir. İhbar süresi genellikle 30 gündür, ancak sözleşme farklı bir süre öngörebilir.
  2. Belgelerin Toplanması. Kira ödemeleri, sözleşme maddeleri, ortak gider dökümleri ve varsa ihlallerin kanıtları eksiksiz hazırlanır.
  3. Uzlaşma Teklifi. Mahkeme sürecine girmeden önce, taraflar arasında uzlaşma sağlanması önerilir. Bu, zaman ve maliyetten tasarruf sağlar.
  4. Mahkemeye Başvuru. Uzlaşma sağlanamazsa, icra takibi başlatılır ve tahliye davası açılır. Dava dilekçesinde, fesih gerekçesi ve deliller net bir şekilde sunulmalıdır.
  5. Mahkeme Kararı ve İcra Takibi. Mahkeme tahliye kararını verdiğinde, icra memurları tahliye işlemini gerçekleştirir. Kiracı, kararın kesinleşmesinden sonra tahliye edilir.
  6. Devir ve Teslim Prosedürü. Tahliye sonrası ofis birimi, yeni kiracıya ya da sahibine teslim edilir. Teslim tutanağı imzalanır.
ℹ️
İhbar süresi kritik. İhbar süresinin eksik verilmesi, tahliye davasının reddedilmesine yol açabilir.

Bu adımlar, “kendi kullanımım” gerekçesiyle tek taraflı bir tahliye talebinin hukuka aykırı olabileceği gerçeğini göz önünde bulundurarak, yasal zeminde hareket etmeyi sağlar.

Tarafların ve Mercilerin Rolü

Kiracı, malik ve avukatın toplantı sahnesi

Kiracı ve ofis sahibi arasındaki ihtilaflarda, üçüncü tarafların (avukat, arabulucu, icra memurları) rolü sürecin sağlıklı işlemesi açısından büyük önem taşır. Aşağıdaki tablo, her bir tarafın sorumluluklarını özetler.

TarafSorumluluk ve Yetki
Ofis Sahibi (Malik)Sözleşme şartlarını uygulama, ihbar ve bildirimleri yasal sürede gönderme, mahkemeye başvurma hakkı.
KiracıKira ödemelerini zamanında yapma, sözleşme koşullarına uyma, ihbarı kabul etme ve savunma hakkı.
Avukat/Müvekkil DanışmanıHukuki danışmanlık, dilekçe hazırlama, mahkeme sürecinde temsil.
ArabulucuUzlaşma görüşmelerini kolaylaştırma, tarafların anlaşma sağlaması için önerilerde bulunma.
İcra MemurlarıMahkeme kararının icrası, tahliye işlemlerinin fiziki olarak gerçekleştirilmesi.

Bu tablo, her bir mercinin sürece nasıl dahil olduğunu ve sorumluluklarını net bir biçimde ortaya koyar. Özellikle arabuluculuk, uzun sürececek bir dava yerine hızlı bir çözüm sunabilir.

Kiracının ortak alan kullanım hakları gibi konularda şeffaf bir rapor talep etmesi, olası anlaşmazlıkların önüne geçebilir.

Özel Durumlar ve İstisnai Senaryolar

Acil durum feshi için yangın alarmı ve hasar görüntüsü

Bazı istisnai durumlarda, “kendi kullanımım” gerekçesi yerine daha somut bir hukuki dayanak ortaya çıkabilir. Örneğin:

Acil Durum ve Güvenlik Nedeni

Yangın, sel, deprem gibi afetler sonrası ofisin güvenli bir şekilde kullanılmaması gerekebilir. Bu durumda, ilgili mevzuat (örneğin, Afet ve Acil Durum Yönetimi Kanunu) çerçevesinde geçici tahliye hakkı doğabilir. Ancak bu hak, kalıcı bir “kendi kullanımım” gerekçesinden farklıdır ve sadece acil durum süresiyle sınırlıdır.

Yeniden Yapılandırma ve Büyük Onarım

Binanın büyük bir tadilat veya yeniden yapılandırma sürecine girmesi, tüm birimlerin geçici olarak boşaltılmasını gerektirebilir. Bu durumda, malik, kiracıyı önceden bilgilendirerek ve makul bir süre (genellikle 90 gün) içinde yeni bir ofis alanı önererek tahliye sürecini başlatabilir.

İflas ve Tasfiye

Malik iflas etmişse ve tasfiye sürecindeyse, mahkeme kararına göre kiracılar da tasfiye planına dahil olur. Bu durumda, kiracının hakları, iflas mahkemesi kararlarıyla belirlenir ve “kendi kullanımım” gerekçesi geçersiz kalır.

Bu özel durumların her biri, normal kiracı‑malik ilişkilerinden farklı bir hukuki çerçeveye sahiptir ve mutlaka uzman bir avukatın yönlendirmesiyle ele alınmalıdır.

Site Yönetimi Platformu ile Çözüm

Site Yönetimi platformunun dijital kontrol paneli

Ofis sahibi ve kiracı arasındaki iletişimi şeffaflaştırmak, anlaşmazlıkların önüne geçmek için Site Yönetimi platformu etkili bir araçtır. Platformun sunduğu başlıca avantajlar şunlardır:

  • Ortak gider dökümü: Kiracılar, ortak alanların kullanımına ilişkin aidat ve giderleri gerçek zamanlı olarak görebilir.
  • Arıza ve talep kaydı: Tüm bakım talepleri tarih damgalı olarak kaydedilir, böylece sorumlulukların izlenmesi kolaylaşır.
  • Duyuru ve rapor yönetimi: Yönetim kararları, ihbarlar ve toplantı tutanakları tek bir merkezden paylaşılır.
  • Doküman arşivi: Kira sözleşmeleri, ihbar mektupları ve mahkeme kararları güvenli bir bulut ortamında saklanır.

Bu özellikler, ofis sahibinin “kendi kullanımım” gibi keyfi bir gerekçeyle tahliye girişiminde bulunmadan önce, tüm prosedürleri dijital ortamda belgeleyip, şeffaf bir iletişim kurmasını sağlar. Platforma SiteYönetimi.org üzerinden erişebilir ve detaylı bilgi alabilirsiniz.

Sık Yapılan Hatalar ve Önlemler

Tahliye sürecinde yapılan hatalar listesi

Kiracıyı çıkarmaya çalışan ofis sahipleri, süreci aceleye getirerek sıkça hatalar yapar. Bu hatalar, hem hukuki riskleri artırır hem de maddi kayıplara yol açar.

  • İhbar süresini ihmal etmek. Yasal sürenin altında bildirim göndermek, mahkemenin tahliye talebini reddetmesine neden olur.
  • Belgeleri eksik toplamak. Kira ödeme kayıtları, sözleşme ekleri ve ihlallerin kanıtları olmadan dava açmak, başarısız sonuç verir.
  • Uzlaşma fırsatını göz ardı etmek. Arabuluculuk sürecini atlamak, zaman ve para kaybına yol açar.
  • “Kendi Kullanımım” gerekçesini tek başına dayandırmak. Bu, mahkemelerde haksız tahliye olarak değerlendirilir.
  • İcra memurlarına doğrudan müdahale etmek. Yetkili karar olmadan tahliye girişimi, yasal sorumluluk doğurur.
⚠️
Keyfi tahliye riskli. Kanıt ve prosedür eksikliği, yüksek tazminat ve itibar kaybına yol açar.

Bu hatalardan kaçınmak için, süreci adım adım planlamak ve Site Yönetimi gibi dijital çözümlerle tüm belgeleri ve iletişimi kayıt altına almak en sağlıklı yaklaşımdır.

💡İhbar mektubunu gönderirken, alıcı tarafından imzalı bir teslim tutanağı alın; bu, ileride kanıt olarak kullanılabilir.

Ofis Kiralama Sürecinde Hukuki Danışmanlık

Avukatın sözleşmeyi incelemesi

Ofis kiralama süreci, özellikle büyük ticari alanların kiralanması durumunda, karmaşık hukuksal prosedürleri içerebilir. Bu noktada, bir avukattan hukuki danışmanlık almak, tarafların hak ve yükümlülüklerini doğru bir şekilde anlamalarına yardımcı olur. Hukuki danışmanlık, sözleşme şartlarının yorumlanmasından, potential anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulmasına kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

Avukatlar, kiracı ve malik arasında imzalanan kira sözleşmesinin hukuksal açıdan geçerli ve eksiksiz olduğunu temin eder. Sözleşmede, kira bedeli, sözleşme süresi, fesih koşulları, ortak alanların kullanımı ve tarafların yükümlülükleri gibi önemli noktalar yer alır. Hukuki danışmanlık almak, bu sözleşmenin doğru bir şekilde hazırlanmasını ve tarafların haklarını korumaya yardımcı olur.

Ofis kiralama sürecinde, potential anlaşmazlıkların çıkabileceği durumlar olabilir. Örneğin, kiracı kira ödemelerini aksattığında veya sözleşmede belirtilen şartlara uymadığında, malik kiracıyı çıkarma yoluna gidebilir. Bu gibi durumlarda, avukatlar taraflar arasında arabulucuk yaparak, mümkün olduğunca hızlı ve adil bir çözüm bulunmasına yardımcı olur.

Bunun yanında, ofis kiralama sürecinde, özellikle büyük ticari binaların kiralanması durumunda, vergi ve sigorta gibi konularda da hukuki danışmanlık almak önemlidir. Avukatlar, kiracı ve malikin vergi yükümlülüklerini ve sigorta gereksinimlerini doğru bir şekilde anlamalarına yardımcı olur, böylece potential hukuksal sorunlardan kaçınabilirler.

Özetle, ofis kiralama sürecinde hukuki danışmanlık almak, tarafların hak ve yükümlülüklerini doğru bir şekilde anlamalarına, potential anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulmasına ve hukuksal sorunlardan kaçınmasına yardımcı olur. Bir avukattan hukuki danışmanlık almak, ofis kiralama sürecini daha güvenli ve hukuksal olarak geçerli bir şekilde gerçekleştirmek için önemlidir.

Tahliye Sürecinin Psikolojik Etkileri

Tahliye sürecinin psikolojik etkileri

Tahliye süreci, özellikle kiracılar için, önemli bir psikolojik etkiye sahip olabilir. Bu процесс, kiracının yaşam alışkanlıklarını ve günlük rutinini değiştirmek zorunda kalması nedeniyle, stres ve belirsizlik yaratır. Kiracı, yeni bir ev veya ofis aramak, taşınma süreci ile uğraşmak ve muhtemel olarak yeni bir çevreye alışmak zorundadır.

Tahliye süreci, kiracının duygusal olarak bağlandığı bir yerden ayrılmak zorunda kalması nedeniyle, duygusal bir etkiye de sahip olabilir. Kiracı, bu yerde önemli anılar ve experiences yaşamış olabilir ve bu yerden ayrılmak, bir kayıp hissi yaratır. Bu nedenle, tahliye süreci, kiracının psikolojik sağlığını etkileyebilir ve destek almak önemlidir.

Maliklerin de, tahliye süreci sırasında, kiracıların duygusal ve psikolojik durumunu dikkate almaları önemlidir. Malikler, kiracıların haklarını korumak ve onların çıkarlarını gözetmek için, tahliye sürecini adil ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirmelidir. Bu, kiracıların psikolojik sağlığını korumanın yanı sıra, maliklerin de itibarını korumalarına yardımcı olur.

Tahliye sürecinin psikolojik etkilerini azaltmak için, maliklerin ve kiracıların birbirleri ile açık ve şeffaf bir iletişim kurmaları önemlidir. Malikler, kiracıların haklarını korumak ve onların çıkarlarını gözetmek için, tahliye sürecini adil ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirmelidir. Kiracılar da, yeni bir ev veya ofis aramak ve taşınma süreci ile uğraşmak için, destek almaya ihtiyaç duyabilir.

Özetle, tahliye süreci, kiracılar için önemli bir psikolojik etkiye sahip olabilir. Maliklerin ve kiracıların birbirleri ile açık ve şeffaf bir iletişim kurmaları, tahliye sürecinin adil ve şeffaf bir şekilde gerçekleşmesini sağlar ve kiracıların psikolojik sağlığını korumanın yanı sıra, maliklerin de itibarını korumalarına yardımcı olur.

Ofis Kiralama Sürecinde Dijital Çözümlerin Rolü

Dijital kiralama yönetim platformu

Ofis kiralama sürecinde, dijital çözümler önemli bir rol oynamaktadır. Bu çözümler, kiracı ve malik arasında daha şeffaf ve verimli bir iletişim kurulmasına yardımcı olmakta ve potansiyel anlaşmazlıkların önüne geçmektedir. Dijital kiralama platformları, kira ödemeleri, ortak giderler, bakım talepleri ve diğer önemli belgelerin dijital olarak saklanmasını ve paylaşılmasını sağlar.

Bu platformlar, ayrıca, kiracı ve maliklerin birbirleri ile daha efektif bir şekilde iletişim kurmalarına yardımcı olur. Örneğin, bir kiracı, platform üzerinden bakım talebi oluşturabilir ve malik, bu talebi görüntüleyerek gerekli işlemleri yapabilir. Benzer şekilde, malik, platform üzerinden kiracıya önemli duyurular ve bildirimler gönderebilir.

Dijital kiralama platformlarının bir diğer önemli avantajı, tüm kiralama sürecinin takip edilebilmesidir. Bu, kiracı ve maliklerin, kiralama süresinin başlangıcından sonuna kadar, tüm önemli olayları ve işlemleri görüntülemelerine olanak tanır. Bu, potential anlaşmazlıkların solutionuna yardımcı olur ve tarafların haklarını korur.

Özetle, ofis kiralama sürecinde dijital çözümler, daha şeffaf, verimli ve efectif bir iletişim kurulmasına yardımcı olmakta ve potansiyel anlaşmazlıkların önüne geçmektedir. Dijital kiralama platformları, kira ödemeleri, ortak giderler, bakım talepleri ve diğer önemli belgelerin dijital olarak saklanmasını ve paylaşılmasını sağlar ve tarafların haklarını korur.

Dijital çözümlerin kullanımı, ofis kiralama sürecini daha modern ve teknoloji odaklı hale getirmektedir. Bu, kiracı ve maliklerin, daha efektif ve verimli bir şekilde iletişim kurmalarına olanak tanır ve potential anlaşmazlıkların solutionuna yardımcı olur.

Ofis kiralama sürecinde dijital çözümlerin kullanımı, ayrıca, daha sürdürülebilir ve çevre dostu bir yaklaşımı da teşvik etmektedir. Dijital platformlar, kâğıt kullanımını azaltarak ve daha az enerji tüketerek, daha çevre dostu bir çözüm sunar.

Sonuç olarak, ofis kiralama sürecinde dijital çözümler, daha şeffaf, verimli, efektif ve sürdürülebilir bir yaklaşımı teşvik etmektedir. Bu, kiracı ve maliklerin, daha efektif bir şekilde iletişim kurmalarına olanak tanır ve potential anlaşmazlıkların solutionuna yardımcı olur.

Ofis Kiralama Sürecinde Hukuki Danışmanlık ve Dijital Çözümlerin Önemi

Avukat ve dijital tablet

Ofis kiralama süreci, karmaşık hukuksal prosedürleri içerebilir. Bu noktada, bir avukattan hukuki danışmanlık almak, tarafların hak ve yükümlülüklerini doğru bir şekilde anlamalarına yardımcı olur. Hukuki danışmanlık, sözleşme şartlarının yorumlanmasından, potential anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulmasına kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

Avukatlar, kiracı ve malik arasında imzalanan kira sözleşmesinin hukuksal açıdan geçerli ve eksiksiz olduğunu temin eder. Sözleşmede, kira bedeli, sözleşme süresi, fesih koşulları, ortak alanların kullanımı ve tarafların yükümlülükleri gibi önemli noktalar yer alır. Hukuki danışmanlık almak, bu sözleşmenin doğru bir şekilde hazırlanmasını ve tarafların haklarını korumaya yardımcı olur.

Ofis kiralama sürecinde, dijital çözümler de önemli bir rol oynamaktadır. Dijital kiralama platformları, kira ödemeleri, ortak giderler, bakım talepleri ve diğer önemli belgelerin dijital olarak saklanmasını ve paylaşılmasını sağlar. Bu platformlar, kiracı ve maliklerin birbirleri ile daha efektif bir şekilde iletişim kurmalarına yardımcı olur ve potential anlaşmazlıkların önüne geçer.

Dijital çözümlerin kullanımı, ofis kiralama sürecini daha modern ve teknoloji odaklı hale getirmektedir. Bu, kiracı ve maliklerin, daha efektif ve verimli bir şekilde iletişim kurmalarına olanak tanır ve potential anlaşmazlıkların solutionuna yardımcı olur. Ayrıca, dijital platformlar, kâğıt kullanımını azaltarak ve daha az enerji tüketerek, daha çevre dostu bir çözüm sunar.

Özetle, ofis kiralama sürecinde hukuki danışmanlık ve dijital çözümler, daha şeffaf, verimli, efektif ve sürdürülebilir bir yaklaşımı teşvik etmektedir. Bu, kiracı ve maliklerin, daha efektif bir şekilde iletişim kurmalarına olanak tanır ve potential anlaşmazlıkların solutionuna yardımcı olur.

Ofis kiralama sürecinde, hukuki danışmanlık ve dijital çözümlerin bir arada kullanılması, en etkili sonuçları elde etmeye yardımcı olur. Avukatlar, kiracı ve maliklerin haklarını korumak ve onların çıkarlarını gözetmek için, tahliye sürecini adil ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirmelidir. Dijital platformlar, kira ödemeleri, ortak giderler, bakım talepleri ve diğer önemli belgelerin dijital olarak saklanmasını ve paylaşılmasını sağlar ve tarafların haklarını korur.

Sonuç olarak, ofis kiralama sürecinde hukuki danışmanlık ve dijital çözümlerin kullanımı, daha şeffaf, verimli, efektif ve sürdürülebilir bir yaklaşımı teşvik etmektedir. Bu, kiracı ve maliklerin, daha efektif bir şekilde iletişim kurmalarına olanak tanır ve potential anlaşmazlıkların solutionuna yardımcı olur.

Sık Sorulan Sorular

Sık sorulan sorular bölümü
Kiracıyı sadece “kendi kullanacağım” diye çıkarabilir miyim?

Hayır. Sözleşmede bu gerekçe açıkça tanımlanmadıysa ve kiracı sözleşme şartlarını ihlal etmediyse, tek taraflı tahliye mümkün değildir.

İhbar süresi kaç gündür?

Genel olarak 30 gün olmakla birlikte, sözleşmede farklı bir süre belirtilmişse o süre geçerlidir.

Mahkeme kararı olmadan icra memurları tahliye yapabilir mi?

Hayır. İcra memurları sadece kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak tahliye işlemi gerçekleştirebilir.

Acil durum (yangın, sel) nedeniyle ofisi boşaltmam gerekir mi?

Evet, ancak bu durum geçici bir tahliye hakkı doğurur ve uzun vadeli “kendi kullanımım” gerekçesi olarak kullanılamaz.

Kiracının aidat ve ortak gider ödemelerini nasıl takip edebilirim?

Site Yönetimi platformu üzerinden şeffaf bir gider dökümü alabilir, tüm ödemeleri ve borçları anlık izleyebilirsiniz.

Uzlaşma sağlanmazsa dava süreci ne kadar sürer?

Davanın görülme süresi, mahkemenin yoğunluğuna ve delillerin niteliğinebağlı olarak değişir. Ancak, ortalama olarak 6 ay ila 2 yıl arasında sürer.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön