Site Yönetimi

Kiracının Ortak Alan Kullanım Hakkı: Havuz ve Otopark

Kiracılar havuz, otopark ve spor salonu gibi ortak alanları yasal olarak kullanma hakkına sahiptir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu bu hakkı güvence altına alır; ancak yönetim iç yönetmelikle makul kurallar koyabilir.

Kiracının Ortak Alan Kullanım Hakkı: Havuz ve Otopark

Kiracıların havuz, otopark ve spor salonu gibi ortak alanları kullanım hakkı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında güvence altındadır; kat maliklerinin ortak alanlardaki mülkiyet payları kiralanmış bağımsız bölümle birlikte kiraya verilmiş sayılır ve kiracı bu alanlardan yasal olarak yararlanma hakkına sahiptir.

Ortak Alan Nedir? Hukuki Tanım ve Kapsamı

Kat mülkiyetinde ortak alan tanımı ve kapsamı - havuz, otopark, asansör, bahçe

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 4. maddesi, bir apartman ya da sitenin ortak yerlerini ayrıntılı biçimde tanımlar. Buna göre ortak alanlar; ana yapının temel kısımları, çatı, avlu, bahçe, garaj, otopark, yüzme havuzu, spor tesisleri, asansörler, merdivenler, koridorlar ve tüm kat maliklerinin yararlanmasına açık benzer mekânlardır. Bu alanlar üzerindeki mülkiyet hakkı, bağımsız bölümlerden ayrılabilir değildir; her kat maliki, arsa payı oranında bu alanlardan hisseli bir pay sahibidir.

Peki bu tabloya kiracıyı nasıl yerleştirmeliyiz? Kiracı, bağımsız bölümü kira sözleşmesiyle devraldığında, o bölümle doğrudan bağlantılı kullanım haklarını da fiilen devralır. Yani mülk sahibi havuzlu bir dairenin kirasını alırken, kiracı havuzu kullanmaktan yoksun bırakılamaz. Kira sözleşmesinde açıkça belirtilmese de bu hak Kanun'dan kaynaklandığı için geçerlidir.

Uygulamada sıkça karşılaşılan bir yanılgı, bazı yönetimlerin veya kat maliklerinin "ortak alan kat maliklerine ait, kiracıya kapalı" söylemine başvurmasıdır. Bu yaklaşım hukuki dayanaktan yoksundur. Türk mahkemeleri, kiracının ortak alan kullanımını engelleyen kararları genel kural olarak hukuka aykırı bulmaktadır. Kiracı; bu tür bir engelle karşılaşırsa hem kiraya verene hem de yönetime karşı yasal yollara başvurabilir.

Öte yandan "ortak alan" kavramı, sitenin ölçeği büyüdükçe genişler. Küçük bir apartmanda ortak alan çoğunlukla merdiven, asansör ve çamaşırhaneden ibaretken; büyük konut sitelerinde kapalı otopark, yüzme havuzu, fitness merkezi, çocuk parkı, toplantı odaları ve hatta market alanları bu kapsama girebilir. Tüm bu tesislerde kiracının kullanım hakkı aynı yasal zemine dayanır.

634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu Çerçevesinde Kiracının Hakları

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kiracı hakları ve ortak alan düzenlemeleri

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesi, kat maliklerine ortak yerlere ilişkin çeşitli yükümlülükler ve haklar tanırken; kiracılar bu hakları dolaylı olarak kiraya verenden devralmış sayılır. Kanun'un temel anlayışına göre kiraya veren, kiracısına taşınmazın tüm olağan kullanım imkânlarını eksiksiz sağlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük Türk Borçlar Kanunu'nun 301. maddesiyle de pekiştirilmiştir: Kiraya veren, kiralananı sözleşme süresince kiracının kullanımına elverişli hâlde bulundurmak zorundadır.

Dolayısıyla kiracıyı havuzdan veya otoparktan men eden bir site yönetimi kararı, aslında kiraya verene karşı da bir ihlal niteliği taşır. Kiracı; kullanamadığı ortak alan nedeniyle kira bedelinde indirim talep edebilir ya da sözleşmeyi feshederek tazminat davası açabilir. Bu noktada kiraya verenin sorumluluğunu yönetim kararından arındırmaya çalışması hukuki açıdan sonuç vermez; çünkü nihai yükümlülük Borçlar Kanunu uyarınca kiraya verene aittir.

Kanun'un 28. maddesiyle düzenlenen yönetim planı ise ortak alanların kullanım koşullarını belirleyebilir. Örneğin havuzun belli saatlerde kullanılması, belirli bir gürültü sınırına uyulması veya misafir kuralları yönetim planında yer alabilir. Kiracı da bu kurallara uymakla yükümlüdür; ancak bu kurallar hiçbir şekilde kiracıyı toptan dışlama amacıyla kullanılamaz. "Kiracılar havuz kullanamaz" türü bir hüküm, hukuki geçerlilikten yoksundur.

Önemli bir pratik not: Yönetim planı değişiklikleri için kat maliklerinin beşte dördünün onayı gerekir. Bir site genel kurulunun salt çoğunlukla kiracıları ortak alandan men eden karar alması, hem usul hem esas bakımından bozulmaya açıktır. Kiracı veya kiraya veren, bu tür bir karara karşı sulh hukuk mahkemesine itiraz edebilir.

Otopark Kullanım Hakkı: Özel Kapalı Garaj mı, Ortak Otopark mı?

Kiracının otopark kullanım hakkı - kapalı garaj ve ortak otopark ayrımı

Otopark meselesi, uygulamada en çok tartışma yaratan ortak alan sorunlarının başında gelir. Bunu doğru çözümlemek için iki temel ayrımı netleştirmek gerekir: Birincisi, dairesiyle birlikte tapuda bağımsız bölüm olarak kayıtlı bir garaj yeri; ikincisi ise tüm sakinlerin yararlandığı ortak otopark alanı.

Tapuya bağımsız bölüm olarak geçmiş garaj, ayrı bir kira konusu oluşturabilir ya da daire kirasına dahil edilebilir. Kiracı bu yeri kullanmak istiyorsa kira sözleşmesinde açıkça yazılması gerekir. Söz konusu garaj kiraya verilmemişse veya başka birine devredilmişse kiracının orayı kullanma hakkı yoktur. Burada hak, tapudaki kayıt ve kira sözleşmesinin içeriğiyle şekillenir.

Ortak otopark ise tamamen farklı bir tablodur. Sitenin ana yapısıyla bütünleşik, tüm sakinlerin yararlanmasına açık otopark alanı ortak yerdir. Kiracı, bu alanda makul biçimde araç park etme hakkına sahiptir. Yönetim, otopark tahsisini düzenleyebilir (örneğin hangi kat hangi bölümü kullanır, misafir park yeri neresidir), ancak kiracıları bütünüyle dışlayamaz.

Sık yaşanan bir senaryo şöyle gelişir: Yönetim, mevcut otoparkı kat maliklerine numaralı tahsis eder ve kiracılara yalnızca "misafir park yeri" gösterir ya da hiç yer vermez. Bu uygulama, eğer kat maliklerinin aracı olup olmadığından bağımsız biçimde her malikin bir yeri kullanmasına, kiracıların ise yeterli alandan yararlanamamasına yol açıyorsa hakkaniyete ve kanuna aykırıdır. Bu tür sorunlarda kiracının önce kiraya verene yazılı bildirmesi, kiraya verenin de yönetimle bu durumu çözmesi beklenir.

Yüzme Havuzu: Kiracının Erişim Hakkı ve Yönetimin Sınırları

Kiracının yüzme havuzu kullanım hakkı ve site yönetiminin sınırları

Yüzme havuzu, özellikle büyük konut sitelerinde kiracı-yönetim ihtilaflarının en sık patlak verdiği alandır. Kimi siteler kiracılardan ayrı bir "havuz kartı ücreti" talep eder, kimileri ise kiracıları tamamen dışlayan bir uygulama başlatır. Bu yaklaşımların hangisinin hukuki sınırlar içinde olduğunu anlamak için önce temel ilkeyi hatırlatmak gerekir: Havuz ortak alandır ve kiracı bu alanı kullanma hakkına sahiptir.

Yönetim planı veya genel kurul kararıyla, havuz kullanımı için ek bir ücret talep etmek mümkün müdür? Bu mesele tartışmalıdır. Yönetim planında açıkça düzenlenmiş, makul miktarda ve tüm sakinlere eşit biçimde uygulanan bir havuz kart ücreti bazı mahkeme kararlarında kabul görmüştür. Ancak yalnızca kiracıları hedef alan veya orantısız miktarlarda belirlenen ücretler hukuka aykırı bulunmuştur. Genel kural şudur: Kiracıdan talep edilecek her türlü ek yük eşit, makul ve yönetim planına dayalı olmalıdır.

Havuzun kullanım saatleri, misafir politikası, çocuklara yönelik kurallar gibi düzenlemeler tamamen yönetimin yetkisi dahilindedir. Saat 10:00-20:00 arasında havuz açık tutulabilir, misafirlerin havuza girişi kısıtlanabilir, belirli yaş altı çocuklar için refakatçi şartı getirilebilir. Kiracı bu kurallara uymak zorundadır, tıpkı kat maliki gibi. Sorun, bu kuralların yalnızca kiracılara uygulanması ya da kiracıları dışlamak amacıyla araçsallaştırılması durumunda ortaya çıkar.

Bir diğer sık tartışma konusu, sezon dışında havuzun kapatılmasıdır. Kış aylarında havuzun bakıma alınması ve kapatılması olağan bir yönetim kararıdır; buna kiracı itiraz edemez. Ancak havuz açık sezonda yalnızca kat maliklerine hizmet verirken kiracılara kapalı tutuluyorsa bu açık bir hak ihlaline dönüşür.

Diğer Ortak Tesisler: Spor Salonu, Çocuk Parkı, Toplantı Odaları

Kiracının spor salonu, çocuk parkı ve toplantı odası gibi ortak tesis kullanım hakkı

Havuz ve otopark dışında büyük konut sitelerinde pek çok ortak tesis bulunur. Fitness merkezi, squash kortu, oyun odaları, çocuk parkları, sauna, toplantı/etkinlik salonları, kütüphaneler ve ortak bahçeler bu kapsamda sayılabilir. Tüm bu tesisler, 634 sayılı Kanun'daki ortak alan tanımı içinde değerlendirilir ve kiracının kullanım hakkı aynı hukuki mantıkla korunur.

Toplantı odaları ve etkinlik salonları için yönetimler çoğunlukla rezervasyon sistemi uygular. Kiracı da bu sistemi kullanarak rezervasyon yapabilir; ancak öncelik sırası genellikle kat maliklerinden sonra gelen bir uygulama bazı yönetim planlarında yer alabilir. Bu durum tek başına hak ihlaline yol açmaz; önemli olan kiracının makul biçimde erişim sağlayabilmesidir.

Spor salonu gibi tesisler için bazı yönetimler ayrı üyelik ücreti uygular. Daha önce belirtildiği gibi, bu uygulama tüm sakinlere eşit ve makul biçimde uygulandığında hukuken kabul görebilir. Ancak kiracıdan kat malikine kıyasla iki katı ücret talep etmek ya da yalnızca kiracılara ek ödeme yüklemek ayrımcılığa yol açar ve itiraz konusu yapılabilir.

Çocuk parkları genellikle tartışmasızdır; tüm sakinlerin çocukları ve ziyaretçileri bu alandan yararlanır. Bahçe ve yeşil alanlar da benzer şekilde herkese açık tutulur. Bu alanlarda yalnızca temizlik, gürültü ve evcil hayvan politikası gibi makul kurallar uygulanır; kiracılar da bu kurallara uymakla yükümlüdür.

Yönetim Planı ve İç Yönetmeliğin Kiracılara Etkisi

Site yönetim planı ve iç yönetmeliğin kiracılara etkileri

Yönetim planı, 634 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca düzenlenen ve tüm kat maliklerini ile onların kiracılarını bağlayan temel belgedir. Bu belge; ortak alanların kullanım saatlerini, bakım sorumluluklarını, gürültü sınırlarını, evcil hayvan politikasını ve site içi davranış kurallarını belirleyebilir. Kiracı, taşınmazı kiraladığında yönetim planına uymayı örtük olarak kabul etmiş sayılır.

Kiraya verenin yönetim planını kiracıya teslim etme yükümlülüğü doğrudan kanunda sayılmamış olsa da Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde kiraya verenin kiracısını önemli kısıtlamalar konusunda önceden bilgilendirmesi beklenir. Uygulamada pek çok kiracı yönetim planından habersiz olduğunu gerekçe göstererek kurallara itiraz eder. Bu belirsizliği önlemek için en sağlıklı yol, kira sözleşmesine yönetim planının ek olarak verildiğine dair bir hüküm koymaktır.

İç yönetmelikler ise yönetim planını tamamlayan ve genellikle daha ayrıntılı operasyonel kuralları içeren belgelerdir. Havuz saatleri, otopark tahsis listesi, misafir giriş prosedürleri bu tür yönetmeliklerde yer alır. Kiracı, iç yönetmeliği de okuma ve uyma yükümlülüğü taşır; ancak bu yönetmeliklerin hiçbir hükmü kiracıyı yasal haklarından yoksun bırakmak amacıyla kullanılamaz.

Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta: Yönetim planı değişiklikleri ancak kat maliklerinin beşte dördünün onayıyla yapılabilir. Yani olağan bir genel kurul toplantısında salt çoğunluk kararıyla kiracıları ortak alandan men eden bir madde, usul kuralına aykırı olduğundan geçersiz sayılabilir. Bu tür kararlar aleyhine sulh hukuk mahkemesine başvuru hakkı hem kat maliklerine hem de etkilenen kiracılara tanınmıştır.

Önemli Uyarı: Yönetim planında yer almayan ve yalnızca genel kurul kararına dayanan "kiracılar havuz/otopark kullanamaz" türü düzenlemeler hukuki geçerlilik taşımaz. Bu tür kararların uygulanması halinde kiraya veren ve kiracı, sulh hukuk mahkemesine itiraz yoluyla söz konusu kararın iptalini talep edebilir. Bu makale genel hukuki bilgi niteliği taşımakta olup somut durumlar için avukat danışmanlığı almanız önerilir.

Aidat Ödemeleri ve Kiracının Ortak Alanlara Katkısı

Kiracının aidat yükümlülüğü ve ortak alan gider paylaşımı

Ortak alanların bakım ve işletme giderleri, kat maliklerinden toplanan aidatlarla karşılanır. 634 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca bu giderlere katılım yükümlülüğü kat maliklerine aittir. Yani yasal olarak aidat ödeme borçlusu kat malikidir; kiracı değil.

Bununla birlikte, pek çok kira sözleşmesinde aidatın kiracı tarafından ödeneceği düzenlenmektedir. Bu sözleşme serbestisi kapsamında geçerli bir düzenlemedir. Ancak bu düzenleme, kiracının ortak alanları kullanma hakkını etkilemez. Kiracı aidatı ödüyor olsa bile yönetim planında sayılan kurallara uyduğu sürece tüm ortak alanlardan yararlanmaya devam eder.

Aidat gecikmeleri meselesi de önemlidir. Kiracının aidatı ödemekte gecikmesi durumunda yönetim, gecikme tazminatı ve yasal yollara başvurma hakkını öncelikle kat malikine karşı kullanır. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi, aidat borcundan ötürü kiracıyı ortak alandan men etme gibi bir yaptırım hakkı tanımaz. Yönetim bu yola giderse kiracı hukuki itiraz yoluna başvurabilir. Ancak pratik olarak kiracının sözleşmesel yükümlülüğü kapsamında aidatı düzenli ödemesi her türlü sürtüşmeyi önler.

Kira ilişkisinin sona ermesi durumunda ise kiracı ayrıldığı tarihten itibaren ortak alan kullanım hakkını yitirir. Bu görece açık bir kuraldır; ancak kira sözleşmesi sona ermiş olmasına karşın fiilen dairede oturmaya devam eden kiracılar bu haktan yararlanmaya devam eder mi sorusu pratikte karşılaşılır. Cevap: Fiilen kiralama devam ettiği sürece kullanım hakkı da devam eder; ancak sözleşme sona erdikten sonra devam eden oturum hem Borçlar Kanunu hem de Kanun açısından ayrı bir hukuki ilişki doğurur.

Ortak Alan Kullanımında Kiracının Yükümlülükleri

Kiracının ortak alan kullanımındaki yükümlülükleri ve sorumlulukları

Hak kadar sorumluluk da önemlidir. Kiracı, ortak alanları kullanırken kat malikiyle aynı yükümlülükleri taşır. Bu yükümlülüklerin başında ortak alanı özenli kullanmak, zarar vermemek ve verilen zarar varsa tazmin etmek gelir. 634 sayılı Kanun'un 19. maddesi, tüm kat maliklerinin ortak alanlara ihtimam göstermesini zorunlu kılar; bu yükümlülük kiracılara da taşınır.

Havuzda oluşan bir hasardan ya da otoparkta meydana gelen bir kazadan kiracı da sorumlu tutulabilir. Bu tür durumlarda yönetim, zararı önce kat malikinden talep eder; kat maliki ise sözleşme hükümleri çerçevesinde kiracıya rücu edebilir. Kiracının oluşturacağı zararın kasıtlı veya ağır ihmalden kaynaklanması halinde doğrudan hukuki sorumluluk da gündeme gelebilir.

Gürültü ve sakinlik kurallarına uyum da kiracının temel yükümlülükleri arasındadır. Özellikle havuz çevresinde veya spor tesislerinde belirlenen saatlere, ses sınırlarına ve kalabalık getirme kurallarına uymak gerekir. Bu kurallara ısrarla uymayan kiracı hakkında yönetim ilk aşamada ihtarname gönderir; tekrarlanan ihlallerde kat maliki kiraya veren olarak kira sözleşmesini feshedilebilir bir konuma gelebilir.

Misafir getirme konusu da ayrı bir dikkat gerektirir. Yönetim planı, misafirlerin ücretli giriş yapmasını veya sakin refakatinde bulunmasını şart koşabilir. Kiracı, bu kurallara uymalı ve getirdiği misafirlerin davranışlarından da sorumlu olduğunu bilmelidir. Havuz veya spor salonuna aşırı sayıda misafir getirerek diğer sakinlerin kullanımını zorlaştırmak, yönetimin müdahale edeceği bir duruma dönüşür.

Ortak Alan Hakkı İhlali Durumunda Kiracının Başvuru Yolları

Kiracının ortak alan hakkı ihlalinde hukuki başvuru yolları ve itiraz süreci

Kiracının ortak alan kullanımı haksız biçimde engellendiğinde izleyebileceği başlıca yollar şöyle sıralanabilir:

  • Kiraya verene yazılı bildirim: İlk adım her zaman kiraya verene durumu yazılı olarak bildirmektir. Kiraya verenin yönetimle sorunu çözmesi beklenir; bu adımı atmadan doğrudan hukuki yollara başvurmak gereksiz sürtüşmeye yol açabilir.
  • Yönetim kuruluna yazılı şikâyet: Site yönetimine yazılı şikâyet dilekçesi sunulabilir. Dilekçeye yasal dayanak (634 s. KMK m. 4, ilgili yönetim planı hükümleri) eklenirse yönetimin konuyu ciddiye alması kolaylaşır.
  • Genel kurulda gündeme taşıma: Kiraya veren, bir sonraki olağan ya da olağanüstü genel kurulda konuyu gündeme getirebilir. Bu yol, sistematik bir politika değişikliği gerekiyorsa etkilidir.
  • Sulh hukuk mahkemesine itiraz: Genel kurul kararı yoluyla ortak alan kullanımı kısıtlandıysa ilgili kararın iptali için sulh hukuk mahkemesine başvurulabilir. Bu dava genellikle kat maliki açar; ancak kiracı da doğrudan etkilendiğini ispat ederek dava ehliyeti kazanabilir.
  • Kira bedelinde indirim veya sözleşme feshi: Kiracı, kullanamadığı ortak alan nedeniyle kira bedelinde hakkaniyete uygun indirim talep edebilir ya da sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir; bu hâllerde kiraya verende tazminat hakkı doğabilir.
  • İcra veya tazminat davası: Açık bir mülkiyet ya da kullanım hakkı ihlali varsa genel mahkemelerde maddi tazminat davası açılabilir.

Tüm bu süreçlerde belgeleme kritik önem taşır. Yönetimin engelleme kararını yazılı, e-posta veya mesaj yoluyla iletmesi durumunda bu kayıtlar saklanmalıdır. Sözlü bir engellemede tanık beyanları önem kazanır. Kiraya verene gönderilen ihtarnameler ise noter kanalıyla yapılırsa ispat gücü artar.

Ortak Alan Yönetiminde Kat Maliki ile Kiracı Arasındaki Denge

Kat maliki ve kiracı arasında ortak alan kullanım dengesi ve hak eşitliği

Ortak alan yönetiminde en sağlıklı yaklaşım, kat maliki ile kiracı arasında açık bir iletişim ortamı kurmaktan geçer. Taraflar arasındaki pek çok ihtilaf; kiracının yönetim planından habersiz olması, kiraya verenin teslimat sırasında kuralları aktarmaması veya yönetimin yasal sınırların farkında olmadan kararlar alması gibi bilgi eksikliklerinden kaynaklanır.

İyi bir kira sözleşmesi bu açığı kapatır. Sözleşmeye şu maddeler eklenebilir: Yönetim planının ek olarak teslim edildiğine dair onay, kiracının kullanabileceği ve kullanamayacağı alanların net listesi, otopark tahsisinin açık tanımı, havuz veya spor salonu için ek ücret varsa tutarı ve ödeme biçimi. Bu önlemler hem kiracıyı korur hem de kiraya verenin ileride karşılaşabileceği taleplerin önüne geçer.

Yönetimler açısından bakıldığında ise site yönetim yazılımı kullanmak, ortak alan rezervasyonlarını, sakin şikâyetlerini ve kural ihlali bildirimlerini şeffaf biçimde kayıt altına almayı kolaylaştırır. Kiracı-kat maliki ayrımına göre filtrelenebilen bir kayıt sistemi, olası anlaşmazlıklarda güvenilir bir referans noktası sağlar. Aynı zamanda yönetim, kim hangi tarihte hangi tesisi kullandı bilgisini tutarak hem güvenlik hem adil kullanım açısından güçlü bir zemin oluşturur.

Sonuç olarak kat maliki-kiracı-yönetim üçgeninde sürdürülebilir bir denge; yazılı kurallara, şeffaf iletişime ve yasal sınırlara saygıya dayalıdır. Kiracıyı dışlamaya çalışan bir yönetim anlayışı hem hukuki risk taşır hem de sakin memnuniyetini olumsuz etkiler; buna karşın, kiracıları kurallara uymaya zorlayan adil bir çerçeve tüm tarafların yararınadır.

Uygulamada Karşılaşılan Sık Senaryolar ve Çözüm Önerileri

Kiracı ortak alan ihtilaflarında sık karşılaşılan senaryolar ve çözüm önerileri

Gerçek hayatta karşılaşılan ortak alan ihtilafları genellikle birkaç tekrarlayan kalıp izler. Bu kalıpları tanımak ve önceden önlem almak, hem kiracılar hem de yöneticiler için değerli bir pratik rehber sunar.

Senaryo 1 — "Kiracılar havuza giremez" tabelası: Bir site yönetimi genel kurul kararına dayandığını belirterek havuza yalnızca kat malikleri alıyor. Kiracı bu durumla karşılaştığında önce kiraya verene yazılı bildirim yapmalı, kiraya veren de yönetime yasal dayanak göstererek itiraz etmelidir. Çözüm sağlanamazsa sulh hukuk mahkemesine başvurulabilir. Hukuki süreç sonucunda bu tür kararlar büyük olasılıkla iptal edilir.

Senaryo 2 — Kiracıdan ek havuz ücreti talebi: Yönetim, kat maliklerinden yıllık 500 TL, kiracılardan ise 2.000 TL havuz kart ücreti istiyor. Bu ayrımcı fiyatlandırma hukuki açıdan savunulamaz. Ücret eşitlenene kadar kiracı ödemeyi reddedebilir ve itiraz yoluna gidebilir.

Senaryo 3 — Otoparkta yer kalmadı iddiası: Yönetim, mevcut otopark alanını kat maliklerine tahsis ederek kiracılara "yer yok" diyor; oysa bazı kat malikleri araç sahibi değil. Bu durumda kiracı, yönetimden yazılı tahsis listesi talep edebilir ve kullanılmayan alanların kendisine tahsis edilmesini isteyebilir. Çözüme kavuşturulamadığında kiraya vereni devreye sokmak gerekir.

Senaryo 4 — Spor salonuna kart verilmiyor: Yönetim, kiracılar için spor salonu kartı çıkarmayı reddediyor. Kiracı, yönetimden yazılı ret gerekçesi istemelidir. Gerekçe yasal dayanaktan yoksunsa kiraya veren aracılığıyla kart talep edilmeli; gerekirse şikâyet dilekçesi sunulmalıdır.

Bu tablonun tamamına baktığımızda sorunların büyük çoğunluğunun yazılı iletişim ve yasal dayanak eksikliğinden beslendiğini görürüz. Ortak alan kullanımını apartman yönetim programı üzerinden dijital ortamda takip eden siteler bu tür anlaşmazlıkları çok daha hızlı çözebilmektedir; çünkü her talep, ret veya onay kayıt altındadır ve belge sunmak son derece kolaylaşır.

Kiracıların da kira sözleşmesini imzalamadan önce yönetim planını incelemesi, hangi alanların kullanımına açık olduğunu teyit etmesi ve varsa ek ücret yükümlülüklerini baştan netleştirmesi büyük ölçüde sorun yaşanmasını önler. Özellikle büyük konut sitelerinde kiralamayı düşünürken yönetim planını talep etmek ve havuz/otopark/spor salonu konusunu açıkça sormak, sonradan hayal kırıklığı yaşamanın en pratik önlemidir.

Ortak Alan Kiracının Hakkı Yönetimin Yapabileceği Yönetimin Yapamayacağı
Yüzme Havuzu Kullanım hakkı var Saat kısıtlaması, misafir kuralı, eşit ücret Kiracıları toptan men etmek
Ortak Otopark Makul kullanım hakkı var Yer tahsisi, park düzeni, ziyaretçi alanı Kiracılara sıfır yer bırakmak
Spor Salonu / Fitness Kullanım hakkı var Rezervasyon sistemi, eşit saatlik ücret Kiracılara kat malikinden fazla ücret uygulamak
Çocuk Parkı / Bahçe Kullanım hakkı var Gürültü/temizlik kuralları Kiracıları veya çocuklarını dışlamak
Toplantı / Etkinlik Salonu Rezervasyon hakkı var Öncelik sırası, rezervasyon ücreti (eşit) Kiracıların hiç rezervasyon yapamaması
Asansör / Koridor Tam kullanım hakkı var Temizlik saatleri, taşıma zamanlaması Erişimi kısıtlamak veya anahtar kart vermemek

Sık Sorulan Sorular

Kiracının ortak alan kullanım hakkı hakkında sık sorulan sorular
Kiracı, kat malikinin izni olmadan havuzu kullanabilir mi?
Evet. Kiracı, kiraya verenin ayrıca onay vermesine gerek kalmaksızın ortak alandan yararlanma hakkına sahiptir. Bu hak 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğduğundan kira sözleşmesinde ayrıca yazılı olması şart değildir. Yönetimin koyduğu makul kurallara (saatler, misafir politikası vb.) uymak kaydıyla kiracı tüm ortak alanları kullanabilir.
Yönetim, kiracıdan kat malikinden fazla havuz ücreti alabilir mi?
Hayır. Ortak alan kullanımına ilişkin herhangi bir ek ücret tüm sakinlere eşit biçimde uygulanmalıdır. Yalnızca kiracıları hedef alan veya orantısız miktarda belirlenen ücretler hukuki geçerlilikten yoksundur ve itiraz yoluyla iptali talep edilebilir. Böyle bir uygulamayla karşılaşıldığında önce yönetime yazılı itiraz, ardından gerekirse sulh hukuk mahkemesine başvuru tavsiye edilir.
Kira sözleşmesine "kiracı ortak alan kullanamaz" yazılabilir mi?
Yazılabilir; ancak bu hüküm büyük ölçüde geçersiz sayılır. Kanunun emredici hükümleriyle sözleşme özgürlüğü çatışırsa kanun üstün gelir. Öte yandan kira sözleşmesinde belirli bir garajın veya kapalı tessin kiraya dahil olmadığı yazılı olarak belirtilebilir ve bu geçerli bir düzenlemedir. Genel ortak alanlar (havuz, bahçe, koridor) için toplu men hükmü ise geçersizdir.
Kiracı, ortak alan kullanımını engelleyen genel kurul kararına nasıl itiraz eder?
Genel kurul kararına itiraz yetkisi doğrudan kat maliklerine tanınmıştır; ancak kiracı da kiraya vereni devreye sokarak bu süreci başlatabilir. Kararın tebliğinden itibaren kısa sürede sulh hukuk mahkemesine itiraz dilekçesi sunulmalıdır. Dilekçede kararın 634 sayılı KMK'ya ve yönetim planına aykırılığı gerekçe gösterilmelidir. Mahkeme kararı hukuka aykırı bulursa iptal eder. Bu süreçte bir avukattan destek almak önerilir.

Sitenizde kiracı-kat maliki anlaşmazlıklarını, ortak alan rezervasyonlarını ve yönetim kararlarını şeffaf biçimde yönetmek istiyorsanız apartman yönetim programı ile tüm kayıtları dijital ortamda tutabilir, hukuki süreçlerde güçlü bir belge zeminine sahip olabilirsiniz. Rezervasyon sisteminden aidat takibine, şikâyet yönetiminden genel kurul tutanaklarına kadar tüm süreçleri tek çatı altında toplayarak hem kiracılarınıza hem kat maliklerinize şeffaf ve adil bir yönetim deneyimi sunabilirsiniz.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

SiteYönetim ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön