AVM yönetim şirketi iflas ettiğinde kira sözleşmeniz kendiliğinden sona ermez; sözleşme, AVM'nin gerçek mülk sahibiyle ya da atanacak yeni yöneticiyle varlığını sürdürür. Ödediğiniz kira, işletme gideri katkıları ve depozitonuzla ilgili alacaklarınız iflas masasında sıralanan alacaklar arasına girer. Bu süreçte erken bilgi sahibi olmak ve doğru adımları atmak haklarınızı büyük ölçüde korur; bekleyip seyretmek ise olumsuz sonuçlar doğurabilir.
İflas ve Kiracı: Temel Ayrım Nedir?

AVM yönetim şirketleri ile AVM'nin gerçek mülk sahipleri çoğunlukla farklı tüzel kişiliklerdir. Bir alışveriş merkezinde zemin kattaki mağazanızın kiracısı olarak imzaladığınız sözleşme büyük ihtimalle iki taraftan biriyle kurulmuştur: doğrudan gayrimenkul sahibiyle ya da sahibin yetkilendirdiği bir yönetim şirketiyle. Bu ayrım, iflas senaryosunda belirleyici rol oynar.
Kira sözleşmeniz doğrudan gayrimenkul sahibiyle imzalanmışsa yönetim şirketinin iflası sözleşmenizi doğrudan etkilemez; mülk sahibi değişmediği sürece sözleşme kaldığı yerden devam eder. Ancak sözleşmeniz yönetim şirketiyle imzalanmışsa durum daha karmaşıktır: şirketin kira gelirlerini mülk sahibine aktarma yetkisi ve yükümlülüğü iflas kayyımına geçer. Siz kirayı ödemeyi sürdürseniz dahi, bu paranın doğru alacaklıya ulaşıp ulaşmadığını takip etmeniz gerekir.
Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde iflas kararı kesinleştiğinde şirketin tüm aktif ve pasifleri iflas masasına dahil edilir. Bu noktada yönetim şirketiyle kurduğunuz kira ilişkisi, iflas masasının sorumluluğuna geçer ve iflas idaresi (kayyım) sözleşmelerin akıbetine karar verir. Kayyım, devam eden kira sözleşmelerini feshedebilir ya da sürdürebilir; bu karar sizin için kritik bir dönüm noktasıdır.
Uygulamada yönetim şirketinin iflası çoğunlukla AVM'nin tamamının ekonomik olarak sarsıldığı dönemlerde gerçekleşir. Bu ortamda kiracı olarak hem hukuki hem operasyonel cephede adım atmak durumundasınız: kira ödeme muhatabınızı netleştirmek, depozito alacağınızı kayıt altına almak ve ortak gider katkılarının nasıl yönetileceğini anlamak bunların başında gelir.
Kira Sözleşmenizin Akıbeti: Fesih mi, Devam mı?

Türk hukukunda kira sözleşmeleri, taraflardan birinin iflası halinde kendiliğinden sona ermez. İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde iflas idaresi, yürütülmekte olan sözleşmeleri kural olarak sürdürme ya da feshetme seçeneğine sahiptir. Kiracı açısından en önemli güvence şudur: iflas idaresi sözleşmeyi sürdürmeyi tercih ederse, yeni yönetim altında aynı koşullarla kiracı olmaya devam edersiniz.
İflas idaresinin sözleşmeyi feshetmek istemesi durumunda ise yasal bildirim süreleri devreye girer. Ticari kira sözleşmelerinde fesih, kanunda öngörülen süre öncesinde yazılı olarak bildirilmek zorundadır. Süresiz ya da yasaya aykırı bir fesih bildirimi tazminat sorumluluğu doğurabilir. Bu nedenle fesih bildirimi aldığınızda derhal bir avukattan görüş almalısınız.
Uygulamada iflas idareleri, gelir getiren sözleşmeleri sürdürmeyi tercih eder çünkü kira gelirleri iflas masasını besler. Ancak bu durum sizi otomatik olarak güvende saymak için yeterli değildir. İflas idaresi değişimle birlikte ortak gider kalemlerinin nasıl hesaplandığı, kimin fatura keseceği ve teknik hizmetlerin nasıl yürütüleceği belirsizleşebilir. Bu belirsizlikleri yazılı olarak sormak ve yanıtları belgelemek sizin yararınızadır.
Son olarak şunu da belirtmek gerekir: AVM sahibinin ayrı bir tüzel kişi olduğu ve sağlıklı olduğu senaryolarda, sahip mevcut kiracıları bünyesinde tutmak için yeni bir yönetim şirketi atayabilir. Bu durumda sözleşmeniz "devir" hükümleri çerçevesinde yeni yöneticiye aktarılabilir. Böyle bir devir gerçekleştiğinde onayınızın alınıp alınmadığını ve sözleşme koşullarının değiştirilip değiştirilmediğini dikkatle inceleyin.
Depozitonuz ve Ön Ödemeleriniz: Ne Olacak?

Depozito, ticari kira ilişkisinin en kritik mali unsurlarından biridir. Yönetim şirketi iflas ettiğinde ödediğiniz depozito, şirketin kasasında tutulmakta olduğundan iflas masasına dahil olur. Bu durumda siz "adi alacaklı" konumuna düşersiniz ve alacağınızı iflas masasına bildirmeniz gerekir. Alacaklılar sıralamasında adi alacaklılar genellikle en sona kalır; tam geri alacağınızın garantisi yoktur.
Bu riskin bilincinde olarak yeni bir ticari kira sözleşmesi imzalarken depozitonun banka teminat mektubu şeklinde verilmesi ya da ortak bir emanet hesabında tutulması, sizi bu senaryodan büyük ölçüde korur. Eğer depozitonuzu nakit olarak vermiş ve iflasla karşı karşıyaysanız yapmanız gereken ilk şey tutarı belgeleyen makbuzu ve sözleşmeyi muhafaza etmek, ardından iflas masasına alacak kaydı yaptırmaktır.
Ön ödeme yapmışsanız durum benzerdir. Bazı AVM'lerde "dönemsel kira indirimi" ya da "yenileme bedeli" adı altında peşin ödemeler alınabilir. Bu ödemeler de iflas masasına dahil olur. İflas süreci uzayabilir; alacaklarınızın bir bölümünü geri almak yıllar sürebilir. Bu nedenle iflas haberini duyar duymaz avukatınızla birlikte iflas dosyasına başvuru yapmanız zaman açısından kritiktir; son başvuru tarihlerini kaçırmak alacağınızı tamamen düşürebilir.
Hangi Mercilere, Nasıl Başvurmalısınız?

İflas haberini aldığınızda ilk durağınız, iflas kararını veren ticaret mahkemesidir. Mahkeme iflasın açılmasıyla birlikte bir iflas idaresi atar. İflas idaresinin iletişim bilgileri mahkeme ilan tahtasında ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanır. Bu bilgilere ulaştıktan sonra yazılı olarak başvurarak alacaklı sıfatıyla kendinizi kaydettirmeniz gerekir.
Kiracı ve işletme sahibi olarak başvurmanız gereken ikinci merci, eğer varsa AVM kiracılar derneği ya da ticaret odasıdır. Aynı AVM'deki diğer kiracılarla hareket etmek, bireysel başvuruya kıyasla iflas masasında daha etkili bir ses oluşturabilir. Özellikle ortak alan bakımı, güvenlik, enerji gibi hizmetlerin kesilmesi durumunda kolektif itiraz süreci, hizmet kesintisini daha hızlı gidermeye yardımcı olabilir.
Üçüncü durak, tüketici veya ticari uyuşmazlık arabuluculuğudur. Kira sözleşmenizdeki anlaşmazlıklar için arabuluculuk, dava öncesinde zorunlu bir adım olarak karşınıza çıkabilir. Arabuluculuk sürecini tamamlamadan dava açılamaması, bu adımı atlamamanızı gerektirir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa ticaret mahkemesinde dava yolunu kullanabilirsiniz.
Son olarak, iflas sürecinde mülk sahibinin kim olduğunu öğrenmek ve doğrudan iletişime geçmek çoğu zaman en pratik çözümdür. Tapu sicili üzerinden AVM'nin gerçek mülk sahibini tespit edebilirsiniz. Sahibin iflastan haberdar olduğu ve yeni yönetim arayışında olduğu senaryolarda, kiracılarla doğrudan iletişime geçmesi oldukça muhtemeldir. Bu iletişimi beklemek yerine siz proaktif davranırsanız sözleşme sürekliliği açısından avantajlı konuma geçersiniz.
Hizmetler Kesintiye Uğrarsa: Haklarınız ve Pratik Adımlar

AVM yönetim şirketinin iflas sürecine girmesiyle birlikte en sık yaşanan pratik sorun, ortak alan hizmetlerinin aksatılmasıdır. Isıtma, soğutma, asansör bakımı, güvenlik görevlisi, temizlik ve ortak alan elektriği gibi hizmetler yönetim şirketi tarafından karşılanıyorsa ve şirket fatura ödemelerini durdurmuşsa bu hizmetler kesintiye uğrayabilir. Bu durum, mağazanızın ya da ofisinizin fiilen kullanılamaz hale gelmesine yol açabilir.
Hukuki açıdan kiraya verenin, kiralananı sözleşmede öngörülen amaçla kullanılabilir halde tutma yükümlülüğü vardır. Kira Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde kiralanandaki ayıpları giderme sorumluluğu kiraya verene aittir. Hizmetlerin kesilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir ve kira bedelinden indirim ya da fesih hakkı doğurabilir. Ancak bu hakları kullanmadan önce yazılı ihtar göndermek ve makul bir süre tanımak gerektiğini unutmayın.
Pratik olarak yapmanız gerekenler şunlardır: Her hizmet kesintisini tarih ve saatle birlikte yazılı olarak belgeleyin (fotoğraf, e-posta, tutanak). Hem iflas idaresine hem de mülk sahibine e-posta ya da noter kanalıyla yazılı bildirim gönderin. Eğer hizmet kesintisi ticari faaliyetinizi doğrudan engelliyorsa bunu kira bedelinden indirim talebinde belgesel dayanak olarak kullanın. Ortak gider avansı ödemeye devam etmenizi talep ediyorlarsa avansın hangi hizmetler karşılığında istendiğini somut olarak belgeleyin.
Küçük bir esnaf ya da orta ölçekli bir işletme için bu süreç hem zaman hem enerji tüketir. Bu nedenle mümkünse AVM'deki diğer kiracılarla ortaklaşarak tek bir ortak avukat tutmak ve müşterek yazışma yapmak, süreci hem hızlandırır hem de maliyeti azaltır.
Kiraya Ödemeye Devam Etmeli misiniz?

Bu, kiracıların en sık sorduğu sorulardan biridir ve yanıtı duruma göre değişir. Ödemeyi tamamen durdurmak, sizi hukuki açıdan tehlikeye sokabilir; çünkü kira sözleşmesi hâlâ geçerliyse borcunuzu ödememeniz sizi temerrüde düşürür ve sözleşmenin karşı tarafça feshinin önünü açar. Öte yandan kime ödeyeceğinizi bilmeden ödeme yapmak da risk taşır: para yanlış hesaba gittiğinde geri almak ciddi zorluk yaratabilir.
En güvenli yol, iflas idaresiyle yazışarak ödemenin hangi hesaba yapılacağını yazılı olarak öğrenmektir. İflas idaresi size bir hesap numarası bildirmezse ve mülk sahibi de kira talep etmiyorsa, avukatınız aracılığıyla kira bedelini noterden tevdi (resmi teslim) yoluna gidebilirsiniz. Bu yöntem sizi hem temerrütten hem de yanlış ödeme riskinden korur.
Eğer hem iflas idaresi hem de mülk sahibi kira talep ediyor ve aralarındaki yetki sınırı belirsizse bunu kesinlikle avukatınıza taşıyın. Çifte ödeme yapmaktan kaçınmak için mahkemeden ara karar talep etmek gerekebilir. Bu süreçte aceleci davranmak ya da "nasıl olsa anlayışla karşılanır" diye beklemek, ileride hukuki sorunlara zemin hazırlar.
İflas Sürecinde Site Yönetimi Platformunun Rolü

Yönetim şirketinin değiştiği ya da iflas nedeniyle ara yönetim atandığı dönemlerde, AVM kiracılarının en büyük şikayeti şeffaflık eksikliğidir: ortak gider faturası nasıl hesaplandı, geçen ayki arıza talebi nerede kaldı, duyurular neden ulaşmıyor? Tüm bu sorunların kökeninde merkezi ve belgelenmiş bir yönetim altyapısının bulunmaması yatar.
Site Yönetimi platformu, tam da bu noktada devreye girer. Yapı Site Yönetimi sistemiyle yönetiliyorsa kiracılar ortak gider kalemlerini kalem kalem görebilir, ödeme geçmişlerini sorgulayabilir ve her kaleme ait belgeye erişebilir. Bu şeffaflık, hem kiracı hem yönetici açısından anlaşmazlıkları başlamadan çözme kapasitesi sunar. Yönetim değişimlerinde ise tüm geçmiş kayıtlar sistemde saklı kaldığından yeni yönetici devreyi sıfırdan kurmak zorunda kalmaz.
Arıza ve talep modülü sayesinde kiracının açtığı her talep, tarih damgasıyla kayıt altına alınır. İflas ya da yönetim değişikliği sürecinde "ben bildirdim ama kimse ilgilenmedi" tartışmalarının önüne bu kayıtlar geçer. Duyurular, raporlar ve dönem özetleri tek platform üzerinden iletildiğinden hiçbir tarafın "bilmiyordum" demesi mümkün olmaz.
Büyük ölçekli AVM'ler için ise platform, çoklu kiracı takibi ve koşullu bildirimler gibi kurumsal özellikler sunar. Yönetim krizi dönemlerinde bu tür araçların varlığı, hem kiracı hem mülk sahibi hem de atanacak yeni yönetici için bağlayıcı belge zinciri oluşturur ve hukuki süreçlerde güçlü bir referans noktası sağlar.
Sıkça Yapılan Hatalar ve Nasıl Kaçınırsınız?

İflas haberini alan kiracıların yaptığı en yaygın hata, kira ödemeyi birden durdurmaktır. Mantıklı görünse de bu yaklaşım, geçerli bir sözleşmede temerrüt yaratır ve sizi karşı tarafın fesih hakkıyla yüz yüze getirir. Ödemeyi durdurmadan önce mutlaka yazılı ihtar yolunu kullanın ve sözleşmenin devam edip etmediğini netleştirin.
İkinci yaygın hata, iflas sürecine geç müdahil olmaktır. İflas masasına alacak kaydı için belirli süreler öngörülmüştür. Bu süre geçtikten sonra depozito ve ön ödeme alacaklarınızı talep etmeniz mümkün olmayabilir. Haber alır almaz avukatınızı arayın ve başvuru son tarihini öğrenin.
Üçüncü hata, sözlü güvencelerle yetinmektir. İflas idaresinin temsilcisi sizi arayıp "her şey yolunda, endişelenmeyin" diyebilir. Bu güvence hukuki açıdan hiçbir şey ifade etmez. Sözleşmenizin devam edip etmeyeceğini, hizmetlerin nasıl karşılanacağını ve ödemenizin nereye yapılacağını her zaman yazılı olarak belgeleyin.
- İflas haberini aldığınız gün sözleşmenizi, depozito makbuzunuzu ve tüm yazışmalarınızı bir araya getirin.
- Tapu sicilinden mülk sahibini tespit ederek doğrudan iletişime geçin.
- Ortak gider avansı ödemeye devam ediyorsanız karşılığında yazılı fiş/makbuz isteyin.
Dördüncü ve en masraflı hata ise aynı binada başka kiracılarla koordinasyon sağlamamaktır. Yönetim şirketinin iflas süreci herkes için ortak bir sorun oluşturur. Birlikte hareket eden kiracılar hem mahkemede daha etkilidir hem de ortak hizmetleri sürdürmek için geçici çözümler üretmek konusunda daha hızlı sonuç alır. Komşu mağazanın sahibiyle ya da ofis yöneticisiyle konuşmak için zaman kaybetmeyin.
Kiraci-komşu ilişkisi ve yönetim sorumlulukları hakkında daha fazla bilgi için kiracıların komşu şikayetlerinde yönetimin rolünü ele alan yazımıza göz atabilirsiniz.
Örnek İhtar Mektubu Şablonu

İflas idaresine ya da mülk sahibine yazılı başvuru yaparken aşağıdaki şablonu temel alabilirsiniz. Noterce tasdikli tebligat ya da iadeli taahhütlü posta ile gönderin.
YAZILI İHTAR / BİLDİRİM
Sayın [İflas İdaresi / Mülk Sahibi Adı/Unvanı],
[AVM Adı]'nda, [Kat/Mağaza No]'da faaliyet gösteren [İşletme Adı] olarak bilgimize ulaşmıştır ki, söz konusu AVM'nin yönetimini üstlenen [Yönetim Şirketi Adı] hakkında iflas kararı verilmiştir.
[Tarih] tarihli kira sözleşmemiz kapsamında ödemiş olduğumuz [Tutar] TL depozito ile kira ve ortak gider alacaklarımızın akıbeti hakkında tarafınızdan yazılı bilgi talep etmekteyiz. Ayrıca kira ödemelerinin bundan böyle hangi hesaba yapılacağını açıkça bildirmenizi talep ederiz.
Gerekli bilgilerin [makul süre: örneğin 7 iş günü] içinde iletilmemesi halinde yasal haklarımızı kullanma yoluna gideceğimizi bildiririz.
Saygılarımızla,
[Ad Soyad / İşletme Adı]
[İletişim Bilgileri]
[Tarih]
Yönetim şirketi ücretleri ve ortak gider kalemlerinin nasıl belirlendiği konusunda da bilgi edinmek istiyorsanız, yönetim şirketi ücretlerinin nasıl hesaplandığını anlatan yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
AVM yönetim şirketi iflas ederse kira sözleşmem otomatik sona erer mi?
Hayır. Türk hukukunda kira sözleşmeleri taraflardan birinin iflasıyla kendiliğinden sona ermez. Sözleşme, iflas idaresinin yönetimine geçer. İflas idaresi sözleşmeyi sürdürmeyi ya da yasal bildirim sürelerine uyarak feshetmeyi seçebilir. Fesih bildirimi almadığınız sürece sözleşmeniz geçerliliğini korur.
Depozitomu geri alabilir miyim?
İflas durumunda depozitunuz iflas masasına dahil olur ve siz adi alacaklı konumuna düşersiniz. Alacağınızı iflas masasına bildirmeniz gerekir. Alacaklılar sıralamasında adi alacaklılar öncelikli değildir; bu nedenle tam geri ödeme garantisi yoktur. Bununla birlikte masanın aktif varlıkları yeterliyse kısmen ya da tamamen ödeme alınabilir. İflas başvuru süresini kaçırmamak kritik önem taşır.
Kira ödemeyi durdurabilir miyim?
Sözleşme hâlâ geçerliyse kira ödemeyi birden durdurmak sizi temerrüde düşürür ve feshe zemin hazırlar. Kime ödeyeceğinizi bilmiyorsanız iflas idaresinden yazılı hesap bilgisi isteyin. Yanıt alamamanız durumunda avukatınız aracılığıyla noter tevdii yolunu kullanabilirsiniz. Bu yöntem hem ödeme yükümlülüğünüzü yerine getirmenizi hem de yanlış hesaba para gönderme riskini ortadan kaldırır.
Ortak alan hizmetleri kesintiye uğrarsa ne yapabilirim?
Her hizmet kesintisini tarih, saat ve görsel belgeyle kayıt altına alın. Hem iflas idaresine hem de mülk sahibine yazılı bildirim gönderin. Hizmet kesintisi kiralananda "ayıp" oluşturuyorsa ve kiralananı sözleşmedeki amaçla kullanılamaz hale getiriyorsa, avukatınız aracılığıyla kira bedelinden indirim ya da fesih hakkı talep edebilirsiniz. Ancak bu adımları atmadan önce yazılı ihtar ve makul süre şartlarını yerine getirmeniz gerekir.
AVM'nin yönetimi yeni bir şirkete devredilirse sözleşmem devam eder mi?
Genellikle evet. Mülk sahibinin sözleşmeyi yeni yöneticiye devretmesi ve koşulların değişmemesi durumunda sözleşmeniz yeni yönetimle sürer. Ancak devir esnasında sözleşme koşullarının değiştirilip değiştirilmediğini dikkatle inceleyin. Kira artışı, ek yük ya da yeni koşullar eklenmişse bunları onaylamamak hakkınızdır. Devir belgelerini imzalamadan önce bir avukata gösterin.
İflas sürecinde hangi avukat türünden destek almalıyım?
İcra-iflas hukukunda deneyimli bir ticaret avukatı en uygun seçimdir. Kira hukuku konusunda da bilgi sahibi olması önemlidir. Eğer birden fazla kiracı etkilenmişse aynı AVM'deki diğer kiracılarla ortaklaşarak ortak bir hukuki danışman tutmak hem maliyet açısından hem de iflas masasındaki temsil gücü açısından avantajlı olacaktır.