Ofis kirasında TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) üzerine ek bir artış dayatmak, sözleşmede açıkça belirtilmedikçe mümkün değildir. Ancak sözleşmede “TÜFE artışı + %X” gibi bir madde varsa, bu artış yasal çerçevede uygulanabilir. Önemli olan, artışın sözleşme şartlarına ve ilgili kanunların sınırlamalarına uygunluğudur. Aksi takdirde kiracı itiraz edebilir ve mahkemeye başvurabilir.
Kira Artışının Temel İlkeleri

Türkiye’de ticari kiralar, Kat Mülkiyeti Kanunu ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine tabiidir. Kanun, kiracının korunması amacıyla artışların sınırlı ve şeffaf olmasını öngörür. Özellikle “kira artışı” kavramı, sözleşmede net bir biçimde tanımlanmadıkça keyfi bir uygulama yapılamaz.
Kiracının ve kiraya verenin haklarını dengeleyen iki temel ilke vardır: (1) sözleşmede öngörülen artış mekanizması ve (2) yasal sınırların aşılmaması. Sözleşmede “yıllık %10 artış” gibi bir oran yer alıyorsa, bu oran TÜFE’ye ek olarak uygulanabilir. Ancak bu oran, yasal olarak “makul” kabul edilen sınırların dışına çıkarsa, mahkeme tarafından geçersiz sayılabilir.
Bu çerçevede, ofis kiralarında TÜFE’ye ek bir artış talep edebilmek için iki koşulun sağlanması gerekir:
- ✓ Sözleşmede açıkça “TÜFE + belirli bir yüzde” ifadesinin bulunması.
- ✓ Artış oranının, ilgili yargı kararları ve sektörel uygulamalar çerçevesinde “makul” kabul edilmesi.
Bu iki koşul sağlanmadığında, kiracı artışı reddedebilir ve yasal yollara başvurabilir. Aşağıdaki bölümlerde, bu sürecin nasıl yürütüleceği ve hangi belgelerin hazırlanması gerektiği detaylı olarak açıklanacaktır.
TÜFE Nedir ve Kira Sözleşmelerinde Nasıl Kullanılır?

TÜFE, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından aylık olarak yayınlanan bir enflasyon ölçüsüdür. Kira sözleşmelerinde TÜFE, kira bedelinin enflasyon oranına paralel olarak ayarlanmasını sağlayan bir referans göstergedir. Bu gösterge, kiracının ödeme gücünü korurken, kiraya verenin reel değer kaybını önlemeyi amaçlar.
Kira sözleşmelerinde TÜFE’nin kullanımı iki farklı şekilde gerçekleşebilir:
1. Yalnızca TÜFE Artışı
Sözleşmede “Kira, her yıl TÜFE oranında artacaktır” gibi bir madde bulunuyorsa, kiraya veren sadece TÜFE oranını uygulayabilir. Bu durumda, TÜFE’nin yüzde kaç olduğu doğrudan kira bedeline yansıtılır.
2. TÜFE + Sabit Yüzde Artışı
Birçok büyük ofis kompleksi, “TÜFE artışı + %5” gibi bir ek madde ekler. Bu ek yüzde, kiraya verenin enflasyonun ötesinde bir getiri hedeflediği anlamına gelir. Ancak bu ek yüzde, sözleşmede net bir biçimde tanımlanmalı ve tarafların onayı alınmalıdır.
Türkiye’deki bazı yüksek profilli AVM ve iş merkezlerinde, özellikle uzun vadeli (5‑10 yıl) kiralamalarda bu tip ek yüzde kullanılmaktadır. Örneğin, AVM’de TÜFE‑bazlı kira artışı uygulaması üzerine bir blog yazısında, bu uygulamanın sektörel örnekleri ve yasal sınırları ele alınmıştır.
TÜFE Üzeri Artışın Hukuki Çerçevesi

Türk Borçlar Kanunu’nun 346. maddesi, kiracı ve kiraya verenin “kirayı artırma” hakkını düzenler. Bu maddeye göre, kiracının rızası olmadan kira artırılamaz; ancak sözleşmede önceden belirlenmiş bir artış yöntemi (örneğin TÜFE) varsa, bu yöntem kanun çerçevesinde uygulanabilir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun ilgili hükümleri ise, ortak giderlerin ve bakım masraflarının dağıtımını düzenler. Bu bağlamda, “ortak gider artışı” olarak adlandırılan bir artış, doğrudan TÜFE’ye bağlanabilir ancak yine sözleşmede açıkça belirtilmiş olmalıdır.
Mahkeme kararları, özellikle “makul artış” kavramına sıkça vurgu yapar. Örneğin, 2022 yılına ait bir Yargıtay kararında, kiraya verenin %15’lik bir ek artışı sözleşmede yer almasa dahi “piyasa koşulları” gerekçesiyle dayatmasının geçersiz olduğu belirtilmiştir. Bu karar, “piyasa koşulları” ifadesinin yargı içinde geniş bir yorum alanına sahip olduğunu ve kesin bir yüzdeye dayalı artışların mutlaka sözleşmede yer alması gerektiğini ortaya koyar.
Dolayısıyla, ofis kiralarında TÜFE üzeri bir artış talep edebilmek için:
- ✓ Sözleşmede net bir “%X ek artış” maddesi bulunmalı.
- ✓ Bu ek artış, yargı kararları ve sektörel uygulamalar çerçevesinde “makul” kabul edilmelidir.
Adım Adım TÜFE Üzeri Artış Süreci

Bu bölümde, ofis kirasında TÜFE + ek yüzde artışını yürütmek isteyen kiraya verenler için pratik bir yol haritası sunulmaktadır. Her adım, hukuki güvenliği ve iletişim şeffaflığını artırmayı hedefler.
- İlk İnceleme. Sözleşmede “TÜFE + %X” maddesinin varlığını kontrol edin. Maddede belirtilen yüzde ve uygulama periyodunu not alın.
- Veri Toplama. TÜİK’in en son yayınladığı TÜFE oranını resmi web sitesinden alın. Aynı döneme ait ortalama ofis kira endekslerini de kontrol edin.
- Hesaplama. Mevcut kira bedelini TÜFE oranı ve sözleşmede belirtilen ek yüzde ile çarpın. Sonuç, yeni kira bedeliniz olacaktır.
- Bilgilendirme. Yeni kira bedelini ve hesaplama metodunu içeren resmi bir bildirim hazırlayın. Bildirimde yasal dayanakları ve sözleşme maddesini açıkça yazın.
- İletişim ve Onay. Bildirimi kiracıya e‑posta ve kayıtlı mektup ile gönderin. Kiracının itiraz süresi (genellikle 30 gün) içinde yanıt almayı bekleyin.
- Uygulama. İtiraz gelmezse, yeni kira bedelini bir sonraki ödeme döneminde uygulamaya koyun. Gerekirse yeni bir ek sözleşme imzalayın.
- Arşivleme. Tüm belgeleri tarih damgalı olarak dijital arşivde saklayın; Site Yönetimi platformu bu süreci otomatikleştirir.
Yukarıdaki adımları eksiksiz takip etmek, ileride ortaya çıkabilecek hukuki itirazları büyük ölçüde azaltır. Özellikle “İletişim ve Onay” aşamasında, kiracının itirazını yazılı olarak almanız ve gerekirse bir avukata danışmanız önerilir.
Tarafların Hak ve Sorumlulukları

Kiraya veren ve kiracı arasındaki hak ve sorumluluklar, hem sözleşme hem de ilgili kanunlar çerçevesinde netleşir. Bu bölümde, TÜFE üzerine ek bir artış talep edildiğinde hangi tarafın ne yapması gerektiği tablo halinde özetlenmiştir.
| Taraf | Görev / Hak |
|---|---|
| Kiraya Veren | Sözleşmede belirtilen artış metodunu uygulamak, hesaplamaları belgelemek ve kiracıya zamanında bildirimde bulunmak. |
| Kiracı | Bildirim süresi içinde itiraz hakkını kullanmak, gerekirse hukuki danışmanlık almak ve yeni kira bedelini ödeme yükümlülüğünü yerine getirmek. |
| Her iki taraf | Şeffaf iletişim sağlamak, belgeleri arşivlemek ve olası anlaşmazlıkları uzlaşma yoluyla çözmek. |
| Kiraya Veren (ek) | Ortak gider artışlarını ayrı bir kalem olarak göstermek ve bu giderlerin TÜFE’ye bağlanmadığını açıkça belirtmek. |
| Kiracı (ek) | Ortak gider artışlarının sözleşme kapsamında olup olmadığını kontrol etmek ve gerekirse bağımsız bir denetim talep etmek. |
Tablodaki her madde, tarafların sorumluluklarını netleştirir ve olası uyuşmazlıkların önüne geçer. Özellikle “Ortak gider artışı” konusu, kiraya verenin ek bir maliyet talep etmesi durumunda sıkça tartışma yaratır. Bu nedenle, ortak giderlerin ayrı bir kalem olarak tanımlanması ve sözleşmede açıkça yer alması kritik bir adımdır.
Özel Durumlar ve İstisnalar

Bazı özel durumlarda, standart TÜFE artışı uygulanamaz veya farklı bir yöntemle düzenlenir. Bu durumlar genellikle aşağıdaki başlıklar altında toplanabilir:
1. Yenileme ve Genişletme Çalışmaları
Kiracının ofis içinde kapsamlı bir yenileme yapması durumunda, kiraya veren geçici bir kira indirimi talep edebilir. Bu indirim, sözleşmede “yenileme süresi boyunca kira indirimi” şeklinde açıkça belirtilmelidir.
2. Ekonomik Kriz ve Olağanüstü Durumlar
COVID‑19 gibi olağanüstü durumlarda, bazı mahkemeler geçici bir kira dondurma veya indirim kararına gidebilir. Ancak bu kararlar, mahkeme kararı olmadan otomatik olarak uygulanamaz.
3. Kira Süresi Bitimi ve Yeniden Müzakere
Sözleşme süresi dolduğunda, yeni bir sözleşme müzakeresi sırasında taraflar farklı bir artış yöntemi (örneğin sabit bir yüzde) üzerinde anlaşabilir. Bu durumda, yeni sözleşme eski sözleşmeyi tamamen geçersiz kılar.
Özel durumların her birinde, tarafların yazılı bir protokol imzalaması ve bu protokolün mevcut sözleşmeye ek olarak eklenmesi gerekir. Aksi takdirde, eski sözleşmenin hüküm ve koşulları hâlâ geçerli sayılır.
Site Yönetimi Platformu ile Şeffaf Kira Yönetimi

Ofis kiralarının yönetiminde şeffaflık, hem kiraya veren hem de kiracı için kritik bir avantajdır. Site Yönetimi platformu, bu ihtiyacı karşılamak üzere tasarlanmış bir SaaS çözümüdür. Platformun temel faydaları şunlardır:
- ✓ Kiracı ortak gider dökümünü anlık ve şeffaf bir şekilde görüntüleyebilir.
- ✓ Arıza ve bakım talepleri tarih damgalı olarak kaydedilir, böylece sorumluluklar netleşir.
- ✓ Duyurular, kira artışı bildirimleri ve raporlar tek bir panel üzerinden izlenir.
- ✓ Tüm belgeler bulut ortamında arşivlenir; gerektiğinde PDF olarak indirilebilir.
Platform, özellikle TÜFE + ek yüzde gibi karmaşık artışların hesaplanmasında otomatik formüller sunar. Kullanıcı, sadece sözleşme maddesini girer; sistem, güncel TÜFE oranını çekerek yeni kira bedelini anında gösterir. Bu sayede manuel hata riski büyük ölçüde azalır.
Ek olarak, platformun “İletişim Modülü” sayesinde kiracılara bildirimler e‑posta ve SMS üzerinden aynı anda gönderilir. Kiracının itiraz süresi içinde yanıt vermesi ise sistem üzerinden takip edilir ve raporlanır.
Sık Yapılan Hatalar ve Önlemler

Ofis kiralarında TÜFE üzerine ek bir artış talep ederken, uygulayıcıların en sık yaptığı hatalar iki ana başlık altında toplanabilir: (1) sözleşme eksikliği, (2) iletişim hataları.
1. Sözleşmede Açık Madde Bulundurmama
Birçok kiraya veren, “kira artışı” konusunda genel bir hüküm yazar ancak “TÜFE + %X” gibi spesifik bir oran belirtmez. Bu eksiklik, mahkemede artışın geçersiz sayılmasına yol açar.
2. Bildirim Süresini Aşma
Kanun, kiracının yeni kira tutarını en az 30 gün önceden bilgilendirilmesini zorunlu kılar. Bildirim süresini aşan bir artış, kiracının itiraz hakkını doğrudan geçersiz kılar.
Bu hataları önlemek için aşağıdaki kontrol listesini kullanabilirsiniz:
- ✓ Sözleşmede “TÜFE + %X” maddesinin varlığı.
- ✓ Güncel TÜFE oranının resmi kaynaktan alınması.
- ✓ Hesaplamanın platform üzerinden doğrulanması.
- ✓ Bildirim tarihinin 30 gün öncesine ayarlanması.
- ✓ Kiracının itirazını yazılı olarak alacak bir prosedürün oluşturulması.
Örnek Dilekçe – Kira Artışı Bildirimi
Sayın [Kiracı Adı],
İlgili sözleşme maddesi uyarınca, 2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla kira bedeliniz %8 (TÜFE %6 + sözleşmede belirtilen %2 ek) oranında artırılmıştır. Yeni kira tutarı 12.500 TL/aydır. Bu artış, 30 gün önceden bildirim zorunluluğu kapsamında 2026-08-01 tarihinden itibaren geçerli olacaktır.
İtirazınız varsa, 2026-08-31 tarihine kadar yazılı olarak tarafımıza bildirmenizi rica ederiz.
Saygılarımızla,
[Kiraya Veren Şirket]
Ofis Kiralarında TÜFE Üzeri Artışın Vergisel Boyutu

Ofis kiralarında TÜFE üzeri artışın uygulanması, sadece hukuki değil, aynı zamanda vergisel boyutu da olan bir konudur. Kiraya verenler, kira gelirlerinin vergilendirilmesinde TÜFE üzeri artışın nasıl dikkate alınacağını bilmelidir. Bu bölümde, ofis kiralarında TÜFE üzeri artışın vergisel boyutuna odaklanılmaktadır.
Türkiye'de kira gelirleri, Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre vergilendirilir. Kira gelirlerinin vergilendirilmesinde, kira bedelinin yanı sıra, kiraya veren tarafından yapılan giderler de önemli bir rol oynar. TÜFE üzeri artışın uygulanması, kira bedelini ve dolayısıyla kira gelirini etkileyebilir.
Kiraya verenler, kira gelirlerinin vergilendirilmesinde TÜFE üzeri artışın dikkate alınmasını istiyorsa, bunu Gelir Vergisi Beyannamesi'nde belirtmelidir. TÜFE üzeri artış, kira bedelini artıracağı için, kiraya verenlerin daha yüksek bir vergi ödemesi gerekebilir. Ancak, kiraya verenler aynı zamanda TÜFE üzeri artışa ilişkin olarak yaptığı giderleri de dikkate alabilir.
Örneğin, kiraya veren, TÜFE üzeri artışa ilişkin olarak yaptığı giderleri, kira gelirinden düşebilir. Bu sayede, kiraya verenlerin vergi yükü azaltılabilir. Ancak, bu giderlerin belgelerinin doğru ve eksiksiz şekilde tutulması gerekmektedir.
Sonuç olarak, ofis kiralarında TÜFE üzeri artışın vergisel boyutu önemlidir. Kiraya verenler, kira gelirlerinin vergilendirilmesinde TÜFE üzeri artışın nasıl dikkate alınacağını bilmeli ve buna göre hareket etmelidir. Ayrıca, TÜFE üzeri artışa ilişkin olarak yapılan giderlerin belgelerinin doğru ve eksiksiz şekilde tutulması da önemlidir.
Ofis Kiralarında TÜFE Üzeri Artışın Sosyo-Ekonomik Etkileri

Ofis kiralarında TÜFE üzeri artışın uygulanması, sadece hukuki ve vergisel boyutu olan bir konu değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik boyutu da olan bir konudur. TÜFE üzeri artış, ofis kiralarının fiyatlarını artıracağı için, kiracıların ekonomik durumunu etkileyebilir.
TÜFE üzeri artış, kiracıların kira giderlerini artıracağı için, kiracıların diğer giderlerine ayırabileceği bütçeyi azaltabilir. Bu durum, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için önemli bir sorun olabilir. Çünkü bu tür işletmeler, genellikle sınırlı bir bütçeye sahiptirler ve TÜFE üzeri artış, onların ekonomik dengesini bozabilir.
Ayrıca, TÜFE üzeri artış, ofis kiralarının fiyatlarını artıracağı için, ofis piyasasını da etkileyebilir. Ofis piyasasında, kiracılar ve kiraya verenler arasında denge önemlidir. TÜFE üzeri artış, bu dengenin bozulmasına neden olabilir. Örneğin, TÜFE üzeri artış, kiracıların ofis kiralamaktan vazgeçmesine neden olabilir. Bu durum, kiraya verenleri zor duruma düşürebilir.
Sonuç olarak, ofis kiralarında TÜFE üzeri artışın sosyo-ekonomik etkileri önemlidir. TÜFE üzeri artış, kiracıların ekonomik durumunu etkileyebilir ve ofis piyasasını bozabilir. Bu nedenle, TÜFE üzeri artışın uygulanması, dikkatli bir şekilde değerlendirilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.
Ofis Kiralarında TÜFE Üzeri Artışın Uygulama İlkeleri

Ofis kiralarında TÜFE üzeri artışın uygulanması, belirli ilkeler çerçevesinde yürütülmalıdır. Bu ilkeler, sözleşmede açıkça belirtilmiş olmalıdır. Aşağıdaki maddelerde, TÜFE üzeri artışın uygulama ilkeleri açıklanmaktadır.
İlk olarak, TÜFE üzeri artışın hesaplanması için güncel TÜFE oranının alınması gerekmektedir. TÜFE oranı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan enflasyon ölçüsüdür. TÜFE oranının doğru ve güncel alınması, kira artışı hesabının doğru olması için önemlidir.
İkinci olarak, TÜFE üzeri artışın sözleşmede açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Sözleşmede, TÜFE üzerine ek bir artış öngörülüyorsa, bu artışın oranı ve uygulama şekli açıkça belirtilmelidir. Bu, kiracının kira artışına itiraz hakkını güvence altına alır.
Üçüncü olarak, kira artışının hesaplanması için bir.formül kullanılmalıdır. Bu formül, sözleşmede belirtilen TÜFE oranı ve ek artış oranı esas alınarak hesaplanır. Formül, kira bedelinin TÜFE oranı ve ek artış oranı ile çarpılması şeklinde uygulanır.
Dördüncü olarak, kira artışının bildirimi için bir iletişim protokolü belirlenmelidir. Bildirim, 30 gün önceden yazılı olarak yapılmalıdır. Bildirimde, kira artışının gerekçesi, hesaplanması ve yeni kira bedeli açıkça belirtilmelidir.
Beşinci olarak, kiracının kira artışına itiraz hakkı bulunmaktadır. Kiracı, kira artışına 30 gün içinde yazılı olarak itiraz edebilir. İtirazda, artışın neden haksız veya hukuksuz olduğu gerekçeleri ile belirtilmelidir.
Altıncı olarak, TÜFE üzeri artışın uygulanması, belirli bir süre için geçerli olmalıdır. Bu süre, sözleşmede belirtilmelidir. Süre sonunda, taraflar yeni bir sözleşme müzakeresi yaparak farklı bir artış yöntemi üzerinde anlaşabilir.
Yedinci olarak, TÜFE üzeri artışın uygulanması, belirli bir coğrafi bölgeye özgü olmalıdır. Bu bölge, sözleşmede belirtilmelidir. Bölge dışındaki kiralamalar, farklı bir artış yöntemi ile düzenlenebilir.
Son olarak, TÜFE üzeri artışın uygulanması, belirli bir tür_ofis_kiralamalarına özgü olmalıdır. Bu tür, sözleşmede belirtilmelidir. Farklı tür_ofis_kiralamaları, farklı bir artış yöntemi ile düzenlenebilir.
Bu ilkeler, ofis kiralarında TÜFE üzeri artışın uygulanmasını düzenler. İlkelerin sözleşmede açıkça belirtilmesi, kiracının haklarını korur ve kiraya verenin yükümlülüklerini netleştirir.
Ofis Kiralarında TÜFE Üzeri Artışın Hukuki ve Vergisel Sonuçları

Ofis kiralarında TÜFE üzeri artışın uygulanması, hem hukuki hem de vergisel sonuçları olan bir konudur. Bu bölümde, TÜFE üzeri artışın hukuki ve vergisel sonuçlarına odaklanılmaktadır.
Hukuki açıdan, TÜFE üzeri artışın uygulanması, kiracıların haklarını etkileyebilir. Kiracılar, kira artışına itiraz edebilir ve mahkemeye başvurabilir. Mahkeme, kira artışının hukuka uygun olup olmadığını değerlendirir. Eğer kira artışı hukuka aykırı bulunursa, mahkeme artışın iptaline karar verebilir.
Vergisel açıdan, TÜFE üzeri artışın uygulanması, kiraya verenlerin vergi yükünü etkileyebilir. Kiraya verenler, kira gelirlerinin vergilendirilmesinde TÜFE üzeri artışın dikkate alınmasını istiyorsa, bunu Gelir Vergisi Beyannamesi'nde belirtmelidir. TÜFE üzeri artış, kira bedelini artıracağı için, kiraya verenlerin daha yüksek bir vergi ödemesi gerekebilir.
Ancak, kiraya verenler aynı zamanda TÜFE üzeri artışa ilişkin olarak yaptığı giderleri de dikkate alabilir. Örneğin, kiraya veren, TÜFE üzeri artışa ilişkin olarak yaptığı giderleri, kira gelirinden düşebilir. Bu sayede, kiraya verenlerin vergi yükü azaltılabilir.
Sonuç olarak, ofis kiralarında TÜFE üzeri artışın hukuki ve vergisel sonuçları önemlidir. TÜFE üzeri artışın uygulanması, kiracıların haklarını etkileyebilir ve kiraya verenlerin vergi yükünü etkileyebilir. Bu nedenle, TÜFE üzeri artışın uygulanması, dikkatli bir şekilde değerlendirilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.
TÜFE üzeri artışın hukuki ve vergisel sonuçlarını değerlendirmek için, kiraya verenlerin ve kiracıların ilgili mevzuata dikkat etmeleri gerekir. Özellikle, Türk Borçlar Kanunu ve Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili hükümlerini bilmeleri gerekir.
Ayrıca, TÜFE üzeri artışın uygulanması, kiraya verenlerin ve kiracıların iletişim ve işbirliği içinde olmasını gerektirir. Kiraya verenler ve kiracılar, TÜFE üzeri artışın uygulanmasıyla ilgili olarak birbirleriyle açık ve şeffaf bir şekilde iletişim kurmalıdır.
Bu sayede, TÜFE üzeri artışın uygulanmasıyla ilgili olarak oluşabilecek sorunlar önlenabilir ve kiraya verenlerin ve kiracıların hakları korunabilir.
Özetle, ofis kiralarında TÜFE üzeri artışın hukuki ve vergisel sonuçları önemlidir. TÜFE üzeri artışın uygulanması, kiracıların haklarını etkileyebilir ve kiraya verenlerin vergi yükünü etkileyebilir. Bu nedenle, TÜFE üzeri artışın uygulanması, dikkatli bir şekilde değerlendirilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.
Sık Sorulan Sorular

Ofis kirasında TÜFE üzerine ek bir artış dayatılabilir mi?
Evet, ancak bu artış sözleşmede açıkça belirtilmiş olmalıdır. Ayrıca, artışın makul ve yasal sınırlar içinde olması gerekir.
TÜFE nedir ve nasıl hesaplanır?
TÜFE, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan bir enflasyon ölçüsüdür. TÜFE, belirli bir dönemde temel tüketim maddelerinin fiyatlarının değişim oranını ölçer.
Kiraya veren, kiracıya karşı nasıl bir iletişim kurmalıdır?
Kiraya veren, kiracıya karşı açık, şeffaf ve yazılı bir iletişim kurmalıdır. Özellikle kira artışı bildirimleri, 30 gün önceden yazılı olarak yapılmalıdır.
Kiracı, kira artışına nasıl itiraz edebilir?
Kiracı, kira artışına 30 gün içinde yazılı olarak itiraz edebilir. İtirazda, artışın neden haksız veya hukuksuz olduğu gerekçeleri ile belirtilmelidir.
Kira sözleşmesinde TÜFE üzerine ek bir artış öngörülmemişse, kiraya veren nasıl bir artış talep edebilir?
Kiraya veren, sözleşmede öngörülmemiş bir artış talep edemez. Ancak, taraflar yeni bir sözleşme müzakeresi yaparak farklı bir artış yöntemi üzerinde anlaşabilir.
Site Yönetimi platformu, kira yönetiminde nasıl bir avantaj sağlar?
Site Yönetimi platformu, kira yönetiminde şeffaflık, hız ve doğruluk sağlar. Platform, kira artışlarını otomatik olarak hesaplar, bildirimleri gönderir ve belgeleri arşivler.