Site Yönetimi

Yönetici Görevden Nasıl Alınır? Azil Süreci

Kat maliklerinin en sık sorduğu sorulardan biri: yönetici görevden nasıl alınır? Bu rehberde azil toplantısı, oy çoğunluğu, sulh hukuk mahkemesi başvurusu ve dikkat edilmesi gereken tüm adımlar açıklanmaktadır.

Yönetici Görevden Nasıl Alınır? Azil Süreci

Yönetici azil süreci, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde kat malikleri kurulunun yetkili olduğu hukuki bir işlemdir. Görevini kötüye kullanan, mali saydamlığı ihlal eden veya topluluğun güvenini kaybeden bir yönetici; kat maliklerinin salt çoğunluğuyla ya da sulh hukuk mahkemesi kararıyla görevden alınabilir.

Yönetici Azli Nedir? Temel Kavramlar

Yönetici azli ve görevden alma kavramını temsil eden resmi belge illüstrasyonu

Azil kavramı, bir kişiye verilmiş yetkinin ya da görevin geri alınması anlamına gelir. Apartman veya site yönetimi bağlamında azil; kat maliklerinin, mevcut yöneticiyi görevden alma kararı alması işlemidir. Bu karar, anayasal bir hak olan mülkiyet hakkının doğal bir uzantısı olup 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili maddeleriyle güvence altına alınmıştır.

Bir apartman yöneticisi, kat maliklerinin kendisine verdiği vekâletle hareket eder. Aidat tahsilatı, bina bakımı, sigorta işlemleri, ortak giderlerin yönetimi gibi sorumlulukları yerine getirmeyen ya da bu görevleri istismar eden bir yönetici, bu vekâleti kaybedebilir. Kanun koyucu, kat maliklerine bu yetkiyi kolektif bir karar mekanizması aracılığıyla kullanma hakkı tanımıştır.

Uygulamada azil talepleri genellikle şu nedenlerle gündeme gelir: ortak giderlerin şeffaf biçimde raporlanmaması, toplanan aidatların bina hesabına aktarılmaması, hasar ya da bakım sorunlarına gerekli özenin gösterilmemesi, genel kurul kararlarının uygulanmaması ve kat malikleriyle süregelen iletişim sorunları. Her ne kadar azil hakkı güçlü bir koruyucu mekanizma olsa da gereksiz kullanıldığında bina yönetiminde istikrarsızlık yaratabilir; bu nedenle süreci başlatmadan önce somut gerekçelerin ortaya konulması hem hukuki hem de pratik açıdan önem taşır.

Azil kararı tek taraflı bir eylem değildir. Yönetici, kendiyle ilgili alınan bu karara karşı sulh hukuk mahkemesine itiraz edebilir; bu nedenle usul ve esasa dikkat ederek süreci yürütmek, sonradan yaşanabilecek hukuki itirazların önüne geçer.

634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nda Azil Düzenlemesi

Kat Mülkiyeti Kanunu ve yönetici azil mevzuatını temsil eden hukuk kitabı illüstrasyonu

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, Türkiye'deki kat mülkiyeti ilişkilerini düzenleyen temel yasal çerçevedir. Yöneticinin atanması ve görevden alınması da bu kanun kapsamında ele alınmaktadır. Kanuna göre yönetici, kat malikleri kurulu tarafından seçilir ve yine bu kurul tarafından görevden alınabilir.

Kanun, yöneticinin kat malikleri kuruluna karşı sorumlu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu sorumluluk; hesap verme yükümlülüğünü, kararların uygulanmasını ve kanunda belirlenen görevlerin eksiksiz yerine getirilmesini kapsar. Söz konusu yükümlülüklerin ihlali, azil için somut bir zemin oluşturur.

Önemli bir ayrıntı olarak belirtmek gerekir ki kanun, azil kararı için belirli bir neden şartı aramamaktadır. Yani kat maliklerinin salt çoğunluğu —yani kat sayısı ve arsa payı bakımından çoğunluk— azil kararını, yeterli oy toplandığı sürece herhangi bir gerekçeye bağlı kalmaksızın alabilir. Bununla birlikte, haksız azil iddiasıyla yöneticinin tazminat talep etme hakkı saklı olduğundan, toplantıya hazırlık aşamasında gerekçelerin belgelenmesi süreci sağlamlaştırır.

Hâkim müdahalesiyle azil ise farklı bir hukuki zemine oturmaktadır. Yöneticinin görevi istismar ettiğine dair ciddi kanıtlar mevcutsa ve toplantı yeter sayısına ulaşılamıyorsa, herhangi bir kat maliki sulh hukuk mahkemesine başvurarak yargısal yoldan azil talebinde bulunabilir. Bu yol, özellikle yöneticinin toplantı çağrısını engellediği ya da usulsüz biçimde geciktirdiği durumlarda başvurulan alternatif bir mekanizmadır.

Azil için Zorunlu Oy Çoğunluğu

Yönetici azil oylamasında salt çoğunluk hesabını gösteren oy sayımı illüstrasyonu

Azil kararının geçerli sayılması için gereken çoğunluk, uygulamada en çok karışıklığa yol açan konuların başında gelir. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun öngördüğü esas kural, salt çoğunluktur; bu da kat sayısı ve arsa payı itibarıyla kat maliklerinin yarısından fazlasının olumlu oy vermesi anlamına gelir.

Pratikte bu şu demektir: 20 bağımsız bölümlü bir apartmanda azil kararı için en az 11 kat malikinin oyu gerekir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir incelik vardır: arsa payı ağırlıklı hesaplama söz konusu olduğunda, daha büyük bağımsız bölümlere sahip malikler orantılı biçimde daha fazla oy gücüne sahip olabilir. Bu nedenle salt çoğunluğun gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirirken hem bağımsız bölüm sayısı hem de arsa payı oranları birlikte göz önünde bulundurulmalıdır.

Toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamadığı durumlarda kanun, ikinci toplantı imkânı sunmaktadır. İkinci toplantıda ise farklı yeter sayı kuralları uygulanabilir; bu noktada bir avukattan ya da deneyimli bir yönetici danışmanından görüş almak süreci güvenli biçimde yönetmeye yardımcı olur. Genel bilgi niteliğinde olduğunu belirtmek gerekir; somut durumunuz için hukuki danışmanlık almanız önerilir.

Azil oylamasında dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, vekâletle temsil meselesidir. Toplantıya bizzat katılamayan kat malikleri, yazılı vekâletname ile başka bir kişiyi yetkilendirebilir. Ancak bu vekâletnamenin usulüne uygun düzenlenmiş olması gerekir; aksi hâlde verilen oy geçersiz sayılabilir ve çoğunluk hesaplaması etkilenebilir.

Azil Toplantısı Nasıl Düzenlenir?

Yönetici azil toplantısı gündem ve davet sürecini gösteren organizasyon illüstrasyonu

Azil toplantısının usulüne uygun yapılması, alınacak kararın geçerliliği açısından kritik önem taşır. Usul hatalarıyla dolu bir toplantıda alınan azil kararı, yöneticinin itirazıyla hükümsüz kılınabilir; bu da tüm süreci başa sarabilir ve ciddi zaman kayıplarına yol açabilir.

Toplantı çağrısı, yönetici dışında en az üçte bir oranında kat malikinin imzasıyla gerçekleştirilebilir. Çağrının yazılı olması, gündemin açıkça belirtilmesi ve toplantı tarihinin yasal süre gözetilerek belirlenmesi zorunludur. Tebligat, taahhütlü mektup ya da elden imzalı tutanakla yapılmalı; bu belgelerin birer örneği saklanmalıdır.

Gündemde "yöneticinin görevden alınması" başlığının açıkça yer alması şarttır. Toplantı gündemine sonradan ekleme yapılamaz; bu nedenle gündem maddesi hazırlanırken dikkatli olunmalı, konunun kapsamı yeterince açık biçimde ifade edilmelidir. Gündemde bu madde yoksa, toplantıda azil kararı alınsa bile bu karar hukuki dayanaktan yoksun kalabilir.

Toplantı tutanağı, kararın en önemli hukuki belgesidir. Toplantıda bulunan kat malikleri, arsa payları, kullanılan oylar ve kesin karar metni eksiksiz biçimde tutanağa geçirilmelidir. Toplantı başkanı ve katip tarafından imzalanan bu tutanak, ileride doğabilecek hukuki uyuşmazlıklarda birincil delil niteliği taşır.

Adım Adım Azil Süreci

Yönetici azil sürecinin adımlarını gösteren akış şeması illüstrasyonu

Azil sürecini başarıyla yönetmek için adımları belirli bir sırayla ve eksiksiz uygulamak gerekir. Aşağıda tipik bir azil sürecinin ana hatlarıyla nasıl işlediği açıklanmaktadır.

  • Gerekçelerin Belgelenmesi: Yöneticiye yönelik şikâyetler yazılı olarak kayıt altına alınır. Hesap özeti talepleri, ihtar yazıları, yanıtsız kalan e-postalar ve bina kayıplarına dair belgeler derlenir.
  • Kat Maliklerinin Bilgilendirilmesi: Azil talebini destekleyen maliklerin imzasıyla toplantı çağrısı hazırlanır. En az üçte bir kat malikinin imzası aranır.
  • Toplantı Davetinin Yapılması: Taahhütlü mektup veya imzalı tutanakla, gündem açık şekilde belirtilerek tüm kat malikleri davet edilir.
  • Toplantının Gerçekleştirilmesi: Yeter sayıya ulaşıldığında toplantı açılır; gündem okunur, tartışmalar yapılır ve azil oylamasına geçilir.
  • Kararın Tutanağa Geçirilmesi: Oylar sayılır, karar metni yazılır, imzalanır ve tüm katılımcılara bir örneği verilir.
  • Yöneticiye Tebligat: Azil kararı, eski yöneticiye yazılı olarak tebliğ edilir; hesap ve belgelerin teslimi için makul bir süre verilir.
  • Hesap ve Belge Devri: Bina hesap özetleri, sözleşmeler, sigorta poliçeleri ve tüm evraklar yeni yönetici ya da yönetim kuruluna teslim edilir.
  • Yeni Yönetici Seçimi: Aynı toplantıda ya da kısa süre sonra yeni yönetici belirlenerek süreklilik sağlanır.

Bu adımların her biri titizlikle uygulandığında azil kararı sağlam bir hukuki zemine oturmaktadır. Aksayan ya da atlanan bir adım, sürecin uzamasına ya da mahkeme sürecine taşınmasına neden olabilir.

Aşama Yapılacak İşlem Tahmini Süre Kritik Belge
Hazırlık Şikâyet belgelerinin derlenmesi, imza toplanması 1-2 hafta İhtar yazıları, hesap talepleri
Davet Taahhütlü mektupla toplantı çağrısı 7-15 gün öncesinden Gündem içeren davet yazısı
Toplantı Oylama ve karar alma 1 gün İmzalı toplantı tutanağı
Tebligat Eski yöneticiye kararın iletilmesi 1-3 gün Tebliğ alındısı
Devir Hesap ve belge teslimi 7-15 gün Teslim-tesellüm tutanağı
Yeni Atama Yeni yönetici seçimi Aynı toplantı veya 1-2 hafta Seçim tutanağı

Sulh Hukuk Mahkemesi Yoluyla Azil

Sulh hukuk mahkemesi yoluyla yönetici azil başvurusunu gösteren adalet illüstrasyonu

Genel kurul yoluyla azil her zaman mümkün olmayabilir. Özellikle yöneticinin toplantı çağrısını engellediği, kat maliklerinin çoğunluğuna ulaşmanın güç olduğu ya da toplantı yapılması için gerekli koşulların oluşmadığı durumlarda sulh hukuk mahkemesi devreye girer. Bu yol, bireysel kat maliklerinin hakkını korumaya yönelik önemli bir güvence mekanizmasıdır.

Herhangi bir kat maliki, yöneticinin görevini ağır biçimde ihmal ettiğini, yetkilerini kötüye kullandığını veya kanuni yükümlülüklerini yerine getirmediğini gösteren kanıtlarla sulh hukuk mahkemesine başvurabilir. Mahkeme, davayı inceleyerek yöneticiyi azledebilir ve gerekirse kayyum atayabilir ya da yeni bir yönetim seçimi için karar alınmasını emredebilir.

Mahkeme yolunda delil sunumu büyük önem taşır. Hesap özetlerindeki tutarsızlıklar, banka hareketleri, ihmal edilen bakım kayıtları, yanıtsız kalan yazışmalar ve tanıklıklar dosyanın gücünü belirler. Bu süreçte deneyimli bir avukatla çalışmak, hem hukuki argümanların doğru şekillendirilmesi hem de zaman kaybının önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Mahkeme süreci, genel kurula göre daha uzun ve maliyetli olsa da kimi durumlarda tek geçerli çözüm yolu olabilir. Özellikle büyük sitelerde, yönetici kaynaklı ciddi mali kayıpların söz konusu olduğu davalarda hızlı tedbir taleplerini de içeren bu yol, kat maliklerinin haklarını etkin biçimde korumasına imkân tanır.

Azledilen Yöneticinin Hesap Verme Yükümlülüğü

Azledilen yöneticinin hesap ve belge devri yükümlülüğünü gösteren mali denetim illüstrasyonu

Azil kararının ardından en kritik aşamalardan biri, eski yöneticinin hesap ve belgelerini devretme yükümlülüğüdür. Bu yükümlülük yasal bir zorunluluk olup yerine getirilmemesi hukuki sonuçlar doğurabilir. Eski yöneticinin elindeki tüm belge, hesap, anahtar ve benzeri unsurları eksiksiz teslim etmesi beklenir.

Devredilmesi gereken başlıca unsurlar şunlardır: bina banka hesabı bilgileri ve hesap dökümleri, tahsil edilmiş aidatlara ait makbuz ve kayıtlar, bakım-onarım sözleşmeleri, sigorta poliçeleri, genel kurul tutanakları, apartman yönetim planı, ortak alanların anahtarları ve bina defteri. Bu devir işleminin yazılı bir teslim-tesellüm tutanağıyla belgelenmesi, olası ilerideki uyuşmazlıkları önemli ölçüde azaltır.

Eski yönetici bu belgeleri teslim etmekten kaçınırsa ne olur? Bu durumda yeni yönetim ya da kat malikleri, icra dairesine başvurma veya sulh hukuk mahkemesinden teslimat kararı alma yoluna gidebilir. Ayrıca tespit edilen mali irregülariteler için tazminat davası açılması da mümkündür. Gecikme tazminatı, yasal faiz ve diğer hukuki yaptırımlar eski yöneticinin sorumluluğu kapsamında değerlendirilebilir.

Pratikte eski yöneticinin iyi niyetle hareket ettiği durumlarda devir süreci oldukça pürüzsüz ilerleyebilir. Ancak geçmişte hesap tutarsızlıkları yaşandıysa ya da güvensizlik varsa, bir arabulucu ya da noter aracılığıyla devrin gerçekleştirilmesi tavsiye edilir. Bu adım hem yeni yönetimi hem de eski yöneticiyi ilerideki suçlamalardan korur.

Yeni Yönetici Seçimi ve Geçiş Süreci

Azil sonrası yeni yönetici seçimi ve yönetim geçiş sürecini gösteren illüstrasyon

Azil kararının hemen akabinde yeni yöneticinin belirlenmesi, bina yönetiminde sürekliliğin sağlanması açısından büyük önem taşır. Yönetim boşluğu; ortak gider ödemelerinin aksamasına, sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilememesine ve genel bir idari kaosa zemin hazırlayabilir.

Uygulamada pek çok kat malikleri kurulu, azil kararını aldığı aynı toplantıda yeni yöneticiyi de seçer. Bu yaklaşım en pratik çözümdür; zira aynı toplantıya katılan maliklerin çoğunluğu hazırda bulunduğundan yeni atama için ek bir toplantı düzenlenmesine gerek kalmaz. Yeni yöneticinin seçimi de aynı çoğunluk kurallarına tabidir.

Yeni yönetici adayının belirlenmesinde dikkat edilmesi gereken bazı kriterler vardır: güvenilirlik ve bina sakinleriyle iletişim kurabilme becerisi, temel muhasebe ve tahsilat konusunda yeterlilik, yasal yükümlülükler hakkında genel bilgi düzeyi ve ortak alanlara yönelik pratik bakım anlayışı. Yönetim görevini devralan kişinin bu sorumluluklar için hazır olduğundan emin olmak, gelecekteki sorunların önlenmesine katkı sağlar.

Modern apartman yönetim programları sayesinde yeni yöneticiler, geçiş sürecini çok daha sistematik bir şekilde yönetebilmektedir. Dijital kayıt tutma, aidat takibi ve belge yönetimi gibi işlevler; hem hesap saydamlığını artırmakta hem de geçmiş dönem incelemelerini kolaylaştırmaktadır.

Dikkat: Azil toplantısında yeni yönetici seçilmeden karar alınmamalıdır. Yönetim boşluğu bırakmak, hem idari hem de hukuki açıdan kat maliklerini riske sokabilir. Azil ve yeni atama kararları, mümkünse aynı toplantıda birlikte alınmalıdır.

Yönetici Azlinde Sık Yapılan Hatalar

Yönetici azil sürecinde yapılan yaygın hatalar ve kaçınılması gerekenleri gösteren uyarı illüstrasyonu

Azil sürecinde yapılan hatalar, alınan kararı geçersiz kılabilir ve süreci gereksiz yere uzatabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan hataları bilmek, sürecin sağlıklı ilerlemesini doğrudan etkiler.

En yaygın hatalardan biri, toplantı gündemine azil maddesinin eklenmemesidir. Gündemde açıkça yer almayan bir konuda karar alınamaz; dolayısıyla "yöneticinin görevden alınması" başlığı davet yazısında net biçimde belirtilmelidir. Ayrıca toplantı çağrısının usulüne uygun yapılmaması —örneğin davetlerin tebliğ edilmemesi ya da yasal süreye uyulmaması— da kararın iptaline zemin hazırlar.

Bir diğer yaygın hata, çoğunluk hesabının hatalı yapılmasıdır. Salt çoğunluğun yalnızca toplantıya katılanlar üzerinden hesaplandığı yanılgısı sıkça görülmektedir; oysa hesaplama tüm kat malikleri üzerinden yapılmalıdır. Bu yanlış anlama, kararın geçersiz sayılmasına yol açabilir.

Toplantı tutanağının eksik tutulması da ciddi bir risktir. İmzasız, oy sayısı belirtilmemiş ya da karar metni yetersiz bir tutanak, hukuki süreçlerde kullanışsız kalır. Toplantı tutanağı, alınan kararın taşıyıcı belgesidir ve bu nedenle eksiksiz düzenlenmesi zorunludur.

Son olarak, azil sonrasında hesap ve belge devrinin yapılmaması ya da geciktirilmesi de ileride ciddi sorunlara yol açabilir. Devir sürecinin yazılı tutanakla belgelenmesi ve makul bir süre içinde tamamlanması, yeni yönetimin sağlıklı biçimde başlaması için temel koşuldur.

Yöneticinin Azle İtiraz Etmesi

Yöneticinin azil kararına itiraz sürecini gösteren hukuki denge illüstrasyonu

Azledilen bir yönetici, bu karara itiraz etme hakkına sahiptir. Azil kararının hukuka aykırı olduğunu, usul hatası içerdiğini ya da haksız olduğunu düşünen eski yönetici, sulh hukuk mahkemesine başvurabilir. Bu itirazın belirli bir süre içinde yapılması gerektiğinden zaman kaybedilmemesi önemlidir.

İtiraz davası açılması, azil kararının kendiliğinden askıya alınması anlamına gelmez. Mahkeme gerekli gördüğü durumlarda ihtiyati tedbir kararıyla eski yöneticinin geçici olarak görevde kalmasını ya da tarafların belirli işlemler yapmamasını emredebilir. Ancak bu tür kararlar istisnaidir ve somut koşullara bağlıdır.

Haksız azil iddiasıyla açılan davalarda eski yönetici; toplantı usulündeki hataları, gerekçenin keyfi ya da asılsız olduğunu veya çoğunluğun hatalı hesaplandığını kanıtlamaya çalışır. Bu noktada yukarıda vurguladığımız usule uygunluk ve belgeleme meselesi bir kez daha kritik önem kazanmaktadır: süreç doğru yönetilmişse itiraz davaları çoğunlukla sonuçsuz kalır.

Tazminat talebi de itirazın bir parçası olabilir. Yönetici, haksız yere görevden alındığını kanıtlaması hâlinde mahkemeden tazminata hükmedilmesini talep edebilir. Bu tür davalarda mahkemeler, hem usul hem de esas boyutunu titizlikle değerlendirmektedir. Genel bilgi niteliğinde olduğunu belirtmek gerekir; hukuki danışmanlık için bir avukata başvurmanız tavsiye edilir.

Dijital Yönetim Araçları ve Şeffaflık

Dijital apartman yönetim yazılımı ve şeffaf yönetim süreçlerini gösteren teknoloji illüstrasyonu

Yönetici azline en sık yol açan nedenlerden biri, mali saydamlık eksikliğidir. Kat maliklerinin aidat ödemelerinin nereye gittiğini takip edememesi, harcamaların gerekçesiz görünmesi ya da yıllık hesap özetlerinin zamanında sunulmaması; güvensizlik ortamı yaratmakta ve azil taleplerini tetiklemektedir. Bu tablonun önüne geçmenin en etkili yolu, dijital yönetim araçlarının hayata geçirilmesidir.

Günümüzde site yönetim yazılımları, yöneticilere hesap şeffaflığını sağlama konusunda güçlü bir altyapı sunmaktadır. Aidat tahsilatlarının otomatik kayıt altına alınması, harcama belgelerinin dijital ortamda saklanması ve kat maliklerinin kendi hesap durumlarını anlık olarak görebilmesi; güven ortamını pekiştirmekte ve azil taleplerini önemli ölçüde azaltmaktadır.

Öte yandan genel kurul toplantı süreçleri de dijitalleşmektedir. Genel kurul yazılımı kullanan yapılarda davet yönetimi, gündem hazırlığı, oylama takibi ve tutanak düzenleme işlemleri çok daha sistematik ve hatasız biçimde yürütülmektedir. Bu araçlar, hem yöneticileri usul hatalarından korumakta hem de kat maliklerinin haklarını daha etkin biçimde kullanmasına zemin hazırlamaktadır.

Dijital dönüşümün bir diğer önemli katkısı, geçmiş kayıtların erişilebilirliğidir. Eski yönetim dönemlerine ait belgeler dijital ortamda saklandığında, yeni yönetim göreve başlarken boş bir sayfadan başlamak yerine kapsamlı bir veri tabanına sahip olur. Bu da geçiş sürecini kolaylaştırır ve bina yönetiminde kurumsal bellek oluşmasını sağlar.

Sık Sorulan Sorular

Yönetici azil sürecine ilişkin sık sorulan sorular ve merak edilen konuları gösteren soru illüstrasyonu
Yönetici azil için mutlaka gerekçe göstermek zorunda mıyım?
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, azil kararı için belirli bir gerekçe zorunluluğu öngörmemektedir. Salt çoğunluğu sağlayan kat malikleri, gerekçe göstermeksizin yöneticiyi görevden alabilir. Ancak eski yöneticinin haksız azil iddiasıyla dava açma ihtimaline karşı somut gerekçelerin belgelenmesi, hukuki güvencenizi artırır. Bu genel bilgi niteliğindedir; somut durumunuz için bir avukattan görüş almanızı öneririz.
Yönetici azil toplantısı için kaç kişinin imzası gerekir?
Olağanüstü genel kurul toplantısı çağrısı için en az üçte bir oranında kat malikinin yazılı talebi yeterlidir. Yani 15 bağımsız bölümlü bir binada en az 5 kat malikinin imzası toplantı çağrısı için yeterlidir; azil kararı ise salt çoğunlukla alınır.
Toplantıda yeter sayı sağlanamazsa ne olur?
İlk toplantıda yeter sayı sağlanamazsa ikinci bir toplantı düzenlenir. İkinci toplantıda farklı yeter sayı kuralları uygulanabilir. Ayrıca kat malikleri bireysel olarak sulh hukuk mahkemesine başvurarak yargısal yoldan azil talebinde bulunabilir. Bu yol, özellikle yöneticinin toplantı yapılmasını engellediği durumlarda önemli bir alternatif oluşturur.
Azledilen yönetici hesapları teslim etmezse ne yapılır?
Eski yöneticinin hesap, belge ve anahtarları teslim etmemesi hâlinde yeni yönetim ya da kat malikleri icra dairesine başvurabilir veya sulh hukuk mahkemesinden teslim kararı talep edebilir. Mali suistimal şüphesi varsa savcılığa suç duyurusunda bulunmak da mümkündür. Bu konuda hukuki destek almanız şiddetle tavsiye edilir.

Apartmanınızın veya sitenizin yönetiminde şeffaflık sorunları mı yaşıyorsunuz? Apartman yönetim programımız ile aidat takibi, harcama kayıtları ve genel kurul süreçlerini tek platformdan dijital olarak yönetin; hesap saydamlığını artırın, güveni yeniden tesis edin.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

SiteYönetim ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön