Mevcut bir apartmana sonradan asansör yaptırmak, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında "anagayrimenkulde yapılacak yenilik ve ilaveler" olarak değerlendirilir ve bu karar için kat maliklerinin beşte dördünün (4/5) olumlu oyu şarttır. Yani binada on daire varsa en az sekiz malik "evet" demek zorundadır. Bu oran, bir apartmanda alınabilecek en ağır kararlardan birine karşılık gelir ve basit çoğunlukla geçiştirilemez. Karar aşaması atlandığında ya da eksik çoğunlukla ilerlendiğinde sonradan ciddi hukuki sorunlar çıkabilir.
Yasal Dayanak: Hangi Kanun, Hangi Hüküm?

Türkiye'de apartman yönetimini düzenleyen temel metin Kat Mülkiyeti Kanunu'dur. Bu kanunun "anagayrimenkulde yapılacak yenilik ve ilaveler" başlıklı hükmü, mevcut bir binaya yeni bir öğe eklenmesini — asansör de dahil olmak üzere — beşte dört (4/5) kat maliki çoğunluğuna bağlamıştır. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta şudur: bu çoğunluk, bağımsız bölüm sayısına göre değil, arsa paylarına göre hesaplanmaz; doğrudan malik sayısı üzerinden belirlenir.
Peki bu oran neden bu kadar yüksek tutulmuştur? Asansör gibi kalıcı yapısal değişiklikler, binanın ortak alanını doğrudan etkiler, tüm malikleri masrafa ortak eder ve geri döndürülmesi son derece güçtür. Kanun koyucu, bu tür kararların geniş bir uzlaşıyla alınmasını zorunlu kılarak hem azınlıktaki malikleri hem de binanın bütünlüğünü korumayı amaçlamıştır. Dolayısıyla "komşuların çoğu istedi, nasıl olsa geçer" düşüncesiyle hareket etmek hatalıdır.
Kiracılar oy kullanamaz. Karar yetkisi yalnızca kat maliklerine aittir. Bir daireden birden fazla malik varsa (miras durumu gibi) o daire için tek oy kullanılır; maliklerin kendi aralarında anlaşması gerekir. Buna ek olarak, muhalif kalan malikler hakkında sonradan icra yoluyla gider tahsili mümkün olabilmekte; bu nedenle oy verme sürecinin sağlıklı belgelenmesi kritik önem taşır.
Asansör için aranan bu 4/5 çoğunluğu, sıradan yönetim kararları (örneğin boya yaptırma, bahçe düzenlemesi) için yeterli olan salt çoğunluktan çok daha ağırdır. Kanunun yapısal ilaveler için koyduğu bu yüksek eşik, pratikte zaman zaman engel gibi görünse de uzun vadede binada olası hukuki anlaşmazlıkları azaltır.
Karar Toplantısı Nasıl Toplanır?

Asansör kararı almak için olağan ya da olağanüstü bir kat malikleri kurulu toplantısı düzenlenmesi gerekir. Toplantı çağrısı, yönetici tarafından veya kat maliklerinin en az üçte birinin yazılı talebi üzerine yapılabilir. Çağrının, toplantı tarihinden belirli bir süre önce tüm maliklere tebliğ edilmesi ve gündem maddesinin açıkça "asansör yapımı" olarak yazılı biçimde yer alması zorunludur.
Toplantıda salt çoğunluk sağlanamıyorsa ikinci toplantı yapılır; ancak asansör gibi 4/5 çoğunluk gerektiren kararlar, bu ikinci toplantıda da aynı yüksek çoğunlukla kabul edilmek zorundadır. Yani birinci toplantıda yeterli katılımın sağlanamaması, ikinci toplantıda daha düşük bir çoğunlukla kararın alınmasına imkân tanımaz. Bu, kat malikleri arasında zaman zaman yanlış anlaşılan bir noktadır.
Toplantı tutanağı, alınan kararlar ve her malikin oyu açık biçimde kaydedilmeli; tüm katılımcılar tarafından imzalanmalıdır. Bu tutanak, ilerleyen süreçte belediye başvurusunda, müteahhit sözleşmesinde ve olası hukuki itirazlarda temel belge işlevi görür. Eksik ya da imzasız tutanaklar ilerleyen süreçte projenin iptaline ya da uzun mahkeme süreçlerine yol açabilir.
Toplantıya katılamayacak malikler, noterden onaylı ya da kanunun öngördüğü biçimde yazılı vekâletnameyle başka bir kişiyi yetkilendirebilir. Mazeretsiz toplantıya katılmayan maliklerin oyu "hayır" sayılmaz; o malik, alınan karara katılmış kabul edilebilir ya da muhalefet şerhini daha sonra ayrıca bildirmesi gerekebilir. Hukuki açıdan net bir pozisyon belirlemek için bu aşamada da bir hukuk danışmanına başvurmak önerilir.
Masraflar Kime Aittir, Nasıl Paylaşılır?

Asansör yapım masrafı, prensipte karar alan tüm maliklere düşer; karara katılmayan (olumsuz oy kullanan) malikler ise en azından kısmen bu masraftan muaf tutulabilir. Kat Mülkiyeti Kanunu, masrafın nasıl paylaştırılacağını belirli kurallara bağlamıştır. Uygulamada asansörden yararlanan katların masrafa katkı oranı, aynı katta oturmasına karşın pratik fayda sağlamayan zemin kat maliklerinden farklı tutulabilmektedir.
Zemin kat malikleri asansörü kullanmadıkları gerekçesiyle masrafın tamamından muaf tutulmayı talep edebilir. Bu talebin yasal dayanağı mevcuttur; ancak hâkim kararları tek tip değildir ve somut binadaki duruma göre değişebilir. Bu nedenle, kararı uygulamaya koymadan önce maliyet paylaşım planını açık ve yazılı biçimde belirlemeniz ileride çıkabilecek anlaşmazlıkları önler.
Masrafın peşin mi, taksitle mi ödeneceği, yoksa bir "asansör fonu" mu oluşturulacağı da toplantıda kararlaştırılmalıdır. Kat malikleri kurulu, özel bir aidat kalemi oluşturarak aylık düzenli ödeme planı yapabilir. Bu fon ayrı bir hesapta tutulursa hem şeffaflık sağlanır hem de yönetici ile maliklerin olası güven sorunları minimize edilir. Öte yandan müteahhit firmanın seçimi, teklif süreçleri ve sözleşme şartları da yine kurulun onayını gerektirmektedir.
Karardan sonra asansörün işletme ve bakım giderleri de maliklere döner. Bu giderler rutin ortak gider aidat kalemine eklenir; asansörün bakım sözleşmesi, sigorta ve periyodik muayene masrafları da bunun bir parçasıdır. Yüksek yapım maliyetinden ayrı olarak, devreye giren asansörün işletme gideri de uzun vadeli mali planlama gerektirdiğinden bu kalem toplantıda tartışılmalıdır.
Belediye Ruhsatı ve İnşaat Süreci

Kat malikleri kurulunun kararı, inşaatın başlayabileceği anlamına gelmez; bu karar yalnızca yasal sürecin ilk adımıdır. Sonraki aşamada ilgili belediyeye başvurularak yapı ruhsatı alınması zorunludur. Ruhsatsız ya da projesiz yapılan asansörler, hem idari para cezasına hem de yıkım kararına muhatap olabilmektedir. Binada mülkü bulunan ya da kiraladığınız dairenin değerini korumak istiyorsanız bu resmî adımın atlanmaması hayati önem taşır.
Belediye başvurusunda genellikle tapu belgeleri, kat malikleri kurulu kararının noter onaylı sureti, mimar tarafından hazırlanmış statik rapor ve teknik proje, asansör üreticisinin teknik dosyası ile gerektiğinde enerji kimlik belgesi talep edilmektedir. Her belediyenin kendi iç prosedürleri olabileceğinden başvuru öncesinde ilgili belediyenin imar müdürlüğünü aramak ya da randevu alarak bilgi almak zaman kaybını önler.
Ruhsat onaylandıktan sonra çalışma yapılacak firmanın seçimi ve sözleşme imzalanması gündeme gelir. Asansör sektörü Türkiye'de lisans ve belgelendirmeye tabi olduğundan firma seçiminde TS EN 81 standartlarına uygunluk belgesi, TSE belgesi ve Çalışma Bakanlığı'ndan gerekli onaylar aranmalıdır. İnşaat tamamlandığında asansörün devreye alınabilmesi için kabul testi yapılır ve yetkili teknik personel tarafından onay belgesi düzenlenir.
İnşaat sürecinde mevcut binanın statik yapısına müdahale söz konusu olabileceğinden uzman bir yapı mühendisi ya da mimarın süreci denetlemesi önerilir. Özellikle eski yapılarda asansör boşluğu açılması sırasında taşıyıcı unsurlara zarar verilmesi ciddi güvenlik riskleri doğurabilir. Bu nedenle en ucuz teklifi değil, en güvenilir ve belgelenmiş firmayı seçmek uzun vadede daha akılcı bir tercih olacaktır.
Muhalif Malikler Ne Yapabilir?

4/5 çoğunluk sağlandıktan sonra azınlıkta kalan malikler ne yapabilir? Her şeyden önce, kurula "muhalefet şerhi" koyarak tutanağa görüşlerini yazdırabilirler. Bu, hukuki açıdan ilerleyen süreçte bir zemin oluşturur. Karara itiraz etmek isteyen malikler, kararın alınmasından itibaren belirli bir süre içinde sulh hukuk mahkemesine başvurabilir; ancak bu sürenin kaçırılması itiraz hakkını düşürür.
Muhalif malikin en güçlü argümanları genellikle şunlardır: toplantı usulsüzlüğü (yeterli süre önceden çağrılmama, gündemin eksik bildirilmesi), sahte imza ya da usulsüz temsil, masraf paylaşımının hakkaniyet ilkelerine aykırı düzenlenmiş olması ve binanın statik yapısına zarar verilmesi riski. Bu argümanlardan birini taşıyan malikler, yürütmeyi durdurma kararı talep ederek inşaatı geçici olarak durdurabilir.
Öte yandan, karar usule uygun alındıysa ve mahkemede iptal edilmediyse muhalif malikin masraftan kaçınma imkânı sınırlıdır. Zemin kat durumu gibi belirli istisnalar dışında karar bağlayıcıdır ve maliyetin tahsili icra yoluyla yapılabilir. Bu nedenle asansör kararlarında çoğunluğu sağlayan tarafın süreci usule tamamen uygun yürütmesi, sonraki itirazları büyük ölçüde engeller.
Kiracılar ise kararı doğrudan etkileyemez; ancak kiradayken bina koşullarının değişmesi, özellikle inşaat sürecindeki gürültü ve ortak alan kısıtlamaları, kira sözleşmelerindeki ayıp ve kullanım engeli hükümlerini devreye sokabilir. Bu durumda kiracı, kiralayanına (malik) karşı belirli haklar talep edebilir. Kiracı olarak bu süreçte iletişiminizi yazılı tutmanız hak kaybını önler.
Özel Durumlar: Zemin Kat, Bodrum, Çatı Katı

Zemin kat sakinleri, asansörden doğrudan yararlanmadıkları gerekçesiyle masrafa katılmak istemeyebilirler. Uygulamada mahkemeler bu konuda farklı kararlar vermiştir; bazı kararlar zemin kattaki malikin masrafın önemli bir kısmından muaf tutulmasına hükmetmiş, bazıları ise asansörün bina değerine katkısı üzerinden zemin kattaki malikleri de kısmi masrafa ortak kılmıştır. Bu belirsizliği ortadan kaldırmanın en sağlıklı yolu, maliyet paylaşım planını toplantıda açıkça karara bağlamak ve mümkünse tüm maliklerin rızasını almaktır.
Bodrum katta daire bulunan malikler de benzer argümanı ileri sürebilir. Ancak asansörün servis girişleri, çöp toplama ya da depo erişimi gibi dolaylı yararlar sağlaması durumunda "hiç yarar yok" tezi çürütülebilir. Çatı katındaki daireler içinse asansörün değer artırıcı etkisi en yüksek olduğundan, bu kattaki malikler çoğunlukla karara destek veren taraf olmaktadır.
Binada ticari daire ya da işyeri varsa durum biraz daha karmaşık bir hal alabilir. Ticari amaçlı kullanım asansörden yoğun yararlanmayı beraberinde getirebilir; bu durumda maliyet paylaşımı hesaplanırken kullanım yoğunluğu da dikkate alınabilir. Kanun, bu gibi karma yapılar için ek esneklik tanımaktadır; ancak somut belirleme yine kat malikleri kurulu kararına ve gerekirse mahkemeye kalmaktadır.
Son olarak, binaya asansör eklenmesiyle birlikte binanın depreme dayanıklılık analizi güncellenmesi de gündeme gelebilir. Özellikle 1990'lar öncesi inşa edilmiş yapılarda statik hesaplama zorunluluğu hem belediye hem de sigorta şirketleri tarafından talep edilebilmektedir. Bu ek maliyet, karardan önce bütçeye dahil edilmelidir.
Pratikte Takip Etmeniz Gereken Adımlar

Asansör projesinin fikir aşamasından devreye alınmasına kadar olan süreç, doğru adımlar izlendiğinde çok daha pürüzsüz ilerler. Önce komşularla gayri resmi görüşme yaparak ön mutabakat sağlamak, toplantıda sürpriz "hayır" oylarını azaltır. Ardından bir ya da iki asansör firmasından teknik ön etüt ve tahmini maliyet alınması, toplantıda somut rakamlar üzerinden konuşulmasını mümkün kılar.
Toplantı gündemine asansörü açıkça yazdırın; gündem "çeşitli konular" şeklinde geçiştirilen bir madde kapsamında bu kararı almaya çalışmak usul hatası doğurabilir. Toplantı tutanağını imzalatın, oy sayımını kayıt altına alın ve muhalif malikler varsa şerhlerini de tutanağa geçirin. Bu belgeler ileride hem belediye başvurusunda hem de olası itirazlarda temel kanıt niteliği taşır.
Belediyeye başvurmadan önce bir mimar ya da inşaat mühendisinden teknik görüş alın. Bina yaşı, taşıyıcı sistem tipi ve bodrum kat derinliği asansör boşluğunun nasıl oluşturulacağını belirler. Bu teknik rapor hem belediye ruhsat dosyasının bir parçasıdır hem de hangi firmalardan teklif alınacağını netleştirir.
- Ön görüşme ve fikir yoklaması (gayri resmi)
- Teknik ön etüt ve maliyet tahmini (en az 2 firmadan)
- Kat malikleri kurulu toplantısı çağrısı (gündemde açık ifade)
- 4/5 çoğunlukla karar alınması ve tutanağın imzalatılması
- Belediyeye ruhsat başvurusu (mimari proje + statik rapor ile)
- Firma seçimi ve sözleşme imzalanması
- İnşaat ve kabul testi
- Devreye alma ve bakım sözleşmesi
Site Yönetimi Platformu Bu Süreci Nasıl Kolaylaştırır?

Asansör kararı alma sürecinde en çok zaman kaybettiren sorunların başında iletişim karmaşası, belge takibinin yapılamaması ve aidat borçları nedeniyle maliklerin toplantıya güvensiz yaklaşması gelir. Site Yönetimi platformu, bu üç sorunu doğrudan hedef alır ve bina yönetimini dijital bir zemine taşır.
Sakin olarak, asansör talebinizi ya da desteğinizi platform üzerinden yazılı ve tarih damgalı biçimde yöneticiye iletebilirsiniz. Bu kayıt, toplantı öncesinde kaç malikin hangi yönde eğilim gösterdiğinin somut bir özeti niteliğini taşır ve yöneticinin toplantı gündemini buna göre hazırlamasına zemin hazırlar. Sözlü görüşmelerde unutulan ya da çarpıtılan ifadelerin yerini yazılı kayıt alır.
Platform üzerinden aidat ve borç durumunuzu anlık olarak takip edebilirsiniz. Asansör masrafı gibi büyük giderlerin planlanmasında, önceki aylara ait aidat ödemelerinin şeffaf kaydı güven ortamını güçlendirir. Hangi malikin ne kadar ödenmiş, ne kadar bakiye var, ortak gider fonu ne durumda — tüm bunlar şeffaf biçimde takip edilebilir olmadığında toplantılar çoğu zaman güvensizlik ve hesap sorma tartışmasına dönüşür.
Ayrıca asansör inşaatı başladıktan sonra bakım bildirimleri, arıza talepleri ve periyodik kontrol hatırlatıcıları da platform üzerinden yönetilebilir. Böylece yeni eklenen asansör, binaya entegre bir bakım takvimi çerçevesinde takip altında kalır ve sorumluluğu belli olmayan "asansör bozuldu, kim arayacak?" kargaşası yaşanmaz.
Sık Yapılan Hatalar

En yaygın hata, 4/5 çoğunluğu sağlamadan müteahhitle sözleşme imzalanmasıdır. "Sonra imzalarız, başlayalım" mantığıyla başlayan projeler hem hukuki itirazlara hem de inşaatın durdurulmasına yol açmaktadır. Kararın resmi toplantıda ve tutanakla alınmamış olması da aynı riski taşır; küme toplantısı ya da WhatsApp yazışması yasal karar yerine geçmez.
İkinci yaygın hata, belediye ruhsatının atlanmasıdır. Özellikle küçük apartmanlarda "hızlı bitirelim, sonra hallederiz" anlayışıyla ruhsatsız başlanan projeler, şikâyet halinde yapı tatil zaptıyla karşılaşmaktadır. Bu durum hem işi durdurmakta hem de bina tapusu üzerine şerh konulmasına neden olabilmektedir. Ruhsat almak zahmetli görünse de pratikte maliyet ve zaman kaybını önler.
Üçüncü yaygın hata, masraf paylaşım planının belirsiz bırakılmasıdır. Toplantıda "eşit pay" denilip geçilmesi, zemin kat sahipleriyle sonradan ciddi anlaşmazlıklara yol açabilmektedir. Maliyet paylaşım formülünü toplantı tutanağına açıkça yazdırın. Ayrıca firma seçimini bir kişiye ya da yöneticiye tek başına bırakmak yerine en az iki teklif üzerinden kıyaslamalı karar almak hem maliyet hem de kalite açısından avantaj sağlar.
Son olarak, asansörün devreye alınmasının ardından zorunlu olan periyodik bakım ve yıllık muayene sözleşmesinin yapılmaması ciddi bir ihmaldir. Türkiye'de asansörler belirli aralıklarla yetkili kuruluşlarca denetlenmek zorundadır; bu denetimler yapılmadığında hem idari yaptırım hem de kaza halinde sigorta tazminatı alamamak gibi sonuçlar doğabilir. Bakım ve muayene sorumluluğu, projenin tamamlanmasıyla birlikte bina yönetimine geçer.
Asansör kararı ile ilgili gider fonu oluşturulmasına dair genel bilgi için küçük apartmanlarda onarım fonu konusunu da inceleyebilirsiniz. Toplantı tutanaklarının usulüne uygun tutulması için ise apartman yöneticisinin tutması gereken defterler yazısı pratik bir rehber sunmaktadır.
Örnek Talep Yazısı (Yöneticiye):
Sayın Yönetici,
[Adres] adresindeki binamıza asansör yaptırılması konusunun gündeme alınmasını talep ediyorum. Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında konunun olağanüstü/olağan kat malikleri kurulu gündemine eklenerek tüm maliklere yazılı tebligat yapılmasını saygıyla arz ederim.
Ad Soyad / Daire No / Tarih
Sık Sorulan Sorular
Apartmana asansör yaptırmak için kaç oy gerekir?
Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre mevcut bir binaya asansör eklemek "yenilik ve ilave" kapsamında değerlendirildiğinden kat maliklerinin en az beşte dördünün (4/5) olumlu oyu gerekir. Örneğin 10 daireli bir binada en az 8 malikin "evet" demesi zorunludur. Bu oran her iki toplantıda da aranır; ikinci toplantıda daha düşük çoğunlukla karar alınamaz.
Zemin kat sakini olarak asansör masrafına katılmak zorunda mıyım?
Zemin kat malikleri, asansörden doğrudan yararlanmadıkları gerekçesiyle masraftan kısmen muaf tutulabilir. Ancak mahkeme kararları bu konuda farklılık göstermektedir; bir kısım karar zemin katı tamamen muaf tutarken bir kısmı bina değerine katkı üzerinden kısmi katılımı zorunlu kılmaktadır. En sağlıklı çözüm, maliyet paylaşım formülünü toplantı kararında açıkça belirlemektir.
Toplantıya katılamayan malik ne yapabilir?
Toplantıya katılamayan malik, noterden onaylı vekâletname ya da kanunun öngördüğü biçimde yazılı yetkilendirmeyle başka bir kişiyi temsilci atayabilir. Böylece oyu sayıma dahil olur. Herhangi bir yetkilendirme yapılmadan toplantıya katılmayan malikin tutumunun nasıl değerlendirileceği, toplantı usulüne ve ilgili hükümlere göre değişeceğinden hukuki danışmanlık alınması önerilir.
Asansör kararı alındıktan sonra itiraz etmek mümkün mü?
Evet, karara muhalif olan malikler kararın alınmasından itibaren yasal süre içinde sulh hukuk mahkemesine itiraz başvurusunda bulunabilir. İtiraz gerekçesi genellikle toplantı usulsüzlüğü, sahte imza, masraf paylaşımı adaletsizliği ya da binanın statik yapısına risk oluşturacak uygulama kaygıları olur. Süre kaçırılırsa itiraz hakkı düşebilir; bu nedenle derhal hukuki danışmanlık alınmalıdır.
Kiracı olarak asansör kararını etkileyebilir miyim?
Kiracıların oy hakkı yoktur; karar yetkisi yalnızca kat maliklerine aittir. Ancak inşaat süreci kiracının oturduğu dairenin kullanımını ya da ortak alanları kısıtlıyorsa, kira sözleşmesindeki ilgili hükümler çerçevesinde kiralayana (malikinize) karşı belirli haklar doğabilir. İletişiminizi yazılı tutmanız ve talepleri yöneticiye iletmeniz bu süreçte önem taşır.
Asansör yaptırmak için belediye ruhsatı şart mı?
Evet, mevcut bir binaya asansör eklenmesi yapı değişikliği kapsamında değerlendirildiğinden belediyeden yapı ruhsatı alınması zorunludur. Ruhsatsız yapılan asansörler idari yaptırıma, inşaatın durdurulmasına ve bina tapusu üzerine şerh konulmasına yol açabilir. Ruhsat dosyası için genellikle kat malikleri kurulu kararı, mimari proje ve statik rapor gerekmektedir.