Psikolojik sorunu olan bir komşunun tehlikeli davranışları — bağırma nöbetleri, tehditle kapı vurma, diğer sakinleri korkutma ya da ani şiddet riski — karşısında ilk başvuru noktası polis/jandarma ve ardından apartman yöneticisidir. Acil tehlike varsa 155 (Polis İmdat) veya 156 (Jandarma İmdat) ile derhal arayın; tehlike anlık değil ama tekrarlıyorsa hem yöneticiye yazılı bildirin hem savcılığa şikâyet yoluyla müdahale talep edin. Aşağıda hangi merciye ne zaman gidileceği, hangi belgeleri toplamanız gerektiği ve apartman içinde nasıl hareket etmeniz gerektiği adım adım açıklanmıştır.
Tehlikeli Davranış mı, Sıradan Anlaşmazlık mı? Önce Bunu Ayırt Edin

Her sinir bozucu komşu davranışı "tehlikeli" kategorisine girmez; ama bazıları gerçekten öyle. Aradaki farkı net görmek, hem aşırı tepkiden hem de yetersiz tepkiden sizi korur. Gürültü, merdivende çöp bırakma veya park ihlali gibi sorunlar kural ihlalidir; bunlar yönetici kanalıyla veya idari şikâyetle çözülür. Tehlikeli kategori ise daha spesifiktir.
Tehlikeli davranış işaretleri arasında şunlar sayılabilir: fiziksel saldırı ya da saldırı girişimi, size veya aile üyelerinize yönelik sözlü tehdit, evcil hayvanlarınıza zarar verme, binanın ortak alanlarında kendine veya başkasına zarar verme riski doğuran eylemler ve herhangi bir kişiyi kilitleyip kaçma imkânı bırakmama. Bu tür davranışlar varsa yöneticiyi beklemek değil, güvenliğinizi anlık olarak sağlamak öncelik taşır.
Psikolojik rahatsızlık bağlamı işleri karmaşıklaştırır çünkü kişi "deli diye ihbar etmek" gibi ahlaki kaygılar yaratır ve çoğu sakin harekete geçmekte tereddüt eder. Ancak bilinmesi gereken şu: psikiyatrik bir tanısı olan ya da olduğundan şüphelenilen kişiler de hukuki koruma kapsamındadır; hem korunmaya hem de gerekirse zorla tedaviye tabi tutulmaya. Sizi tehdit eden komşunuzun "hasta olduğu" için hareketsiz kalmanız ne sizi korur ne de komşunuzu.
Pratik karar çerçevesi şöyle işletilebilir: "Bu an içinde kendime veya başkasına zarar verebilir mi?" sorusuna evet yanıtı veriyorsanız acil hatta, hayır yanıtı veriyorsanız yönetici ve idari şikâyet kanalına yönelin. Her iki durumda da belge tutmak kritiktir.
Acil Durumda İlk 15 Dakika: 155 ve 112

Eğer komşunuz o an aktif bir tehdit oluşturuyorsa — kapınızı kırıyor, merdivende size yöneliyor, elinde bir nesneyle bağırıyor — yapacağınız ilk şey kendinizi güvene almanız ve 155'i aramanızdır. Polise konumu, olayı ve varsa silah/kesici alet bilgisini kısaca bildirin; telefonu açık bırakın. Aynı anda birisi 112'yi arayarak ambulans talep edebilir, çünkü psikiyatrik kriz sırasında hem polis hem sağlık ekibi sahada olmalıdır.
Polis geldiğinde yaşanan olayı sakin ve kronolojik biçimde anlatın. "Psikolojik sorunları var" ifadesini kullanabilirsiniz; ancak tanı koymaktan kaçının. "Daha önce de böyle oldu, tarihler şunlar" bilgisi polisin tutanağa geçirmesi için önemlidir. Polis tutanağının bir kopyasını mutlaka alın; ilerideki hukuki süreçlerin temel belgesi bu olacaktır.
Eğer olay bittikten sonra polis gelirse tutanak tutulmasını ısrarla isteyin. "Olay bitti, gerek yok" denilse bile yazılı kayıt talep edin; çünkü tekrarlayan olaylarda mahkeme ve savcılık için örüntü belgesi bu tutanaklardan çıkarılır. Polis müdahalesi sırasında olayı cep telefonunuzla sesli ya da görüntülü kaydetmek hakkınız dahilindedir; ancak bunu komşunun yüzüne tutarak yapmak gerginliği artırabilir, uzaktan yapın.
112 Acil Sağlık ekibi geldiğinde "psikiyatrik değerlendirme" talep edebilirsiniz. Sağlık ekibi kişiyi yerinde değerlendirir; kriz düzeyindeyse hastaneye sevk edebilir. Bu süreç sizin "şikâyetçi" olmanız değil, kişinin kendi güvenliği için tıbbi müdahale almasıdır; bu farkı bilmek vicdani yükü hafifletir.
Yöneticiye Yazılı Bildirim: Neden Şart ve Nasıl Yapılır?

Acil tehlike geçtikten ya da kronik ama anlık tehlike oluşturmayan bir durum söz konusuysa en kritik adım apartman yöneticisine yazılı bildirimdir. "Sözlü söyledim" hiçbir hukuki değer taşımaz; yazılı bildirim ise hem yöneticiyi harekete geçmeye zorlar hem olası dava/savcılık süreçlerinde sizin taraf olduğunuzu belgeler.
Bildirimi yazarken tarih, saat, olay özeti ve varsa tanık adlarını ekleyin. Duygusal yargılamalardan kaçının; "tehdit etti, zarar verdi, bağırdı" gibi somut eylem tanımlamaları kullanın. Yöneticiye iki nüsha verin, birine imzalı alındı aldırın ya da e-posta ile gönderin (okundu bilgisi saklayın). Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde yönetici, kat maliklerinin ya da sakinlerin can ve mal güvenliğini tehdit eden durumlarda harekete geçmekle yükümlüdür.
Yöneticinin yapabilecekleri arasında şunlar sayılabilir: komşuyla bizzat görüşme, kat malikleri kurulunu olağanüstü toplantıya çağırma, avukat aracılığıyla komşuya ihtarname göndertme ve gerektiğinde kamu makamlarına başvuruda bulunma. Yönetici hiçbir şey yapmıyorsa birkaç sakin birlikte dilekçe verebilir; bu hem baskı artırır hem de yöneticinin sorumluluğunu net ortaya koyar.
Eğer yönetici mülk sahibiyse (bazı küçük binalarda yönetici aynı zamanda mal sahibidir) ve harekete geçmiyorsa doğrudan sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz. Ayrıca bağlı olduğunuz belediye veya muhtarlık aracılığıyla da uyarı/tutanak sürecini başlatmak mümkündür.
Örnek Bildirim Metni:
"Sayın Yönetici, [Tarih] tarihinde saat [XX:XX]'de [adres/daire no] sakininin ortak kullanım alanında/dairemizin kapısı önünde [somut eylem: bağırma, tehdit, fiziksel yaklaşma vb.] davranışı sergilediğini bildiririm. Bu olay [varsa önceki tarihler] tarihlerinde de yaşanmıştır. Sakinlerin güvenliğinin sağlanması amacıyla gerekli adımların atılmasını talep eder, bilginize sunarım. [Ad Soyad, Daire No, Tarih]"
Savcılık, Mahkeme ve Hukuki Araçlar

Polis tutanağı ve yönetici bildirimi yapıldıktan sonra olay tekrarlanırsa ya da ilk seferden ciddi bir tehdit gerçekleştiyse cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Suç duyurusu; tehdit, hakaret, yaralama veya kasten zarar verme fiilleri için uygulanır. Savcılık hem kovuşturma başlatabilir hem de acil durumlarda koruyucu tedbir talep etmenizi sağlayan bir zemin oluşturur.
Aile mahkemesi kanalıyla "uzaklaştırma kararı" veya "koruma kararı" talep etmek de bir seçenektir. Bu karar kişinin sizin daireye ya da apartmana yaklaşmasını yasaklayabilir. Aile içi şiddet kapsamında değilseniz sulh ceza hâkimliğinden tedbir talep edebilirsiniz. Avukat tutmanız güçlüyse adli yardım büroları veya baroların ücretsiz hukuki danışmanlık birimleri bu süreci destekler.
Kat Mülkiyeti Kanunu'nda apartman sakinlerinin birbirlerine karşı hakları güvence altına alınmıştır. Diğer kat maliklerinin ya da sakinlerin haklarını sürekli ihlal eden bir kişinin tahliyesi için —kiracıysa— mal sahibi sulh hukuk mahkemesine başvurabilir. Mal sahibi bizzat komşuysanız ve davranışları devam ediyorsa kat maliklerinin tamamı ya da çoğunluğu adına dava açılabilir; bu süreç uzundur ama ciddi vakalarda işler.
Belge toplayın: polis tutanakları, yönetici bildirimi alındıları, tanık ifadeleri, varsa video/ses kayıtları, doktor raporu (saldırı söz konusuysa), psikolojik destek aldıysanız bu raporlar da delil değeri taşır. Tüm bu belgeler tarih sıralı bir dosyada tutulmalıdır; hukuki süreç başladığında zaman damgalı örüntü kurulması kritiktir.
Psikiyatrik Zorla Yatış ve İhbar Süreci

Türkiye'de bir kişi kendisine veya başkasına zarar verme tehlikesi taşıdığında ve bu tehlike psikiyatrik bir tabloya dayanıyorsa "istemsiz hastaneye yatış" (zorla tedavi) gündeme gelebilir. Bu süreç doğrudan sizin başvurunuzla işlemez; ancak siz tetikleyici adımı atabilirsiniz. Polis veya savcılık, 112 Acil ekipleri ya da ilgili hastanenin psikiyatri birimi bu kararı alabilir.
Yapmanız gereken: 112'yi arayarak "kriz halinde bir kişi var, kendine veya başkalarına zarar verebilir, psikiyatrik değerlendirme istiyorum" demek. Sağlık ekibi geldiğinde olay öyküsünü anlatın, önceki polis tutanaklarını gösterin; ekip bağımsız değerlendirme yapar. Kişi kriz dışı sakinse doğrudan hastaneye sevk edilmeyebilir; ama bu süreci kayıt altına almış olursunuz.
Eğer kişinin bir yakını varsa (eş, kardeş, anne-baba) onları bilgilendirmeyi düşünebilirsiniz. Yakınlar psikiyatri kliniğine bizzat başvurarak gönüllü ya da zorunlu değerlendirme talep edebilir. Bu yol çoğu zaman daha hızlı ve kişiyi daha az rencide eden bir süreç üretir. Komşunun ailesini tanımıyorsanız yönetici bazen bu köprüyü kurabilir.
Zorla yatış sürecinin sonucu her zaman kalıcı hastaneye yatış değildir; kısa süreli gözlem, ilaç düzenlemesi ve ayaktan takip de sonuç olabilir. Bunu "cezalandırma" değil "tehlikenin önlenmesi ve kişinin tedaviye ulaşması" olarak değerlendirmek hem etik hem pratik açıdan daha sağlıklıdır. Nihayetinde amaç hem sizin güvenliğiniz hem komşunuzun gerekli desteği almasıdır.
Mahalle Muhtarlığı, Belediye ve Sosyal Hizmetler

Polis ve savcılık dışında yerel idari kanallar da işe yarayabilir. Mahalle muhtarı, sakinlerini tanıyan ve toplumsal uyum sorunlarına arabuluculuk yapabilen bir figürdür. Pek çok muhtarlık, sosyal hizmetler birimleriyle veya belediye psikiyatrik destek ekipleriyle koordineli çalışabilir. Muhtara durumu anlattığınızda hem kayıt altına alır hem de bazen komşunun ailesine ulaşabilir.
Büyükşehir belediyeleri ve bazı ilçe belediyeleri "Sosyal Destek Hattı" veya "Toplum Ruh Sağlığı Merkezi" (TRSM) bünyesinde saha ekipleri tutmaktadır. Bu ekipler psikolojik desteğe ihtiyacı olan kişilere ulaşarak gönüllü değerlendirme ve yönlendirme yapabilir. Belediyenizin web sitesinden veya ALO hattından bu birime ulaşabilirsiniz.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı il müdürlükleri de bu tür vakaları ele alabilir. Özellikle kişinin yanında bakıma muhtaç bireylerin bulunması (çocuk, yaşlı) durumunda sosyal hizmetler devreye girerek hem aile hem de komşuluk ortamına müdahale edebilir. Bu başvurular için genellikle ALO 183 hattı kullanılabilir.
Bu kanalların avantajı, konuyu "suç" çerçevesinden ziyade "sağlık ve toplumsal destek" ekseninde ele almasıdır. Eğer komşunuza yardımcı olmak ve hem onun hem sizin güvenliğinizi sağlamak istiyorsanız, sosyal hizmet kanalı polisin yanında paralel yürütülmesi gereken önemli bir seçenektir.
Hangi Durumda Hangi Mercie Gidilir: Özet Çerçeve

Farklı senaryolar farklı başvuru noktaları gerektirir; hepsini aynı anda harekete geçirmek yerine durumun aciliyetine ve niteliğine göre önceliklendirmek süreci hem hızlandırır hem de daha etkili kılar. Şiddet veya anlık tehlike: 155 + 112. Psikiyatrik kriz: 112 + psikiyatri kliniği. Kronik rahatsız edici ama anlık tehlike yok: yönetici yazılı bildirimi + savcılık suç duyurusu. Komşunun tedaviye ihtiyacı var ama aile müdahalesi mümkün: muhtar + sosyal hizmetler.
- 155 / 156 (Polis / Jandarma): Anlık tehdit, saldırı, tehditli davranış
- 112 (Acil Sağlık): Kişinin kendine zarar verme ihtimali, psikiyatrik kriz belirtileri
- Apartman Yöneticisi: Her durumda yazılı bildirim; yönetici uyarı, toplantı, avukat kanalı işletir
- Cumhuriyet Savcılığı: Tehdit, hakaret, yaralama fiilleri gerçekleşmişse suç duyurusu
- Mahalle Muhtarı / Sosyal Hizmetler: Toplumsal destek, aile koordinasyonu, gönüllü tedavi yönlendirmesi
Bu kanalların hiçbiri birbirini dışlamaz; aksine paralel yürütülmeleri sonuç alma hızını ve kalıcılığını artırır. Polis tutanağı olan bir vaka savcılıkta daha hızlı işleme alınır; yönetici bildirimi olan bir vaka olası tahliye davasında daha güçlü zemine oturur.
Site Yönetimi Platformunu Kullanan Apartmanlarda Süreç Nasıl İşler?

Apartmanınız veya siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa şikâyet ve ihbar sürecinde önemli bir avantajınız vardır: her başvuru zaman damgalı dijital kayıt olarak sisteme işlenir. Sözlü iletimlerde "söyledim, söylemediyin" tartışması yaşanmaz; ne zaman bildirdiğiniz, yöneticinin ne zaman gördüğü ve nasıl yanıt verdiği kalıcı olarak kayıt altındadır.
Sakin olarak mobil uygulama ya da web üzerinden "Şikâyet / Talep" formunu doldurabilir, olayın tarihini, saatini ve kısa açıklamasını girebilirsiniz. Bu form yöneticiye anlık bildirim gönderir; yönetici işleme aldığında size de bildirim gelir. Herhangi bir mesajın "okunmadı" iddiasının önüne geçilmiş olur. Bina genelinde birden fazla sakin aynı komşuyu şikâyet etmişse sistem bu şikâyetleri tek dosyada birleştirir; yönetici için örüntü belgesi otomatik oluşur.
Aidat ve borç takibi de aynı platform üzerinde şeffaf biçimde görünür. Tehlikeli davranış sergileyen komşunun aynı zamanda birikmekte olan aidat borcu varsa (bu tür vakalarda sıklıkla karşılaşılan bir durumdur) yönetici hem hukuki hem idari baskıyı birlikte yürütebilir. Platformun şikâyet geçmişi özelliği, olası hukuki süreçlerde avukata ve mahkemeye sunulabilir bütünlüklü bir zaman çizelgesi üretir.
Özellikle büyük site ve rezidanslarda onlarca sakin aynı sorundan etkilenebilir; ama herkes ayrı ayrı yöneticiyle konuşunca izler karışır, öncelik belirsizleşir. Platform bu dağınıklığı ortadan kaldırır; hangi dairenin kaç şikâyeti olduğu, son olay ne zaman gerçekleştiği ve yönetimin hangi adımı attığı tek ekranda görünür hale gelir. Bu şeffaflık hem sakin tatminini artırır hem de yöneticinin hareketsiz kalmasını güçleştirir.
Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Kaçınma Yolları

En yaygın hata, sözlü şikâyet edip yazılı iz bırakmamaktır. Kapı önünde yöneticiye "şu adam deliriyor" demek hem hukuki hem pratik hiçbir değer taşımaz. Yönetici ertesi gün unutabilir, reddedeblir ya da "ama ben haberdar edilmedim" diyebilir. Her bildirim yazılı ve tarihli olmalıdır; e-posta, WhatsApp mesajı bile "okundu" kaydı varsa kabul görebilir; ancak imzalı dilekçe veya platform kaydı çok daha güçlüdür.
İkinci yaygın hata, olayı tek bir kez bildirip beklemeye geçmektir. Kronik vakalarda örüntü belgesi önemlidir; her yeni olay ayrıca kayıt altına alınmalı, aynı tarihte polis de aranmış olsa tutanak talep edilmelidir. Mahkemeler ve savcılıklar tek olaydan çok örüntüye bakar; dört tutanak bir tutanaktan kat kat daha etkilidir.
Üçüncü yaygın hata, komşuyla doğrudan yüzleşmeye çalışmaktır. Psikolojik krizde olan bir kişiyle kapı önünde tartışmak durumu tırmanabilir; hem sizin için risk oluşturur hem de komşunun durumunu kötüleştirebilir. Profesyonel kanallar (polis, sağlık, yönetici) araya girmelidir; siz "taraf" değil "bilgi veren" konumunda kalmalısınız.
Dördüncü ve son yaygın hata, tüm yükü tek başınıza taşımaktır. Diğer komşularla konuşun; çoğu aynı şikâyeti paylaşıyordur. Birlikte hareket hem sizi psikolojik olarak destekler hem de mercilerin önünde çok daha güçlü bir resim çizer. Kolektif şikâyet bireysel şikâyetten her zaman daha hızlı sonuç üretir.
Sık Sorulan Sorular
Komşumu psikolojik sorunları var diye ihbar edebilir miyim?
Doğrudan "psikolojik ihbar" diye bir başvuru yolu yoktur; ancak kişinin kendisine veya başkalarına zarar verebileceğini düşündüğünüzde 112 Acil Sağlık'ı arayarak sahaya sağlık ekibi çağırabilirsiniz. Ekip yerinde değerlendirme yapar ve gerekirse psikiyatrik gözlem için yönlendirir. Bunun yanı sıra savcılığa somut tehdit ve saldırı fiilleri için suç duyurusunda bulunabilirsiniz; bu ihbar suç eylemine yönelik olup kişinin rahatsızlığına yönelik değildir.
Yönetici harekete geçmiyorsa ne yapabilirim?
Yöneticiye yazılı bildirim yaptıktan sonra belirli bir süre geçmesine karşın hareketsiz kalınıyorsa diğer kat malikleriyle birlikte imzalı dilekçeyle yöneticiye resmi uyarı yapabilirsiniz. Durumun devam etmesi halinde sulh hukuk mahkemesine başvurarak yöneticinin yükümlülüğünü yerine getirmesi için dava açabilirsiniz. Kiracı olarak sakinseniz ev sahibinizi bilgilendirmeniz de yönetici üzerinde baskı oluşturabilir.
Komşum beni tehdit etti ama polis tutanak tutmak istemedi. Ne yapmalıyım?
Polis tutanak tutmak istemese bile ısrar etme hakkınız vardır; tutanaksız gitmeyin. Buna rağmen tutanak alınamazsa polis karakoluna yazılı şikâyet dilekçesi bırakın ve "suç duyurusu" olarak kayda aldırın. Daha sonra doğrudan cumhuriyet savcılığına başvurarak suç duyurusunu yazılı olarak iletebilirsiniz. Olayı mümkünse tanıklı yaşamış olmanız ve taraflara yakın kamera kaydı gibi ek destekleyici deliller bulunması süreci güçlendirir.
Komşunun mal sahibi olduğunu öğrendim, tahliye mümkün mü?
Kat maliki olan komşunun tahliyesi kiracı komşuya kıyasla çok daha uzun ve zorlu bir süreçtir. Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında diğer kat maliklerinin ortak yaşamı tehdit eden bir malikin kat mülkiyetine son verilmesi için dava açma hakkı mevcuttur; ancak bu son derece ağır koşullara bağlıdır ve mahkemeler tarafından titizlikle değerlendirilir. Pratikte kalıcı çözüm genellikle mahkeme güvenceli uzaklaştırma kararı veya komşunun sonunda mülkü satmasıyla ortaya çıkar. Avukattan hukuki destek almanız bu süreçte zorunludur.
Komşu bana değil başkasına zarar veriyorsa ben de şikâyet edebilir miyim?
Evet. Suç işlenmeden önce 155'i arayarak olayı ihbar edebilirsiniz; bu bir ihbar olup şikâyetten farklıdır ve zarar görmeyen kişilerce de yapılabilir. Savcılığa şikâyet için genellikle doğrudan zarar gören tarafın başvurması beklenir; ancak kamu davası niteliğindeki fiillerde (ağır tehdit, silahla gözdağı verme gibi) herkes suç ihbarında bulunabilir. Tanık sıfatıyla ifade vermek de ilerideki davalarda önemli katkı sağlar.
Bu süreç ne kadar sürer? Hızlı çözüm var mı?
Acil polis müdahalesi ve 112 sağlık ekibi en hızlı sonucu verir; ama bu anlık bir müdahaledir, kalıcı çözüm değildir. Savcılık ve mahkeme süreçleri aylar alabilir. Pratikte en hızlı etkili adım yönetici aracılığıyla resmi uyarı + kısa sürede tekrarlama halinde savcılık tehdidini komşunun bileceği şekilde iletmektir. Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinin saha ekipleri bazı vakalarda birkaç hafta içinde anlamlı değişim sağlayabilir. Kalıcı ve hukuki güvenceli çözüm için avukat desteği ve mahkeme kararı kaçınılmazdır.