Site Yönetimi

Toplantı Kararları Sakinlere Yazılı Olarak Bildirilmek Zorunda mı?

Apartman toplantısında alınan kararların size yazılı olarak iletilmesi bir zorunluluk mu, yoksa yöneticinin inisiyatifine mi bırakılmış? Yasal çerçeveyi ve pratik adımları birlikte inceleyelim.

Toplantı Kararları Sakinlere Yazılı Olarak Bildirilmek Zorunda mı?

Kat malikleri kurulu kararlarının toplantıya katılmayan ya da o gün bilgi alamayan sakinlere yazılı olarak iletilmesi, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun getirdiği bir zorunluluktur; yöneticinin iyi niyetine bırakılmış bir tercih değildir. Katılmadığınız bir toplantıda aidat artışına, ortak alan tadilatına ya da yeni bir personel kararına karar verilmişse, bu kararın size usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi gerekir. Tebliğ yapılmadan başlatılan uygulamalar hakkında itiraz hakkınız saklıdır; bu nedenle bildirim sürecini doğru anlamak, haklarınızı fiilen kullanabilmeniz için kritik bir başlangıç noktasıdır.

Yasal Çerçeve: Kat Mülkiyeti Kanunu Ne Diyor?

Kat Mülkiyeti Kanunu toplantı kararları yasal çerçeve görseli

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, apartman ve site yönetimine ilişkin temel yasal dayanak olmaya devam etmektedir. Kanun; kat malikleri kurulunun nasıl toplanacağını, kararların nasıl alınacağını ve bu kararların ilgililere nasıl duyurulacağını düzenleyen hükümler içermektedir. Özellikle toplantıya katılmayan kat maliklerinin haklarını koruyan düzenlemeler, bildirim yükümlülüğünü yöneticinin takdirine değil, kanunun açık çizgisine bağlamıştır.

Kanunun ilgili hükümlerine göre, kat malikleri kurulu toplantısında alınan kararların bir karar defterine işlenmesi ve bu defterin noter tasdikli tutulması zorunludur. Yönetici, alınan kararları kararın alındığı tarihten itibaren makul bir süre içinde tüm kat maliklerine iletmekle yükümlüdür. Uygulamada bu süre genellikle toplantıyı izleyen birkaç hafta içinde gerçekleştirilmesi gereken bir işlem olarak kabul görmektedir. Bu sürenin aşılması, sonraki döneme ait uyuşmazlıklarda yöneticinin sorumluluğunu doğuran bir unsur olarak değerlendirilebilir.

Öte yandan kanun, yalnızca fiilen toplantıya katılmayan malikleri değil, toplantıya katılıp da olumsuz oy kullanan ya da çekimser kalan malikleri de belirli itiraz süreçlerine dahil etmiştir. Karara katılmayan malik, kararın kendisine tebliğinden itibaren belirli bir süre içinde sulh hukuk mahkemesine başvurarak kararın iptalini isteyebilir. Bu hakkın kullanılabilmesi ise her şeyden önce kararın usulüne uygun tebliğini zorunlu kılmaktadır; tebliğ gerçekleşmeden süre işlemeye başlamaz.

Kiracı olarak oturuyorsanız durum biraz farklıdır. Kat Mülkiyeti Kanunu esas olarak kat maliklerini muhatap almakla birlikte, yönetim planı ya da kurulun kararları çerçevesinde bazı bildirimler kiracılara da yapılabilmektedir. Kiracıların, maliklerine bu kararları iletmelerini talep etme hakkı bulunmakta; ayrıca doğrudan kendilerini etkileyen kararlar (kapı şifresi değişikliği, asansör kullanım saatleri, misafir park yeri düzenlemesi gibi) söz konusu olduğunda idari bildirim yolunu deneyebilmektedirler.

Bildirimin Nasıl Yapılması Gerekir?

Apartman posta kutuları ve yazılı bildirim usulü görseli

Yazılı bildirim denince yalnızca kapı altına bırakılan bir kağıt anlaşılmamalıdır. Hukuki geçerliliği olan bir bildirim, teslim tarihinin ispat edilebildiği ve muhatabın imzası ya da noter/posta kaydıyla belgelendiği bir yöntemle yapılmış olmalıdır. Bu nedenle en güvenilir yol, iadeli taahhütlü posta veya noter marifetiyle yapılan tebligattır. Özellikle aidat artışı, büyük tadilat gideri ya da yönetici azli gibi sonuçları ağır olan kararlar için bu resmi yollar her zaman önceliklidir.

Uygulamada pek çok apartman yöneticisi, bildirim için imza karşılığı elden teslim yöntemini tercih etmektedir. Yöneticinin, kararı içeren bir yazıyı tüm maliklere imzalatması ve bu imzalı belgeyi saklı tutması yeterli sayılmaktadır. Eğer yönetici bu yola başvuruyorsa, imza formundaki tarihe dikkat edin; tebliğ tarihi itiraz sürenizin başlangıç noktasını belirler. Tarihin doğru yazılmış olmasını ve kararın tam metninin ya da özetinin formda yer almasını sağlamak sizin yararınızadır.

E-posta ile bildirim son yıllarda yaygınlaşmış olmakla birlikte, hukuki geçerliliği tartışmalıdır. Yöneticinin e-posta gönderdiğini ispat etmesi, sizin e-postayı teslim aldığınızı ispat etmesinden farklı bir durumdur. Bu nedenle e-postayla yapılan bildirimler, yönetim planında açıkça bu yöntem kabul görüyorsa ve sakin tarafından onaylanmış bir e-posta adresine ulaşıyorsa hukuki anlam taşıyabilir. Aksi hâlde e-posta bildirimi tek başına yeterli sayılmaz; ek bir teyit belgesi aranması gerekir.

Apartman yönetiminin ortak panolar aracılığıyla (duyuru panosu, asansör içi ilan) yaptığı duyurular ise ne kadar iyi niyetle yapılmış olursa olsun, bireysel tebliğin yerini tutmaz. Panoya asılan karar, o katı geçen her sakini haberdar etmiş sayılmaz. Eğer yöneticinin panonuzu tek bildirim kanalı olarak kullandığını fark ediyorsanız, yazılı bireysel tebliğ talep etme hakkınızı kullanmanız gerekebilir.

Toplantıya Katılamadıysanız Ne Yapmalısınız?

Toplantıya katılamayan sakin için takip adımları görseli

Toplantıya katılamadığınızda ilk yapmanız gereken şey yöneticiye ulaşarak toplantı kararlarının yazılı bir özetini talep etmektir. Bu talebi mümkünse yazılı yapın; WhatsApp mesajı bile olsa tarih ve içerik bakımından iz bırakır. Yöneticinin bu talebi makul bir süre içinde karşılaması beklenir; karşılamıyorsa bu durum ilerideki hukuki süreçlerde sizin lehinize değerlendirilebilir.

Noter tasdikli karar defterini inceleme hakkınız da bulunmaktadır. Kat mülkiyeti kanunu, her kat malikine karar defterini görme hakkını tanımaktadır. Yönetici bu defteri saklamak ve talep eden maliklere göstermekle yükümlüdür. Yönetici bu talebi reddederse, sulh hukuk mahkemesi aracılığıyla defterin ibrazı için başvurabilirsiniz. Başvurudan önce talebi yazılı yapmanız ve yanıt alamamanız ya da ret almanız, başvurunuzu güçlendirir.

Toplantıda alınan kararlar arasında size göre hukuka aykırı ya da usulsüz olanlar varsa, önce yazılı itirazınızı yöneticiye bildirin. Bu adım hem sürecinizi hızlandırır hem de ilerideki dava aşamasında iyi niyetinizi gösterir. Yazılı itiraz sonuç vermezse, sulh hukuk mahkemesinde kararın iptali davası açabilirsiniz. Bu süreçte dava açma süresine dikkat etmek kritiktir; tebliğ tarihinden itibaren belirlenen süre dolduktan sonra itiraz hakkı zamanaşımına uğrayabilir.

