Site Yönetimi

Toplu Yapıda Ortak Yer ve Tesis Yönetimi

Toplu yapıda ortak yer ve tesis yönetimi; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ek hükümleri çerçevesinde blokları, bağımsız bölümleri ve ortak alanları birlikte düzenleyen sistematik bir yönetim modelidir.

Toplu Yapıda Ortak Yer ve Tesis Yönetimi

Toplu yapıda ortak yer ve tesis yönetimi, birden fazla blok veya bağımsız bölümden oluşan konut sitelerinde ortak kullanım alanlarının, tesislerin ve altyapının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun toplu yapı hükümleri çerçevesinde sistematik biçimde planlanması, işletilmesi ve denetlenmesidir. Bu yönetim modelini anlamak, hem kat maliklerinin haklarını korumak hem de sitenin uzun vadeli değerini sürdürmek açısından kritik önem taşır.

Toplu Yapı Kavramı ve Yasal Çerçeve

Toplu yapı hukuki çerçevesi ve Kat Mülkiyeti Kanunu görseli

Türk hukukunda toplu yapı kavramı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na 2007 yılında eklenen Ek Madde 1 ve devamı hükümlerle ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Kanuna göre toplu yapı; bir veya birden fazla parselde, belirli bir plan dahilinde kurulan, ortak nitelikte kullanım alanları ve tesisleri paylaşan birden fazla yapıdan oluşan bütünlüktür. Bu tanım, site içindeki birden fazla bloğun tek çatı altında, tek bir yönetim sistemi içinde ele alınmasını zorunlu kılar.

Kanunun ilgili hükümleri, toplu yapıda iki ayrı yönetim kurulunu tanımlar: blok kat malikleri kurulu ve toplu yapı temsilciler kurulu. Blok kat malikleri kurulu, yalnızca o bloğu etkileyen kararlar için toplanırken; toplu yapı temsilciler kurulu, tüm siteyi ilgilendiren ortak alan ve tesis kararlarında yetkilidir. Bu iki kurulun görev sınırlarını doğru çizmek, hem yöneticiler hem de kat malikleri için sıklıkla tartışma konusu olur.

Uygulamada pek çok site yöneticisi, blok sorunlarını yanlışlıkla toplu yapı kuruluna taşır ya da tam tersini yapar. Örneğin bir bloğun çatısındaki sızıntı, yalnızca o bloğun kat maliklerini ilgilendirirken; sitenin merkezi ısıtma sistemi arızası toplu yapı temsilciler kurulunun gündemine girmesi gereken bir konudur. Bu ayrımı kavramak, gereksiz toplantı masraflarını ve hukuki anlaşmazlıkları önler.

Toplu yapı yönetim planı ise tüm bu yapıyı somutlaştıran belgedir. Noterde düzenlenen ve tapu siciline tescil edilen yönetim planı; ortak alanların listesini, gider paylaşım oranlarını, yönetici seçim usulünü ve toplantı kurallarını belirler. Yönetim planında hüküm bulunmayan hallerde Kat Mülkiyeti Kanunu devreye girer.

Ortak Alanların Kapsamı ve Sınıflandırılması

Toplu yapıda ortak alan sınıflandırması ve tesis çeşitleri

Toplu yapılarda ortak alanlar iki ana kategoriye ayrılır: blok ortak alanları ve toplu yapı ortak alanları. Blok ortak alanları; merdiven boşlukları, asansörler, bodrum katlar, çatı ve belirli bir bloğa özgü teknik hacimlerdir. Toplu yapı ortak alanları ise tüm site sakinlerinin yararlandığı havuz, spor salonu, çocuk oyun parkı, otopark, güvenlik kulübeleri, yeşil alanlar, altyapı tesisleri ve yönetim binasını kapsar.

Bu sınıflandırma, gider paylaşımında belirleyici rol oynar. Blok ortak alanlarının bakım ve onarım giderleri yalnızca o bloğun kat maliklerine yansıtılırken, toplu yapı ortak alan giderleri tüm bağımsız bölüm maliklerine arsa payı veya yönetim planındaki oran üzerinden dağıtılır. Bazı sitelerde bu oran eşit pay esasına göre belirlenmiş olsa da kanun arsa payını esas alır; yönetim planında farklı bir düzenleme yapılmamışsa kanundaki oran uygulanır.

Ortak alan tanımının pratikte ne kadar önemli olduğunu somutlaştırmak gerekirse: bir sitede yönetici, ön bahçeyi "estetik düzenleme" gerekçesiyle yenilemiş ve masrafı tüm site sakinlerine paylaştırmıştır. Ancak bahçenin yalnızca A bloğu önünde yer alması nedeniyle B ve C blok sakinleri itiraz etmiştir. Bu tür anlaşmazlıklar, yönetim planında ortak alanların coğrafi kapsamının net biçimde tanımlanmasıyla büyük ölçüde önlenebilir.

Uygulamada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, sonradan inşa edilen veya dönüştürülen tesislerin hukuki statüsüdür. Örneğin bodrum katı spor salonuna dönüştürmek, müstakil bir yapıyı güvenlik noktasına çevirmek ya da çatıya güneş paneli kurmak; kat maliklerinin belirli bir çoğunlukla onayını ve çoğu durumda yönetim planında değişiklik yapılmasını zorunlu kılar.

Toplu Yapı Yöneticisinin Görev ve Sorumlulukları

Toplu yapı yöneticisinin sorumluluk alanları ve görev dağılımı

Toplu yapı yöneticisi, hem bireysel bloklara hem de tüm siteye karşı sorumluluk taşıyan çift katmanlı bir konumdadır. Kanun, yöneticinin görevlerini üç ana başlıkta toplar: yönetim planı ve kanun hükümlerini uygulamak, ortak alanların bakım ve onarımını sağlamak, mali hesapları eksiksiz tutmak ve kat maliklerine sunmak.

Ortak tesis yönetimi açısından yöneticinin en kritik görevi, bakım planlaması yapmaktır. Havuz, asansör, doğalgaz tesisatı, yangın algılama sistemleri ve güvenlik kameraları gibi ekipmanların periyodik bakımları hem yasal zorunluluk hem de can güvenliği meselesidir. Asansörler için ilgili yönetmelik kapsamında yıllık periyodik bakım ve iki yılda bir tam kontrol zorunludur. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde meydana gelen kazalarda yönetici şahsen hukuki ve cezai sorumlulukla karşılaşabilir.

Yöneticinin bir diğer önemli sorumluluğu, ortak alan kullanım kurallarını belirlemek ve uygulamaktır. Saatlerine göre havuz kullanımı, otopark tahsisi, çocuk parkı güvenlik önlemleri ve spor salonu rezervasyon sistemi gibi düzenlemeler yönetici tarafından hazırlanır, kat malikleri kurulunda onaylanır. Kurala aykırı davranan sakinlere yönelik yaptırımlar da yönetim planında ve iç yönergede belirtilmelidir.

Acil durum yönetimi de yöneticinin omuzladığı sorumluluklar arasındadır. Su baskını, yangın, deprem sonrası hasar tespiti veya ani altyapı arızaları gibi beklenmedik durumlarda yönetici, makul süre içinde tedbir almakla yükümlüdür. Bu süreçte harcanan acil masraflar daha sonra kat maliklerinden tahsil edilir; ancak yöneticinin yetkisi belirli bir limitin üzerindeki harcamalar için kurul onayını gerektirir — bu limit yönetim planında açıkça belirtilmelidir.

Ortak Tesis Bakım ve Onarım Süreçleri

Toplu yapı ortak tesis bakım ve onarım süreci akışı

Ortak tesis bakımı, reaktif (arıza sonrası müdahale) ve proaktif (önleyici bakım) olmak üzere iki stratejiyle yürütülür. Profesyonel site yönetiminde proaktif bakım esas alınmalıdır; zira bir asansörün revizyona girmesi, yıllık bakım maliyetinin birkaç katını gerektirirken önceden bakımı yapılmış bir sistem yıllarca sorunsuz çalışabilir.

Bakım süreçlerinin düzenli ve şeffaf yürütülmesi için yıllık bir bakım takvimi oluşturulması önerilir. Bu takvimde her tesise ait bakım periyotları, sorumlu firma bilgileri ve tahmini maliyetler yer almalıdır. Tablo aşağıda örnek bir bakım takvimine yer vermektedir.

Tesis / Sistem Bakım Sıklığı Yasal Zorunluluk Tahmini Dönem Maliyeti
Asansör Aylık bakım + yıllık kontrol Evet (Asansör Yönetmeliği) Değişken / adet başı
Havuz Haftalık kimyasal ölçüm, yıllık bakım Hijyen mevzuatı Yüksek (sezon)
Yangın algılama sistemi 6 ayda bir test, yıllık servis Binaların Yangından Korunması Yönetmeliği Orta
Doğalgaz tesisatı Yıllık iç tesisat kontrolü Evet (Gaz dağıtıcı şirket) Düşük-Orta
Çatı ve yalıtım 2 yılda bir genel kontrol Hayır (önerilir) Değişken
Güvenlik kameraları 3 ayda bir kayıt testi KVKK uyum zorunlu Düşük

Bakım ihalelerinde dikkat edilmesi gereken en önemli husus, hizmet sözleşmesinin kapsamının net biçimde tanımlanmasıdır. Sözleşmede bakım periyotları, arıza müdahale süreleri, yedek parça sorumluluğu ve garanti koşulları mutlaka belirtilmelidir. Referanssız firmaların en düşük teklifini kabul etmek, uzun vadede çok daha yüksek maliyetlere yol açabilir.

Büyük ölçekli onarımlarda kat malikleri kurulu kararı gerekmektedir. Çatı yenileme, dış cephe boyası veya asansör modernizasyonu gibi projelerde teklifler toplanmalı, kat maliklerine sunulmalı ve toplantıda oy çokluğuyla (yönetim planına göre değişen çoğunluk şartı) karar alınmalıdır. Bu süreçte apartman yönetim programı kullanmak, teklif ve karar belgelerinin dijital ortamda saklanmasını ve sakinlere anında iletilmesini kolaylaştırır.

Gider Paylaşımı ve Bütçe Yönetimi

Toplu yapı ortak alan gider paylaşımı ve bütçe yönetimi görseli

Toplu yapılarda bütçe yönetimi, tek bir bloğa kıyasla çok daha karmaşık bir yapı arz eder. Yöneticinin her yıl başında gerçekçi bir işletme bütçesi hazırlaması ve bunu hem blok bazında hem de toplu yapı düzeyinde ayrıştırması gerekir. Bütçede geçmiş yılların gerçekleşen giderleri, planlanan büyük onarımlar, yasal zorunlu bakımlar ve enflasyon beklentisi dikkate alınmalıdır.

Gider kalemleri genel olarak üç grupta ele alınır: işletme giderleri (temizlik, güvenlik, elektrik, su), bakım-onarım giderleri ve yatırım harcamaları (tesis yenileme, eklenti yapımı). Bu üç grup arasında denge kurmak, hem günlük konforu sağlamak hem de sitenin uzun vadeli değerini korumak açısından kritik öneme sahiptir. Yatırım harcamalarını sürekli ertelemek, birkaç yıl sonra çok daha yüksek acil onarım maliyetlerine dönüşür.

Avans aidat sistemi, toplu yapılarda yaygın biçimde kullanılır. Kat malikleri, yıllık tahmini giderin paylarına düşen kısmını aylık avans şeklinde öder; yıl sonunda gerçekleşen giderlere göre hesap kapatılır ya da eksik kalan tahsil edilir. Bu sistemin sağlıklı işlemesi için aylık dönem raporlarının tüm kat maliklerine iletilmesi şeffaflığı güçlendirir ve olası şikayetlerin önüne geçer.

Ortak tesis yatırımları için yedek fon oluşturmak, olgun site yönetiminin önemli bir göstergesidir. Özellikle 10 yıl üzeri yaştaki sitelerde çatı, asansör veya dış cephe gibi büyük yatırımlar kaçınılmaz hale geldiğinde yedek fon sayesinde tek seferlik büyük prim talep etmek yerine kademeli bir finansman sağlanabilir. Mevzuat, yedek fon tutulmasını zorunlu kılmamakla birlikte iyi yönetim pratiği açısından kesinlikle önerilir. Apartman muhasebe programı aracılığıyla fon hareketlerini ayrı bir hesapta izlemek ve kat maliklerine düzenli rapor sunmak en doğru yoldur.

Otopark ve Ulaşım Alanı Yönetimi

Toplu yapıda otopark ve ortak ulaşım alanı yönetimi

Otopark yönetimi, büyük ölçekli sitelerde en sık çatışma yaşanan konular arasında yer alır. Bağımsız bölüme tahsisli otopark alanları ile ortak otopark alanlarının ayrımı, yönetim planında net biçimde belirtilmelidir. Tahsisli otopark, ilgili bağımsız bölümün eklentisi niteliğindedir ve sahibinin onayı olmadan başkasına kullandırılamaz; ortak otopark ise kat maliklerinin ihtiyaçlarına göre yönetim kararıyla düzenlenebilir.

Misafir otoparkı tahsisi, büyük sitelerde sıklıkla sorun yaratan bir diğer konudur. Yöneticinin misafir araçlarına zaman sınırı getirebileceği, uzun süreli park edilen araçlar için uyarı yapabileceği ya da plaka bazlı kayıt sistemi uygulayabileceği durumlarda bu uygulamaların yönetim planı veya iç yönerge ile güvence altına alınması gerekir. Aksi halde kat maliklerinin itirazıyla karşılaşılabilir.

Elektrikli araç şarj istasyonu talebi günümüzde giderek artan bir konudur. Mevcut mevzuat, şarj istasyonu kurulumunun teknik altyapıya ve yapı iznine bağlı olduğunu göstermektedir. Kat malikleri kurulunun kararıyla ortak alana şarj istasyonu kurulabilir; bireysel tahsisli otoparklara kurulum ise hem kat maliklerinin rızasını hem de ilgili kurumlardan izin alınmasını gerektirebilir. Bu konuda yetkili elektrik mühendisinden ve gerekli mercilerden teknik görüş alınması önerilir.

Site girişindeki bariyer ve güvenlik sistemleri de otopark yönetiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Ziyaretçi araçlarının kayıt altına alınması, kapı çıkış sistemiyle entegrasyonu ve kamera takibi; hem güvenliği artırır hem de olası otopark anlaşmazlıklarında delil niteliği taşır. Güvenlik kameralarının 6698 sayılı KVKK kapsamında kayıt politikasına, aydınlatma yükümlülüğüne ve saklama süresi kurallarına uygun biçimde işletilmesi zorunludur.

Yeşil Alan, Peyzaj ve Dış Mekan Yönetimi

Toplu yapıda yeşil alan peyzaj ve dış mekan yönetimi

Yeşil alanlar ve peyzaj, bir sitenin ilk izlenimini oluşturan ve mülk değerini doğrudan etkileyen unsurlardır. Yöneticinin bu alanların bakımını düzenli aralıklarla yaptırması, mevsimsel bitki değişimlerini planlaması ve sulama sistemini verimli biçimde işletmesi gerekmektedir. İhmal edilmiş bir bahçe, hem sakinlerin memnuniyetsizliğine hem de site değerinin düşmesine yol açar.

Yeşil alan bakım sözleşmeleri, genellikle yıllık ya da sezonluk olarak imzalanır. Sözleşmede; çim biçme sıklığı, budama zamanlaması, sulama sistemi kontrolü, bitki değişimi ve olası zararlılarla mücadele detaylandırılmalıdır. Yazlık ve kışlık peyzaj ihtiyaçlarının bütçeye ayrı ayrı yansıtılması, yıl içindeki sürpriz giderleri en aza indirir.

Çocuk oyun parkı ve spor alanlarının güvenlik standartlarına uygunluğu özellikle önem taşır. İlgili Avrupa standartları (EN 1176 serisi) ve Türk Standartları'na göre oyun alanı ekipmanları; periyodik güvenlik denetimine tabi tutulmalı, hasarlı parçalar derhal değiştirilmeli ve zemin kaplama malzemeleri düşme emniyeti sağlayacak nitelikte olmalıdır. Bir oyun parkındaki güvenlik açığından kaynaklanan kaza, yöneticinin hukuki sorumluluğunu doğrudan etkiler.

Bazı büyük sitelerde ortak yeşil alanlara yönelik çevre yönetimi kapsamında sürdürülebilirlik uygulamaları da gündeme gelmektedir. Yağmur suyu hasadı, organik gübre kullanımı, yerli bitki seçimi ve kompostlama gibi uygulamalar hem işletme maliyetini düşürür hem de çevreye duyarlı bir site imajı oluşturur. Bu tür projelerin kat malikleri kurulunda tartışılması ve kademeli hayata geçirilmesi, sakin katılımını artırır.

Güvenlik Sistemleri ve Erişim Kontrolü

Toplu yapıda güvenlik sistemleri ve erişim kontrolü yönetimi

Büyük ölçekli toplu yapılarda güvenlik, sakinlerin en temel beklentilerinden birini oluşturur ve yöneticinin bu alandaki sorumluluğu hem idari hem de hukuki boyut taşır. Güvenlik sistemleri; kamera altyapısı, bariyer ve kapı sistemleri, güvenlik personeli ve elektronik erişim kontrolü olarak dört ana bileşende ele alınabilir.

Kamera sistemlerinin kurulumu ve işletimi, 6698 sayılı KVKK çerçevesinde özel bir özen gerektirmektedir. Kameraların yalnızca ortak kullanım alanlarını (giriş, otopark, koridorlar) kapsaması, bağımsız bölümlerin ya da kamusal sokakların bu görüntüleme alanının dışında tutulması gerekmektedir. Site girişine asılacak "güvenlik kamerası kullanılmaktadır" ibareli aydınlatma metni ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun belirlediği esaslara uyum, yasal yükümlülükler arasındadır. Kayıtların saklama süresinin 7-14 günle sınırlı tutulması genellikle önerilir; daha uzun saklama için hukuki meşru gerekçe bulunmalıdır.

Güvenlik personeli istihdamında özel güvenlik şirketi ile hizmet sözleşmesi yapılması, denetim kolaylığı ve yasal güvence açısından daha tercih edilebilir bir yoldur. Sözleşmede vardiya düzeni, personel sayısı, görev tanımı (ziyaretçi kaydı, araç girişi, acil durum protokolü) ve eğitim koşulları belirtilmelidir. Özel güvenlik personelinin 5188 sayılı Kanun kapsamında lisanslı olması ve çalışma izninin güncel tutulması yöneticinin takip etmesi gereken bir yükümlülüktür.

Akıllı erişim sistemleri giderek yaygınlaşmaktadır. Kartlı veya telefon uygulamalı giriş sistemleri; kimin, ne zaman, hangi alana girdiğini kayıt altına alarak hem güvenliği güçlendirir hem de olası anlaşmazlıklarda belge sunma imkânı sağlar. Bu sistemlerin bakımı ile yazılım güncellemelerinin düzenli yapılması, güvenlik açıklarını önler.

Dikkat: Toplu yapı yönetim planında güvenlik sistemlerine ilişkin hüküm bulunmaması, yöneticinin bu alanda keyfi karar almasına izin vermez. Kamera yerleşimi, güvenlik personeli istihdamı ve ziyaretçi kayıt zorunluluğu gibi uygulamalar; kat malikleri kurulunca onaylanmış iç yönergeye ve ilgili mevzuata dayanmalıdır. Bir yöneticinin tek başına aldığı uygulama kararı ilerleyen süreçte iptal davasına konu olabilir.

Ortak Alanların Kullanım Kuralları ve İçyönerge Hazırlama

Toplu yapıda ortak alan kullanım kuralları ve içyönerge hazırlama süreci

Ortak alanların verimli ve çatışmasız kullanılması, kapsamlı bir kullanım kuralları belgesine bağlıdır. Kat malikleri kurulunca onaylanan ve yazılı olarak tüm sakinlere iletilen bu içyönerge; havuz, spor salonu, toplantı odası, misafir odası ve çocuk parkı gibi tesislerin hangi saatlerde, kimler tarafından, hangi koşullarda kullanılacağını açıkça tanımlar.

İçyönerge hazırlanırken aşağıdaki başlıkların her biri için net hükümler oluşturulması önerilir:

  • Tesisin kullanım saatleri ve kapasite sınırı
  • Misafirle birlikte tesis kullanım koşulları
  • Gürültü ve rahatsızlık verici davranışlara ilişkin kurallar
  • Rezervasyon sistemi (gerekli ise) ve iptale ilişkin esaslar
  • Tesis içinde sigara, alkol ve evcil hayvan kuralları
  • Hasara yol açma halinde sorumluluk ve tazminat esasları
  • Kurala aykırı davranışlara uygulanacak yaptırımlar

İçyönergenin geçerliliği, kat malikleri kurulunun onayına ve yönetim planıyla çelişmemesine bağlıdır. Yalnızca yöneticinin imzaladığı ya da temsilciler kurulunun hazırladığı ancak malikler tarafından onaylanmayan kurallar, hukuki geçerlilik taşımayabilir. Bu yüzden içyönerge değişikliklerinin gündem maddesi olarak kurula taşınması ve toplantı tutanağına geçirilmesi zorunludur.

Dijital dönemde içyönergeyi yalnızca kağıt üzerinde yayımlamak yetersiz kalmaktadır. Site sakinlerine e-posta, mesajlaşma uygulamaları veya site yönetim yazılımı üzerinden bildirim göndermek, hem iletişimi hızlandırır hem de kuralların "okunmadı" gerekçesiyle ihlal edilmesinin önüne geçer. Kuralların güncellenmesi durumunda güncel sürümün dijital ve fiziksel ortamlarda eş zamanlı paylaşılması en sağlıklı yöntemdir.

Toplu Yapı Temsilciler Kurulu ve Karar Alma Süreçleri

Toplu yapı temsilciler kurulu toplantısı ve karar alma süreci

Toplu yapı temsilciler kurulu, her blok kat malikleri kurulunun kendi içinden belirlediği temsilcilerden oluşur. Bu kurulun temel işlevi; tüm siteyi ilgilendiren ortak alan yönetimi, büyük harcama kararları ve genel politikaların belirlenmesi süreçlerinde yetki kullanmaktır. Kanun, her bloğun temsilci sayısının o bloktaki bağımsız bölüm sayısıyla orantılı olması gerektiğini öngörür; böylece küçük blokların büyük blokları veya büyüklerin küçükleri ezmesi engellenir.

Temsilciler kurulunun toplantı usulü de Kat Mülkiyeti Kanunu ve yönetim planı hükümlerine tabidir. Olağan toplantıların yılda en az bir kez yapılması esastır. Gündem, toplantı tarihi ve yeri en az 15 gün önceden tüm kat maliklerine tebliğ edilmelidir. Toplantı ilanında eksiklik, alınan kararların iptali için hukuki zemin oluşturabilir.

Karar alma süreçlerinde çoğunluk şartları konuya göre farklılaşır. Olağan işletme kararları basit oy çokluğuyla alınabilirken; yönetim planı değişikliği, büyük onarım harcamaları veya yeni tesis yatırımı gibi konularda kanun ya da yönetim planı daha yüksek çoğunluk arayabilir. Oylamada eşitlik halinde izlenecek yolu yönetim planı belirlemiş olmalıdır.

Toplantı tutanaklarının eksiksiz tutulması, ilerleyen anlaşmazlıklarda birincil delil niteliği taşır. Tutanakta; toplantı tarihi, yeri, katılımcı listesi, gündem maddeleri ve her maddeye ilişkin oylamalar açıkça yer almalıdır. İmzalı toplantı tutanağı noter tasdikine tabi olmamakla birlikte dijital ortamda saklanması ve talep eden malike iletilmesi şeffaflık açısından önerilir. Bu süreçlerde genel kurul yazılımı kullanmak, toplantı hazırlıklarından tutanak arşivlemeye kadar tüm adımları tek platformdan yürütmeyi mümkün kılar.

Sık Sorulan Sorular

Toplu yapıda ortak yer ve tesis yönetimi sık sorulan sorular
Toplu yapıda ortak alanların bakım masrafından sadece belirli blok sakinleri sorumlu olabilir mi?
Evet, eğer söz konusu alan yalnızca o bloğa özgü bir ortak alan ise (örneğin o bloğun merdiveni, asansörü veya çatısı) gider yükümlülüğü yalnızca o bloğun kat maliklerine aittir. Tüm siteye hizmet eden ortak alanlar ve tesisler için ise masraf, yönetim planında belirlenen oran üzerinden tüm kat maliklerine yansıtılır. Bu ayrımın yönetim planında açıkça tanımlanmış olması, anlaşmazlıkları en başından önler.
Toplu yapı yöneticisi, kat malikleri kurulunun onayı olmadan büyük bir onarım yapabilir mi?
Zorunlu ve acil durumlarda yönetici, kurul kararı beklemeksizin müdahale edebilir; ancak bu yetkinin sınırı yönetim planında belirtilmiş olmalıdır. Olağan büyük onarımlar, belirli bir maliyet eşiğinin üzerindeki harcamalar ve yeni tesis yatırımları için kat malikleri kurulunun ya da temsilciler kurulunun kararı şarttır. Bu kural ihlal edilirse yönetici harcamayı kişisel olarak üstlenmek zorunda kalabilir.
Ortak alan kullanım kurallarına uymayan sakine ne yapılabilir?
Yöneticinin öncelikle yazılı uyarı yollaması, ardından kayıt altına alarak kurula bildirmesi gerekir. Kat Mülkiyeti Kanunu, kurallara aykırı davranan kat malikine ya da kiracısına karşı sulh hukuk mahkemesinde dava açılmasına olanak tanır. Kiracıların kural ihlalleri için kat malikiyle de iletişime geçilmesi, çözüm sürecini hızlandırabilir. Yönetici hiçbir koşulda kişisel icra yetkisi kullanamazsa da hukuki yolları açık tutar.
Toplu yapıda güvenlik kamerası için kat maliklerinden ayrıca onay almak gerekiyor mu?
Ortak alanlara güvenlik kamerası kurulması için kat malikleri kurulunun ya da temsilciler kurulunun kararı gerekmektedir. Ayrıca kurulum ve işletim aşamalarında 6698 sayılı KVKK hükümlerine uyum zorunludur: sakinlerin aydınlatılması, kamera alanlarının sınırlı tutulması ve kayıt saklama süresinin mevzuata uygun belirlenmesi bu yükümlülüklerin başında gelir. Bireysel bağımsız bölümlerin önüne ya da ortak alanı aşan kapsamda kamera kurmak, kat maliki veya sakin hakkını ihlal edebilir.

Sitenizin ortak alanlarını ve tesislerini daha sistematik, şeffaf ve yasal uyumlu biçimde yönetmek istiyorsanız apartman yönetim programımızı inceleyebilirsiniz. Bakım takvimleri, gider paylaşımı, toplantı yönetimi ve sakin iletişimini tek platformda birleştiren çözümümüz, toplu yapı yöneticilerinin günlük iş yükünü önemli ölçüde azaltır.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

SiteYönetim ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön