Site Yönetimi

Büyük Metrekare Sahibi Tek Firmanın Kararları Domine Etmesi Engellenebilir mi?

Bir AVM'de ya da ofis plazasında toplam alanın büyük bölümünü elinde tutan tek bir firma, kat malikleri kurulu oylamalarını neredeyse tek başına belirleyebilir. Bu tablonun önüne geçmek mümkün mü, ne ölçüde?

Büyük Metrekare Sahibi Tek Firmanın Kararları Domine Etmesi Engellenebilir mi?

Evet, büyük metrekare sahibi tek firmanın kuruldaki baskınlığı kısmen engellenebilir; ancak bu, tamamen ortadan kaldırılabileceği anlamına gelmez. Kat Mülkiyeti Kanunu arsa payını temel oy birimi olarak kabul eder ve arsa payı büyük olan tarafın doğal bir ağırlığı vardır. Bununla birlikte kanun bazı kararlar için nitelikli çoğunluk ya da oy birliği arar; yönetim planı ek kısıtlamalar getirebilir; mağduriyet hâlinde yargı yolu açıktır. Durumunuzun tam tablosunu anlamak için hem kanun metnine hem de yapının yönetim planına bakmak zorunludur.

Arsa Payı ile Oy Hakkı Arasındaki Bağ: Gerçekte Ne İşliyor?

Arsa payı ve oy oranı ilişkisini gösteren tapu belgesi illüstrasyonu

Kat Mülkiyeti Kanunu'nda oy hakkı kural olarak arsa payına göre belirlenir. Yani tapu sicilinde kayıtlı arsa payı ne kadar büyükse, kat malikleri kurulundaki oy ağırlığı da o ölçüde büyüktür. Bu ilke hem adil hem de sorunlu bir sistemi bir arada doğurur: büyük yatırım yapan tarafın daha fazla söz hakkı olması makul görünebilir; ancak tek bir daire ya da mağaza sahibinin alanın çok büyük bölümüne sahip olduğu yapılarda denge ciddi biçimde bozulabilir.

Özellikle AVM'lerde büyük bir anchor kiracının ya da mülk sahibinin geri kalan bağımsız bölümlerin toplamından çok daha fazla metrekareye sahip olduğu durumlar yaygındır. Aynı tablo ofis plazalarında da geçerlidir: tek bir şirket grubuna ait katlar veya bağımsız bölümler bir araya geldiğinde toplam oyun büyük çoğunluğunu kontrol edebilir. Bu durumda küçük tenantlar ya da bağımsız mağaza sahipleri kendi başlarına hiçbir kararı geçiremez hâle gelebilir.

Durumu daha da girift kılan şey şudur: arsa payları her zaman fiilî kullanım alanıyla birebir örtüşmez. Tapuda yer alan arsa payı oranı, projenin ilk inşası sırasında belirlenir ve sonradan değiştirilmesi oldukça güçtür. Dolayısıyla mevcut kiracı ya da kullanıcı paylaşımı ile tapudaki arsa payı dağılımı arasında ciddi uçurumlar olabilir. Küçük kiracı olarak kurulda etkili olmak istiyorsanız önce yapının arsa payı dağılımını ve yönetim planını öğrenmek, hareket alanınızı doğru ölçmenizi sağlar.

Bir de şunu bilin: arsa payı sistemi her ne kadar büyük pay sahiplerine avantaj tanısa da kanun bu avantajı bazı kararlar için frenlemektedir. Tüm kat maliklerinin yazılı onayı olmadan gerçekleştirilemeyecek kararlar, yalnızca dörtte üç çoğunlukla alınabilecek kararlar ve salt çoğunlukla geçebilecek kararlar şeklinde farklı eşikler söz konusudur. Bu eşiklerin varlığı, büyük metrekare sahibi tarafın mutlak hâkimiyetini kısmen kırar.

Karar Türlerine Göre Çoğunluk Eşikleri: Her Karar Aynı Değil

Karar türlerine göre farklı çoğunluk eşiklerini gösteren piramit illüstrasyonu

Kat Mülkiyeti Kanunu kararları için tek tip bir çoğunluk öngörmez; karar türüne göre farklı eşikler belirlenmiştir. Bu farklılık, küçük pay sahipleri için en önemli koruma mekanizmalarından birini oluşturur. Olağan ortak gider ve yönetim kararları genellikle katılan kat maliklerinin arsa payı itibarıyla salt çoğunluğuyla alınabilir. Bu durumda büyük pay sahibi tek başına belirleyici olabilir; önünüzde pek fazla hukuki seçenek kalmaz.

Ancak önemli değişiklik kararlarında tablo farklılaşır. Yapının ortak yerlerinde köklü değişiklik, bağımsız bölümlerin tahsisinde değişiklik veya yönetim planının değiştirilmesi gibi konular için kanun çok daha ağır eşikler arar. Oy birliği ya da dörtte üç çoğunluk gerektiren bu kategorilerde büyük pay sahibi tek başına kararı geçiremez; sizin oyunuza ya da onayınıza ihtiyaç duyabilir. Bu kaldıraç noktaları küçük kiracı veya pay sahibi için kritik öneme sahiptir.

Yönetim planı da karar eşiklerini etkileyebilir. Bazı yapılarda yönetim planı kanunun öngördüğü asgari eşiklerin üzerine çıkarak belirli konularda daha ağır koşullar getirir. Eğer yönetim planınızda böyle bir düzenleme varsa, büyük pay sahibinin baskısı o konularda daha kısıtlı kalır. Taşındığınız ya da sözleşme imzaladığınız yapının yönetim planını okumayı hiç ertelemeyin; içinde sizi koruyacak hükümler saklı olabilir.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta: kurula katılım oranıdır. Büyük pay sahibi kurula katılırken küçük pay sahipleri katılmazsa, katılan oylar arasında büyük pay sahibinin ağırlığı daha da artar. Dolayısıyla binanızdaki ya da AVM'nizdeki diğer küçük kiracı ve bağımsız bölüm sahipleriyle organize olarak kurullara düzenli katılım sağlamak, başlı başına önemli bir savunma aracıdır.

Büyük Pay Sahibi Gerçekten Tüm Kararları Bloke Edebilir mi?

Büyük blok sahibinin diğer kararları engellediğini gösteren mimari illüstrasyon

Engelleme de tıpkı karar alma gibi eşik meselesidir. Büyük pay sahibi salt çoğunluk gerektiren bir kararı istedikleri yönde alabilir; ama oy birliği ya da nitelikli çoğunluk gerektiren kararlarda siz de "hayır" diyerek bloke edebilirsiniz. Yani büyük pay sahibinin gücü iki yönlü bir kılıçtır: nasıl sizin oyunuzu ezmek için kullanılabiliyorsa, siz de eşiği sağlayan durumlarda onların kararlarını durdurmak için bu mekanizmayı kullanabilirsiniz.

Pratikte en sık karşılaşılan sorun şudur: büyük pay sahibi olağan kararları kendi istediği biçimde aldırır ve bu kararların uygulanma biçiminde sizi dezavantajlı konuma sokar. Örneğin ortak alan yöneticisi atanması, ortak gider bütçesinin onaylanması, güvenlik veya temizlik hizmetlerinin seçimi gibi konularda çoğunluğu rahatça elde eder. Bu kararların gündeme geleceğini önceden bilmek ve her birinde kendi tutumunuzu hazırlanmış olarak sunmak, sizi pasif bir konumdan çıkarır.

Eğer büyük pay sahibinin aldırdığı bir karar, Kat Mülkiyeti Kanunu'nda öngörülen usule aykırıysa ya da diğer kat maliklerinin haklarını açıkça ihlal ediyorsa, bu kararın iptali için sulh hukuk mahkemesine başvurma hakkınız vardır. Yargı denetimi, büyük pay sahibinin kendi ağırlığını kötüye kullandığı durumlarda en etkili denge mekanizması olarak öne çıkar. Bunun için kararın alındığı toplantıya ait tutanaklar, itirazlarınızın kayıtları ve hukuki danışmanlık vazgeçilmezdir.

Son olarak şunu belirtmek gerekir: hukuki süreçler zaman alır ve maliyet doğurur. Bu nedenle uzlaşı yolları her zaman öncelikli seçenek olmalıdır. Büyük pay sahibiyle doğrudan diyalog kurmak, diğer küçük tenantlarla ortak bir tutum geliştirmek ve yönetici nezdinde yazılı şikâyette bulunmak, çoğu zaman hukuki süreçten daha hızlı ve daha az masraflı sonuç verir.

Yönetim Planı: Sizin İçin En Güçlü Belge mi?

Yönetim planı belgesini ve koruyucu hükümlerini gösteren illüstrasyon

Yönetim planı, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun çizdiği çerçeve içinde taraflarca oluşturulmuş ve tapu siciline şerh edilmiş bir belgedir. Her kat maliki ve kiracı bu belgeye tabidir; dolayısıyla sizi koruyacak ya da sizi bağlayacak hükümler burada yatar. Eğer yönetim planını henüz okumadıysanız, tapu müdürlüğünden veya yöneticiden bir örnek talep etmek en öncelikli adımınız olmalıdır.

Yönetim planı çeşitli konularda kanunun öngördüğünden daha koruyucu hükümler içerebilir. Belirli konuların oybirliğiyle ya da dörtte üçlük çoğunlukla karara bağlanması, yöneticinin seçim biçimi, ortak giderlerin dağıtım yöntemi veya belirli kararların bağımsız bölüm sayısına göre (arsa payına göre değil) alınması gibi düzenlemeler bunlara örnek verilebilir. Eğer böyle bir hüküm mevcutsa büyük metrekare sahibi firma kendiliğinden frenlenmiş olur.

Bir de şu durum vardır: yönetim planı büyük metrekare sahibine açıkça avantaj tanıyor olabilir. Bu durumda planın değiştirilmesi gündeme gelir; ancak yönetim planı değişikliği için genellikle çok ağır bir çoğunluk gerekmektedir. Küçük kiracı olarak yönetim planını tek başınıza değiştiremeyebilirsiniz. Bu noktada diğer bağımsız bölüm sahipleriyle ittifak kurmak, gündemi birlikte oluşturmak ve değişiklik talebini yazılı biçimde kaydettirmek yapabileceğiniz en somut adımlardır.

Yönetim planında açıklık yoksa ya da hüküm eksikse kanun hükümleri devreye girer. Bu noktada hukuki yoruma ve mahkeme içtihatlarına başvurulabilir. Belirsiz durumları kendi lehinize netleştirmek için uzman hukuki destek almak, özellikle büyük meblağların söz konusu olduğu ticari yapılarda ciddi bir yatırım olarak değerlendirilmelidir.

Diğer Küçük Pay Sahipleriyle Ittifak: Sayı mı, Pay mı?

Küçük pay sahiplerinin birleşerek büyük bloka karşı duruşunu gösteren illüstrasyon

Tek başınıza az arsa payına sahipseniz bile diğer küçük bağımsız bölüm sahipleriyle bir araya geldiğinizde elde edebileceğiniz toplam arsa payı önemli bir güce ulaşabilir. Salt çoğunluk gerektiren kararlarda büyük pay sahibinin etkisini kıramasanız bile nitelikli çoğunluk ya da oybirliği gerektiren kararlarda kolektif tutumunuz belirleyici olabilir. Özellikle "hayır" demek için yeterli ağırlığa sahip olabileceğinizi hesaplamak gerekir.

AVM'lerde ve plazalarda küçük mağaza ya da ofis sahiplerinin örgütlenmesi yazılı olmayan bir kurul oluşturmak anlamına gelebilir. Her toplantı öncesi ortak tutum belirlemek, kimin neden oy kullanacağını paylaşmak ve tutanakları birlikte takip etmek en basit kolektif savunma biçimidir. Bu organizasyon için ne yasal engel ne de büyük bir maliyet söz konusudur; yalnızca koordinasyon gerektirir.

İttifakta dikkat edilmesi gereken şey şudur: ortak çıkarlar her zaman örtüşmez. Bir mağaza için zararlı olan uygulama başka bir mağaza için nötr ya da avantajlı olabilir. Dolayısıyla ittifak kurulacak tarafları gerçekten örtüşen çıkarlara göre seçmek ve somut konularda birlikte hareket etmek, genel ve duygusal bir dayanışmadan çok daha etkilidir. Hangi konularda birleşebileceğinizi önceden netleştirin.

Bir de yönetici seçimi meselesi vardır. Kat malikleri kurulunda yöneticiyi kim seçer, nasıl denetler sorusu küçük pay sahipleri için kritiktir. Yönetici büyük pay sahibinin yakın çevresinden geliyorsa bağımsız denetim mekanizması zayıflar. Yönetici seçimi gündemine geldiğinde alternatif aday önerme hakkınızı kullanmak, varsa bağımsız ya da profesyonel yönetim firması seçilmesi yönünde oy vermek uzun vadede dengeyi iyileştirebilir.

Yöneticiye Başvuru ve Yazılı Şikâyet Süreci

Yöneticiye yazılı şikâyet sürecini gösteren ofis ortamı illüstrasyonu

Kat malikleri kurulunun dışında gündelik süreçlerde de büyük metrekare sahibi firmanın uygulamaları sizi doğrudan etkileyebilir. Bu durumda ilk başvuru mercii yöneticidir. Ortak gider hesabına itirazınız varsa, ortak alan kullanımında haksız bir uygulama yaşıyorsanız ya da yönetim planına aykırı bir uygulamaya maruz kaldıysanız bunu yöneticiye yazılı olarak bildirmek hem hukuki süreci için temel kanıt hem de sorunu çözme için en hızlı yoldur.

Yazılı başvuruda tarih ve içerik belgelenmesi önemlidir. E-posta, noter kanalıyla gönderilen ihtarname ya da imzalı yazı ile yapılan başvurular, ileride sulh hukuk mahkemesine gitmeniz gerekirse elinizi güçlendirir. Sözlü şikâyetler hem takip edilmesi güç hem de inkâr edilmesi kolay olduğundan tercih edilmemelidir. Her önemli başvuruyu kayıt altına alın ve yanıtı da yazılı biçimde talep edin.

Yönetici hareketsiz kalırsa ya da sorunu büyük metrekare sahibi lehine sonuçlandırırsa, kat malikleri kuruluna şikâyetinizi taşıyabilirsiniz. Toplantı gündemine madde eklenmesini talep etmek ve bu talebi yazılı olarak iletmek haklarınız arasındadır. Gündem dışı konularda söz almak ise toplantı yönetimine ve diğer katılımcıların itirazı olmayışına bağlıdır; bu nedenle gündeme alma yolu daha güvenilirdir.

Şikâyetiniz karşılıksız kaldığında ve yöneticinin hesap vermediği kanaatine vardığınızda, yöneticinin görevden alınması için kurul toplantısı çağrısı yapılmasını da talep edebilirsiniz. Bu adım büyük pay sahibiyle doğrudan çatışma anlamına gelebilir; ancak denetim mekanizmasının fiilen işletilebileceğini göstermek açısından önemlidir. Diğer küçük pay sahipleriyle birlikte hareket ettiğinizde bu talebi destekleyecek yeterli imzayı toplamanız mümkün olabilir.

Sulh Hukuk Mahkemesi: Ne Zaman, Nasıl?

Sulh hukuk mahkemesi ve kat mülkiyeti uyuşmazlığını gösteren adliye illüstrasyonu

Kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Kat malikleri kurulu kararının iptali, yöneticinin denetlenmesi ya da yöneticinin görevden alınması gibi talepler bu mahkemede görülür. Yargı yolu, büyük pay sahibinin hâkimiyetine karşı kullanılabilecek en güçlü ama aynı zamanda en meşakkatli araçtır.

Kurul kararının iptali davası açılabilmesi için kararın kanuna ya da yönetim planına açıkça aykırı olması gerekir. Büyük pay sahibinin çoğunluğu kullanarak kararı aldırmış olması tek başına iptal sebebi sayılmaz; çünkü kanun arsa payı çoğunluğunu esas alan bir oy sistemi öngörmektedir. Ancak toplantı usulüne aykırılık, gündem dışı karar alınması ya da belirli kat maliklerinin aleyhine açıkça ayrımcı bir uygulama gibi nedenler hukuki itirazın zeminini oluşturabilir.

Mahkeme süreçleri yıllar alabilir ve hukuki temsil maliyeti yüksek olabilir. Bu nedenle dava açmadan önce uzlaşı, arabuluculuk ve yönetici nezdindeki idari başvuru yollarını tüketmek hem pratik hem de mahkeme sürecinde lehinize kanıt oluşturmak açısından önemlidir. Hâkim, taraflardan birinin iyi niyetle çözüm aradığını, diğerinin ise uzlaşıdan kaçındığını görmek isteyecektir.

Bir avukata danışırken özellikle kat mülkiyeti hukuku konusunda deneyimli bir hukukçu tercih etmek sonuca etkili biçimde yansır. Genel gayrimenkul avukatlarının kat mülkiyeti kurulu kararları konusundaki bilgisi değişkenlik gösterebilir. İlk görüşmede elinizde tutanaklar, yönetim planı, başvurularınız ve yanıtlar gibi belgeler bulunmasına özen gösterin.

Site Yönetimi Platformuyla Süreçleri Şeffaf Tutmak

Bina yönetim platformunun şeffaf raporlama panelini gösteren dijital illüstrasyon

Büyük metrekare sahibi bir firmanın kurula hâkim olduğu yapılarda en sık şikâyet edilen konuların başında bilgiye erişim gelmektedir. Ortak giderlerin nasıl hesaplandığını görmek, faturalara itiraz etmek ya da geçmiş kararları takip etmek çoğu zaman yöneticinin inisiyatifine bırakılmış durumdadır. Dijital bir yönetim platformu burada doğrudan fark yaratır.

Site Yönetimi platformu kullanılan yapılarda, kiracı veya bağımsız bölüm sahibi olarak ortak gider dökümünüze çevrimiçi erişebilir, her kalemin detayını görebilir ve itiraz sürecini yazılı biçimde başlatabilirsiniz. Karar tutanakları ve duyurular tek bir kanaldan izlenebilir olduğunda büyük pay sahibinin bilgiyi asimetrik tutması güçleşir; şeffaflık başlı başına bir denge aracına dönüşür.

Arıza ve bakım taleplerinin tarih damgalı kayıt altına alınması da önemli bir işlev görür. Ortak alanda oluşan bir hasarın ya da yapılmayan bir bakımın kimin sorumluluğunda olduğunu belgelemek, büyük pay sahibiyle yaşanacak maliyet anlaşmazlıklarında elinizi güçlendirir. Aynı şekilde yöneticinin hangi tarihlerde ne tür kararlar aldığını kayıt altında tutmak, olası bir hukuki süreçte kanıt zincirini sağlamlaştırır.

Platform aynı zamanda kurul toplantılarının duyurulması, gündemin önceden paylaşılması ve oy eğilimlerinin şeffaf biçimde görünür kılınması gibi süreçleri de organize edebilir. Toplantıya katılım oranını artırmak, küçük pay sahiplerini kuruldan haberdar etmek ve alınan kararları anlık olarak ilgili tüm taraflara iletmek gibi işlevler, organizasyonel zayıflıktan kaynaklanan güç dengesizliğini azaltmaya katkı sağlar.

Sık Yapılan Hatalar: Kendinizi Daha da Kötü Konuma Düşürmemek İçin

Kat mülkiyeti süreçlerinde kaçınılması gereken yaygın hataları gösteren uyarı işaretleri illüstrasyonu

Büyük pay sahibiyle mücadelede küçük kiracıların yaptığı en yaygın hata, konuya sözlü olarak tepki gösterip yazılı iz bırakmamaktır. Kurul toplantısında yüksek sesle itiraz etmek ancak tutanağa geçmemesine göz yummak, hukuki anlamda hiç itiraz etmemiş olmakla eşdeğerdir. Her önemli itirazınızın tutanağa geçirilmesini talep edin; geçirilmezse ayrı bir tutanak düzenleyin ve imzalatmaya çalışın.

Bir diğer yaygın hata, toplantılara katılmamaktır. "Zaten büyük firma her şeyi geçirir, gitmenin faydası yok" düşüncesi kendi kendini doğrulayan bir kehanete dönüşür: katılım azaldıkça büyük pay sahibinin görece gücü artar, toplantı yeter sayısını tek başına sağlaması kolaylaşır ve alınan kararlar üzerinde denetim daha da zayıflar. Katılım, hem pratik hem de sembolik düzeyde önemlidir.

Kurulu tamamen devre dışı bırakmaya çalışmak da hatalı bir stratejidir. Daha iyi bir anlaşmazlık çözüm mekanizması yokken kurulu işlevsiz kılmaya çalışmak, yapıyı yönetilemez hâle getirir ve sonuçta en çok küçük pay sahiplerini etkiler. Ortak alanlar bakımsız kalır, ortak gider kargaşası derinleşir ve mülk değerleri düşer. Sistemin içinde kalarak dengeyi iyileştirmeye çalışmak, sistemi çökertmeye çalışmaktan her zaman daha etkilidir.

Son olarak, yönetim planını okumadan hukuki görüş almaya çalışmak ciddi zaman ve para kaybına yol açar. Avukatınız sizden her şeyden önce yönetim planını isteyecektir; onu elinde bulundurmayanlar hukuki süreci daha yavaş ve daha maliyetli yürütür. Belgeyi en baştan edinin ve dikkatle okuyun.

Örnek yazılı itiraz dilekçesi (yöneticiye gönderilmek üzere):

Sayın [Yönetici Adı / Yönetim Firması],
[Tarih] tarihinde gerçekleştirilen kat malikleri kurulu toplantısında alınan [karar konusu] kararına ilişkin itirazımı yazılı olarak bildirmek isterim. Söz konusu karar, tarafıma önceden yeterli bildirim yapılmadan gündeme alınmış ve [belirtin: yönetim planının ilgili maddesi / kanunun ilgili hükmü] çerçevesinde yetersiz çoğunlukla onaylanmıştır. Kararın yeniden değerlendirilmesini ve ilgili belgelerle birlikte tarafıma yazılı yanıt verilmesini talep ederim.
Saygılarımla,
[Adınız, Bağımsız Bölüm No / Mağaza No]

Yöneticinin Hesap Vermesiyle İlgili Haklarınız

Büyük metrekare sahibi firmanın kurula hâkim olduğu yapılarda yönetici çoğu zaman bu firmanın tercihlerini yansıtır. Ancak yönetici, tüm kat maliklerini temsil eden bir konumdadır ve kanun yöneticiye belirli hesap verme yükümlülükleri yükler. Gelir-gider hesabının yılda en az bir kez tüm kat maliklerine sunulması bu yükümlülüklerin başında gelir.

Hesapların incelenmesini talep etme, belgeler üzerinde bağımsız denetim yaptırma ve yöneticiye yazılı olarak soru yöneltme haklarınız bulunmaktadır. Bu haklar büyük pay sahibinin önünde pasif oturmaktan daha iyi bir konumda olmak için kullanılabilir. Yöneticinin yanıt vermediği durumlarda bu yanıtsızlığın kendisi de sulh hukuk mahkemesinde bir olgusal dayanak oluşturabilir. Daha fazla bilgi için yöneticinin yetki sınırlarına ilişkin içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

Yöneticinin görevden alınması da bir seçenektir. Bunun için kurulda yeterli çoğunluğun sağlanması gerekir; ancak yöneticinin göreve başlamasından sonra kötü yönetim ya da hesap vermeme olgusunun ortaya konması durumunda mahkeme de bu konuda müdahale yetkisine sahiptir. Uzun vadeli bir ilişkide olduğunuz yapıda yönetici sorununu çözmek, tek tek kurul kararlarını tartışmaktan çok daha stratejik bir adım olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Büyük pay sahibi firma tek başına kurul kararı alabilir mi?

Salt çoğunluk gerektiren kararlarda, büyük pay sahibinin arsa payı itibarıyla yarıdan fazlasına sahip olması hâlinde bu mümkündür. Ancak nitelikli çoğunluk ya da oybirliği gerektiren kararlarda diğer kat maliklerinin onayı olmadan karar geçiremez. Hangi kararların hangi eşiğe tabi olduğunu yönetim planı ve Kat Mülkiyeti Kanunu birlikte belirler.

Arsa payı yüksek olan firma her zaman haklı mı sayılır?

Hayır. Yüksek arsa payı daha fazla oy hakkı verir; ancak bu, alınan her kararın hukuka uygun ya da adil olduğu anlamına gelmez. Usule aykırı alınan, kanun hükümlerini ihlal eden ya da belirli kat maliklerini açıkça ayrımcı biçimde etkileyen kararlar sulh hukuk mahkemesinde iptal edilebilir. Arsa payı, yargısal denetimin önünde bir zırh değildir.

Yönetim planını nereden edinebilirim?

Yönetim planı tapu sicilinde ayrıca tutulur ve tapu müdürlüğünden örnek talep edebilirsiniz. Bunun yanı sıra yapının yöneticisi de kat maliklerine yönetim planının bir örneğini vermekle yükümlüdür. Kira sözleşmenize yönetim planının ek olarak verilip verilmediğini de kontrol edin; bazı yapılarda bu doğrudan kira dosyasında yer alır.

Kurul toplantısında alınan karara ne kadar sürede itiraz edebilirim?

Kat Mülkiyeti Kanunu'nda kurul kararına itiraz için öngörülen süre sınırlıdır; genel kural, kararın öğrenilmesinden itibaren belirli bir süre içinde sulh hukuk mahkemesine başvurmaktır. Bu süre hak düşürücü nitelik taşıyabileceğinden, itiraz etmeyi düşündüğünüz bir karar için vakit kaybetmeden hukuki danışmanlık almanızı öneririz. Toplantıya katılmayan kat maliklerinin durumu için ayrı bir süre hesabı uygulanabilir.

Büyük pay sahibi firma ortak gider faturalarını keyfi biçimde artırabilir mi?

Ortak gider dağıtımı ve bütçesi kurul kararıyla onaylanmak zorundadır; yönetici ya da büyük pay sahibi tek taraflı olarak fatura tutarını değiştiremez. Onaylı bütçe dışına çıkan harcamalar için hesap sorma hakkınız vardır. Ayrıca ortak giderlerin yönetim planı ve kanunda belirtilen esaslara göre dağıtılması gerekir; keyfi dağıtıma itiraz yolu açıktır.

Diğer kiracılarla birlikte hareket etmek yasal mı?

Evet, tamamen yasaldır. Kat malikleri kurulunda ortak tutum belirlemek, birlikte oy kullanmak ve ortak taleplerle yöneticiye başvurmak yasal bir haktır. Kartel veya haksız rekabet kaygısı bu durumda geçerli değildir; söz konusu olan bir mülkiyet yönetim kuruludur, ticari bir piyasa değil. Başka bağımsız bölüm sahipleriyle koordineli hareket etmek hakkınızı kullanmanın en etkili yollarından biridir.

Yönetimi dijitalleştirmeye hazır mısınız?

Site Yönetimi ile aidat, muhasebe, genel kurul ve arıza takibini tek platformda yönetin. 14 gün ücretsiz deneyin.

Ücretsiz Başlayın
Tüm yazılara dön