Uzun süre boş kalan bir dairede su ya da gaz vanası açık unutulduğunda yapılacak ilk şey sakin olup durumu hızla değerlendirmektir. Su sızıntısı söz konusuysa önce binanın ana su vanasını kapatmak ya da yöneticiye bildirmek gerekir; gaz kokusu varsa binayı tahliye edip derhal bölgenizdeki doğalgaz dağıtım şirketini aramak zorunludur. Bu iki senaryo birbirinden farklı aciliyet düzeyleri taşır; birini diğerinin hızında ele almak hem can güvenliği hem de hukuki sorumluluk açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Aşağıda her iki durum için adım adım ne yapmanız gerektiğini, kiminle nasıl iletişime geçeceğinizi ve yasal dayanaklarınızı bulacaksınız.
İlk Dakikalarda Yapmanız Gerekenler: Tehlikeyi Doğru Boyutlandırın
Koridorda su sesi duyuyorsanız ya da komşu daireden tavan arasına ya da duvarlardan nem sızıyorsa, paniklemeden önce şu soruyu sorun: Durum aktif mi yoksa geciken bir hasar mı? Aktif su sızıntısında her dakika önem taşır; zeminden tavana kadar yapısal hasar büyüyebilir, alttaki katlara yayılabilir ve elektrik tesisatıyla temas ederse yangın riski ortaya çıkabilir. Gaz kokusu ise hiç bekleme kabul etmez; gaz birikmesi patlama tehlikesi doğurduğundan binayı derhal terk etmek ve elektrik şalterlerine kesinlikle dokunmamak hayat kurtarır.
Durumu boyutlandırırken şu soruları kendinize sorun: Su sadece o daireye mi sınırlı yoksa merdiven boşluğuna ya da asansör kuyusuna mı geçti? Gaz kokusu tek katta mı yoksa birden fazla katta mı hissediliyor? Doğalgaz mı yoksa LPG mi kullanılıyor? Bu soruların cevabı hem yetkililere yapacağınız ihbarı şekillendirir hem de daha sonra tazminat talebinde kullanacağınız delilleri belirlemenize yardımcı olur.
Acil müdahale sıralaması şöyle olmalıdır: önce can güvenliği (bina tahliyesi gerekiyorsa çekinmeyin), ardından altyapının durdurulması (ana vana, gaz kesici), sonra yetkili bildirim (yönetici, dağıtım şirketi, itfaiye), en son delil toplama (fotoğraf ve video). Bu sırayı değiştirmeyin; çoğu insan ilk tepki olarak fotoğraf çekmeye koşar ve değerli müdahale süresi kaybeder.
Özellikle gece geç saatlerde ya da hafta sonlarında boş dairenin sahibine ulaşamadığınız durumlarda ne yapacağınız konusunda tereddüt yaşayanlar çoktur. Hukuki düzlemde bu tereddüdün temeli yoktur; acil durumda bina yöneticisi ya da adına hareket edecek herhangi bir kat maliki, zaruret gerekçesiyle daire kapısının açılmasını talep edebilir. Bunu yaparken çilingir tutanağı ve tanık bulundurulması ileride doğabilecek "izinsiz girdiniz" iddialarına karşı sizi korur.
Su Sızıntısı: Adım Adım Acil Müdahale
Su sızıntısının ilk adımı, kaynağı tespit etmektir. Eğer gürültü açıkça boş daireden geliyorsa ve yöneticiye ulaşamıyorsanız, binanın bodrum katında ya da giriş katında bulunan ana su vanasını kapatmak için apartman sakinlerine ya da varsa kapıcıya haber verin. Ana vana kapatıldığında binadaki tüm daireler etkilenecektir; bu nedenle müdahale öncesinde diğer sakinleri bilgilendirmek hem pratik hem de etik bir zorunluluktur.
Ana vana kapatılamıyorsa ya da sızıntı alt katları tehdit ediyorsa elektrikleri kesin. Nem elektrik tablolarına ulaştığında kısa devre ve yangın riski oluşur; özellikle bodrum katta elektrik panosu varsa sigortaları kapatmak için elektrikçi ya da itfaiye çağırmak gerekebilir. Kendi kendinize müdahale ederken lastik solesiz ayakkabılarla ıslak zeminlerde yürümek tehlikelidir; bu noktada profesyonel yardım beklemek daha güvenlidir.
Hasarı belgelemek için su henüz aktifken video çekin; zira hasar görüntüsü ilerleyen saatlerde kuruyup görünmez hale gelebilir. Daire kapısının önündeki su izlerini, koridorda biriken suyu ve alttaki kattaki tavan lekelerini fotoğraflayın. Tüm bu görsellere zaman damgası düşecek şekilde kaydedin; bu kayıtlar hem sigorta başvurusunda hem de olası bir hukuki süreçte belirleyici delil haline gelir.
Boş dairenin sahibine ulaştığınızda kısa ve net olun: dairenin konumunu, hasarın boyutunu ve şu an alınan önlemleri bildirin. Sahibin ulaşamadığı durumda yöneticiye yazılı (mesaj ya da e-posta) bildirim yapın ve yöneticinin tutanak tutmasını isteyin. Yazılı iz bırakmak, "ben bilmiyordum" savunmasını ortadan kaldıracağından tazminat talebinizi kolaylaştırır.
Gaz Tehlikesi: Kesinlikle Uyulması Gereken Kurallar

Gaz kokusu hissettğinizde yapılması ve yapılmaması gerekenler su sızıntısından çok farklıdır. Hiçbir elektrikli aleti çalıştırmayın, kapı ziline bile basmayın, asansörü kullanmayın, ışık anahtarlarına dokunmayın. Bunların hepsi kıvılcım üretir ve birikmiş gazla temas ettiğinde patlamayı tetikleyebilir. Telefon görüşmesini de binadan dışarı çıktıktan sonra yapın; cep telefonları da kıvılcım oluşturabilir.
Binayı terk ederken kapıları açık bırakın (kilitlemeden geçin), pencereleri elinizden geldiğince açık konumda bırakın ve diğer komşuları kapılarını çalarak ya da sesle uyarın. Merdiveni kullanın, asansöre binmeyin. Binadan uzaklaştıktan sonra doğalgaz dağıtım şirketinin arıza hattını (şehre göre değişir; paket halinde arama sırasında binadan uzakta olun), itfaiye için 110'u, genel acil için 112'yi arayın.
Doğalgaz ekibi gelene kadar binaya geri dönmeyin; bu kararı sokaktaki kalabalık ya da merak yüzünden değiştirmeyin. Uzmanlar gazı tespit edip kaynağı kapatmadıkça bina güvenli sayılmaz. Komşular arasında "bu kadar olmaz" ya da "ben şu an eve girmem lazım" gibi bir baskı oluşabilir; ancak papatya değilseniz ve ekip onay vermemişse içeri girmeyin. Bir patlama hem can kaybına hem de binada geri dönüşsüz yapısal hasara yol açabilir.
Sonrasında yöneticiyle birlikte iç vana kapatma tutanağı düzenleyin, bağımsız bölümün sahibine resmi yazılı bildirim yapın ve daire içindeki tesisatın gaz dağıtım şirketi ya da lisanslı tesisatçı tarafından kontrol edilmesini talep edin. Gaz kaçağı kapatıldıktan sonra bile tesisatın onaylı uzman tarafından kontrol edilmeden açılmaması gerektiğini özellikle vurgulayın; bu adım yöneticinin sorumluluğundadır ancak siz de tutanağa "kontrol yapılmadan gaz açılmasın" notunu yazdırabilirsiniz.
Boş Dairenin Sahibiyle Nasıl İletişim Kurulur?

Boş dairenin sahibine ulaşmanın en sağlıklı yolu yönetici aracılığıyla gitmektir. Yöneticinin elinde kat malikleri kuruluna ait iletişim bilgileri bulunur ve resmi bildirimler bu kanaldan yapıldığında hukuki geçerliliği çok daha güçlüdür. Yöneticiye "bu daireden kaynaklanan acil durum var, sahibe bildirmenizi ve tutanak tutmanızı talep ediyorum" şeklinde yazılı mesaj atın. SMS ya da mesajlaşma uygulamaları da yazılı kabul edilir; önemli olan tarih ve içeriğin saklanabilir olmasıdır.
Sahibine kendiniz ulaşıyorsanız konuşma yerine yazılı kanalı tercih edin. Sözel bildirim kolayca "ben bilmiyordum, kimse söylemedi" savunmasına zemin hazırlar. Mesajınızda dairenin konumu, hasarın türü (su mu, gaz mı), alınan acil önlemler ve sizden beklenen geri dönüş süresi net biçimde yer almalıdır. Cevap gelmezse mesajı tekrarlayın ve tarihini not edin.
Yöneticiye ulaşılamayan durumlarda yapı denetim firmasına ya da bağlı olduğunuz muhtarlığa başvurmak da bir seçenektir; ancak bu yol genellikle daha yavaş işler. Eğer hasar alttaki ya da bitişikteki dairenize yansıdıysa ve sahibiyle iletişim kurulamıyorsa, bir avukat aracılığıyla noterden ihtarname çekmek hakkınız dahilindedir. Bu yola gitmeden önce tüm delilleri (fotoğraf, video, mesaj kayıtları) bir klasörde toplayın.
Sahibin uzun süredir yurtdışında ya da ulaşılamaz olduğu durumlar için kat mülkiyeti mevzuatı yöneticiye ya da kat malikleri kuruluna belirli yetkiler tanımaktadır. Bu yetki çerçevesinde acil onarımın yaptırılması ve masrafın sonradan daire sahibinden talep edilmesi mümkündür. Ancak bu yola gidilmeden önce "giderlerin daire sahibine yüklenileceğine dair kat malikleri kararı" alınması ve masrafların belgelenip makbuzların saklanması gereklidir.
Hukuki Sorumluluk: Kim Neyi Karşılar?

Boş kalan daireden kaynaklanan su ya da gaz hasarında temel sorumluluk daire sahibine aittir. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri, bağımsız bölüm sahiplerini hem kendi bölümlerini hem de ortak alanları koruma yükümlülüğü altına sokar. Dairenin uzun süre boş bırakılması bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz; aksine, açık bırakılan bir su musluğu ya da gaz vanasından kaynaklanan hasar, ihmal gerekçesiyle tazminat davası açılmasına zemin oluşturabilir.
Kiracı varsa sorumluluk paylaşımı daha karmaşık bir hal alır. Kiracı, daireden ayrılırken tüm vanaları kapatmak ve enerji bağlantılarını güvenceye almak zorundadır. Bunu yapmadan ayrıldığı ispat edilirse hasar sorumluluğu kiracıya yüklenebilir. Ancak mülk sahibi, kiracısı olmasa bile uzun süre boş kalan dairenin güvenliğinden sorumlu olduğundan her iki tarafın da sigorta poliçelerini incelemesi gerekir.
Hasar gören komşu olarak sizin talebiniz şöyle işler: hasarı tespit edin ve belgeleyin, sigorta şirketinize bildirin, daire sahibine yazılı başvurun. Sigorta şirketi hasarı tazmin ederse rücu hakkıyla daire sahibine başvurabilir; bu sizi sürecin dışında bırakmaz ama takibi kolaylaştırır. Sigortanız yoksa doğrudan hukuki yola başvurmanız gerekir; bu durumda bir avukattan destek almanız önerilir.
Ortak alanlarda (merdiven, asansör, bodrum) oluşan hasar yönetici sorumluluğuna girer. Yönetici, hasarı tespit ettiğinde ya da bildirim aldığında gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Yöneticinin hareketsiz kalması durumunda kat malikleri kuruluna başvurabilir, gerekirse yönetici değişikliği talebinde bulunabilirsiniz. Tüm bu adımlarda yazılı iz bırakmak, yani toplantı tutanakları, yazışmalar ve bildirimler, haklarınızı korumanın temel yoludur.
Sigorta: Neleri Talep Edebilirsiniz?

Zorunlu Deprem Sigortası (DASK), su hasarlarını kapsamaz; bu nedenle konut sigortanızın ilave güvenceleri incelemeniz kritik önem taşır. Piyasadaki standart konut poliçeleri genellikle "su baskını ve dolu" ve "komşu su hasarı" teminatları içerir. Poliçenizde "komşu su hasarı" teminatı varsa, üst ya da bitişik daireden gelen su nedeniyle oluşan hasarı kendi sigortanızdan talep edebilirsiniz; sigorta şirketi sonradan sorumlu tarafa rücu eder.
Sigorta başvurusunda eksper sürecine hazırlıklı olun. Eksper, hasarın fotoğraflarını inceleyeceği gibi duvar, tavan ve zemin örnekleri alabilir ya da termik kamera ile gizli nem tespiti yapabilir. Hasar bildirimi ne kadar erken yapılırsa eksper tespiti o kadar sağlıklı olur; geciktirilen bildirimler bazı poliçelerde kapsam dışı kalma gerekçesi oluşturabilir.
Sigortanız yoksa ya da poliçeniz bu hasarı kapsamıyorsa doğrudan daire sahibinden talep yoluna gidin. Bu durumda eksper değerlendirmesi yerine bağımsız bir hasar tespit raporu yaptırabilirsiniz. Serbest çalışan bir inşaat ya da yapı denetim uzmanından alacağınız rapor, mahkemede delil olarak kabul edilir. Söz konusu raporu noter onaylı tutanakla ve fotoğraflarla destekleyin.
Gaz hasarlarında sigorta süreci biraz daha karmaşıktır çünkü potansiyel hasar hem maddi (yapısal) hem de bedensel (kişisel yaralanma) boyutlar taşıyabilir. Gaz dağıtım şirketinin saha ekibinin düzenlediği tutanak, sigortacıların en çok itibar ettiği belgedir; bu tutanağın bir kopyasını mutlaka talep edin.
Özel Durumlar: LPG Tüplü Daireler ve Kış Hasar Riski

Doğalgaz altyapısı olmayan binalarda LPG tüp kullanımı yaygındır. Uzun süre boş kalan LPG'li dairelerde tüpün musluğu kapalı olsa bile reglatatörde kaçak oluşabilir; ayrıca tüpün eskimesi ya da bağlantı hortumunun sertleşmesi gaz kaçağı riskini artırır. Bu tür dairelerde dairenin boşaltılmasından önce tüpün tamamen kullanılması ya da tüpün tamamen kaldırılması önerilir. Boş daireden gelen tüpe bağlı ekipman sinyali (ocak tıklaması, brülör sesi) algılanırsa doğalgaz ile aynı prosedür uygulanmalıdır.
Kış mevsiminde boş bırakılan dairelerde donma nedeniyle boru patlaması yaşanması, su musluğu açık kalmaktan çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Donup patlayan bir boru kısa sürede yüzlerce litre su bırakır; bu su genellikle gece boyunca birkaç kata yayılır. Kış döneminde uzun süre boş kalacak dairenin sahibi, su vanasını tamamen kapatmak ve tesisatı boşaltmak (draining) zorundadır. Komşu olarak bu ihmalin farkındaysanız yöneticiye önceden yazılı bildirim yapmanız, daha sonraki tazminat sürecinizde "öngörülebilir riski bildirdim" savını güçlendirir.
Yazlık apartmanlarda ya da devre mülklerde kış aylarında bakımsız kalan daireler özellikle risk taşır. Bu tür yapılarda site yönetiminin kış kapanış denetimi yapması ve dairelerin su vanalarının kapalı olup olmadığını kontrol etmesi iyi bir uygulama olmakla birlikte, yasal yükümlülük yine de bireysel daire sahibine aittir.
Alışveriş merkezleri (AVM) veya karma kullanım binalarında gaz ve su yönetimi çok daha katmanlı bir yapıya sahiptir; buralarda merkezi yönetim genellikle acil müdahale protokolleri oluşturmuş durumdadır. Ancak bu binalarda da bireysel kiracı ya da taşınmaz sahibi, kendi bağımsız bölümünden kaynaklanan hasardan sorumlu tutulur; merkezi yönetim varlığı bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Yönetime Başvurmanın Doğru Yolu

Yöneticiye sözlü bildirim yapmak kolay ve hızlıdır; ancak bu bildirimin bir karşılığı yoksa ileride "bana söylemedi" argümanıyla karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle acil durumda bile kısa bir yazılı mesaj atmak önemlidir. Mesajınız şu bilgileri içermelidir: tarih ve saat, hasarın türü ve konumu, hangi önlemlerin alındığı ve yöneticiden beklenen eylem.
Daha uzun vadeli ya da tekrarlayan sorunlarda resmi yazı hazırlamak gerekebilir. Aşağıda örnek bir talep dilekçesi iskelet sunulmaktadır:
Yönetime,
[Tarih]. Binamızın [Daire No] numaralı bağımsız bölümünün uzun süredir boş olduğunu ve bu daireden kaynaklanan [su sızıntısı / gaz kokusu] nedeniyle [kendi dairenizde / ortak alanda] maddi hasar oluştuğunu bildirmek isterim. Söz konusu hasarın fotoğrafları eklidir. Daire sahibiyle iletişime geçilmesini, gerekli acil onarımın yaptırılmasını ve durumu belgeleyen bir tutanak düzenlenmesini saygıyla talep ederim. [İsim, Daire No, İmza]
Yöneticinin makul bir süre içinde (acil durumlarda aynı gün, diğer durumlarda birkaç iş günü) yanıt vermemesi halinde kat malikleri kurulundan olağanüstü toplantı talep etme hakkınız bulunmaktadır. Toplantı talebini yazılı olarak yapın ve kat maliklerinin en az beşte birinin imzasını alın (çoğu apartmanda bu prosedür CLAUDE.md'de açıklandığı üzere Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine uygun biçimde yürütülmektedir). Eğer sorun tekrarlıyorsa ve yönetici hareketsiz kalıyorsa, yönetim değişikliği gündem maddesi olarak toplantıya taşınabilir.
Uzun vadede komşularla paylaşılan acil iletişim listesi oluşturmak, bu tür senaryoları çok daha hızlı çözmeye yardımcı olur. Apartman grubuna her dairenin acil ulaşım bilgisi (cep numarası ve varsa yakını) eklenmesi; özellikle uzun süre boş kalacak daire sahiplerinin bir komşuya ya da yöneticiye "emanet kişi" bilgisi bırakması son derece pratik bir çözümdür.
Sık Yapılan Hatalar ve Bunlardan Nasıl Kaçınılır

En yaygın hata, hasarı tespit ettikten sonra hemen kendiniz müdahale etmeye çalışmaktır. Özellikle gaz sızıntısında bu tutum ölümcül olabilir. Su sızıntısında ise daire kapısını kırarak içeri giren kişiler, çilingir tutanağı yoksa mülke izinsiz girişten hukuki sorumlulukla karşılaşabilirler. Acil durumlarda bile prosedüre uymak, sizi hem fiziksel hem de hukuki riskten korur.
İkinci yaygın hata, delil toplamayı ertelemektir. "Zaten görünüyor, herkes farkında" diye düşünüp fotoğraf çekmemek, ilerleyen günlerde hasarın nasıl başladığını ispatlamamızı zorlaştırır. Su kuruyunca leke kalır ama boyutu küçülür; gaz kokusu dağılır ve izi kalmaz. Hasar anında, o saatte belgelemek tek doğru stratejidir.
Üçüncü hata, sigorta ihbarını geciktirmektir. Çoğu konut poliçesi, hasarın öğrenilmesinden itibaren belirli bir bildirim süresi öngörür; bu süre poliçeden poliçeye değişir. Bu süreyi kaçırmak, haklı tazminat talebinizin reddedilmesine neden olabilir. Hasarı tespit eder etmez, diğer adımlarla eş zamanlı olarak sigortanızı bilgilendirin.
Dördüncü ve belki en sinsi hata, sorunun çözüldüğünü varsaymak ve takibi bırakmaktır. Su vana kapatıldıktan sonra görünür hasar onarılabilir; ancak duvar içindeki nem aylarca sürebilir ve küf oluşumuna zemin hazırlayabilir. Onarımın ardından birkaç hafta boyunca ilgili alanı gözlemleyin ve nemölçer (higrometre) kullanmayı düşünün. Gizli nem, hem yapısal bütünlüğü hem de hava kalitesini etkileyebilir.
Site Yönetimi Platformu Kullanan Apartmanlarda Süreç Nasıl İşler?

Apartmanınız ya da siteniz Site Yönetimi platformunu kullanıyorsa, boş daireden kaynaklanan su veya gaz sorununu yöneticiye iletme süreci çok daha sistematik bir hal alır. Mobil uygulama ya da web portalı üzerinden arıza/şikayet talebi oluşturduğunuzda, talep zaman damgasıyla kayıt altına alınır ve yönetici anlık bildirim alır. Bu yazılı iz, "kimse beni bilgilendirmedi" savını sıfırlar ve sorunun yöneticiye ne zaman ulaştığını tartışmasız biçimde kanıtlar.
Platform üzerinden iletilen talepler kategorilere ayrılır: acil müdahale, bakım talebi, şikayet bildirimi gibi. Boş daireden kaynaklanan aktif su sızıntısını "acil müdahale" olarak işaretleyebilirsiniz; bu kategori yöneticiye ayrı bir öncelikli bildirim gönderir. Yönetici talebi işleme aldığında ve ne zaman yanıt verdiği de sisteme kaydolur; böylece siz ilerleyen süreçte yöneticinin ne kadar sürede müdahale ettiğini takip edebilirsiniz.
Aidat borçları ve ödemeler de aynı platform üzerinden şeffaf biçimde görünür. Bu özellikle boş dairenin sahibinin aidat borcu varsa anlamlıdır; zira borçlu daireden kaynaklanan hasar taleplerinde "kim sorumlu, nasıl tazmin edecek" sorusu daha karmaşık hale gelebilir. Finansal şeffaflık, bu süreci hem yönetici hem de diğer kat malikleri için kolaylaştırır.
Uzun vadede bir apartmanda boş daire kaynaklı hasarların tekrarlanmaması için yönetici, platform üzerinden dönemsel denetim hatırlatıcıları oluşturabilir ve boş daire sahiplerini sisteme kayıtlı iletişim kanalından bilgilendirebilir. Bu tür proaktif yönetim, hem sakinlerin memnuniyetini artırır hem de olası hasar masraflarının önüne geçer. Boş dairenin aidat yükümlülüğü hakkında daha fazla bilgi edinmek için ilgili içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Boş daireden su geldiğini fark ettim ama yöneticiye ulaşamıyorum; ne yapmalıyım?
Önce binanın ana su vanasını kapatmaya çalışın ya da kapıcıya haber verin. Yöneticiye ulaşamazsanız kat maliklerinden birine durumu bildirin; birlikte çilingir çağırıp tutanak tutarak daire kapısını açtırabilirsiniz. Tüm adımları zaman damgalı mesajla kaydedin ve mümkün olduğunca çok fotoğraf çekin. Yöneticiye sonradan yazılı bildirim yapmayı ihmal etmeyin.
Gaz kokusu alıyorum ama hangi daireden geldiğini bilmiyorum; itfaiyeyi aramak şart mı?
Evet, gaz kokusu aldığınızda kaynağını belirlemeye çalışmak yerine direkt olarak binadan çıkın ve itfaiyeyi (110) ya da doğalgaz dağıtım şirketinin arıza hattını arayın. Gaz birikimi hızla yayılır ve kaynağı bulmaya çalışırken elektrik anahtarına ya da asansöre dokunmak patlama tetikleyebilir. Uzman ekibi gelmeden içeri girmeyin.
Üst kattan su geldi ve tavanım harap oldu; kim ödeyecek?
Temel sorumluluk su kaçağının gerçekleştiği dairenin sahibine aittir. Konut sigortanızda "komşu su hasarı" teminatı varsa kendi sigortanıza başvurun; şirket daha sonra sorumlu tarafa rücu eder. Sigortanız yoksa daire sahibine yazılı başvurun, cevap gelmezse bağımsız eksper raporu alıp hukuki yola gidin. Tüm hasarı fotoğraf ve video ile belgeleyin ve sigorta ihbarını geciktirmeyin.
Boş dairenin sahibi yurt dışında; ona ulaşamıyorsam onarımı ben yaptırabilir miyim ve masrafı sonradan talep edebilir miyim?
Evet, ancak bunun için kat malikleri kurulundan karar alınması gerekir. Olağanüstü toplantı toplanamıyorsa yönetici, acil müdahale yetkisini kullanarak onarımı yaptırabilir. Tüm masraf belgeleri (fatura, makbuz) saklanmalı ve daire sahibine noter kanalıyla ihtarname gönderilmelidir. Sahibin ülkeye dönüşünde ödeme yapmaması halinde hukuki takip başlatılabilir.
Kış tatili için şehir dışına çıkacağım; apartmanı bırakmadan önce ne yapmalıyım?
Dairenizi kapatmadan önce su ana vanasını kısın ya da tamamen kapatın, gaz musluğunu kapattığınızı kontrol edin ve tesisatı mümkünse boşaltın (özellikle donma riski olan bölgelerde). Bir komşuya ya da yöneticiye acil iletişim numaranızı bırakın. Uzun süreli ayrılıklarda sigorta poliçenizin "boş daire" muafiyetini kontrol edin; bazı poliçeler 30 günden uzun süre boş kalan mülklerde teminatı askıya alabilir. Boş dairenin ortak gider sorumluluğu hakkında da bilgi edinmenizi öneririz.
Apartman yöneticisi durumu öğrenmesine rağmen hareketsiz kaldı; ne yapabilirim?
Yöneticiye yazılı (mesaj ya da e-posta) uyarı gönderin ve makul bir süre (acil için aynı gün, diğerleri için birkaç iş günü) verin. Yanıt gelmezse kat malikleri kurulundan olağanüstü toplantı talep edin. Toplantıda yöneticinin görevini ihmal ettiğine dair karar alınabilir ve gerekirse yönetici değiştirilebilir. Hasar size yansıdıysa yöneticinin şahsına da tazminat davası açmak hukuken mümkündür; bu durumda avukattan destek alın.