Site Yönetimi

AVM Ortak Gider Borcuna Uygulanan Gecikme Faizinin Sınırı Var mı?

AVM ve plaza kiracıları için ortak gider borcuna uygulanan gecikme faizinin yasal sınırları, sözleşme hükümleriyle ilişkisi ve itiraz yolları bu yazıda açıklanıyor.

AVM Ortak Gider Borcuna Uygulanan Gecikme Faizinin Sınırı Var mı?

AVM veya plaza ortak gider borcuna uygulanan gecikme faizinin belirli sınırları vardır; ancak bu sınırlar tek bir kaynaktan gelmiyor. Kat Mülkiyeti Kanunu genel çerçeveyi çizerken, kira sözleşmeniz veya yönetim planı başka oranlar öngörmüş olabilir — ve bu oranlar bazı hallerde hukuka aykırı sayılabilir. Borç ihtilaflı hale gelmeden önce hangi belgeye, hangi orana ve hangi merciye bakmanız gerektiğini bilmek, gereksiz ödeme yapmanızı ya da icra sürecine sürüklenmenizi önler.

Gecikme Faizi Nedir ve AVM Bağlamında Ne Anlama Gelir?

Gecikme faizi kavramı — AVM bağlamında sözleşme ve süre ilişkisi

Gecikme faizi, bir borcun vadesi geldiğinde ödenmemesi durumunda alacaklının uğradığı zaman kaybını ve paranın değer yitirimini tazmin etmek amacıyla borca eklenen ek miktardır. Hukuki niteliği itibarıyla temerrüt faizi olarak da anılır; borçlunun ödeme yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemesi nedeniyle alacaklıya sunulan yasal bir güvencedir. Kiracı açısından ise bu kavram, mağaza veya ofis kira bedeli üzerinde değil, doğrudan ortak gider (aidat) tarhiyatı üzerinde işleyen ayrı bir mali yük anlamına gelir.

AVM ve plaza yönetimlerinde ortak gider; güvenlik, temizlik, aydınlatma, asansör, iklimlendirme sistemleri, peyzaj, otopark işletimi gibi kalemleri kapsar. Bu giderlerin dağılımı genellikle bağımsız bölümlerin brüt veya net kiralanabilir alanına ya da yönetim planında tanımlanan başka bir katsayıya göre yapılır. Kiracı mağaza sahibi ya da ofis kullanan firma, söz konusu tarhiyatı her ay belirli bir tarihte ödemek zorundadır. Ödeme gecikince devreye giren gecikme faizi, yönetim planında veya kira sözleşmesinde ayrıca düzenlenmişse o oran, düzenlenmemişse yasal temerrüt faiz oranı geçerli olur.

Pek çok kiracı, gecikme faizini yalnızca kira bedeli gecikince işleyen bir kalem sanır; oysa ortak gider borcu tamamen ayrı bir alacak kalemi olarak takip edilebilir. AVM yöneticileri bu alacağı hem icra yoluyla hem de kira sözleşmesinin feshi gibi daha ağır yaptırımlarla güvence altına alabilir. Bu nedenle ortak gider borcundaki gecikmenin faiz boyutunu anlamak ve itiraz mekanizmalarını önceden bilmek son derece önemlidir.

Tüm bunların ötesinde, AVM'lerin büyük çoğunluğu birden fazla hukuki katman barındırır: bina kat mülkiyetiyle kurulmuş olabilir, üst yapı bir gayrimenkul yatırım ortaklığına (GYO) ait olabilir ya da yönetim işletme şirketi aracılığıyla yürütülüyor olabilir. Bu yapısal çoğulluk, gecikme faizi hesabında hangi belgenin belirleyici olduğunu zaman zaman karmaşık hale getirir.

Yasal Çerçeve: Kat Mülkiyeti Kanunu Ne Diyor?

Kat Mülkiyeti Kanunu ve AVM ortak gider yasal çerçevesi

Türk hukukunda kat mülkiyetiyle kurulmuş yapılarda ortak gider borçlarını düzenleyen temel kaynak Kat Mülkiyeti Kanunu'dur. Kanun, kat maliklerinin ortak giderlere katılma yükümlülüğünü ve ödeme gecikmesi halinde uygulanacak faizi açıkça ele alır. Kanunun ilgili hükümleri uyarınca ortak gider borcunu süresi içinde ödemeyen kat maliki veya onun yerine geçen kiracı, gecikilen her ay için aylık yüzde beş gecikme tazminatı ödeme yükümlülüğü altına girebilir; bu oran ve yönteme ilişkin ayrıntılar ile istisnalar yönetim planında farklı biçimde düzenlenmiş olabilir.

Burada kritik bir ayrım dikkat gerektirir: Kat Mülkiyeti Kanunu esas itibarıyla kat maliklerini, yani taşınmazın sahibi konumundakileri muhatap alır. Mağazanızı doğrudan AVM'deki bir bağımsız bölümün sahibinden kiralıyorsanız malik siz değil karşı taraftır; ancak kira sözleşmeniz ortak gider ödeme yükümlülüğünü ve gecikme yaptırımını doğrudan kiracıya yüklemişse bu hükümlere uymak sizin sorumluluğunuzdadır. Dolayısıyla asıl malik olan kiralayanın alacak hakkı, sizi gecikme faizi açısından da doğrudan bağlar.

Öte yandan AVM'lerin bir kısmı kurumsal mülkiyet yapısı nedeniyle kat mülkiyeti tescilinin dışında kalabilir ya da karma bir statüde bulunabilir. Bu durumda kanunun doğrudan uygulanabilirliği tartışmalı hale gelir ve işletme sözleşmesi ile yönetim planı daha belirleyici bir rol üstlenir. Herhangi bir itiraz sürecinde mahkeme, önce yapının hukuki statüsüne bakar; ardından hangi belgenin geçerli olduğuna karar verir.

Kat Mülkiyeti Kanunu'nun belirttiği aylık oran, yasal faizi değil spesifik bir tazminat kalemini ifade eder; bu nedenle yönetim planı veya sözleşme bu oranın altında bir oran belirlemişse o oran uygulanır. Ancak sözleşmedeki oran kanunun belirlediğinin üzerindeyse bu, tüketici hukuku veya genel borçlar hukuku ilkeleri çerçevesinde aşırı şart olarak değerlendirilebilir ve mahkeme tarafından indirilmesine karar verilebilir.

Kira Sözleşmesi ve Yönetim Planı: Hangisi Önce Geliyor?

Kira sözleşmesi ve yönetim planı öncelik sıralaması görseli

Uygulamada sıkça karışıklığa yol açan bir soru şudur: Kira sözleşmenizde yazan gecikme faizi oranı mı geçerli, yoksa binanın yönetim planındaki hüküm mü? Yanıt, öncelikle hangi belgenin sonraki tarihli veya daha özel nitelikli olduğuna ve aralarında çelişki olup olmadığına bağlıdır. Hukuki hiyerarşi açısından yönetim planı yapıyı belirleyen temel belgedir ve bağımsız bölüm maliklerini bağlar; kira sözleşmesi ise kiracıyla malik arasında özel hukuki ilişkiyi düzenler.

Kira sözleşmeniz ortak gider gecikme faizini açıkça düzenlemişse bu hüküm sizinle kiralayan arasında bağlayıcıdır. Yönetim planı daha yüksek bir oran öngörüyorsa kiralayan size farkı yansıtıp yansıtamayacağı yönetim planı ve kira sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir; bu konuda taraflar arasında anlaşmazlık doğarsa sözleşmedeki özel düzenleme esas alınır. Eğer kira sözleşmenizde gecikme faizine ilişkin bir hüküm yoksa yönetim planı veya Kat Mülkiyeti Kanunu'ndaki genel oran devreye girer.

AVM yönetimleri zaman zaman yönetim planından farklı bir oran içeren ek protokoller veya kiracı el kitabı gibi belgeler kullanır. Bu belgeler kira sözleşmesinin eki olarak imzalatılmışsa bağlayıcılık kazanabilir; imzalanmamışsa hukuki gücü tartışmalıdır. Kiracı olarak imzaladığınız her ek belgeyi dikkatle incelemeniz ve faiz oranına ilişkin maddeleri özellikle teyit etmeniz önerilir.

Sonuç olarak pratik bir öncelik sıralaması şöyle çizilebilir: önce kira sözleşmenizdeki özel faiz hükmü, yoksa yönetim planındaki düzenleme, onu da yoksa Kat Mülkiyeti Kanunu'nun öngördüğü genel çerçeve. Bu sıralamanın dışına çıkan ya da birden fazla belgenin çakıştığı durumlarda hukuki danışmanlık almak zaman kaybettirmez.

Gecikme Faizi Oranının Üst Sınırı: Aşırılık ve İtiraz

Gecikme faizi üst sınır ve itiraz görseli

Türk hukukunda sözleşme özgürlüğü ilkesi taraflara oran belirleme konusunda geniş bir alan tanısa da bu özgürlüğün sınırları vardır. Borçlar Kanunu, aşırı faiz oranlarının mahkeme tarafından indirilmesine imkân tanıyan hükümler içerir. Buna göre taraflar arasındaki güç dengesizliği, bir tarafın zayıf konumundan yararlanılması veya oranın açıkça aşırı olduğunun ispatı halinde mahkeme, belirlenen faizi yasal faiz düzeyine çekme yetkisine sahiptir.

Uygulamada AVM sözleşmelerinde aylık yüzde iki ila üç arasında gecikme faizi oranı yaygın görülmektedir; ancak bu oranın kira sözleşmenizde nasıl formüle edildiği önemlidir. Bazı sözleşmelerde faiz, sadece ortak gider borcu için değil; gecikme cezası, idari ücret ve yönetim bedeli gibi ek kalemlerle birlikte kümülatif olarak hesaplanmaktadır. Bu tür bileşik hesaplamalar, tek başına faiz oranı makul görünse dahi toplam yükü yasal sınırların ötesine taşıyabilir.

İtiraz açısından dikkat edilmesi gereken nokta, salt oranın yüksek olmasının değil; oranın sözleşmede açık ve belirgin biçimde yazılı olmamasının ya da tarafların olağan ticari dengesine açıkça aykırı düşmesinin hukuki zemin oluşturduğudur. Mahkeme sürecinde bu argümanı ileri sürebilmek için borç döküm belgelerini, ödeme makbuzlarını ve kira sözleşmesinin tamamını eksiksiz saklamak büyük önem taşır.

Ayrıca belirtmek gerekir ki ticari kira ilişkisinde her iki taraf da tacir sayıldığından tüketici hukukundaki bazı özel koruma mekanizmaları doğrudan uygulanmayabilir. Bu nedenle itiraz yoluna gitmeden önce ilgili hukuki düzenlemelerin ve güncel içtihadın bir avukat aracılığıyla değerlendirilmesi, beklenmedik hak kayıplarının önüne geçer.

Borcun Doğruluğunu Sorgulamak: İlk Yapılması Gerekenler

Ortak gider borç doğrulama ve denetim süreci görseli

Gecikme faizi gelen bir borç tebligatıyla karşılaşıldığında ilk adım paniğe kapılmak değil, borcun dayanağını sorgulamaktır. Ortak gider hesabının nasıl yapıldığını, hangi kalemleri kapsadığını ve size düşen pay oranının nasıl belirlendiğini anlamak hem gereksiz faiz ödemesini önler hem de olası hesap hatalarını ortaya çıkarır. AVM yönetimi, her dönem için hazırladığı ortak gider bütçesini ve gerçekleşen harcama dökümlendirmesini kiracıya sunmakla yükümlüdür; bu belgeleri talep etmek hakkınızdır.

Borç tebligatı aldığınızda yapmanız gereken ilk işlem, kira sözleşmenizde yer alan ortak gider ve gecikme faizine ilişkin maddeyi bulmaktır. Ardından tebligatta belirtilen borç tutarını, kendi ödeme kayıtlarınızla ve yönetimin dönemsel gider dökümüyle karşılaştırın. Tahakkuk tarihinden itibaren kaç gün gecikme olduğunu ve bu süre üzerinden hangi oranla faiz hesaplandığını net olarak görebilirseniz, hatalı hesaplama varsa bunu yazılı olarak yönetimden teyit isteyerek çözebilirsiniz.

İkinci adım, gecikmenin gerçekten sizden mi yoksa yönetimin gecikmeli veya hatalı tarhiyatından mı kaynaklandığını incelemektir. Bazı AVM yönetimleri, ortak gider tarhiyatını aylık değil üç aylık veya yıllık toplu olarak gönderir; bu durumda ilk bildirim tarihi gecikme faizinin başlangıcını belirler. Fatura elinize geç ulaştıysa ya da tutarın hesabınıza geç yansıtıldıysa bu durumu belgelemek, faizin başlangıç tarihine itirazda önemli bir dayanak sağlar.

Eğer itirazınız somut bir belgeye dayanıyorsa bunu sözlü değil yazılı — iadeli taahhütlü mektup veya noter kanalıyla — iletmeniz hukuki süreç açısından kritik önem taşır. Yazılı itiraz gönderdiğiniz tarih, faizin durması veya indirilmesi taleplerinde mahkeme önünde güçlü bir kaldıraç işlevi görür.

İtiraz Yolları ve Başvurulabilecek Merciler

AVM ortak gider itiraz yolları ve başvuru mercileri görseli

Gecikme faizine veya borç aslına itiraz etmek istiyorsanız Türk hukukunda birden fazla yol mevcuttur. Ticari kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk, dava açılmadan önce zorunlu aşama haline gelmiştir; dolayısıyla mahkemeye taşımadan önce resmi arabuluculuk sürecini başlatmanız gerekmektedir. Bu süreç hem zaman hem maliyet açısından dava yoluna kıyasla çok daha elverişli sonuçlar doğurabilir; üstelik yönetimle tarafların birbirini daha iyi anlamasını sağlayan bir müzakere ortamı yaratır.

Arabuluculukta çözüme ulaşılamaması halinde sulh hukuk mahkemesi veya ticaret mahkemesi yetkili mercii olabilir; bu durum, uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların tacir olup olmadığına göre belirlenir. Mahkeme sürecinde gecikme faizinin hukuki dayanağını, hesaplama yöntemini ve varsa sözleşmeye aykırılığı delilleriyle birlikte sunmak zorundasınız. Dava öncesinde hukuki danışmanlık almanın maliyeti, olası mahkeme sürecinin boyutuna göre değerlendirildiğinde genellikle mantıklı bir yatırımdır.

İcra takibi başlatılmışsa itiraz süresi son derece kısadır; ödeme emri tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezseniz borç kesinleşir ve maaş veya banka hesabınıza haciz yolu açılabilir. Bu nedenle ödeme emri geldiğinde herhangi bir bekleme olmaksızın hukuki adım atılması şarttır. İtiraz, borcun tamamen inkârını değil; tutarın ya da faiz oranının hatalı hesaplandığını öne sürmek biçiminde de yapılabilir.

Son olarak bazı AVM yönetimleri, uzun süreli kiracılar için ödeme planı veya faiz affı uygulamalarına gidebilmektedir. Özellikle ekonomik dalgalanma dönemlerinde yönetimle doğrudan iletişime geçmek ve yazılı bir ödeme takvimi teklif etmek, itiraz sürecine girmeden sorunu çözmenin pratikte en hızlı yoludur. Bu görüşmeyi yaparken teklifi mutlaka e-posta veya noter kanalıyla yazılı hale getirmeniz, olası anlaşmazlıkları önler.

Gecikme Faizini Doğuran Yaygın Senaryolar ve Kaçınma Yolları

Gecikme faizine yol açan yaygın senaryolar — takvim ve uyarı görseli

Gecikme faizinin en sık görülen kaynağı, kiracının vade tarihini yanlış bilmesidir. Kira sözleşmesinde kira bedeli için belirlenen vade, ortak gider için geçerli olmayabilir; iki kalem farklı takvimlerle takip edilebilir. Özellikle yıl içinde değişen ortak gider tarhiyatlarının zamanında bildirilmediği durumlarda kiracı, yeni tutarı eski tutar üzerinden öder ve fark gecikmiş sayılır. Bu yaygın senaryodan korunmanın en etkili yolu, her ay yönetimden yazılı tarhiyat belgesi almak ve ödeme öncesinde tutarı teyit etmektir.

Bir diğer yaygın senaryo, havale veya EFT ile yapılan ödemelerde açıklama bilgisinin eksik ya da hatalı girilmesidir. Banka aracılığıyla yapılan ödeme yönetim hesabına ulaşsa dahi doğru bağımsız bölüm veya kiracı hesabına işlenmeden beklemede kalırsa gecikme faizi işlemeye devam eder. Ödeme açıklamasına kira sözleşme numaranızı, mağaza/ofis numaranızı ve ödeme dönemini belirtmeniz bu riski önemli ölçüde azaltır.

Yıllık bütçe görüşmelerinde mutabık kalınan ortak gider tutarının dönem içinde revize edilmesi de gecikmeli ödemelere zemin hazırlar. Yönetim tarhiyatı artırdığında bunu kiracıya bildirme yükümlülüğü sözleşmede açıkça yer almıyorsa bu hususu iletişim kayıtlarına dayandırarak takip etmek gerekir. Bildirim yapılmadan artırılan tutar için gecikme faizi talep edilmesi halinde bu talebin hukuki dayanağı zayıf olabilir; ancak bunu ispat yükü size düşer.

Önleyici en basit tedbir ise otomatik ödeme talimatı kurmaktır. Ortak gideri sabit kalmıyorsa otomatik talimat uygun olmayabilir; bu durumda takvim hatırlatıcısı ve aylık doğrulama rutini alternatif çözümdür. Küçük görünen bir gecikme bile birkaç ay birikirsek ciddi bir faiz yüküne dönüşebilir.

Yazılı İtiraz Nasıl Yapılır? Örnek Bir Şablon

Gecikme faizi itiraz mektubu yazılı bildirim görseli

Yasal gecikme faizine itiraz etmek için resmi yola başvurmadan önce yönetimle yazılı iletişim kurmanız hem süreci hızlandırır hem de daha ileri adımlarda elinizi güçlendirir. İtiraz yazısının tarih içermesi, tebliğ şeklinin belgelenebilir olması (iadeli taahhütlü posta veya noter) ve talep ettiğiniz işlemin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Aşağıdaki örnek, bir başlangıç noktası olarak kullanılabilir; avukatınızın incelemesiyle güçlendirilmesi önerilir.

Gecikme Faizi İtiraz Dilekçesi — Örnek Şablon

Konu: [Tarih] Tarihli [Dönem] Ortak Gider Tarhiyatına İlişkin Gecikme Faizi İtirazı

Sayın [AVM/Bina Yönetimi],

[Mağaza/Ofis No], [Kiracı Adı/Firma Adı] olarak tarafınıza gönderilen [tarih] tarihli [tutar] TL ortak gider borcuna eklenen [faiz tutarı] TL gecikme faizine itiraz etmekteyiz. Söz konusu gecikme, [neden — örn. tarhiyat bildiriminin geç ulaşması / tutar farkının önceden bildirilmemiş olması] nedeniyle oluşmuştur. Kira sözleşmemizin [madde numarası/tarihi] kapsamında bu kalemin yeniden değerlendirilmesini, gecikme faizinin yasal oran üzerinden düzeltilmesini ve revize edilmiş dökümün tarafımıza yazılı olarak iletilmesini talep ederiz.

Saygılarımızla,
[Ad Soyad / Firma Adı]
[Tarih]

Bu şablon oldukça temel bir çerçeve sunmaktadır. Hukuki dayanak olarak kira sözleşmenizin ilgili maddesini, varsa yönetim planının ilgili bölümünü ve ödeme belgelerinizi ek olarak sunmanız itirazı güçlendirir. Yanıt süresini de yazıda belirtmek — örneğin on beş iş günü — sürecin sürüncemede kalmasını önler.

Site Yönetimi Platformuyla Şeffaf Takip

Site Yönetimi platformu — ortak gider şeffaf takip paneli görseli

Ortak gider borçlarında yaşanan gecikmelerin ve buna bağlı faiz uyuşmazlıklarının büyük çoğunluğu, taraflar arasındaki bilgi asimetrisinden kaynaklanır: kiracı nelerin, ne zaman, nasıl faturalandırıldığını net göremez; yönetim ise ödeme hatırlatmalarını manuel takip eder. Bu iki sorun çözüldüğünde hem gecikme oranı düşer hem de itiraz süreci gereksiz kalmaya başlar.

Yapı, Site Yönetimi platformuyla yönetiliyorsa kiracı ortak gider dökümlendirmesini — hangi kalem, ne kadar, hangi dönem — dijital panelinden anlık görebilir. Her ay tarhiyat dönemi açıldığında bildirim alınır; ödeme geçmişi tarih damgalı olarak kayıt altında tutulur. Bu şeffaflık, "fatura elimize ulaşmadı" ya da "tutarı bilmiyorduk" gibi geriye dönük savunmaların önüne geçer ve gecikme faizi tartışmasının doğmasını engeller.

Bunun yanı sıra arıza ve bakım talepleri de aynı platform üzerinden tarih damgalı biçimde açılır. Ortak alan bakımına yapılan giderlerin tarhiyata yansımasını sorgulayan kiracılar, talep ve harcama kayıtlarını karşılaştırabilir; bu da hem güven ortamı oluşturur hem de olası şişirilmiş gider itirazlarını kolaylaştırır. Yönetim planındaki duyurular ve dönemsel raporlar da tek kanaldan iletildiğinden kiracı bilgisizlik savunmasına gerek kalmaz.

Platform ayrıca plaza aidatı ile ortak gider arasındaki farkı netleştiren bilgilendirme içerikleriyle kiracıların bilinçlenmesine de katkı sağlar; bu da yönetimle kiracı arasındaki uzlaşma zeminini genişletir. Gecikme faizi meselesinin teknik çözümü hukuki bilgiden geçerken pratik çözümü şeffaf ve otomasyon destekli bir takip sisteminden geçer.

Sık Yapılan Hatalar

AVM ortak gider gecikme faizinde sık yapılan hatalar görseli

Kiracıların gecikme faizi konusunda yaptığı en yaygın hata, gelen faturayı sözleşmedeki faiz hükmüyle karşılaştırmadan doğrudan ödemektir. Tutarın bir kısmı ya da tamamı hatalı hesaplanmış olsa dahi ödeme yapılması, yönetim açısından zımni kabul olarak değerlendirilebilir ve ilerideki itirazları zorlaştırabilir. Bu nedenle her ortak gider ödemesini yapmadan önce birkaç dakika ayırıp tutarı sözleşme ve tarhiyat belgesiyle teyit etmek alışkanlık haline getirilmelidir.

İkinci yaygın hata, itirazı sözlü yapmaktır. Yöneticiyle telefonda ya da yüz yüze görüşerek yapılan itiraz, hukuki süreçte hiçbir değer taşımaz. Yazılı bildirim olmaksızın geçen her gün, faiz işlemeye devam eder; ayrıca mahkemede "itiraz ettim" iddiasını ispat etmek neredeyse imkânsız hale gelir. Her türlü itirazı yazılı yapmak, e-posta bile olsa, bu riski büyük ölçüde azaltır.

Bir diğer hata, gecikme faizini kira bedelinin gecikmesiyle aynı kefeye koymaktır. Kira ödemesi düzenli yapılıyor olsa dahi ortak gider ödenmiyorsa faiz işler; iki kalem birbirinden bağımsızdır. Ortak giderlerin adil paylaşımında en sık yapılan hatalar arasında bu karışıklık özellikle öne çıkmaktadır.

Son olarak, icra takibine karşı pasif kalmak son derece ciddi sonuçlar doğurur. Ödeme emrini alıp "bakarım" diyerek geçiştirmek, süresi içinde itiraz edilmezse borcun kesinleşmesi anlamına gelir. İcra yolunun açıldığı anlarda saatler bile belirleyici olabilir; bu nedenle hukuki danışmanınızın iletişim bilgilerini her zaman hazırda bulundurmak pratik bir önlemdir.

Sık Sorulan Sorular

AVM ortak gider borcu için aylık yüzde kaç gecikme faizi uygulanabilir?

Uygulanacak oran öncelikle kira sözleşmenizde ve bina yönetim planında belirtilen orana bağlıdır. Herhangi bir sözleşme düzenlemesi yoksa Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınır. Uygulamada aylık yüzde iki ila üç arasında oranlar yaygın görülmektedir; ancak bu oranın aşırı olduğunu düşünüyorsanız borçlar hukuku çerçevesinde mahkemeye başvurabilir ve oranın indirilmesini talep edebilirsiniz.

Ortak gider faturası geç bildirilmişse yine de faiz ödemek zorunda mıyım?

Tarhiyatın size belgelenen bir tarihten itibaren geç bildirildiğini ispat edebilirseniz, faizin başlangıç tarihine itiraz etme hakkınız doğabilir. Faiz, borcun muaccel (ödenebilir hale geldiği) tarihten başlar; fatura elinize geç ulaşmışsa bu gecikmeli bildirim, temerrüt tarihini etkileyebilir. Bu durumu yazılı itirazla ve varsa teslimat kanıtıyla desteklemeniz gerekir.

Yönetim planında faiz oranı yazmıyorsa ne olur?

Yönetim planında ve kira sözleşmesinde gecikme faizine ilişkin özel bir düzenleme yoksa yasal temerrüt faiz oranı uygulanır. Yasal oran Türkiye Merkez Bankası tarafından dönemsel olarak belirlenen avans faiz oranına paralel şekilde güncellenir; Türk Borçlar Kanunu'nda bu konudaki genel hükümlere başvurulabilir. Sözleşmede boşluk olması, yönetimin sizi serbest bırakması anlamına gelmez; yasal oran yine de işler.

İcra takibi başlatıldıktan sonra gecikme faizine itiraz edebilir miyim?

İcra takibine başlandıktan sonra ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etme hakkınız vardır. Bu süre son derece kısa olduğu için ödeme emrini teslim alır almaz bir hukuki danışmana başvurmanız şarttır. Yedi günlük süreyi kaçırırsanız borç kesinleşir ve itiraz yolu büyük ölçüde kapanır; ancak hâlâ bazı hukuki yollara (şikâyet, iptal davası) başvurulabilir; bunları avukatınızla değerlendirin.

Gecikme faizini kira bedeliyle mahsup etmem mümkün mü?

Kira bedeli ile ortak gider borcu hukuki olarak ayrı alacak kalemleridir. Kira sözleşmenizde açık bir mahsup hükmü yoksa tek taraflı olarak birini diğeriyle mahsup etmek hukuki risk taşır. Yönetim, kira ödemesini aldığını kabul ederken ortak gider borcunu ayrıca takip etmeye devam edebilir. Her iki ödemeyi ayrı ayrı takip etmek ve muhasebeleştirmek en güvenli yoldur.

Gecikme faizini en aza indirmek için en pratik önlem nedir?

En pratik önlem, ortak gider tarhiyat belgelerini her dönem başında yazılı olarak talep etmek ve ödemeyi vade tarihinden birkaç gün önce gerçekleştirmektir. Ödeme açıklamasına mağaza/ofis numaranızı ve dönemi mutlaka ekleyin; bu sayede ödemeniz doğru hesaba zamanında işlenir. Ayrıca kira sözleşmenizi yenilerken gecikme faizi maddesini gözden geçirip açık ve sınırlı bir oran belirleyin; belirsiz ya da açık uçlu faiz hükümleri ileride ciddi yüklere yol açabilir.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön