Kira sözleşmenizde "aylık ortak gider payı: X TL" şeklinde sabit bir rakam yazıyorsa, yönetim bu tutarı sizin onayınız olmadan tek taraflı olarak artıramaz — en azından hukuken bu durum tartışmalıdır ve çoğu itirazda kiracı lehine sonuç çıkmaktadır. Bununla birlikte, pratikte pek çok sözleşme "sabit" gibi görünen ama aslında "tahmini" ya da "avans" niteliği taşıyan ifadeler içerir; bu ayrım çok kritiktir. Sözleşmenizin tam metnini okumadan "artıramazlar" ya da "artırabilirler" demek doğru olmaz; asıl mesele sözleşmedeki ifadenin hukuki niteliğini doğru okuyabilmektir.
Ortak Gider Nedir ve Sözleşmede Nasıl Düzenlenir?

Ortak gider, bir yapıdaki tüm bağımsız bölüm kullanıcılarının birlikte yaşattığı giderlerin paylaşılmasıdır. AVM'lerdeki mağaza kiralarında, plaza veya iş merkezlerindeki ofis sözleşmelerinde bu kalem genellikle "aidat", "ortak alan gideri", "servis bedeli" ya da "yönetim gideri katkısı" gibi adlarla anılır. Rakam, kira bedelinin yanı sıra ayrı bir kalem olarak ya da kiranın içinde eritilmiş biçimde sözleşmeye yansıtılır.
Uygulamada iki farklı yöntemle belirlenir: birincisi, yönetim tarafından hesaplanan gerçek giderlerin bölümler arasında paylaştırılması (fiili gider yöntemi); ikincisi ise yıllık bütçe tahminine dayalı sabit bir aylık katkı payı belirlenmesi. İkinci yöntemde kiracıya sunulan rakam bir avans niteliği taşır ve yılsonunda fark ya iade edilir ya da ek tahsilat yapılır. İşte sözleşmede "sabit" gibi görünen pek çok rakam aslında bu ikinci yönteme dayanmaktadır.
Kat Mülkiyeti Kanunu, apartman ve bağımsız bölümlü yapılar için ortak gider yükümlülüklerini düzenlemiş olmakla birlikte, AVM'ler ve ticari plaza yapılarındaki uygulamalar büyük ölçüde sözleşme özgürlüğü çerçevesinde şekillenir. Yani bu alanlarda sözleşme metni son derece belirleyicidir; kanunun emredici hükümleri dışındaki her şey tarafların iradesine bırakılmıştır. Dolayısıyla kendi sözleşmenizi dikkatli okumak, genel internet araştırmasından çok daha değerlidir.
Bir de "ortak gider üst sınırı" ya da "artış sınırlaması" içeren sözleşmeler vardır. Örneğin bazı AVM kira sözleşmelerinde "yıllık ortak gider artışı TÜFE'yi geçemez" ya da "bir önceki yılın %X'ini aşamaz" gibi hükümler bulunur. Bu tür koruma maddelerinin varlığını kontrol etmek, ilk yapmanız gereken şeydir.
"Sabit" mi, "Tahmini" mi? Sözleşmenizi Doğru Okumak

Sözleşme metninde şu ifadelerden hangisinin kullanıldığına bakın. "Aylık sabit ortak gider payı X TL'dir" ile "aylık tahmini ortak gider avansı X TL olup gerçekleşen giderlere göre güncellenir" arasında büyük hukuki fark vardır. Birinci cümlede rakam, sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır ve değiştirilmesi ancak her iki tarafın yazılı mutabakatıyla mümkün olur. İkinci cümlede ise yönetim, gerçek giderleri gerekçe göstererek farkı isteyebilir ve rakamı güncelleyebilir.
İkinci noktaya dikkat edin: "tahmini" ya da "avans" ifadesi geçmese bile sözleşmede "yönetim kurulu kararıyla güncellenebilir", "yönetim planına tabidir" veya "kat malikleri kurulu kararı geçerlidir" gibi atıf maddeleri bulunabilir. Bu atıflar, sabit görünen rakamı aslında esnek bir zemine oturtmuş olabilir. Sözleşmenizi eklerle birlikte baştan sona okuyun ve bu tür çapraz atıfları not edin.
Üçüncü olarak, sözleşmenizin imzalanması sırasında size teslim edilen "yönetim planı" ya da "AVM işletme talimatnamesi" gibi eklere bakın. Bu belgeler genellikle ortak gider hesaplama yöntemini, revizyon dönemlerini ve itiraz prosedürlerini açıklar. Sözleşme eki niteliğindeki bu belgeler, asıl sözleşme kadar bağlayıcıdır.
Kısaca: sözleşmenizde kesin bir rakam yazıyor ve bunu değiştiren bir hüküm yoksa yönetimin tek taraflı artış yapması hukuken zayıf bir zemine dayanır. Ancak herhangi bir revizyon mekanizması tanımlanmışsa durum daha karmaşık hale gelir; bu noktada bir avukat görüşü almak en sağlıklı yoldur.
Yönetimin Artış Yapabileceği Hukuki Durumlar

Yönetimin ortak gideri tek taraflı artırabileceği bazı meşru durumlar mevcuttur. Bunların en yaygını, sözleşmede açıkça "yönetim planı değişikliğine tabidir" veya "kat malikleri kurulunun belirleyeceği paya göre ödenir" gibi bir yetki hükmünün bulunmasıdır. Kat malikleri kurulu ya da yönetim kurulu kararıyla belirlenen yeni dağılım, usulüne uygun alınmışsa kiracı bu karara itiraz etmekte güçlük çekebilir.
Bir diğer durum, yapıda öngörülemeyen büyük giderlerin ortaya çıkmasıdır. Asansör revizyonu, yangın sistemleri yenileme, deprem güçlendirme gibi olağanüstü giderler zaman zaman kiracılardan da payları oranında talep edilmek istenir. Bu tür taleplerin sözleşme dayanağı olmaksızın yapılması hukuken sorunludur; ancak yönetimler bunu zaman zaman denemiş, ödeme baskısı uygulamıştır.
Enflasyon kaynaklı güncellemeler de sıkça karşılaşılan bir senaryodur. Yönetim, "elektrik faturalarımız iki katına çıktı, enerji maliyeti arttı" gibi gerekçelerle ek ödeme talep edebilir. Bu gerekçeler kendi içinde gerçek olabilir; ancak sözleşmede buna izin veren bir hüküm yoksa gerekçenin makullüğü, tek taraflı değişikliği meşrulaştırmaz. Taraflar değişikliği karşılıklı müzakere ve yazılı ek sözleşmeyle yapmalıdır.
Son olarak, bazı AVM'lerde kiracı sözleşmesine ek olarak imzalanan "kiracı el kitabı" ya da "işletme kuralları" belgelerinde "yönetim servis bedeli yıllık olarak güncellenir" gibi ifadeler yer alabilir. Bu belgelerin ne zaman imzalandığına, sözleşme ile çelişip çelişmediğine ve yasal geçerliliğine dikkat edin.
Artışa İtiraz Etmek: Adım Adım Pratik Yol Haritası

İlk adım her zaman belgeleme ve sözleşme analizidir. Mevcut kira sözleşmenizi, eklerini ve imzaladığınız tüm belgeleri bir araya getirin. Ortak gidere ilişkin tüm maddeleri işaretleyin. Yönetimden aldığınız artış bildirimini, e-posta veya yazılı bildirim olarak saklayın. Yönetimin daha önce gönderdiği yıllık gider dökümleri varsa bunları da dosyaya ekleyin.
İkinci adım, yönetime yazılı itiraz göndermektir. Sözlü görüşme başlangıç için iyi olabilir; ancak asıl itirazınızı noter kanalıyla ya da iadeli taahhütlü mektupla yazılı olarak bildirin. İtirazınızda hangi sözleşme maddesine dayandığınızı, artışın bu maddeyle çeliştiğini ve beklentinizi net biçimde ifade edin. Yanıt için makul bir süre (örneğin 15 iş günü) tanıyın.
Üçüncü adım, gider dökümü talep etmektir. Sözleşmede yazılı olsun ya da olmasın, makul bir kiracı olarak yönetimden yıllık ortak gider dökümünü talep edebilirsiniz. Bu döküm; hangi kalemlerin hangi tutarlarda gerçekleştiğini, bölümler arasında nasıl paylaştırıldığını göstermelidir. Yönetim bu dökümü vermekten kaçınıyorsa ya da yapamıyorsa bu başlı başına bir sorun işaretidir.
Dördüncü adım, uzlaşma ya da hukuki yola başvurmaktır. Yazılı itirazınıza yanıt gelmemesi veya olumsuz yanıt gelmesi halinde bir gayrimenkul ya da borçlar hukuku avukatına başvurmanız önerilir. Taraflar arasında arabuluculuk yoluna gidilmesi de seçenek olarak değerlendirilebilir. Hukuki süreç başlamadan önce ödeme baskısından korunmak için itirazınızı kayıt altına almış olmak kritik önem taşır.
Örnek İtiraz Dilekçesi (taslak):
"Sayın [Yönetim/AVM İşletmesi],
[Tarih] tarihli [kira sözleşmesi numarası] sayılı sözleşmemiz kapsamında aylık sabit ortak gider payımız [X TL] olarak belirlenmiştir. [Bildirim tarihi] tarihli bildiriminizde bu tutarın [Y TL]'ye artırılması talep edilmiştir. Sözleşmemizin [ilgili madde numarası] hükmü uyarınca söz konusu rakam değiştirilemez niteliktedir ve tarafların yazılı mutabakatı aranmaktadır. Bu nedenle bahse konu artışa itiraz ediyor, mevcut sözleşme rakamını ödemeye devam edeceğimi bildiriyor ve artışın iptalini/revize edilmesini talep ediyorum. Yanıtınızı [tarih]'e kadar iletmenizi rica ederim."
Hangi Mercilere Başvurabilirsiniz?

Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda birincil mercii asliye hukuk mahkemeleridir. Kira sözleşmesi ticari nitelikteyse — ki AVM mağazaları ve ofis kiralamaları genellikle bu kapsamdadır — asliye ticaret mahkemesi yetkili olabilir. Ancak dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk aşamasından geçilmesi gerektiğini hatırlatmak gerekir; bu hem zaman ve maliyet açısından daha verimli bir süreçtir hem de çoğu zaman çözüm üretebilmektedir.
Tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemeleri ise genellikle ticari kira uyuşmazlıklarında yetkisizdir; bu merciler bireysel tüketicilere yönelik tasarlanmıştır. Bir mağaza ya da ofis kiracısı olarak ticari ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıklarınızı asliye mahkemelerinde ya da arabuluculukla çözmeniz gerekir.
Ticaret odaları zaman zaman üyelerine kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk desteği sunar. Bağlı olduğunuz ticaret odasının hukuki danışmanlık hizmetlerini kontrol etmek, özellikle ilk yönlendirme için yararlı olabilir. Bazı büyük şehirlerde esnaf ve sanatkârlar odaları da benzer destek mekanizmaları sunmaktadır.
Ortak gider uyuşmazlığı çerçevesinde kat malikleri kurulu kararlarına itiraz söz konusu olduğunda ise sulh hukuk mahkemelerine başvurma yolu açık olabilir. Bu durum özellikle bir yapıda kat maliki konumunda olup yönetim kurulu kararlarına itiraz eden mülk sahipleri için geçerlidir; saf kiracılar için tablo biraz farklıdır ve esas dayanakları kira sözleşmesidir.
AVM ile Plaza/İş Merkezi Arasındaki Farklar

AVM kiracılarının sözleşmeleri, tipik olarak çok daha kapsamlı ve standart hale getirilmiş bir yapıya sahiptir. Büyük AVM grupları genellikle kendi hukuk birimleri tarafından hazırlanmış, onlarca sayfadan oluşan sözleşmeler kullanır. Bu sözleşmelerde ortak alan yönetimi (CAM — Common Area Management) bedelleri, revizyon periyotları, itiraz prosedürleri ve dönemlik uzlaşma mekanizmaları genellikle ayrıntılı biçimde tanımlanmıştır. Dolayısıyla AVM kiracısı iseniz sözleşmeniz büyük olasılıkla "sabit" değil, yıllık revize edilen bir CAM modeli içermektedir.
Plaza ve iş merkezlerinde tablo daha heterojen bir görünüm sergiler. Küçük ve orta ölçekli iş merkezlerinde hazırlanan sözleşmeler zaman zaman daha az ayrıntılı olabilir; hatta bazı durumlarda standart kira sözleşmesi formlarına eklenmiş birkaç ek maddeyle yetinildiği görülür. Bu tür yapılarda "ortak gider X TL'dir" şeklinde yalın bir ifadenin gerçek anlamda sabit nitelik taşıma olasılığı daha yüksektir.
Rezidans ve karma kullanımlı yapılardaki ticari birimler ise ayrı bir kategori oluşturur. Bu yapılarda kat malikleri kurulunun aldığı kararlar, ticari kiracıyı da etkileyebilir; özellikle yapıda hem konut hem ticaret birimleri birlikte bulunuyorsa. Ortak gider yönetimi hakkında daha fazla bilgi için bu yazıyı inceleyebilirsiniz.
Sonuç olarak, bulunduğunuz yapının niteliği hem sözleşmenizin içeriğini hem de uygulanacak hukuki çerçeveyi etkiler. AVM kiracısıysanız sözleşmenizin ticari gayrimenkul hukukuna hâkim bir avukat tarafından incelenmesi; plaza ya da iş merkezi kiracısıysanız mevcut sözleşme metninin dikkatli analizinden başlamak daha mantıklı bir yoldur.
Gider Dökümü Talep Etme Hakkınız

Ödemeniz istenen tutarın neye karşılık geldiğini bilmek, temel bir haktan kaynaklanır. Yönetim size bir artış bildirdiyse ya da yıl sonu fark talebi gönderdiyse bu tutarın hangi kalemlerden oluştuğunu sormak son derece meşrudur. Talep edilebilecek kalemler arasında temizlik, güvenlik, asansör bakımı, ortak alan elektriği, su, ısıtma/soğutma sistemi giderleri, peyzaj, sigorta ve yönetim hizmet bedeli sayılabilir.
Döküm talep ettiğinizde bazı yönetimler gecikmeksizin yanıt verir; bir kısmı ise "bu bilgi gizlidir" ya da "sözleşmeniz gereği talep edemezsiniz" gibi cevaplar verebilir. İkinci durumda dikkatli olun: pratikte makul bir gider dökümü sunulamaması, rakamların bağımsız denetlenmemesi, farklı kiracılara farklı oranlar uygulanması gibi durumlar çeşitli tartışma zeminleri yaratabilir.
Dökümü incelediğinizde bazı kalemlerin sözleşme kapsamı dışında olduğunu fark edebilirsiniz. Örneğin yönetim şirketinin idari giderleri, yöneticiye ödenen ücret ya da yapıya ait yatırım harcamalarının ortak gider havuzuna dahil edilip edilemeyeceği sözleşmenize göre değişir. Bu kalemlere ilişkin itirazlarınızı ayrıştırarak kayıt altına almanız, ileride oluşabilecek hukuki süreçlerde güçlü bir zemin sağlar.
Sözleşme Yenilenirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Mevcut sözleşmenizde artışa karşı duracak yeterli koruma yoksa en kritik fırsatınız sözleşme yenileme ya da uzatma dönemlerinde doğar. Sözleşme müzakeresi sürecinde ortak gider maddesini ayrıca gündeme taşıyın ve şu noktaları netleştirmeye çalışın: rakam sabit mi yoksa bütçeye dayalı avans mı? Revizyon dönemleri ne zaman? Artışa bir üst sınır konulabilir mi? Yıllık gider dökümleri paylaşılacak mı?
Sözleşme metnine "ortak gider paylaşımı şeffaflık" maddesi eklenmesini talep etmek tamamen meşru bir müzakere pozisyonudur. Örneğin "yönetim, takvim yılı sonunda gerçekleşen ortak gider dökümünü kiracıyla paylaşır; fark varsa bir sonraki yıla mahsup edilir" şeklinde bir hüküm hem kiracıyı hem yönetimi dengeli bir zemine oturtur.
Bağımsız hukuki danışmanlık almak özellikle uzun dönemli ve yüksek bedelli kira sözleşmelerinde baştan yapılacak küçük bir maliyet olarak değerlendirilmelidir. Sözleşmede geçen her "yönetim planı", "işletme talimatnamesi" veya "AVM çalışma kuralları" ifadesi, bu belgelerin sizi bağladığı anlamına gelir; bu belgeleri imzalamadan önce okumak çok önemlidir. Yönetim sözleşmelerinde hizmet kapsamı ve SLA konusundaki detaylı yazımıza da göz atabilirsiniz.
Uzun vadeli kira ilişkilerinde iyi niyetin her iki tarafa da fayda sağladığını hatırlatmak gerekir. Yönetimin makul gider artışlarını belgelenmemiş ve tek taraflı dayatmak yerine önceden bildirim ve açıklama yoluyla paylaşması, uyuşmazlıkları büyük ölçüde önler. Kiracı olarak siz de diyalog kanalını açık tutmak, sorunları erken dönemde yazılı olarak dile getirmek ve buna karşın çözüm üretilememesi halinde hukuki yollara başvurmak şeklinde bir yaklaşım benimseyebilirsiniz.
Platformla Ortak Gider Süreçlerini Şeffaf Yönetmek

Ortak gider uyuşmazlıklarının büyük bölümü, bilgi asimetrisinden kaynaklanır: yönetim ne kadar harcandığını bilir, kiracı bilmez. Bu uçurum şeffaf ve belgelenmiş bir yönetim süreciyle önemli ölçüde daraltılabilir. Site Yönetimi platformu bu noktada hem yönetim tarafına hem de kiracı tarafına somut faydalar sunar.
Yapı Site Yönetimi sistemiyle yönetiliyorsa kiracılar, kendilerine tanımlanan portal üzerinden aylık ortak gider kalemlerini ve gerçekleşen tutarları görebilir. Hangi kalemin ne kadar tuttuğu, dönemlik karşılaştırmalar ve fatura dökümleri tek ekranda izlenebilir hale gelir. Bu şeffaflık, "yönetim ne yaptı?" sorusunu sormak yerine rakamlarla konuşmayı mümkün kılar.
Arıza ve talep kayıtları tarih damgalı olarak sisteme işlenir; yönetim hangi işi yaptığını, hangi maliyet oluştuğunu belgelemiş olur. Duyurular, bütçe güncellemeleri ve karar bildirimleri tek kanaldan iletilir; "bize bildirilmedi" anlaşmazlıkları önüne geçilir. Yıllık gider dökümleri istenmeden üretilip paylaşılabildiğinde hem kiracı güveni artar hem de olası itirazlar gerçek verilere dayalı biçimde değerlendirilebilir.
Yönetim şirketleri açısından da fayda açıktır: her artış talebinin arkaplanında belgelenmiş gider kalemleri varsa müzakere zemini çok daha sağlıklıdır. Kiracı "artırıyorsunuz" dediğinde yönetim "işte döküm" diyebilir; bu hem zamanı hem ilişkiyi korur. Ortak gider tartışmalarının üçte birinden fazlası belgeleme eksikliğinden kaynaklanır; sistematik kayıt tutmak bu riski doğrudan azaltır.
Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınılması Gerekenler

En yaygın hata, sözleşme imzalanırken ortak gider maddesini dikkate almamaktır. Kiracılar çoğunlukla aylık kira rakamına odaklanır, ortak gider kalemini ikincil bir detay olarak geçer. Oysa uzun vadeli bir AVM ya da plaza kirasında bu kalem toplam maliyetin önemli bir bölümünü oluşturabilir. İmzalamadan önce ortak gider maddesini ayrıca müzakere etmek, sonradan yaşanacak pek çok sorunu önler.
İkinci yaygın hata, itirazı sözlü yapmaktır. "Yöneticiye söyledim, tamam dedi" türünden sözlü mutabakatlar ispat sorunu yaratır ve pratikte geçerliliği olmayabilir. Her itiraz, her talep ve her mutabakat yazılı ve kayıt altına alınmış olmalıdır. E-posta bile iadeli taahhütlü postayla yapılan itirazdan daha zayıf ispat aracıdır; ancak sözlüden çok daha iyidir.
- Artış bildirimini aldıktan sonra hemen ödemeye devam etmek ve itirazı ertelemek: itiraz etmeden ödeme yapmaya devam etmek, zaman zaman "zımni kabul" olarak değerlendirilebilir. Ödemeye devam edecekseniz, eş zamanlı olarak itirazınızı yazılı kayıt altına alın.
- Sözleşme eklerini okumadan imzalamak: yönetim planı, işletme kuralları, teknik şartname gibi ekler, imzaladığınız anda sizi bağlar. Bunları okumadan imzalamak büyük bir risk taşır.
- Yasal süreleri kaçırmak: hukuki başvurularda zamanaşımı süreleri kritiktir. İtirazınızı ne zaman yapmanız gerektiğini bir avukata sormak, süre kaçırmaktan kaynaklanacak hak kayıplarını önler.
Bir diğer önemli hata, uyuşmazlığı aynı çatı altındaki diğer kiracılardan yalıtılmış biçimde ele almaktır. Ortak gider paylaşımının usulsüz yapıldığını düşünüyorsanız aynı yapıdaki diğer kiracıların da benzer sorunlarla karşılaşıp karşılaşmadığını anlamak, kolektif bir tutum almayı mümkün kılar. Toplu itirazlar zaman zaman bireysel başvurulardan daha hızlı sonuç verir.
Son olarak, hukuki süreçten çekinmek ya da ilişkiyi koruma kaygısıyla haklardan vazgeçmek de sık görülen bir hatadır. Makul ve ölçülü bir itiraz, iyi niyetli bir yönetimle ilişkiyi bozmaz; tam aksine karşılıklı saygıya dayalı bir zemin oluşturur. İtiraz hakkınızı kullanmak, sözleşme ilişkisinin bir parçasıdır.
Sık Sorulan Sorular
Sözleşmede "sabit" yazıyor ama yönetim artış yaparsa ne yapmalıyım?
Önce sözleşmenizin tamamını ve eklerini okuyun; artışa izin veren bir hüküm gerçekten yok mu teyit edin. Yoksa yazılı olarak itiraz edin: artışın sözleşmenizin hangi maddesiyle çeliştiğini belirtin ve artışı kabul etmediğinizi kayıt altına alın. Ödemeye devam etmek zorunda kalıyorsanız, itirazı eş zamanlı olarak yazılı yapın ki zımni kabul riski doğmasın. Yanıt gelmezse ya da olumsuz yanıt gelirse bir avukattan görüş alın ve gerekirse arabuluculuk ya da dava yoluna başvurun.
Ortak gider artışını ödemek zorunda mıyım, reddedersem ne olur?
Sözleşmede dayanağı olmayan bir artışı reddetmek hukuki açıdan savunulabilir bir tutum olmakla birlikte, pratikte yönetim çeşitli baskı araçlarına başvurabilir: kapı kilitleme, ortak hizmetlere erişimi kısıtlama gibi. Bu tür girişimler çoğunlukla hukuka aykırıdır ve karşı dava zemini yaratır. İtirazınızı yazılı kayıt altına alarak ödemeye devam etmek ve aynı anda hukuki danışmanlık almak genellikle en güvenli stratejidir; bu şekilde hem zımni kabul riskini hem de fiili baskıdan kaynaklanan riskleri dengelemiş olursunuz.
Yönetim gider dökümünü paylaşmak zorunda mı?
Yasal zorunluluk, yapının niteliğine ve sözleşme hükümlerine göre değişir. Ancak ödemeniz istenen ortak giderin neye karşılık geldiğini öğrenmek, makul bir kiracı talebi olarak değerlendirilir. Sözleşmenizde "kiracı talep etmesi halinde yıllık gider dökümleri paylaşılır" gibi bir hüküm varsa bu bir hak, yoksa iyi niyet kapsamındaki bir taleptir. Dökümü reddeden bir yönetimle yaşanacak uyuşmazlıklarda bu tutum, yönetim aleyhine değerlendirilebilir.
CAM bedeli nedir ve ortak giderden farkı ne?
CAM (Common Area Management), AVM sözleşmelerinde kullanılan ve ortak alan yönetim giderlerini kapsayan bir bedeldir. Özünde ortak giderle aynı mantığa dayanır; ancak AVM sözleşmelerinde bu kalem çok daha ayrıntılı tanımlanır, revizyona tabi tutulur ve yıllık uzlaşma mekanizmaları içerir. Türkiye'deki AVM kira sözleşmelerinde CAM kalemi büyük ölçüde bir bütçe avansı olarak kurgulanmıştır; yıl sonunda gerçekleşen giderlerle karşılaştırılarak fark talep edilebilir ya da iade edilebilir.
Sözleşmemde "yönetim planına tabidir" yazıyor; bu ne anlama geliyor?
Bu ifade, sizi yönetim planı adı verilen belgenin hükümlerine de bağlar. Yönetim planı, yapının nasıl yönetileceğini, giderlerin nasıl paylaşılacağını ve hangi kararlarda kimin yetkili olduğunu düzenleyen bir belgedir. Bu belgeyi okuduysanız ve imzaladıysanız ya da imzalamanız gerekirken okumadıysanız, ortak gider artışı bu plan çerçevesinde yapılmışsa itiraz zemini daralabilir. Elinizdeyse yönetim planını inceleyin; yoksa yönetimden talep edin ve bir avukata gösterin.
Ortak gider artışını mahkemede kazanmak mümkün mü?
Sözleşmede dayanağı olmayan bir artış için yargı yoluna gidildiğinde kiracı lehine kararlar mümkündür; ancak sonuç büyük ölçüde sözleşme metnine, eklere ve taraflara ait yazışma belgelerine bağlıdır. Hukuki süreç zaman ve maliyet gerektirir; bu nedenle önce yazılı itiraz ve arabuluculuk gibi daha hızlı yolları denemek mantıklıdır. Mahkeme, belgelenmiş bir davanın açık sözleşme ihlali içerdiğini görürse kiracıyı haklı bulabilir ve fazla ödenen tutarların iadesine hükmedebilir.