Toplantıya vekâlet yoluyla katılım da son derece önemlidir. Eğer toplantı tarihinde katılamayacağınızı önceden biliyorsanız, noterce düzenlenmiş ya da imzanızla onaylanmış bir vekâletname düzenleyerek güvendiğiniz bir kişiyi yerinize gönderebilirsiniz. Bu yolla hem oyunuzu kullanmış olursunuz hem de bildirim meselesini daha az kritik bir hale getirirsiniz. Ancak vekâletnamenin yönetim planında öngörülen şekle uygun olması gerektiğini göz önünde bulundurun.

Hangi Kararlar Mutlaka Yazılı Bildirilmelidir?

Yazılı bildirilmesi zorunlu toplantı kararları öncelik sınıflandırması görseli

Her toplantı kararı aynı hukuki ağırlıkta değildir; ancak bu, bazı kararların bildirimsiz bırakılabileceği anlamına gelmez. Aidat miktarının belirlenmesi ya da değiştirilmesi, büyük onarım veya yapım kararları, yöneticinin seçilmesi ya da görevden alınması, apartmanın ortak sigortası ve benzeri mali sonuç doğuran kararların yazılı bildirilmesi hem hukuki bir zorunluluk hem de pratik bir ihtiyaçtır. Bu tür kararlar, mali yükümlülüklerinizi ve günlük yaşamınızı doğrudan etkiler.

Bunun yanı sıra ortak alan kullanım düzenlemeleri, misafir politikası, araç park yerleri gibi yaşam kalitesini ilgilendiren kararların da yazılı biçimde duyurulması beklenir. Bu kararlar daha az hukuki zorlayıcılık taşısa da, uyuşmazlık çıktığında "haberiniz yoktu" savunmasını güçlendirir. Yönetici bu tür kararları yalnızca toplantıda bulunanlarla paylaşıp geçerse, ilerleyen süreçte kurallara uymayan sakinler ortaya çıktığında sağlıklı bir yaptırım mekanizması kurmanın önünde ciddi bir engel doğar.

Acil durumlar nedeniyle alınan olağanüstü kararlar da yönetici tarafından derhal ve yazılı biçimde tüm maliklere iletilmelidir. Aniden patlayan bir su borusu nedeniyle onarım kararı verilmesi, asansörün acil bakıma alınması ya da ortak alanlarda güvenlik uyarısı içeren bir kararın alınması gibi durumlar sakinlerin zamanında haberdar edilmesini gerektirir. Bu tür acil durum bildirimlerinin sakinlere anlık iletilmesi, hem hukuki zorunluluğu hem de pratik site yönetiminin temel gereksinimini karşılar.

Özetlemek gerekirse: Toplantıda alınan her karar, katılan ya da katılmayan tüm kat maliklerine iletilmesi gereken bir çıktıdır. Hangi kararın "önemli" hangisinin "önemsiz" olduğuna yönetici tek taraflı olarak karar veremez. Siz bir sakin olarak tüm kararların yazılı olarak size ulaşmasını talep etme hakkına sahipsiniz.

İtiraz Hakkınızı Nasıl Kullanırsınız?

Toplantı kararına itiraz süreci ve mahkeme yolu görseli

Bir toplantı kararına itiraz etmek istiyorsanız, öncelikle bu kararın size usulüne uygun biçimde tebliğ edilip edilmediğini netleştirmeniz gerekir. Tebliğ yapılmamışsa, itiraz süreniz henüz işlemeye başlamamıştır. Bu durum, görünürde aleyhte olan bir kararın bile hukuken askıda kalmasına yol açabilir ve size hazırlık için ek süre tanır. Tebliğ yapılmışsa, tebliğ tarihini belgeleyen belgeyi saklayın; bu tarih itiraz sürenizin başlangıcıdır.

İtirazınızı önce yöneticiye ya da yönetim kuruluna yazılı olarak iletmenizi tavsiye ederiz. Bu adım hem dostane çözüm kapısını açar hem de mahkeme aşamasında dürüst davrandığınızı ortaya koyar. Yazılı itirazınızda kararın hangi yönden hukuka ya da yönetim planına aykırı olduğunu açıkça belirtin. Belirsiz ya da yalnızca duygusal içerikli itirazlar yerine, somut hukuki ya da yönetimsel gerekçelere dayanan bir metin hazırlayın.

Yazılı itirazınız sonuçsuz kalırsa ya da yanıtsız bırakılırsa bir sonraki adım sulh hukuk mahkemesidir. Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde açılacak iptal davası, ikamet ettiğiniz yerin bağlı olduğu adliyede görülür. Bu aşamada avukat desteği almanız hem sürecinizi hızlandırır hem de dilekçenizin teknik hatalar içermesini önler. Dava sırasında karar defteri, tebliğ belgeleri ve yazılı itiraz yazışmaları en temel delil unsurlarınızı oluşturacaktır.

Belirtmek gerekir ki, her hukuka aykırılık mahkemeye taşınmayı gerektirmez. Küçük usul hatalarında ya da ciddi olmayan konularda önce siteye özgü arabuluculuk mekanizmalarını ya da komşularınızla bir diyalog ortamını denemek çoğu zaman daha hızlı sonuç verir. Dava süreci uzun, maliyetli ve ilişkileri gerecek bir süreçtir; ancak hakkınız açıkça çiğneniyorsa bu yoldan çekinmemeniz gerektiğini de hatırlatmak isteriz.

Yöneticinin Bildirimi Yapmama Sonuçları Nelerdir?

Yöneticinin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesinin sonuçları görseli

Yönetici, toplantı kararlarını sakinlere bildirmeme yükümlülüğünü yerine getirmediğinde bu durumun birden fazla sonucu olabilir. Birincisi, alınan kararların hukuki geçerliliği tartışmalı hale gelir. Tebliğ yapılmadan uygulanan bir karar, etkilenen sakin tarafından itiraz konusu yapıldığında mahkemeler bu eksikliği kararın iptaline yol açabilecek ciddi bir usul hatası olarak değerlendirebilir. Bu durum yöneticiyi son derece zor bir konuma sokar.

İkincisi, mali sonuçları olan kararlar — özellikle aidat artışı — tebliğ yapılmayan sakinlerden geri alınamaz ya da bu sakinlerin itirazına karşı korunaklı hale gelemez. Yönetici, "zaten herkes biliyordu" iddiasını hukuken ispatlayamazsa, sakinlerin artan aidatı ödememe ya da fark ücretini tartışma hakkı doğabilir. Bu da apartman finansmanını doğrudan olumsuz etkiler.

Üçüncüsü, yöneticinin görevini kötüye kullandığına dair şikayetlerin sulh hukuk mahkemesine taşınması durumunda, bildirim yükümlülüğünün sistematik biçimde yerine getirilmemesi yöneticinin görevden alınmasına gerekçe oluşturabilir. Kat Mülkiyeti Kanunu bu konuda net bir tutum benimsemekte; yöneticinin görevini layıkıyla yerine getirmemesini, maliklerin olağanüstü toplantı çağrısı ve azil talebiyle sonuçlanabilecek bir durum olarak tanımlamaktadır.

Son olarak, bildirim yapmayan bir yönetici, uzun vadede apartman içi güveni aşındırır. İnsanlar kendilerini ilgilendiren kararlardan haberdar olmak ister; bu temel bir beklentidir. Şeffaflık ve düzenli iletişim, apartman yaşamındaki uyumu doğrudan belirler. Bildirimsizlik, zamanla birikip patlama noktasına gelen gizli bir gerginlik kaynağına dönüşür.

Sakin Olarak Pratik Adımlarınız Nelerdir?

Sakin için pratik adımlar ve kontrol listesi görseli

Yazılı bildirim almadığınızı fark ettiğinizde, ilk adım sakin ya da malik kimliğinizle yöneticiye ulaşmak ve yazılı karar bildirimini talep etmektir. Bu talebi mümkünse yazılı kanallardan — e-posta, SMS, WhatsApp mesajı — iletmeniz önemlidir. Sözlü talepler ilerleyen süreçte "hatırlamıyorum" yanıtıyla geçiştirilebilir; yazılı talepler ise bir iz bırakır.

Yöneticiden yanıt alamamanız ya da bildirim yapılmaması durumunda şu adımları sırayla değerlendirin:

  • Yöneticiye yazılı hatırlatma gönderin ve makul bir süre (7-10 gün) belirleyin.
  • Sonuç alınamazsa, kat malikleri kurulundaki diğer maliklerle konuyu paylaşın; ortak bir yazılı talep çok daha güçlüdür.
  • Karar defterini inceleme hakkınızı kullanarak noter tasdikli defteri görmeyi talep edin.
  • Tüm bu süreç kayıt altında kalıyorsa ve sorun devam ediyorsa sulh hukuk mahkemesine başvuru seçeneğini değerlendirin.

Bir sakin olarak kendi günlüğünüzü tutmanızı da öneririz. Hangi tarihte ne talep ettiğinizi, ne yanıt aldığınızı, hangi kararın ne zaman size ulaştığını not edin. Bu basit alışkanlık, olası bir uyuşmazlıkta son derece değerli bir zaman çizelgesi oluşturur. Ayrıca yöneticinin yaptığı bildirimleri saklamanız; imzaladığınız teslim makbuzlarının fotoğrafını çekmeniz ve e-posta bildirimlerini arşivlemeniz güvenliğinizi artırır.

Kiracıysanız bu süreçte ek bir adım daha vardır: Malik olan ev sahibinizle iletişim kurmanız. Kat malikleri kurulundan yalnızca malikler doğrudan karar alabilir; kiracılar bu kurulda oy hakkına sahip değildir. Ancak sizi doğrudan etkileyen bir karar varsa, malikten kararın içeriği ve uygulamayla ilgili bilgi almanız hakkınızdır. Gerekirse bu iletişimi de yazılı yapın.

Yazılı Bildirim Talebi Nasıl Yapılır? Örnek Metin

Yazılı bildirim talep dilekçesi örneği görseli

Yöneticiye yazılı bildirim talebinizi iletirken resmi ve net bir dil kullanmanız gereklidir. Uzun, duygusal ya da şikâyet ağırlıklı metinlerden kaçının; talep ettiğiniz şeyi açıkça ifade edin. Aşağıda temel bir şablon sunulmaktadır:

Yöneticiye / Yönetim Kuruluna

[Tarih]

[Apartman adı ve adres] adresinde kat maliki / kiracısı sıfatıyla, [tarih] tarihinde gerçekleştirilen kat malikleri kurulu toplantısında alınan kararların tarafıma yazılı olarak bildirilmesini talep ediyorum. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde, toplantı kararlarının imza karşılığı teslim ya da iadeli taahhütlü posta yoluyla iletilmesi beklentimdir. İlginiz için teşekkür ederim.

Ad Soyad
Daire No / İletişim Bilgisi

Bu dilekçeyi yöneticiye e-posta ile de gönderebilirsiniz; ancak e-postanın ulaştığından emin olmak için teslimat onayı isteyin ya da gönderim tarihini kayıt altına alın. Daha resmi bir işlem yapmak istiyorsanız notere giderek ihtarname gönderme seçeneği de mevcuttur; ancak bu yol genellikle ilişki kopma noktasına gelindiğinde tercih edilir.

Site Yönetimi Platformu Bu Süreci Nasıl Kolaylaştırır?

Apartmanınızın ya da sitenizin yönetimi Site Yönetimi platformu üzerinden yürütülüyorsa, toplantı kararı bildirimi dahil pek çok yönetimsel işlemin dijital ortamda kayıt altına alındığını göreceksiniz. Bu, sizi hem hukuki belirsizlikten korur hem de yöneticiyle yaşanan olası anlaşmazlıklarda somut kanıt sunar.

Platform üzerinden sakin olarak şikayetinizi veya talebinizi ilettiğinizde, mesajınız tarih damgalı bir kayıt olarak sisteme işlenir. Yöneticinin bu talebi okuyup okumadığı, ne zaman yanıt verdiği izlenebilir; bildirim süreci şeffaflık kazanır. Bu durum, "size bildirdim" ya da "bildirmedim" tartışmalarının önüne geçen nesnel bir çözüm sunar. Ayrıca sakin portalında aidat ve borç durumunuzu anlık olarak görebilir, toplantı gündem özetlerine erişebilirsiniz.

Yöneticinin yaptığı bildirimleri dijital kanaldan iletmesi ve sakinlerin bu bildirimleri onaylaması, geleneksel pano ya da el ilanı yöntemlerine kıyasla çok daha güvenilir bir iletişim ortamı yaratır. Özellikle büyük sitelerde ve çok sayıda birimden oluşan yapılarda manuel bildirim takibi son derece zorlaşırken, dijital kayıt tutma bu yükü hem yönetici hem de sakin açısından hafifletir. Kararların zamanında ve doğru kişilere ulaşması, apartman yaşam kalitesini doğrudan iyileştiren bir faktördür.

Ayrıca platformun arıza/talep modülü sayesinde, toplantıda gündeme gelen sorunları sözlü aktarmak yerine yazılı olarak sisteme girebilir, çözüm sürecini adım adım takip edebilirsiniz. Bu sadece yöneticinin işini kolaylaştırmakla kalmaz; sizin haklarınızı da korur. Belgelenmiş talepler, unutulan ya da ertelenen işlerin önüne geçer ve yönetimle ilişkinizi daha sağlıklı bir zemine taşır.

Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Nasıl Kaçınırsınız?

Apartman yönetiminde sakinlerin sık yaptığı hatalar görseli

En sık yapılan hatalardan biri, bildirimi almadan kararın uygulanmasını sessizce kabul etmektir. Bir aylık aidatı fark eden ya da asansörde yeni bir kural listesiyle karşılaşan pek çok sakin, bunu "zaten öyle olmuş" diyerek geçiştirmekte ve sonradan itiraz hakkını yitirmektedir. Oysa bildirimi usulüne uygun almamışsanız, itiraz süreniz işlemeye başlamamıştır. Sessiz kabul, hukuki olarak zımni rıza şeklinde yorumlanabilir; bu nedenle fark ettiğiniz anda harekete geçmek kritiktir.

Bir diğer yaygın hata, itirazı yalnızca sözlü yapmaktır. Apartman koridorunda ya da asansörde yöneticiye "bu karar yanlış" demek ile yazılı bir itiraz belgesi sunmak arasında büyük hukuki fark vardır. Sözlü itirazlar ne kayıt altına alınır ne de süre hesabını etkiler. Her itirazınızı yazılı yapın, tarihini not edin ve bir kopyasını saklayın.

Üçüncü yaygın hata ise vekâletsiz toplantıyı kaçırmaktır. "Toplantıya gidemiyorum, ne olursa olsun" tavrı sizi bir sonraki döneme ait kararlarda tamamen devre dışı bırakır. Vekâlet verme hakkınızı kullanmak, sahip olduğunuz sınırlı oy hakkını korumak açısından çok daha akıllıca bir yaklaşımdır. Özellikle önemli gündem maddelerinin bulunduğu toplantılarda vekâletname düzenlemeyi ihmal etmeyin.

Son olarak, bazı sakinler hukuki yola başvurmayı uzun süre erteler ve bu sürede itiraz hakkı zamanaşımına uğrar. Mahkeme sürecinin uzun ve maliyetli olacağı varsayımı, pek çok haklı itirazın askıda kalmasına yol açmaktadır. Oysa sulh hukuk mahkemelerinde görülen bu tür davalar, çoğu zaman iddia edildiği kadar uzun sürmez. Hakkınız gerçekten çiğnenmişse ve yazılı yollar sonuç vermemişse, hukuki başvuru son değil, meşru bir araçtır.

Sık Sorulan Sorular

Toplantıya katılmadım, karar beni bağlar mı?

Evet, usulüne uygun biçimde alınmış bir kat malikleri kurulu kararı, toplantıya katılmayan malikleri de bağlar. Ancak bu kararın size yazılı olarak tebliğ edilmesi gerekir. Tebliğ yapılmadan karara dayanılarak uygulamaya geçilmesi, itiraz hakkınızı daha güçlü kılabilir. Karar size bildirilene kadar itiraz süresi de işlemeye başlamaz.

Yönetici karar defterini göstermek zorunda mı?

Evet. Kat Mülkiyeti Kanunu, kat maliklerine karar defterini inceleme hakkı tanımaktadır. Yönetici, noter tasdikli karar defterini talep eden maliklere göstermekle yükümlüdür. Bu talebi yazılı yapın; reddedilmesi durumunda sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz. Karar defterindeki tüm girişler imzalı ve tarihli olmalıdır.

Kiracı olarak toplantı kararlarından haberdar olma hakkım var mı?

Kiracılar kat malikleri kurulunun doğal üyesi değildir ve oy kullanma hakları bulunmamaktadır. Ancak sizi doğrudan etkileyen kararlar — ortak alan kullanımı, gürültü saatleri, misafir politikası gibi — hakkında bilgi almak için malik olan ev sahibinizden yazılı bildirim talep etme hakkınız mevcuttur. Yönetim planında kiracılara bildirim yapılmasını öngören hükümler varsa, yönetici bu yükümlülükle de bağlıdır.

Toplantı kararını kabul etmiyorum; ne kadar sürem var?

İtiraz süreniz, kararın size usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Tebliğ yapılmamışsa süre henüz başlamamış demektir. Karar tebliğ edildikten sonra sulh hukuk mahkemesine iptal davası açmak için kanunun belirlediği süreye dikkat etmeniz gerekir; bu süre konusunda bir avukattan güncel bilgi almanızı tavsiye ederiz. Süre dolmadan harekete geçmek her zaman daha güvenlidir.

Yönetici WhatsApp grubuna attığı mesajı bildirim sayabilir mi?

WhatsApp mesajı, kendi başına hukuken geçerli bir tebliğ yöntemi sayılmaz. Yönetim planında açıkça öngörülmüş ve sakinlerin onay verdiği dijital kanallar bağlamsal geçerlilik taşıyabilir; ancak resmi tebliğ, iadeli taahhütlü posta veya imza karşılığı teslim gibi ispat edilebilir yöntemleri gerektirir. WhatsApp mesajını aldıysanız bunu saklayın; ancak bu tek başına yeterli bir bildirim olarak kabul edilmez ve itiraz sürenizi başlatmaz.

Tüm kat maliklerine bildirilen bir karar, sadece bazı maliklere tebliğ edildiyse ne olur?

Kararın yalnızca bir kısım maliklere tebliğ edilmesi, tebliğ almayan maliklerin itiraz haklarını ortadan kaldırmaz. Tebliğ almayan malik, kararı öğrendiği ya da fiilen uygulandığını gördüğü andan itibaren gerekli hukuki adımları atabilir. Bu noktada "biliyordunuz ama itiraz etmediniz" iddiasına karşı en güçlü korunma, yazılı bildirim talebinizi zamanında yapıp belgelemektir.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön