AVM yönetiminin indirim günlerine katılımı zorunlu tutup tutamayacağı, büyük ölçüde kira sözleşmenizde yer alan hükümlere bağlıdır. Sözleşmede bu yönde açık bir yükümlülük varsa katılım çoğu durumda zorunlu sayılır; ancak sözleşmede böyle bir düzenleme yoksa AVM yönetimi sizi tek taraflı olarak bağlayamaz. Dolayısıyla öncelikle imzaladığınız kira sözleşmesini ve eklerini dikkatle incelemeniz gerekir.
Sözleşme Hükümleri Belirleyicidir

AVM kira sözleşmeleri, standart konut veya ticari kira sözleşmelerinden çok daha kapsamlıdır. Bu sözleşmeler genellikle onlarca sayfa tutarında ana metin, birden fazla ek protokol ve buna bağlı bir "kiracı el kitabı" ya da "AVM işletme kuralları" dokümanından oluşur. İndirim günleri, yıl sonu kampanyaları, Ramazan indirimleri veya back-to-school promosyonları gibi dönemsel etkinliklere katılım yükümlülüğü çoğunlukla bu ek belgelerde düzenlenir.
Sözleşmenizde "kiracı, AVM tarafından organize edilen ve önceden duyurulan tüm kampanya dönemlerinde mağazasını faaliyette tutmakla yükümlüdür" veya benzer bir ifade yer alıyorsa, bu hüküm sizi bağlar. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde tarafların özgür iradesiyle imzaladığı sözleşme hükümleri, kamu düzenine aykırı olmadığı sürece geçerli ve bağlayıcıdır. Dolayısıyla bu tür bir maddeye imza attıysanız, katılım yükümlülüğünüz hukuki bir zemine oturmaktadır.
Öte yandan bazı AVM'ler kampanya katılımını zorunlu tutmak yerine "teşvik" yöntemini tercih eder: katılmayan mağazalara ortak alan kullanımında öncelik vermeme, vitrin konumunu değiştirme gibi dolaylı baskı araçları kullanabilirler. Bu yaklaşımlar sözleşmede açıkça yer almıyorsa hukuki geçerlilik taşımaz; ancak pratikte zaman zaman uygulandığı görülmektedir. Bu nedenle katılmama kararı almadan önce sözleşmenizi bir avukata inceletmeniz yerinde olacaktır.
Sözleşmede indirim günlerine ilişkin herhangi bir hüküm yoksa ya da hüküm yalnızca "tavsiye niteliğinde" olarak ifade edilmişse, AVM yönetiminin sizi zorlaması hukuken dayanaksızdır. Bu durumda katılıp katılmamak tamamen ticari tercihinize bırakılmıştır.
AVM Yönetiminin Yetkisinin Sınırları

AVM yönetimi, ortak alanları işletme ve kiracılar arasındaki düzeni sağlama konusunda geniş bir hareket alanına sahiptir. Ancak bu yetki sınırsız değildir. Mağazanızın iç mekanı, vitrin düzenlemeniz ve fiyatlandırma politikanız kural olarak sizin takdir alanınızdadır. AVM yönetimi size "şu üründen yüzde kaç indirim yapacaksın" diyemez; ancak "kampanya döneminde mağazanı açık tutacaksın" yükümlülüğü sözleşmeyle geçerli kılınabilir.
Türk hukukunda kiraya veren, kiracının tacirlik faaliyetine doğrudan müdahale edemez. Fiyat belirleme, stok yönetimi ve promosyon kararları münhasıran kiracıya aittir. Bu nedenle bazı AVM sözleşmeleri "mağaza açık olacak" demekle yetinir; "indirim uygulayacak" demez. Bu iki yükümlülüğü birbirinden ayırt etmek pratik açıdan son derece önemlidir. Mağazanızı açık tutmanız ile indirim uygulamanız birbirinden bağımsız konulardır.
Öte yandan bazı AVM sözleşmeleri "ciro paylaşımı" modeline dayanır; kiracı sabit kira yerine veya ek olarak aylık cirosunun belirli bir yüzdesini AVM'ye öder. Bu modelde AVM'nin kampanya dönemlerine katılım konusunda daha güçlü bir ekonomik çıkarı olduğundan, katılım yükümlülükleri de genellikle daha sıkı tutulur. Ciro bazlı kira modelinde kampanya dönemlerinde mağazayı kapatmanızın sözleşmesel sonuçları farklı olabilir; bu yüzden sözleşmenizin ödeme modeline göre değerlendirme yapılması gerekir.
Katılmama Durumunda Ne Olur?

Sözleşmede kampanya dönemlerine katılım zorunluluğu açıkça yer alıyorsa ve siz katılmazsanız, AVM yönetimi bu durumu sözleşme ihlali olarak değerlendirebilir. İlk aşamada genellikle yazılı ihtar gönderilir. İkinci aşamada ise sözleşmede yaptırım hükmü varsa —örneğin cezai şart veya ek ücret uygulaması— bu hüküm devreye girebilir. Ağır ve tekrarlayan ihlaller teorik olarak sözleşmenin fesih gerekçesi sayılabilir; ancak uygulamada bu noktaya nadiren gelinir.
Çoğu AVM, kiracıyla doğrudan hukuki yola gitmek yerine ikili görüşmeyle çözüm arar. Boş kalan bir mağaza vitrini, dolup taşan bir AVM koridorunda ziyaretçi deneyimini olumsuz etkiler ve bu AVM'nin de çıkarına değildir. Bu yüzden katılmama durumunda öncelikle müzakere kapısının açık olduğunu bilmeniz önemlidir.
Eğer AVM yönetimi sözleşmede olmayan bir yaptırım uygulamaya çalışıyorsa —örneğin katılmayan mağazaların vitrin ışıklarını kesmek ya da güvenlik erişimini zorlaştırmak gibi— bu eylemler kiracının haklarını ihlal edebilir. Böyle bir durumda noter aracılığıyla ihtarname göndermek ve hukuki destek almak doğru adımdır. İspat açısından her türlü yazışmayı yazılı olarak yapmanız ve saklı tutmanız son derece kritiktir.
Sözleşmede yer almayan bir yükümlülük için ceza kesilmesi halinde, Tüketici Mahkemesi değil ticari uyuşmazlık çerçevesinde Asliye Ticaret Mahkemesine başvurulabilir. Ticari kira ihtilaflarında uyuşmazlık değerine göre arabuluculuk ön koşul olabilir; bu nedenle dava açmadan önce bu süreçten geçilmesi gerektiğini de göz önünde bulundurun.
Sözleşme Müzakeresi: İmzalamadan Önce Ne İsteyin?

AVM kira sözleşmesi imzalamadan önce kampanya katılım maddelerini dikkatlice okumak, ileride yaşanabilecek anlaşmazlıkların önüne geçmenin en etkili yoludur. Sözleşmeyi imzalamadan önce aşağıdaki noktalara dikkat etmenizi öneririz: Hangi kampanya dönemlerinin zorunlu tutulduğu (yıl başı, Ramazan, yaz indirimi vb.) açıkça belirtilmiş mi? Katılmama durumunda öngörülen yaptırım nedir ve miktarı makul mü? "Kampanyaya katılım" ifadesi yalnızca mağazayı açık tutmayı mı, yoksa indirim uygulamayı da mı kapsıyor?
Bu maddeleri müzakere etmek mümkündür. AVM'ler her ne kadar standart sözleşme kullandığını söylese de, özellikle güçlü ya da markalı kiracılar söz konusu olduğunda esneklik sağlanabildiği bilinmektedir. "Mağazanın açık olması" ile "indirim yapılması" arasındaki farkı sözleşme metnine açıkça yansıtmak, sizi hem korur hem de AVM'ye karşı konumunuzu netleştirir.
Özellikle kampanya takvimini gösteren yıllık planın sözleşme eki olarak alınmasını talep edin. Böylece hangi tarihlerde ne tür bir yükümlülüğünüzün olduğunu önceden bilerek iş planlamanızı yapabilirsiniz. Son dakika bildirimlerle gelen kampanya çağrıları sizi hazırlıksız yakalamaz.
Diğer Kiracıların Tutumu ve Ortak Hareket

AVM'deki kampanya uygulamalarından şikayetçi olan tek mağaza siz değilsinizdir. Birçok kiracı bu konuyu deneyimler; ancak çoğunlukla bireysel hareket etmeyi tercih eder. Oysa benzer şikayetleri paylaşan kiracıların bir araya gelerek AVM yönetimiyle toplu görüşmesi, sözleşme değişikliği ya da kampanya koşullarının iyileştirilmesi açısından çok daha etkili sonuçlar verebilir.
Bazı AVM'lerde "kiracı konseyi" veya benzeri bir yapı mevcuttur. Bu yapılar, kiracıların ortak taleplerini AVM yönetimine iletmek ve katılım kuralları dahil işletme koşullarını müzakere etmek için kullanılabilir. Eğer böyle bir yapı yoksa, benzer şikayetleri olan birkaç kiracıyla birlikte AVM yönetimine yazılı başvuru yapmak daha etkili bir yol olabilir. Bireysel şikayetler çoğu zaman kolayca görmezden gelinebilir; ancak toplu şikayetleri görmezden gelmek AVM yönetimi için daha maliyetlidir.
Dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta şudur: kiracılar arasındaki organizasyon, Türk rekabet hukuku çerçevesinde değerlendirilebilecek fiyat belirleme anlaşmaları şeklinde kurgulanmamalıdır. "Hepimiz şu kampanyada indirim uygulamayacağız" gibi bir mutabakat, ticari açıdan sorunlu olabilir. Ancak "AVM'ye ortak taleplerimizi bildireceğiz" ya da "kampanya koşullarının yeniden müzakere edilmesini isteyeceğiz" gibi bir toplu girişim tamamen meşrudur.
Mevsimlik ve Dönemsel İndirim Dönemlerinde Pratik Yönetim

Yıllık kira döngünüz boyunca belirli kampanya dönemlerinde mağazanızı açık tutma yükümlülüğünüz varsa, bunu iş planlamanıza dahil etmek büyük bir avantaj sağlar. Personel takvimi, stok sipariş döngüsü ve kasa/güvenlik düzenlemeleri bu dönemlere göre şekillendirildiğinde hem maliyetlerinizi kontrol altında tutarsınız hem de sözleşme yükümlülüğünüzü karşılamış olursunuz.
Kampanya dönemlerinde mağazanızın açık olması ile aktif indirim uygulamanız arasında net bir ayrım yapın. Eğer sözleşmeniz yalnızca "açık olma" yükümlülüğü getiriyorsa, indirim oranını ve biçimini kendiniz belirleyebilirsiniz. Bu esnekliği kullanarak kampanya dönemlerini kendi markanızın yararına değil, AVM'nin markalama çalışmalarından bağımsız olarak kendi ürün stratejinize göre değerlendirebilirsiniz.
Bazı mağazalar kampanya dönemlerinde doğrudan fiyat indirimi yerine "hediye ile alışveriş", "ek hizmet paketi" veya "sadakat puanı" gibi alternatifleri tercih eder. Bu yöntemler hem müşteri çekme işlevini karşılar hem de fiyat yapınıza zarar vermez. Sözleşmenizin bu tür alternatif promosyon yöntemlerine izin verip vermediğini kontrol etmek, kampanya dönemlerini daha verimli yönetmenize yardımcı olur.
Uzun vadeli bakıldığında, AVM kampanyalarına stratejik katılım mağazanız için bir fırsata dönüşebilir. Yoğun müşteri trafiğinin yaşandığı bu dönemler, yeni müşteri kazanma ve marka bilinirliği oluşturma açısından değerli anlardır. Yükümlülüğü sırt ağrısı olarak değil, zekice kullanılabilecek bir zemin olarak görmek bakış açınızı değiştirebilir.
Özel Durumlar: Mücbir Sebep, Tadilatlar ve Mağaza Devirleri

Kampanya dönemine denk gelen tadilat, yangın, su baskını gibi mücbir sebep halleri, katılım yükümlülüğünüzün geçici olarak askıya alınmasına gerekçe oluşturabilir. Türk Borçlar Kanunu'nda mücbir sebep düzenlemesi, öngörülemeyen ve önlenemeyen engeller nedeniyle yükümlülüğün ifa edilememesi durumunda tarafı sorumlu tutmayı sınırlandırır. Ancak bu gerekçeyi kullanabilmek için durumu derhal ve yazılı olarak AVM yönetimine bildirmeniz ve belgelemeniz şarttır. Tadilat söz konusuysa mümkünse kampanya dönemlerine denk getirmemek en sağlıklı yaklaşımdır.
Mağazanızı devretmek istemeniz halinde, kampanya katılım yükümlülükleri dahil sözleşme yükümlülüklerinizin devralan tarafa ne ölçüde geçeceği sözleşme devri koşullarıyla belirlenir. AVM yönetimi kural olarak kiracı değişikliğine onay vermek durumundadır ve bu süreçte yeni kiracının kampanya koşullarını kabul edip etmediği ayrıca müzakere konusu olabilir. Mağaza devri yapmadan önce bu konuyu da netleştirmeniz ileride karşılaşabileceğiniz anlaşmazlıkları önler.
Sözleşme yenileme dönemleri de kampanya katılım koşullarını yeniden müzakere etmek için en uygun zamanlardır. Yenileme görüşmelerinde kiracı olarak mevcut koşulları kabul etmek zorunda değilsinizdir; bu görüşmeleri değiştirilmesini istediğiniz maddeleri gündeme taşımak için aktif biçimde kullanabilirsiniz.
Site Yönetimi Platformuyla AVM Yönetimini Şeffaf Tutun

AVM'de mağaza kiralayan bir işletme olarak kira, ortak gider, kampanya takvimi ve talep süreçlerini takip etmek ciddi bir yönetim yükü oluşturabilir. Bu yükü hafifleten dijital araçlar, özellikle çok kiracılı yapılar için büyük fark yaratır. Site Yönetimi platformu, hem AVM yönetimine hem de kiracılara süreci şeffaf biçimde yürütme imkanı sunar.
Ortak gider dökümleri platform üzerinden anlık olarak görüntülenebilir; hangi kalemin ne kadara karşılık geldiği mağaza sahibine açık şekilde sunulur. Bu şeffaflık, kampanya dönemlerinde oluşan ek giderlerin (ortak alan dekorasyonu, yoğun bakım maliyetleri, güvenlik takviyesi gibi) doğru ve anlaşılır biçimde paylaşılmasını sağlar. Kiracının "bu fatura neden bu kadar?" sorusu, platform üzerindeki ayrıntılı döküm sayesinde anında yanıt bulur.
Arıza ve talep bildirimleri tarih damgalı olarak sisteme kaydedilir; böylece "bunu bildirdim ama yapılmadı" veya "siz bildirmemişsiniz" gibi iki taraflı itirazlar belgeli biçimde çözüme kavuşturulabilir. Kampanya öncesinde yapılan bakım talepleri, tadilatlar ve güvenlik bildirimleri de aynı sistem üzerinden izlenebilir.
Duyurular ve raporlar tek bir merkezi ekrandan takip edilebileceğinden, kampanya takvimi değişiklikleri veya ek protokol bildirimleri hem AVM yönetimi hem de kiracılar tarafından gerçek zamanlı olarak görülebilir. Bu, "haberi olmak" ile "haberi olduğunu ispatlayabilmek" arasındaki farkı kapatır; AVM-kiracı ilişkisinde en kritik noktalardan biri olan iletişim belgesi sorununun önüne geçer. Çok kiracılı yapılarda tüm bu süreçlerin dijital ve izlenebilir tutulması, hem hukuki güvenlik hem de operasyonel verimlilik açısından belirleyici bir avantaj sağlar.
Benzer bir şeffaflık ihtiyacı yalnızca AVM'ler için değil, apartman ve site yönetimi için de geçerlidir. Dükkanlar site aidatına katılmak zorunda mı? sorusunu ele aldığımız içeriğimiz bu bağlamda da okunabilir.
Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınılması Gereken Tuzaklar

En yaygın hatalardan biri, sözleşmeyi ve eklerini imzalamadan önce yeterince okumamaktır. AVM'ler genellikle standart "kiracı el kitabı" veya "işletme kuralları" dokümanını ek olarak sunar; bu ekler sözleşmenin ayrılmaz parçasıdır ve aynı bağlayıcılığa sahiptir. Yalnızca ana kira sözleşmesini okuyup ekleri atlamak, kampanya katılımı dahil pek çok yükümlülüğü gözden kaçırmanıza neden olabilir.
İkinci yaygın hata, şikayetlerin yalnızca sözlü olarak iletilmesidir. AVM yönetimiyle olan her türlü yazışmayı —kampanya katılım bildirimleri, itirazlar, arıza bildirimlerinin yanıtları— e-posta veya iadeli taahhütlü mektup gibi kayıt oluşturan kanallar üzerinden yürütün. Sözlü konuşmalar ilerleyen dönemde "böyle bir şey söylenmedi" itirazıyla karşılaşabilir.
Üçüncü bir tuzak, "herkes yapmıyorsa ben de yapmam" varsayımıdır. Diğer mağazaların bir kampanyaya katılmaması, AVM'nin bu kampanyayı zorunlu tutmadığı anlamına gelmez; bazı kiracılar farklı sözleşme koşullarına sahip olabilir ya da sessizce ihlalde bulunuyor olabilir. Kendi sözleşme koşullarınıza göre hareket etmeniz, komşu mağazaların tutumuna göre değil, hukuki gerçekliğe göre karar vermenizi sağlar.
Son olarak, kampanya katılım kararını duygusal ya da anlık tepkiyle vermeyin. Bazen AVM'nin kampanya talebi iş modeline uymuyormuş gibi görünse de, uzun vadeli ilişki açısından esnek yaklaşmak daha değerli olabilir. Stratejik katılım ile hukuki yükümlülük arasındaki dengeyi kendiniz için çizin ve bu çizgiye göre hareket edin.
Örnek İtiraz Yazısı Taslağı:
"[Tarih]
[AVM Yönetimi Adı] Yönetimine,
[Tarih] tarihli kampanya katılım bildirimi tarafımıza ulaşmıştır. Kira sözleşmemiz ve eklerini incelediğimizde, [ilgili kampanya türü] için zorunlu katılım yükümlülüğüne ilişkin açık bir hüküm bulunamamıştır. Bu nedenle katılımımızı sözleşme kapsamının dışında bir yükümlülük olarak değerlendirmemiz mümkün olmadığından, söz konusu kampanyaya katılım sağlamayacağız. Konu hakkındaki yazılı görüşünüzü bekliyoruz.
Saygılarımızla,
[Mağaza Adı / İmza]"
Sık Sorulan Sorular
AVM sözleşmemde indirim günleri zorunlu mu diye yazmıyor, ama yönetim katılmamı şart koşuyor. Ne yapmalıyım?
Sözleşmede açık bir zorunluluk yoksa AVM yönetiminin sözlü ya da yazılı talebi tek başına sizi bağlamaz. Bu durumda katılmama kararınızı yazılı olarak bildirmek ve gerekçenizi sözleşme hükümlerine dayandırmak doğru yaklaşımdır. Aynı zamanda durumu bir ticaret avukatına danışmanız, ileride oluşabilecek bir anlaşmazlıkta elinizi güçlendirir.
Kampanya günü mağazamı kapalı tutarsam AVM ne yapabilir?
Sözleşmede katılım zorunluluğu ve buna bağlı yaptırım varsa yazılı ihtar, cezai şart uygulaması veya ağır tekrarlayan ihlallerde teorik olarak fesih söz konusu olabilir. Ancak uygulamada AVM'ler genellikle önce ikili görüşmeye başvurur. Sözleşmede yaptırım yoksa AVM'nin uygulanabilir hukuki bir yaptırım aracı bulunmamaktadır.
İndirim yapma yükümlülüğüm var mı, yoksa sadece mağazayı açık tutma yükümlülüğüm mü?
Bu ayrım son derece önemlidir. Çoğu AVM sözleşmesi "mağaza faaliyette olacak" demekle yetinir; indirim oranını dikte edemez. Sözleşmenizi dikkatle okuyun: "kampanya döneminde mağaza açık olacak" ile "kampanya indirimlerine katılacak" ifadeleri farklı yükümlülükler doğurur. İndirim oranı ve biçimi kural olarak sizin ticari takdirinizde kalır.
Kampanya katılım koşullarını sözleşme imzaladıktan sonra değiştirebilir miyim?
İmzalanmış bir sözleşmenin tek taraflı olarak değiştirilmesi mümkün değildir; her iki tarafın onayı gerekir. Ancak sözleşme yenileme dönemleri, bu koşulları yeniden müzakere etmek için doğal fırsatlardır. AVM'nin sözleşme yenilemeden önce sunduğu taslağı kabul etmek zorunda değilsinizdir; şartları müzakere etme hakkınız vardır.
AVM kampanya katılım bedelini ortak gider faturasına ekleyebilir mi?
Ortak gider faturasına dahil edilebilecek kalemler sözleşmede belirtilmiş olmalıdır. Sözleşmede kampanya organizasyonu için ayrı bir ücret kalemi öngörülmüyorsa, AVM bu tutarı tek taraflı olarak ortak gider faturasına ekleyemez. Faturanızda beklenmedik kalemler görürseniz ayrıntılı döküm talep edin ve itirazınızı yazılı olarak iletin.
Türkiye'de AVM kiracı anlaşmazlıkları hangi yollarla çözülür?
AVM-kiracı uyuşmazlıkları ticari nitelik taşıdığından, belirli bir değerin üzerindeki anlaşmazlıklarda dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinden geçilmesi gerekebilir. Bu süreçten sonuç alınamazsa Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili yargı mercii olarak devreye girer. Hızlı ve düşük maliyetli çözüm arıyorsanız, yazılı itiraz ve ikili görüşme yolu her zaman ilk tercih olmalıdır.