Site Yönetimi

Yönetim Planı Nedir, Nasıl Değiştirilir?

Yönetim planı, kat mülkiyetli yapılarda sakinlerin birlikte yaşam kurallarını belirleyen temel belgedir. Bu makalede planın kapsamını ve yasal değişiklik sürecini adım adım açıklıyoruz.

Yönetim Planı Nedir, Nasıl Değiştirilir?

Yönetim planı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde hazırlanan ve kat malikleri ile yönetici arasındaki hak, yükümlülük ve kuralları düzenleyen resmi bir belgedir. Kısaca söylemek gerekirse: apartman ya da sitenizin anayasasıdır. Bu plan olmadan ortak alan kullanımından aidat dağılımına, onarım sorumluluklarından genel kurul toplantı usulüne kadar pek çok konuda anlaşmazlık kaçınılmaz hale gelir.

Yönetim Planı Nedir?

Yönetim planı resmi belgesi ve kat mülkiyeti sembolleri

Yönetim planı, kelime anlamının çok ötesinde bir işleve sahiptir. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 28. maddesi bu belgeyi açıkça tanımlar: yönetim planı, yönetim tarzını, kullanma maksat ve şekillerini, yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime ait diğer hususları düzenleyen bir sözleşmedir. Bu tanıma göre plan, yalnızca yazılı bir kurallar bütünü değil; hukuki bağlayıcılığı olan bir sözleşme niteliği taşır.

Birçok kat maliki, yönetim planının sadece büyük sitelere özgü olduğunu ya da küçük apartmanlarda pek önem taşımadığını düşünür. Oysa kanun, bağımsız bölüm sayısından bağımsız olarak tüm kat mülkiyeti kurulmuş yapılarda bu planın varlığını zorunlu kılmaktadır. Tapuya tescil sırasında sunulmak zorunda olan bu belge, mülk alım-satım süreçlerinde de alıcılar için önemli bir referans noktasıdır.

Pratik hayatta yönetim planı; hangi ortak alanların nasıl kullanılacağını, gürültü saatlerini, evcil hayvan politikasını, otopark düzenlemelerini, çöp toplama kurallarını ve daha sayısız gündelik meseleyi belirler. Bu nedenle planın güncel, gerçekçi ve fiilen uygulanabilir olması, binada huzurun temel koşullarından biridir.

Bir başka önemli nokta: yönetim planı hazırlanmamış ya da eski tarihli ve güncelliğini yitirmiş bir yapıda yaşanan anlaşmazlıklarda mahkemeler Kat Mülkiyeti Kanunu'nun genel hükümlerini uygular. Ancak özel anlaşmalar ve yapının kendine has koşulları dikkate alınmadığından bu hükümler her zaman tarafların beklentisini karşılamayabilir.

Yönetim Planının Hukuki Dayanağı

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hukuki dayanağı illüstrasyonu

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, yönetim planına ilişkin temel çerçeveyi ortaya koyar. Kanunun 28. maddesine göre yönetim planı, kat maliklerinin tamamı tarafından imzalanır ve bu planın değiştirilmesi de yine kanunda belirlenen özel nisap şartlarına bağlıdır. Söz konusu hükümler, planın herhangi bir tarafın tek taraflı iradesiyle değiştirilemeyeceğini güvence altına alır.

Kanun, yönetim planını tapu siciline şerh verilmesi gereken bir belge olarak da tanımlar. Bu şerh; binadaki mevcut kat maliklerini bağladığı gibi, taşınmazı sonradan satın alan ya da kiracı olarak kullanan üçüncü kişileri de bağlar. Dolayısıyla "Bu planı bilmiyordum" savunması hukuken geçersizdir; tapuya şerh verilmiş bir plan, herkese karşı ileri sürülebilir.

Uygulamada zaman zaman yönetim planıyla iç yönetmelik kavramlarının birbirine karıştırıldığı görülmektedir. İç yönetmelik (veya apartman yönetmeliği), yönetim planının gündelik detaylarını somutlaştıran ek bir belgedir; ancak hiyerarşik olarak yönetim planının altında yer alır ve onunla çelişemez. Yönetim planında yer almayan konular iç yönetmelikle düzenlenebilirken, yönetim planındaki bir hükmü iç yönetmelikle ortadan kaldırmak mümkün değildir.

Yönetim planının boşluk bıraktığı durumlarda ise Kat Mülkiyeti Kanunu'nun emredici hükümleri devreye girer. Bu nedenle planın mümkün olduğunca kapsamlı ve öngörülü biçimde hazırlanması, gelecekteki olası anlaşmazlıkları baştan önlemenin en etkili yoludur. Planlama aşamasında bir avukattan veya deneyimli bir emlak danışmanından destek almak, ciddi zaman ve maliyet tasarrufu sağlar.

Yönetim Planı Neleri Kapsar?

Yönetim planı kapsamı - ortak alanlar ve kurallar listesi

Bir yönetim planı hazırlarken ya da mevcut planı incelerken hangi konuların yer alması gerektiğini bilmek kritik önem taşır. Kapsamlı bir yönetim planı aşağıdaki başlıkları içermelidir:

  • Yönetim biçimi: Yöneticinin nasıl seçileceği, görev süresi ve yetkilerinin sınırları.
  • Denetim kurulu: Denetçilerin seçimi, sayısı ve denetim sıklığı.
  • Aidat ve gider dağılımı: Ortak giderlerin kat maliklerine nasıl paylaştırılacağı, ödeme tarihleri ve gecikme yaptırımları.
  • Ortak alanların kullanımı: Bahçe, otopark, spor salonu, yüzme havuzu gibi tesislerin kullanım kuralları ve öncelik sıralaması.
  • Onarım ve bakım sorumlulukları: Hangi onarımların kat malikine, hangilerinin ortak gidere yükleneceğinin belirlenmesi.
  • Genel kurul toplantıları: Toplantı sıklığı, çağrı usulü, oy nisabı ve karar alma prosedürleri.
  • Kiracı ve misafir kuralları: Kiracıların plana tabi olup olmadığı ve misafir kullanımına ilişkin kısıtlamalar.
  • Yasak ve kısıtlamalar: Gürültü saatleri, evcil hayvan politikası, ticari faaliyet kısıtlamaları.
  • Sigorta yükümlülükleri: Zorunlu deprem sigortası (DASK) ve ek sigorta uygulamaları.

Planlarda sıkça karşılaşılan bir eksiklik, yukardaki maddelerin yeterince somutlaştırılmamış olmasıdır. Örneğin "otopark sakinlere önceliklidir" gibi muğlak bir ifade yerine her bağımsız bölüme tahsis edilen araç sayısını, misafir park alanlarını ve kullanım saatlerini açıkça belirtmek, gündelik anlaşmazlıkları önemli ölçüde azaltır.

Öte yandan yönetim planının gerçekçi olması da büyük önem taşır. Kâğıt üzerinde mükemmel görünen ama pratikte uygulanamayan kurallar zamanla saygınlığını yitirir ve planın tamamına olan güveni sarsar. Bu nedenle plan hazırlanırken binanın sosyolojik yapısı, sakinlerin profili ve yapının fiziksel özellikleri göz önünde bulundurulmalıdır.

Yönetim Planı Nasıl Değiştirilir? Yasal Süreç

Yönetim planı değişikliği için genel kurul oylama süreci

Yönetim planının değiştirilmesi, kanunda özel bir nisaba bağlanmıştır. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 28. maddesine göre yönetim planının değiştirilmesi için tüm kat maliklerinin beşte dördünün (4/5) olumlu oyu gerekir. Bu yüksek nisap, planın kolay değiştirilememesini ve azınlık haklarının korunmasını sağlamak amacıyla belirlenmiştir.

Değişiklik sürecini adım adım ele almak gerekirse: öncelikle bir ya da birden fazla kat maliki değişiklik talebini yazılı olarak yönetime iletmelidir. Yönetici bu talebi olağan ya da olağanüstü genel kurul gündemine alır. Gündem maddesi açıkça "yönetim planı değişikliği" olarak ilan edilmelidir; belirsiz bir gündemle toplantıya gidilmesi durumunda alınan karar hukuki açıdan itirazlara konu olabilir.

Toplantıda değişiklik önerisinin ayrıntılı biçimde tartışılması ve kat maliklerinin görüşlerinin alınması hem hukuki hem de pratik açıdan önemlidir. Değişiklik metni toplantıdan önce yazılı olarak tüm kat maliklerine iletilirse hem müzakere kalitesi artar hem de oy kullanma süreci hızlanır. Değişiklik kararı gerekli 4/5 çoğunlukla alındıktan sonra karar tutanağa geçirilir ve tutanak imzalanır.

Son aşamada değiştirilmiş yönetim planı veya değişiklik kararı tapu müdürlüğüne sunularak tapu siciline şerh ettirilmelidir. Bu işlem yapılmadığı takdirde değişiklik üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez; özellikle yeni kat maliki olacak alıcılara karşı geçerliliği tartışmalı hale gelir. Şerh işlemi için gerekli belgeler genellikle noter onaylı toplantı tutanağı ve yeni yönetim planı metnidir.

4/5 Nisabı Neden Bu Kadar Yüksek?

Yönetim planı değişikliği için gereken 4/5 çoğunluk nisabı görseli

Kat Mülkiyeti Kanunu'nda yönetim planı değişikliği için belirlenen 4/5 nisabı, sıradan genel kurul kararlarının çok üzerindedir. Peki kanun koyucu bu denli yüksek bir eşiği neden benimsemiştir? Yanıt, yönetim planının statüsünde yatmaktadır: bu belge bir sözleşme niteliği taşıdığından, onu değiştirmek de neredeyse tüm tarafların rızasını gerektirmektedir.

Uygulamada bu nisaba ulaşmanın ne kadar güç olduğunu görmek için somut bir örnek düşünelim. On daireli bir apartmanda 4/5 nisabını sağlamak için sekiz malikten olumlu oy almak gerekir. İki malike rağmen hiçbir değişiklik yapılamaz. Bu durum azınlık haklarını koruduğu gibi, zaman zaman acı veren bir çıkmaza da yol açabilir: binada gerçekten gerekli olan bir değişiklik, birkaç inatçı ya da ulaşılamayan malik nedeniyle hayata geçirilemeyebilir.

Nisabın sağlanamaması durumunda kat malikleri yasal yollara başvurabilir. Kat Mülkiyeti Kanunu bazı durumlarda sulh hukuk mahkemesinin müdahalesine imkân tanımaktadır. Ancak bu yol hem zaman hem de maliyet açısından ağır bir süreçtir. Bu nedenle değişiklik taraftarlarının önceden ikna çalışması yapması, muhalif ya da kararsız malikleri bilgilendirmesi ve mümkünse yazılı taahhüt alması sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından kritiktir.

Öte yandan bazı yönetim planları kendi içinde değişiklik prosedürünü yumuşatabilir mi sorusu zaman zaman gündeme gelmektedir. Hukuki görüş birliği şu yöndedir: kanunun 4/5 nisabı emredici niteliktedir ve bu oranı düşüren bir plan maddesi geçerli sayılmaz. Ancak kat malikleri, kanunun izin verdiği sınırlar dahilinde belirli konularda farklı nisaplar belirleyebilirler.

Değişiklik Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Pratik Noktalar

Yönetim planı değişikliğinde dikkat edilmesi gereken hususlar

Hukuki sürecin doğru işlemesi kadar pratik hazırlıklar da değişiklik girişiminin başarısını belirler. Pek çok apartmanda değişiklik önerisi teknik olarak doğru ilerlerken iletişim eksikliği ya da güvensizlik ortamı nedeniyle çöpe gider. Bu nedenle değişiklik sürecini yönetirken aşağıdaki noktalara özen göstermek gerekir.

Her şeyden önce gerekçeyi net ortaya koyun. "Yönetim planını değiştirmek istiyoruz" demek yeterli değildir; hangi maddelerin neden değiştirilmesi gerektiğini, bu değişikliğin kime nasıl yarar sağlayacağını ve mevcut metnin nerede yetersiz kaldığını açıkça anlatın. Gerekçesi anlaşılır olmayan bir değişiklik önerisi, karşı cepheyi güçlendirir.

Değişiklik taslağını önceden dağıtın. Toplantı günü ilk kez sunulan bir metin, kat maliklerinde tedirginlik yaratır. Toplantıdan en az bir hafta önce değişiklik metnini e-posta veya yazılı bildirimle paylaşmak, hem daha kaliteli bir müzakere ortamı yaratır hem de olası itirazları önceden tespit etme imkânı sunar. Apartman yönetim programı kullanan binalarda bu tür duyurular dijital ortamda kolayca yapılabilmektedir.

Ulaşılamayan ya da uzakta yaşayan kat maliklerini göz önünde bulundurun. Türkiye'de pek çok apartmanda, özellikle büyük şehirlerdeki miras yoluyla edinilmiş dairelerde, sakinlerin bir kısmı taşınmazı fiilen kullanmamakta hatta iletişim bilgileri bile güncel tutulmamaktadır. Bu durum 4/5 nisabına ulaşmayı ek olarak güçleştirir. Toplantı öncesinde tüm maliklerin iletişim bilgilerini güncel tutmak ve gerekirse noter aracılığıyla tebligat yapmak zaman alsa da süreç güvenliği açısından zorunludur.

Dikkat: Yönetim planı değişikliği kararı genel kurulda alınmış olsa bile tapu siciline şerh ettirilmeden üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Karar alındıktan sonra tapu müdürlüğüne başvurarak şerh işlemini tamamlamayı ihmal etmeyin; aksi hâlde yeni bir kat maliki söz konusu olduğunda mahkeme süreçleriyle karşılaşabilirsiniz.

Yönetim Planı Değişikliği ile Sık Karşılaşılan Sorunlar

Yönetim planı değişikliğinde sık yaşanan sorunlar ve çözüm yolları

Yönetim planı değişiklik süreçlerinde hangi sorunlarla karşılaşıldığını bilmek, hazırlıklı olmayı kolaylaştırır. Uygulamada en sık rastlanan sorun nisaba ulaşamamaktır. Özellikle 20 daireden büyük sitelerde maliklerin büyük çoğunluğunu aynı anda bir araya getirmek son derece güçtür. Bu nedenle genel kurul yazılımı kullanan yönetimler; davet takibini, oy sayımını ve yoklama işlemlerini dijital ortama taşıyarak daha verimli toplantılar düzenleyebilmektedir.

İkinci sık rastlanan sorun, alınan kararın usul hatalarıyla sakatlı olmasıdır. Gündem maddesinin net belirtilmemesi, toplantı davetinin yasal sürede yapılmaması ya da toplantı tutanağının imzasız bırakılması gibi şekil hataları, itiraz yolunu açık bırakır. Bu nedenle her aşamayı belgelemeniz ve asgari hukuki gereklilikleri eksiksiz yerine getirmeniz şarttır.

Üçüncü sorun, değişiklik sonrasında planın hayata geçirilmemesidir. Kâğıt üzerinde kabul edilen yeni kurallar, uygulamada sahiplenilmezse gerçekçi bir etkisi olmaz. Yönetici ve denetim kurulunun değişiklikleri aktif biçimde uygulaması, ihlal durumunda belirlenmiş yaptırımları tutarlı şekilde devreye sokması gerekir. Aksi hâlde değişiklik yalnızca biçimsel bir tatmin olarak kalır.

Son olarak planın zamanla yeniden güncelliğini yitirmesi de ciddi bir sorundur. Özellikle hızla dönüşen kentsel mekânlarda veya yeni tesislerin eklendiği sitelerde yönetim planı birkaç yıl içinde yetersiz hale gelebilir. Bu nedenle planın periyodik olarak, örneğin her beş yılda bir, gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa güncellenmesi iyi bir uygulama olarak önerilmektedir.

Yönetim Planı ile İç Yönetmelik Arasındaki Fark

Yönetim planı ve iç yönetmelik arasındaki hiyerarşi farkı

Yönetim planı ile iç yönetmelik (apartman yönetmeliği) sıklıkla birbirine karıştırılır; ancak bu iki belge hem hukuki nitelik hem de hazırlanış biçimi bakımından birbirinden önemli ölçüde ayrılır. Bu ayrımı doğru kavramak, hangi değişiklik için hangi prosedürü izleyeceğinizi anlamanızı sağlar.

Yönetim planı, Kat Mülkiyeti Kanunu gereği zorunlu olan ve tapu siciline şerh verilen temel belgedir. Tüm kat maliklerinin imzasıyla hazırlanır ve 4/5 nisabıyla değiştirilir. İç yönetmelik ise yönetim planının yetkilendirdiği durumlarda veya planı tamamlamak amacıyla hazırlanan ikincil belgedir; tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir. Oy nisabı da genellikle daha düşüktür.

Sıkça yaşanan bir senaryo şöyledir: kat malikleri büyük değişiklikler yapmak yerine "kolay yoldan" iç yönetmeliği değiştirmeye çalışır. Ancak iç yönetmelikle yönetim planında yer alan bir hüküm ortadan kaldırılamaz, ona aykırı düzenleme yapılamaz. Bu kısıtlamayı görmezden gelerek yapılan değişiklikler hukuki açıdan geçersiz sayılır ve olası bir uyuşmazlıkta mahkemede tutunmaz.

Öte yandan bazı konular her iki belgede de düzenlenebilir. Bu durumda iki belge birbiriyle çelişiyorsa yönetim planındaki hüküm üstün gelir. Bu nedenle iç yönetmelik hazırlarken yönetim planını dikkatle taramak ve çelişki doğurabilecek ifadelerden kaçınmak gerekir.

Aidat ve Gider Dağılımı Yönetim Planında Nasıl Yer Almalı?

Yönetim planında aidat ve gider dağılımı düzenlemesi

Kat mülkiyetli yapılarda en çok anlaşmazlığa yol açan konu, şüphesiz ortak giderlerin nasıl paylaşılacağıdır. Yönetim planı bu konuyu net biçimde düzenlediğinde pek çok ihtilafın önüne geçilebilir. Kat Mülkiyeti Kanunu temel dağıtım kriterini arsa payı üzerinden belirlemektedir; ancak planın bu kriteri nasıl uygulayacağı ve ek kriterlerin nasıl devreye gireceği tartışma konusu olmaya devam eder.

İyi bir yönetim planı aidat bölümünde şu hususları açıkça belirlemelidir: ödeme dönemi (aylık, üç aylık vb.), ödeme son tarihi, banka hesap bilgilerinin nasıl duyurulacağı ve geç ödeme durumunda uygulanacak yaptırımlar. Kanuna göre geciken aidatlar için aylık yüzde beş gecikme tazminatı talep edilebilir; planın bu hükmü tekrar etmesi hem hatırlatıcı hem de yasal dayanak açısından faydalıdır.

Birikimli giderler (büyük onarımlar, asansör modernizasyonu, çatı yenileme gibi) için yönetim planında ayrıca bir yedek akçe mekanizması öngörülmesi önerilir. Fon birikimi olmadan büyük bir gider kalemiyle karşılaşan binalarda acil aidat artışları zorunlu hale gelir ve bu durum hem nakit akışı hem de kat malikleri arasındaki güven açısından ciddi sorunlara yol açar. Aidat takip programı kullanan yönetimler bu fon hareketlerini kolayca izleyebilir ve kat maliklerine şeffaf raporlar sunabilir.

Kiracıların aidat ödeme yükümlülüğü de sıkça sorulan bir konudur. Kanun gereği aidat ödeme yükümlüsü kat malikidir; ancak yönetim planı kira sözleşmesine atıfla kiracıyı belirli giderler için yükümlü kılabilir. Bu düzenleme özellikle kısa dönemli kiralama yapılan binalarda kiracı-yönetici ilişkisini netleştirmesi bakımından değerlidir.

Yönetim Planı Değişikliği ile İlgili Karşılaştırmalı Tablo

Yönetim planı ve iç yönetmelik değişikliği süreçlerinin karşılaştırması

Yönetim planında değişiklik mi yapılacak, yoksa iç yönetmelik mi güncellenmeli sorusu karşısında karar vermeyi kolaylaştırmak için aşağıdaki tablo faydalı bir referans sunmaktadır:

Konu Yönetim Planı İç Yönetmelik
Hukuki nitelik Sözleşme (tapu siciline şerh) İkincil düzenleme (şerh zorunlu değil)
Değişiklik nisabı Kat maliklerinin 4/5 çoğunluğu Genellikle basit çoğunluk ya da plana göre değişir
Kapsam Temel haklar ve yükümlülükler Gündelik kurallar ve uygulama detayları
Üçüncü kişilere bağlayıcılık Evet, tapudan dolayı Sınırlı; taraflar arasında geçerli
Olası değişiklik konuları Aidat oranı, yönetici yetkisi, oy nisabı Gürültü saatleri, misafir kuralları, otopark sırası
Hiyerarşi Üst belge Alt belge; plana aykırı olamaz

Bu tabloya bakıldığında şu sonuç çıkar: hukuki güvencesi yüksek ve üçüncü kişilere karşı geçerliliği kesin olan bir düzenleme için yönetim planı değişikliği şarttır. Gündelik yaşam kurallarının daha esnek biçimde güncellenmesi gerekiyorsa iç yönetmelik yeterli olabilir; ancak bu seçeneğin sınırları kanun ve yönetim planı tarafından belirlenmiştir.

Yönetim Planı Olmayan ya da Eski Tarihli Planlı Binalar

Eski ve güncel yönetim planı karşılaştırması - plan yenileme ihtiyacı

Türkiye'deki binaların önemli bir kısmında yönetim planı ya hiç yapılmamış ya da onlarca yıl önce hazırlanmış ve o günden bu yana hiç güncellenmemiştir. 1965 tarihli bir yönetim planı, günümüzün apart otel dönüşümlü sitelerini, akıllı bina sistemlerini ve kısa dönemli kiralama platformlarını hiç öngörmemiştir. Bu boşluklar ciddi hukuki belirsizliklere zemin hazırlar.

Yönetim planı bulunmayan ya da geçerliliği tartışmalı binalarda kat malikleri yeni bir plan hazırlamak için yine 4/5 çoğunluk kararı almalı ve planı tapu siciline şerh ettirmelidir. Bu süreçte bir avukattan ve tercihen bölge tapu müdürlüğünden teknik destek almak, ileride doğabilecek biçim hatalarını önler.

Eski tarihli planlar söz konusu olduğunda iki seçenek vardır: planın tamamını yenilemek ya da yalnızca ihtiyaç duyulan maddeleri değiştirmek. Her iki yol da aynı 4/5 nisabını gerektirdiğinden hangisinin tercih edileceği büyük ölçüde pratik kolaylığa bağlıdır. Kapsamlı bir güncelleme daha fazla çaba gerektirse de uzun vadede daha az anlaşmazlığa yol açar.

Son dönemde deprem riskine yönelik kentsel dönüşüm projelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte yönetim planlarında "kentsel dönüşüm kararı" maddelerinin yer alması giderek daha önemli bir konu haline gelmiştir. Bu tür özel maddeler, binanın olası bir dönüşüm sürecinde kat maliklerinin haklarını ve karar alma prosedürlerini açıkça düzenleyerek ileride yaşanacak uzun hukuki tartışmaların önüne geçer.

Sık Sorulan Sorular

Yönetim planı hakkında sık sorulan sorular görseli
Yönetim planı yoksa ne olur?
Yönetim planı bulunmayan kat mülkiyeti kurulmuş bir binada, yönetimi ilgilendiren tüm uyuşmazlıklarda Kat Mülkiyeti Kanunu'nun genel hükümleri uygulanır. Bu durum çoğu zaman yeterlidir; ancak yapının kendine özgü koşullarını yansıtmayan genel hükümler bazen tarafların hiçbirinin beklentisini karşılamayan sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle en kısa sürede bir yönetim planı hazırlanması önerilir.
Kiracılar yönetim planı değişikliğine oy kullanabilir mi?
Hayır. Yönetim planı değişikliği oylamasına yalnızca kat malikleri katılabilir. Kiracıların oy hakkı bulunmamaktadır. Ancak kat maliki, genel kurula vekâleten katılması için kiracıya veya başkasına yazılı vekâlet verebilir. Kiracılar yönetim planıyla bağlı olmakla birlikte planın içeriğini etkileyemezler.
4/5 nisabı sağlanamamışsa mahkemeye başvurulabilir mi?
Evet, belirli koşullarda sulh hukuk mahkemesine başvurulabilir. Kat Mülkiyeti Kanunu bazı durumlarda mahkemenin yönetim planındaki değişiklik kararı yerine geçecek bir karar vermesine olanak tanır. Ancak bu yol genellikle uzun, zahmetli ve masraflıdır. Mahkeme bu yetkiyi yalnızca zorunluluk hallerinde kullanır; bireysel tercihler ya da kolaylık uğruna başvuruları genellikle kabul etmez.
Yönetim planı değişikliği için noter zorunlu mu?
Değişiklik kararının genel kurulda imzalanmış toplantı tutanağıyla belgelenmesi temel koşuldur; notere gitmek zorunlu değildir. Ancak tapu müdürlüğü bazı durumlarda noter onaylı tutanak veya plan metni isteyebilir. Pratikte noter onayı, belgenin güvenilirliğini artırır ve ileride doğabilecek sahtecilik ya da itiraz risklerini azaltır. Özellikle büyük sitelerde noter onayını tercih etmek iyi bir uygulamadır.

Yönetim planı değişikliği, binanızın geleceğini şekillendiren kritik bir karar sürecidir. Bu süreci doğru yönetmek; toplantı davetinden oy sayımına, tutanak düzenlemesinden tapu şerhine kadar her aşamada dikkat ve belge gerektirir. Apartman yönetim programımız ile tüm bu süreçleri dijital ortamda izleyebilir, kat maliklerine anlık bildirimler gönderebilir ve genel kurul kararlarınızı güvenle arşivleyebilirsiniz. Ücretsiz demo için hemen iletişime geçin.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

SiteYönetim ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön