Plaza aidatı, Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde öncelikli olarak bağımsız bölümlerin tapu üzerindeki arsa paylarına göre hesaplanır. Ancak yönetim planı, kat malikleri kurulunun onayıyla farklı bir dağıtım anahtarı — örneğin brüt ya da net ofis metrekaresi — belirleyebilir. Kiracı olarak ödediğiniz aidatın dayanağını anlamak hem bütçe planlamanızı kolaylaştırır hem de haksız yüklenme durumlarında itiraz hakkınızı kullanmanızı sağlar. Bu yazıda yasal çerçeveyi, pratikte karşılaşılan yöntemleri ve sık yapılan hataları adım adım ele alıyoruz.
Aidat Hesaplamasının Yasal Çerçevesi

Türkiye'de kat mülkiyetine tabi yapılarda ortak gider dağıtımının temel çerçevesini Kat Mülkiyeti Kanunu çizmektedir. Kanunun ilgili hükümleri, arsa payını ortak gider dağıtımının esas ölçütü olarak kabul eder. Arsa payı, tapu sicilinde her bağımsız bölüm için ayrıca kayıt altına alınan ve binanın toplam arazisi üzerindeki oransal hakkı temsil eden bir değerdir. Bu oran binanın inşaatı ya da kat irtifakı/mülkiyeti kurulması sırasında belirlenir ve tapu kütüğüne işlenir.
Plazalar söz konusu olduğunda tablo biraz daha karmaşıklaşır. Plazalar, hem ofis kiracıları hem de mağaza veya servis alanları barındırabilen karma yapılar olduğundan farklı bağımsız bölüm türleri aynı arsa payı hesabına dahil olabilir. Bu durum bazı kat maliklerinin orantısız pay taşıdığı hissini doğurabilir; ancak tapu tescili sırasında belirlenen arsa payı her iki taraf için de bağlayıcıdır.
Yönetim planı, kat malikleri kurulu kararıyla farklı bir dağıtım yöntemi belirlemiş olabilir. Örneğin bazı plaza yönetim planları, ortak giderleri arsa payı yerine her bağımsız bölümün kullanım alanına (net ya da brüt metrekare) oranla dağıtmayı tercih eder. Bu yaklaşım özellikle büyük ofis tabanlarında daha adil bir yük paylaşımı sağlayabilir; zira bazı küçük bağımsız bölümler yüksek arsa payına sahip olup orantısız ödeme yapabilmektedir. Yönetim planında açıkça düzenlenmemişse, kanunun öngördüğü arsa payı esası devreye girer.
Kiracı olarak unutmamanız gereken önemli bir nokta şudur: aidat borcu hukuki olarak kat malikine (mal sahibine) aittir. Ancak kira sözleşmelerinin büyük çoğunluğu aidatları kiracıya yansıtır. Bu nedenle hem sözleşmeniz hem de bağımsız bölümünüzün yönetim planındaki konumu, ödeyeceğiniz tutarı doğrudan etkiler.
Arsa Payı Nedir ve Nasıl Hesaplanır?

Arsa payı, bir binadaki her bağımsız bölüme, o bölümün büyüklüğü ve konumu dikkate alınarak tahsis edilen oransal payı ifade eder. Ancak bu tahsis illa ki o günkü piyasa değerini ya da kullanım alanını yansıtmaz; mimari proje ve değerleme sürecine göre belirlenir. Dolayısıyla zemin kattaki küçük bir depo, üst katlardaki büyük bir ofisin arsa payına yakın ya da kimi zaman daha yüksek bir paya sahip olabilir.
Plazalarda arsa payı dağılımı tipik olarak inşaat ruhsatı ve kat irtifakı kurulumu aşamasında hazırlanan mimari listede belirlenir. Bu listedeki değerler tapu müdürlüğüne iletilir ve bağımsız bölüm bazında tapu siciline işlenir. Herhangi bir bağımsız bölümün arsa payını öğrenmek için ilgili tapu senedine ya da tapu müdürlüğü kayıtlarına başvurmak yeterlidir.
Kiracıysanız ve mal sahibiniz arsa payını doğrudan size söylemiyorsa, tapu kaydının suretini talep edebilir ya da Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi üzerinden sorgulatabilirsiniz. Arsa payını bilmek, yönetimin size kesen aidatın yerinde olup olmadığını kontrol etmenizi sağlar. Basit bir formülle: (Sizin arsa payınız / Toplam arsa payı) × Toplam ortak gider = Ödemeniz gereken aidat tutar olmalıdır.
Bazı yapılarda arsa payı eşit dağıtılmamış olabilir ya da tapu sicilindeki arsa payı oranları toplam içinde çok küçük kesirler içerebilir. Bu durumda yönetim, hesaplamayı kolaylaştırmak için onaylı bir katsayı cetvelinden yararlanır. Önemli olan, yönetim planının onaylamadığı hiçbir ek katsayının size tek taraflı biçimde uygulanamamasıdır.
Ofis Metrekaresi ile Dağıtım: Ne Zaman Geçerlidir?

Metrekare bazlı aidat dağıtımı, yönetim planında açıkça belirtildiği durumlarda hukuki geçerlilik taşır. Bu yöntemde her bağımsız bölümün net kullanım alanı ya da brüt alanı esas alınır; her metrekare eşit ağırlık taşır. Böylece 500 metrekarelik bir ofis, 250 metrekarelik bir ofisin tam iki katı ortak gider öder — arsa payındaki dağılıma bakılmaksızın.
Metrekare yönteminin arsa payı yöntemine kıyasla avantajları olabilir. Özellikle büyük plazalarda, aynı kattaki iki bağımsız bölümün arsa payları arasında ciddi farklılıklar olabilirken metrekareleri birbirine yakın olabilir. Bu durumda metrekare esası daha şeffaf ve öngörülebilir bir yük dağılımı sunar. Kiracı olarak da aylık ödemenizi geriye dönük kontrol etmek kolaylaşır; çünkü tek ihtiyacınız kendi ofisinizin alanını ve toplam bağımsız bölüm alanlarını bilmektir.
Ancak yönetim planında metrekare yöntemi öngörülmemişse, yönetici veya plaza işletmecisi bunu tek taraflı olarak uygulayamaz. Bu konu zaman zaman anlaşmazlığa yol açmaktadır: mal sahibi ya da yönetim, kendi hesaplamalarında metrekare kullanırken kat malikleri kurulu bunu resmen onaylamamış olabilir. Böyle bir durumda itiraz mekanizmaları devreye girer. Sözleşmenizi imzalamadan önce hangi yöntemin geçerli olduğunu ve bu yöntemin yönetim planıyla örtüşüp örtüşmediğini teyit etmek size gereksiz bir itiraz sürecinden kaçınma imkânı tanır.
Karma kullanımlı plazalarda — örneğin zemin katı AVM, üst katları ofis olan yapılarda — yönetim planı her bölge için farklı dağıtım anahtarları öngörebilir. Bu çok katmanlı yapılarda yönetim planını bütünüyle okumadan hangi kurala tabi olduğunuzu anlamak güçleşir. Özellikle büyük ölçekli bir ofis kiralamadan önce yönetim planının bir örneğini talep etmek ve bir uzmana danışmak, ilerleyen süreçte karşınıza çıkabilecek sürpriz tahakkuklara karşı en etkili önlemdir.
Hangi Giderler Ortak Gider Kapsamına Girer?

Ortak gider dağıtımı yapılmadan önce neyin "ortak gider" sayıldığını netleştirmek gerekir. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde ortak alanların bakım ve işletim giderleri, bütün kat maliklerine payları oranında yansıtılabilir. Plaza bağlamında bu giderler oldukça geniş bir kapsama yayılabilir.
Tipik ortak gider kalemleri arasında asansör bakımı ve periyodik kontrolü, yangın algılama ve söndürme sistemlerinin bakımı, merkezi iklimlendirme (HVAC) sistemlerinin enerji ve bakım maliyeti, lobi ve ortak koridor temizliği, güvenlik hizmetleri (kameralar, güvenlik görevlisi), çevre düzenleme ve bahçe bakımı, otopark aydınlatması ve bakımı ile yönetim ofisi giderleri sayılabilir. Bu kalemlerin tamamı ortak gider havuzuna dahil edilebilir; ancak her bir kalemin yönetim planında ya da kat malikleri kurulunda onaylı olması şarttır.
Kiracı olarak dikkat etmeniz gereken nokta şudur: ortak gider faturasına kendi bağımsız bölümünüzle ilgili bireysel hizmet maliyetlerinin (özel klima ünitesi, dekorasyon bakımı vb.) dahil edilmemesidir. Bu tür bireysel giderler ortak havuzdan karşılanamaz; bunların ortak gider olarak sunulması halinde itiraz hakkınız vardır. Aylık ya da üç aylık dönemlerde yönetimden ayrıntılı gider dökümü talep edin ve her kalemi kontrol edin.
Uygulamada bazı plaza yönetimleri, özellikle büyük yapılarda, ortak giderleri "yönetim gideri" ve "işletme gideri" şeklinde iki ayrı kalem halinde sunar. Yönetim gideri; personel, sigorta ve rutin idari işlemleri kapsarken işletme gideri enerji, su ve mekanik sistemleri içerir. Bu ayrım şeffaflık açısından olumludur; ancak her iki kalemi toplayarak ödediğiniz toplam tutarın kendi payınıza düşen oranla uyumlu olup olmadığını kontrol etmeyi ihmal etmeyin.
Kiracı Olarak Haklarınız ve İtiraz Süreci

Kiracı olarak aidatın hukuki muhatabı siz değil mal sahibinizdir. Ancak kira sözleşmesindeki hükümler aidatı size yansıtıyorsa, yönetimin mal sahibine kesen faturanın içeriğini ve hesaplama yöntemini inceleme hakkınız bulunmaktadır. Bunun için önce mal sahibinizden ayrıntılı aidat döküm bilgisini talep edin; akabinde yönetimden yönetim planının bir suretini isteyin.
Eğer kesilen aidat tutarının yönetim planında öngörülen yönteme aykırı olduğunu tespit ederseniz, öncelikle yazılı itiraz yolunu seçin. Yöneticinize, itirazınızı, ilgili yönetim planı maddesine atıfla açıklayan bir dilekçe gönderin. Bu aşamada noter kanalıyla göndermek itirazınıza hukuki ağırlık katar.
Örnek İtiraz Dilekçesi Taslağı:
"Sayın [Plaza Adı] Yönetimine,
[Adres] adresinde bulunan ve [Bağımsız Bölüm No] numaralı bağımsız bölümü [sıfatınız: kiracı/malik olarak] kullanan [Ad Soyad] olarak, [Dönem] dönemine ait [Tutar] TL tutarındaki ortak gider tahakkukuna itiraz etmekteyim. Söz konusu tahakkukun dayandığı dağıtım yöntemi, yönetim planının [ilgili maddesi] ile çelişmektedir. Gider kalemlerinin ayrıntılı dökümünü ve uygulanan hesaplama yönteminin yasal dayanaklarını 7 iş günü içinde tarafıma yazılı olarak iletmenizi talep ederim."
Yazılı itiraz sonuç vermezse bir sonraki adım sulh hukuk mahkemesidir. Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki anlaşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Dava açmadan önce bir avukattan görüş almanız hem sürecin hızlanması hem de gereksiz masraftan kaçınmak için önemlidir. Mahkeme aşamasına taşımak yerine önce kat malikleri kurulu toplantısını talep etmek daha pratik bir çözüm olabilir; zira kurul kararları hem daha hızlı hem de daha az maliyetli sonuçlar doğurabilir.
Kiracıysanız ve mal sahibiniz aidatı sözleşme dışı bir tutarda sizi yansıtıyorsa, bu kez kira hukukuna ilişkin düzenlemeler devreye girer. Kira sözleşmesinde aidat yansıtma koşulları belirsiz bırakılmışsa ya da sözleşme dönemine aykırı bir artışla karşılaşıyorsanız, mal sahibinize yazılı itiraz etme hakkınız bulunmaktadır. Tüm yazışmalarınızı kayıt altında tutmak (e-posta, noter kanalı, iadeli taahhütlü mektup) olası bir anlaşmazlıkta güçlü bir pozisyon sağlar.
Yönetim Planı Nasıl Değiştirilir?

Yönetim planı, kat mülkiyetinin temel belgesidir ve değiştirilmesi belirli bir nisap şartına bağlıdır. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca yönetim planı değişikliği, tüm kat maliklerinin beşte dördünün olumlu oyuna ihtiyaç duyar. Bu yüksek nisap, tek bir malikın ya da küçük bir grubun planı kolayca değiştirememesini güvence altına alır.
Bir plaza kiracısı olarak siz doğrudan oy kullanamazsınız; ancak mal sahibinizi bilgilendirerek kurulda sizin çıkarınızı savunmasını talep edebilirsiniz. Eğer mevcut yönetim planının aidat dağıtımını metrekare esasına dayandırmasını istiyorsanız, bunun yolundan biri mal sahiplerini bu değişikliğin faydaları konusunda ikna etmektir. Büyük yüzey alanı kiralayan markalar ya da kurumsal ofis kullanıcıları için bu tür bir girişim, uzun vadede ciddi tasarruf sağlayabilir.
Değişiklik sürecinde önce mevcut yönetim planının bir kopyasını edinin ve hangi maddelerin değiştirilmesi gerektiğini tespit edin. Ardından kat malikleri kurulunu toplantıya davet etme yetkisi olan kişi ya da kişilerle (yönetici veya kat maliklerinin belirli bir oranı) iletişime geçin. Toplantı gündemine aidat dağıtım yönteminin revizyonunu ekleyin ve değişikliği destekleyen teknik bir hesaplama raporu sunun. Mevcut yönteme kıyasla önerilen yöntemin her bağımsız bölüme nasıl yansıyacağını net rakamlarla göstermek, oy desteği almanızı kolaylaştıracaktır.
Değişiklik kabul edilirse yeni yönetim planı noterde tasdik edilerek tapu müdürlüğüne tescil ettirilir. Bu tescil işlemi gerçekleşmeden yeni yöntem bağlayıcılık kazanmaz. Dolayısıyla kurulun karar almasından sonra tescil sürecinin tamamlandığını doğrulamak, uygulamanın hayata geçmesi açısından kritik bir adımdır.
Ortak Gider Dağıtımında Sık Yapılan Hatalar

Plaza ve AVM yönetimlerinin en sık yaptığı hatalardan biri, bireysel giderleri ortak gider olarak sunmaktır. Klima bakımı, özel güvenlik personeli ya da belli bir kiracının kullanımına tahsis edilmiş alan temizliği gibi kalemler ortak gider havuzuna dahil edilemez. Bu tür hataları fark etmek için gider döküm cetvelini düzenli olarak incelemeniz ve her kalemi sorgulama alışkanlığı geliştirmeniz şarttır. Yönetimden gelen fatura basit bir "ortak gider" toplamı değil, kalem kalem kırılımlı bir rapor olmalıdır.
İkinci yaygın hata, yönetim planında belirtilmeyen bir dağıtım yönteminin uygulanmasıdır. Bazı plaza yöneticileri, plan incelenmeden yıllardır metrekare esasıyla aidat keserken aslında planlarda arsa payı yöntemi geçerli olabilir ya da tam tersi bir durum söz konusu olabilir. Bu tutarsızlık fark edildiğinde geriye dönük düzeltme talepleri gündeme gelebilir ve ciddi anlaşmazlıklara yol açabilir. Kiralamadan önce yönetim planını inceleme alışkanlığı bu riski ortadan kaldırır.
Üçüncü hata, ortak gider bütçesinin şeffaf biçimde açıklanmamasıdır. Kat malikleri kurulunun onaylamadığı ya da kat maliklerine bildirilmemiş masrafların aidat olarak tahakkuk ettirilmesi hem hukuki sorunlara hem de güven krizine zemin hazırlar. Ayrıntılı döküm talep etmek yalnızca kiracının değil, mal sahibinin de hakkıdır. Kiracı sıfatıyla mal sahibinizi bu talep konusunda yönlendirmek, uzun vadede her iki tarafın da çıkarını korur.
Son olarak, aidat artışlarının zamanlaması da sık karşılaşılan bir sorun kaynağıdır. Aidat tutarı, kira sözleşmesinde belirtilen koşullar dışında keyfi biçimde artırılamaz. Yeni bir hizmet eklenmesi ya da gider artışı gerekçesiyle yapılan artışların kat malikleri kurulunda karara bağlanması ve kiracılara sözleşmede belirlenen süre kadar önce bildirilmesi gerekir. Buna uymayan artışlara itiraz etme hakkınız saklıdır.
AVM Kiralamasında Aidatın Kira Sözleşmesindeki Yeri

AVM'lerde kiralama süreci, standart ofis kiralamalarından daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Çoğu AVM yönetimi kira sözleşmesinde "ortak alan bakım giderleri" (OABG) ya da uluslararası terminolojide "CAM charges" (Common Area Maintenance) adıyla ayrı bir kalem tanımlar. Bu kalem, kira bedeline ek olarak her ay ödenir ve yılsonunda gerçek giderler ile karşılaştırılarak hesaplanır.
AVM kiralamanızda aidat hükümlerini incelerken şu sorulara yanıt arayın: Tahmini aidat mı yoksa gerçek gider bazında aidat mı ödeniyor? Yıl sonunda hesaplaşma (reconciliation) yapılıyor mu, yapılıyorsa fazla ödemeyi geri alabilir misiniz? Hangi gider kalemleri OABG kapsamında, hangileri ayrıca faturalanan hizmetler kapsamında? Aidat artış oranına sözleşmede bir tavan belirlemiş mi?
Bu sorulara net yanıt almadan imzalanan sözleşmeler, ilerleyen dönemlerde beklenmedik mali yükler doğurabilir. Özellikle büyük ölçekli ya da uzun süreli AVM kiralamalarında, kira görüşmesi aşamasında bir avukat ya da gayrimenkul danışmanından destek almak, aidat hükümlerindeki gizli riskleri önceden tespit etme açısından kritik önem taşır. İmzadan önce yapılan bu analiz, sözleşme sonrasında açılan davalara kıyasla çok daha az maliyetlidir.
Mağazanız büyük bir zincirin parçasıysa, merkezi satın alma ya da hukuk departmanınızın sözleşmeyi incelemesini sağlamak standart bir uygulama olmalıdır. Küçük işletmeler içinse bir ticaret odası danışmanına ya da bölge avukatına başvurmak pratik bir yol sunar. Hiçbir koşulda sözleşmedeki aidat maddelerini "ilerleyen dönemlerde hallederiz" yaklaşımıyla atlamayın.
Dijital Yönetim ile Şeffaf Aidat Takibi

Aidat hesaplama ve takip süreçleri ne kadar şeffaf olursa, hem kiracılar hem de yönetim için anlaşmazlık riski o kadar azalır. Kağıt bazlı ya da e-tablo odaklı yönetim anlayışı, özellikle büyük plaza ve AVM'lerde verinin takibini güçleştirir; gider kalemlerinin nasıl dağıtıldığını izlemek yetersiz belgeleme nedeniyle neredeyse imkânsız hale gelebilir. Site Yönetimi platformu bu şeffaflık sorununu doğrudan ele alacak biçimde tasarlanmıştır.
Platform üzerinden yapıyı yönetenler, her dönem için gider kalemlerini sisteme girerken kiracılar ya da mal sahipleri kendi bağımsız bölümlerine düşen payı anlık olarak görebilir. Hangi kalemin ortak gider havuzuna dahil edildiği, nasıl dağıtıldığı ve döneme ait tahsilatın ne aşamada olduğu tek bir ekranda izlenebilir. Bu yapı, "aidat neden bu kadar?" sorusunun yanıtını her zaman hazır tutar ve itiraz süreçlerini başlamadan önler.
Arıza ve bakım talepleri de aynı platform üzerinden yönetilebilir. Kiracı tarafından açılan her talep tarih damgalıdır; hangi ortak alana ilişkin olduğu, kimin atandığı ve çözüm süresi sistemde kayıt altında tutulur. Bu özellik, bakım giderlerinin ortak havuzdan doğru biçimde karşılandığını belgelemek açısından son derece değerlidir. Yönetim yazılımı maliyetleri konusunda daha fazla bilgi edinmek isterseniz ilgili kaynağımıza göz atabilirsiniz.
Duyuru ve dönemsel raporlar da aynı platform üzerinden tüm paydaşlarla paylaşılabilir. Yönetim kurulu toplantı tutanakları, onaylı gider bütçeleri ve yönetim planı değişiklikleri gibi belgeler dijital arşivde saklanır ve erişim yetki yapısına göre ilgili taraflara açılır. Büyük plaza ve AVM yönetimlerinde bu tür bir merkezi belge yönetimi, hem zamandan hem de potansiyel hukuki maliyetten ciddi tasarruf sağlar. Platformun çok kiracılı yapısı sayesinde farklı bloklar ya da farklı kiracı grupları aynı sistem üzerinde ayrı ayrı izlenebilir.
Sık Yapılan Hesap Hataları ve Önleme Yöntemleri

Aidat hesabında yapılan hatalar çoğunlukla "kasıtlı" değil; bilgi eksikliğinden ya da sistemsiz kayıt tutma alışkanlığından kaynaklanır. Yöneticiler bazen eski dönem verisini güncel hesaplamaya yanlışlıkla dahil eder ya da bazı gider kalemlerini çift sayar. Kiracı olarak bu tür hataları erken fark etmek için aylık gider dökümünüzü bir önceki dönemle karşılaştırma alışkanlığı edinin. Beklenmedik bir artış görürseniz hemen ayrıntı talep edin; erken sorgulama hem hatanın düzeltilmesini kolaylaştırır hem de gereksiz ödemenin önüne geçer.
Ortak alan alanlarının yanlış hesaplanması da sıkça rastlanan bir hatadır. Bazı plaza yönetimleri asansör boşlukları, teknik hacimler ya da çöp deposu gibi alanları ortak alan metrekaresine dahil etmez; bu da paylaşılan toplam alanı gerçek değerinden farklı gösterir. Sizin payınız bu toplam içindeki oranla hesaplandığından, payda değeri ne kadar doğru belirlenirse aidat o kadar adaletli çıkar. Kullandığınız toplam metrekareyi ve ortak alan hesabını bir kez netleştirin; sonrasında güncelleme olmadıkça aynı rakamı kullanın.
Bir diğer pratik önlem, yönetimden düzenli hesap kesim raporu ve tahsilat özeti talep etmektir. Metrekareye göre aidat hesaplama hakkındaki kaynağımızda bu konudaki farklı yaklaşımları daha ayrıntılı bulabilirsiniz. Yılda en az bir kez tüm gider kalemlerini ve dağıtım yöntemini baştan sona gözden geçirmek hem hataları hem de artık geçerli olmayan kalemleri tespit etmenizi sağlar.
Son olarak, aidat ödemelerinizi her zaman belgeleyin. Havale ya da EFT ile yapılan ödemeler banka ekstresinde görünür; ancak nakit ödeme yaptıysanız imzalı bir makbuz almayı ihmal etmeyin. İleride çıkabilecek bir anlaşmazlıkta ödeme geçmişinizin eksiksiz belgelenmesi, haksız icra takibi ya da borca itiraz gibi durumlardan korunmak açısından en temel güvencenizdir.
Sık Sorulan Sorular
Plaza aidatı arsa payına göre mi hesaplanır, metrekareye göre mi?
Yasal çerçeve açısından esas yöntem arsa payıdır; ancak yönetim planı kat malikleri kurulu kararıyla metrekare esasını da benimseyebilir. Hangi yöntemin geçerli olduğunu öğrenmek için yönetim planını inceleyin. Planda açık bir düzenleme yoksa arsa payı uygulanır.
Kiracı olarak aidat hesaplamasına itiraz edebilir miyim?
Aidat borcu hukuki olarak kat malikine aittir; dolayısıyla doğrudan itiraz hakkınız kısıtlıdır. Ancak kira sözleşmenizde aidat yansıtma koşulları belirtilmişse, mal sahibinizden ayrıntılı döküm talep etme ve sözleşmeye aykırı yansıtmalara itiraz etme hakkınız bulunmaktadır. Mal sahibinizi sürece dahil ederek yönetimle yazışmalarını yürütmesini talep edebilirsiniz.
Ortak gider faturasında hangi kalemler yer almamalı?
Bireysel bağımsız bölüme özel giderler ortak havuzdan karşılanamaz. Örneğin sadece bir kiracının kullandığı özel klima ünitesinin bakım maliyeti, dekorasyon onarımı ya da belirli bir mağaza için alınan ek güvenlik hizmeti ortak gider kapsamı dışındadır. Bu tür kalemleri faturada görürseniz yazılı itiraz edin.
Yönetim planı nasıl değiştirilebilir?
Yönetim planı değişikliği için tüm kat maliklerinin beşte dördünün olumlu oyuna ihtiyaç vardır. Değişiklik kabul edildiğinde yeni plan noterde tasdik edilmeli ve tapu müdürlüğüne tescil ettirilmelidir. Tescil tamamlanmadan yeni düzenleme bağlayıcılık kazanmaz.
AVM'de "ortak alan bakım gideri" ile "kira" arasındaki fark nedir?
Kira bedeli, bağımsız bölümünüzün kullanım karşılığı ödenen tutardır. Ortak alan bakım gideri (OABG veya CAM charges) ise binanın ortak alanlarının işletim ve bakım maliyetinin size düşen payıdır. Bunlar iki ayrı kalemdir; kira sözleşmesinde her ikisinin de ayrı ayrı tanımlanmış olması gerekir.
Aidat tutarı her yıl ne kadar artabilir?
Aidat artışı kira sözleşmesindeki koşullara ve kat malikleri kurulunun kararlarına bağlıdır. Yasal bir üst sınır doğrudan plaza aidatı için öngörülmemiş olmakla birlikte, sözleşmede belirtilen artış oranı ya da koşullarının dışına çıkılması halinde itiraz hakkınız doğar. Beklenmedik büyük artışlar için yönetimden yazılı gerekçe ve gider artışını kanıtlayan belge talep edin.